Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Almanya'nın Münih kentinde yerel halkın sığınmacıların gürültüsünden rahatsız olmaması amacıyla Berlin Duvarı'na benzetilen bir duvar inşa ediliyor.

Ulusal basında yer alan haberlerde, 55 bin kişinin yaşadığı Münih'in Neuperlach Süd ilçesinde bulunan sığınmacı yurdunun 25 metre uzaklığında yaklaşık 4 metre yükseklik ve 100 metre uzunluğunda örülen duvarın amacının çevrede yaşayan sakinleri gürültüden korumak olduğu iddia edildi.

160 kişilik kapasitesi bulunan kampta genel olarak genç sığınmacılar yaşayacağı için çevre sakinleri dilekçe vererek kamp ile meskun mahal arasına bir duvar örülmesini istemişti.

Berlin Duvarı'nın yıkılmasından 27 yıl sonra Almanya'da tekrar böyle bir duvar yapılması tepkileri de beraberinde getirdi.

Neuperlach Süd ilçesinin başkan yardımcısı Guido Bucholtz, "Duvarı ilk gördüğümde korktum. Bu gerçekten çok saçma bir şey. Duvarın yüksekliği çok fazla." ifadesini kullandı. Bucholtz eyalet hükümetinin kararı ile yapılan duvarı yerel yönetim olarak olumlu karşılamadıklarını belirtti.

Almanya dışında farklı ülkelerde de eleştirilere neden olan duvarın yapımının tamamlanmak üzere olduğu bildirildi.

Münih'teki duvarın 1961 yılında örülen ve 1989 yılında yıkılan Berlin Duvarı'ndan 40 santim daha yüksek olduğu ifade edildi.

 

Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull, Manus ve Nauru gözaltı merkezlerinde tutulan mülteci ve sığınmacıların ABD'ye gönderilmesi için bu ülkeyle anlaşmaya varıldığını duyurdu.

Başbakan Turnbull, başkent Canberra’da yaptığı açıklamada, Avustralya'ya teknelerle ulaşmayı başardıktan sonra yakalanarak Manus ve Nauru gözaltı merkezlerinde tutulan sığınmacıların ABD'ye gönderilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını belirtti.

Anlaşmayı Federal Göç Bakanı Peter Dutton ile duyuran Turnbull, ABD ile yapılan anlaşmanın "tek seferlik" olduğunu ifade ederek "Amerikalı yetkililer birkaç gün içinde Avustralya’ya gelerek süreci başlatacaklar. Bu tek seferlik bir anlaşma ve tekrarı olmayacak." dedi.

Varılan anlaşmanın detayları hakkında bilgi vermeyen Turnbull, önceliğin durumları acil olan ailelere verileceğini belirtmekle yetindi.

MUHALEFET ANLAŞMAYI MEMNUNİYETLE KARŞILADI

Muhalefetteki İşçi Partisinin Genel Başkanı Bill Shorten, yaptığı açıklamada, kendilerine henüz brifing verilmediğini ancak anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

Avustralya Yeşiller Partisi Senatörü Sarah Hanson-Young da sosyal medya hesabından, ‘"Avustralya bu mültecileri 3 yıldır siyasi rehine olarak tutuyor. Onlar yeterince acı çekti. Tüm erkek, kadın ve çocuklar güvenli bir yere yerleşmeyi hak ediyor.’’ paylaşımında bulundu.

Öte yandan, Avustralya İnsan Hakları Kanun Merkezi Direktörü avukat Daniel Web, yazılı açıklamasında anlaşmayı "doğru yönde atılan bir adım" olarak nitelendirdi. Anlaşmanın ayrıntılarını bilmediklerini belirten Webb, "Asıl soru anlaşmadan kimlerin yaralanacağı ve geride kalan masum insanlara ne olacağıdır." ifadesini kullandı.

Manus ve Nauruda kalanların tamamının güvenli bir yere nakledildiğinde konunun kapanacağını kaydeden Webb, "Hükümet nihayet Manus ve Nauru’nun bir çıkmaz olduğunu kabullendi" değerlendirmesinde bulundu.

AVUSTRALYA'NIN NAURU VE MANUS GÖZALTI MERKEZLERİ

Avustralya hükümeti, ülkeye teknelerle ulaşmayı başardıktan sonra yakalanan sığınmacıları Papua Yeni Gine’de bulunan Manus Adası ile Pasifik ülkesi Nauru’da kurduğu gözaltı merkezlerinde tutuyor. Yaklaşık 3 yıldır merkezlerde tutulan mülteci ve sığınmacıların hiçbir zaman Avustralya’ya alınmayacaklarını her fırsatta ilan eden Avustralyalı yetkililer, uzun zamandır üçüncü bir ülkeye nakil üzerinde çalışmalar yürütüyordu.

Son verilere göre, mülteci hakkı elde eden 941 kişi Manus’ta, 675 kişi ise Nauru’da kalıyor. Merkezlerde tutulan 500 kişinin ise durumu henüz belirsiz.

Ülke içinde ve dışında sert eleştirilere hedef olan gözaltı merkezleri hakkında, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) mülteci ve sığınmacıların derhal insani koşulların sağlandığı bir yere götürülmesi çağrısında bulunmuştu.

Federal hükümetin en fazla eleştirildiği politikaları arasında yer alan söz konusu merkezler, saldırı, taciz, tecavüz ve intihar vakalarıyla gündemden düşmüyor.

Başbakan Turnbull yönetimindeki koalisyon hükümeti, merkezlerde kalanların ömür boyu Avustralya’ya girmelerini engelleyecek vize yasağı tasarısı hazırlamış ve tasarıyı hafta içinde çoğunlukta bulunduğu mecliste onaylatmıştı. Tasarının kanunlaşabilmesi için senatodan da onay alması gerekiyor.

AA

Avustralya'da federal hükümet tarafından hazırlanan ve ülkeye teknelerle gelen mültecilerle sığınmacılara ömür boyu vize yasağı getiren yasa tasarısı meclisten geçti.

İktidardaki Liberal-Ulusal Parti koalisyonunun, ülkeye teknelerle ulaşmayı başardıktan sonra yakalanarak gözaltı merkezlerine gönderilen mülteci ve sığınmacılara ömür boyu vize yasağı getirilmesini öngören tasarısı mecliste oylandı.

Tasarı 69 ret oyununa karşılık 73 kabul oyuyla kanunlaşma sürecinin ilk ayağı olan mecliste kabul edildi.

Tasarının geçerli olması için Federal Senatonun da onayı gerekiyor.

Mecliste çoğunluğa sahip iktidar partilerinin senatoda çoğunluğu bulunmuyor.

Ülke içinde ve dışında sert eleştirilere hedef olan tasarının senatodan geçmesi için muhalefet senatörlerinin de desteğini alması gerekiyor.

MUHALEFETTEN TRUMP BENZETMESİ

Mülteci hakları savunucuları, tasarıyı "Trumpizm’’ olarak tanımladı.

Avustralya Yeşiller Milletvekili Adam Bandt, tasarıyı ABD'de başkanlık seçimini kazanan Donald Trump’ın söylemlerine atıfta bulunarak ‘‘Trump tarzı’’ olarak niteledi.

Ana muhalefetteki Avustralya İşçi Partisi Genel Başkanı Bill Shorten da daha önce yaptığı açıklamada tasarının ‘‘saçma’’ olduğunu belirtmişti.

YENİ YASA NE ANLAMA GELİYOR?

Tasarının senatodan geçip yasalaşması durumunda, gözaltı merkezlerinde tutulan sığınmacılar ülkelerine geri dönseler bile sonraki yıllarda evlenerek, turist veya iş adamı olarak dahi Avustralya’ya tekrar gelmelerine izin verilmeyecek.

Tasarı, 19 Temmuz 2013’ten itibaren Avustralya’ya teknelerle gelen yetişkinleri bağlayacak. Çocuklar ise bu yasadan muaf tutulacak. Söz konusu tarihten sonra mülteci statüsünü elde edenler dahil, sığınmacıların hiçbir şekilde ülkede kalmalarına izin verilmeyecek.

Tasarının yasalaşması durumunda Manus ve Nauru’da tutulanlarla tedavi görmeleri için Avustralya’ya getirilen yaklaşık 3 bin yetişkin mülteci ve sığınmacı doğrudan etkilenecek.

AA