Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Avusturya Başbakanı Christian Kern, aşırı sağcıların AB’nin kilit ülkelerinde iktidara gelmelerinin büyük problem olacağını öne sürerek, "Bu bizim için büyük bir refah kaybı anlamına gelir. Avrupa, Avusturya'dan daha fakir olur" dedi.

Kern, Avusturya’nın önde gelen gazetelerinden Kurier’e verdiği mülakatta, Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş ülkelerde yerleşik siyasi sınıfa karşı oluşan tepki oylarının sağ partilere kaydığını söyledi.

Aşırı sağcı liderlerin her şeye verecek cevaplarının olduğunu ancak sorunları çözecek plan ve programlarının olmadığını ileri süren Kern, "demagog" olarak nitelendirdiği aşırı sağcıların "boş vaatlerle" halkı kandırdığını savundu.

Kern, muhalefetteyken vadedilenlerin yönetime gelindiğinde uygulanmadığını belirterek, ABD başkanı seçilen Donald Trump’ın Obama’nın hayata geçirdiği sağlık yasasının iptal edileceğini vadettiğini ancak seçimden sonra bu düşüncesinden vazgeçtiğini aktardı.

Ulus devlet anlayışı ile ileri gidilemeyeceğini iddia eden Kern, Avrupa’nın kilit ülkelerinden biri olan Fransa’da yönetime Le Pen gibi aşırı sağcı birisinin geçmesinin Avrupa'yı fakirleştireceğini ileri sürdü.

Aşırı sağcıların Avrupa’ya vereceği ekonomik zararın tam olarak kestirilemeyeceğini belirten Kern, “Eğer aşırı sağcı demagoglar, AB’nin kilit ülkelerinde yönetimi ele geçirirlerse büyük problemimiz var demektir. Le Pen gibi birinin ekonomik olarak nasıl bir zarar vereceğini tam anlamı ile kimse kestiremez. Bu bizim için büyük bir refah kaybı anlamına gelir. Avrupa, Avusturya daha fakir olur." ifadesini kullandı.

Avusturya'da 4 Aralık'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağcıların adayı Norbert Hofer'in kazanmasına kesin gözüyle bakılırken, Fransa'da ise 23 Nisan ve 7 Mayıs tarihleri arasında yapılacak seçimlerinde aşırı sağcıların adayı Marine Le Pen'in kazanma ihtimalinin yüksek olduğu kaydediliyor.

Fransa Başbakanı Manuel Valls, Avrupa'nın aşırı sağcı partilerin neden olduğu popülizm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek "Avrupa ölebilir. Bizim sorumluluğumuz halkların öfkesini dinlemek." dedi.

Süddeutsche Zeitung gazetesinin Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlediği ekonomi zirvesinde konuşan Valls, Avrupa'nın popülizm, terörizm, sığınmacı krizi gibi tehditlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Avrupa Birliği projesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Başbakan Valls, "Avrupa ölebilir. Bizim sorumluluğumuz halkların öfkesini dinlemek." diye konuştu.

Valls, Fransa'da gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aşırı sağ tehlikesine işaret ederek "Tüm kamuoyu araştırmaları Marine Le Pen'in ikinci tura çıkacağını gösteriyor. Bu Fransa'da siyasetin dengesinin tamamen değişmesi anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

Fransa'daki Le Pen tehlikesiyle ABD'de Donald Trump'ın seçilmesi arasında benzerlik kurulmaması gerektiğini vurgulayan Valls, "Elbette bunları birbirine karıştırmıyorum. Trump büyük bir kitleye hitap eden bir partinin adayıydı. Ancak söylemi ve vaatleri endişe uyandırıyor." diye konuştu.

Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının yüzde 59'u AB'de seslerinin duyulmadığını düşünüyor.

AB'nin resmi anketlerini düzenleyen "Eurobarometer" 24 Ekim-3 Kasım arasında 28 üye ülkede 27 bin 678 kişilik örneklemle düzenlediği araştırmanın sonuçlarını açıkladı.

Ankete göre, AB üyeliğinin iyi bir şey olmadığı görüşü en fazla Yunanistan'da ortaya çıkıyor. Yunanistan'ı, Çek Cumhuriyeti, İtalya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Avusturya, Slovakya, Hırvatistan, İngiltere, Portekiz, Macaristan, Litvanya, Fransa, Bulgaristan izliyor. Bu AB üyesi ülkelerdeki vatandaşlarının yarıdan fazlası AB'ye üye olunmasının ülkeleri açısından iyi olmadığını düşünüyor.

Ankette, AB üyeliğini en fazla oranda olumlu bulanlar ise Lüksemburglular olarak ortaya çıkıyor. Lüksemburg'da vatandaşların yüzde 81'i , İrlanda'da yüzde 74'ü, Hollanda'da yüzde 72'si, Almanya'da yüzde 71'i AB üyeliğini olumlu görüyor.

AB DUYMUYOR

Avrupalıların yüzde 59'u AB'de seslerinin duyulmadığı görüşünü taşıyor. "AB'de sesinin duyulduğunu düşünüyor musun" sorusuna 17 ülkede yaşayan vatandaşların çoğunluğu "kesinlikle katılmıyorum" yanıtını veriyor.

AB'de sesinin duyulmadığı görüşü en yaygın Yunanistan, Kıbrıs Rum Yönetimi, Estonya, Letonya, Çek Cumhuriyeti, İtalya, İspanya, Macaristan, Litvanya, Portekiz, İngiltere, Fransa, Slovenya, Slovakya, Polonya, Romanya ve İrlanda'da görülüyor. Böylece 17 AB üyesi ülkede vatandaşların yarıdan fazlası AB'de sesinin duyulmadığı görüşüne sahip bulunuyor.

AB'DE İŞLER DOĞRU YÖNDE İLERLEMİYOR

AB vatandaşlarının sadece yüzde 25’i AB'de işlerin doğru yönde ilerlediğini düşünüyor. İrlanda dışındaki tüm AB üyesi ülkelerde vatandaşların çoğunluğu AB’de işlerin doğru yönde ilerlediğini düşünmüyor.