Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Perşembe günü Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü müzakerelerin dondurulmasını oylayacak olan Avrupa Parlamentosu bugün çok tartışılacak bir karara imza attı. AP'de kabul edilen yasa tasarısıyla, Rus haber ajansı Sputnik ve Rus televizyonu RT ile mücadele kararı alındı.

Karar metninde tasarıya konu olan medya kuruluşlarının AB karşıtı propaganda yaptığı belirtilirken, Rus medyası ile mücadelenin DEAŞ karşıtı direnişle aynı sınıfta olduğu belirtildi. AB üyesi ülkelere karşı propaganda projelerine finans desteği için çağrı yapıldı.

Avrupa Parlamentosu'nda 304 oyla kabul edilen karara ilişkin yorumda bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin; "Bize demokrasiyi öğretmeye çalışıyorlar ama bunun en iyi yöntemi yasaklar değil. söz konusu karara konu olan gazetecileri, işlerini etkili bir biçimde yaptıkları için tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda, Türkiye'deki son gelişmeler ve üyelik müzakerelerinin dondurulması talepleri ele alındı. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin Genel Kurul'a bilgi verdiği oturumda, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi ve sonrasında meydana gelen gelişmelere dair konuşmalar yapıldı. Üyelerin önemli bir kısmının destek verdiği, müzakerelerin geçici olarak askıya alınmasını savunan ve hukuki bağlayıcılığı olmayan tasarı perşembe günü oylanacak.

Strazburg'da devam eden AP Genel Kurulu'nda "AB-Türkiye İlişkileri" konulu oturumda söz alan Mogherini, 15 Temmuz darbe girişiminde Türk demokrasisinin, sokaklarda tankların önüne çıkan halkın ve hayatını kaybeden 200’den fazla Türk vatandaşının, bombalanan TBMM’nin yanında yer aldıklarını hatırlatarak başladığı konuşmasında, "Türk makamlarının, darbe teşebbüsünün ve ülkedeki terör saldırılarının ardındakilerden hesap sorma konusunda meşru hakka sahip olduğunu" söyledi.

Müzakereleri sonlandırmanın her iki tarafa da kaybettireceğinin altını çizen Mogherini, "Türkiye ve AB birçok konuda önemli iş birlikleri yapabilir. Kıbrıs, Suriye, enerji başta olmak üzere bir çok konuda iş birliğimiz önemlidir." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin, anayasal reform sürecinde bulunduğunu ve AB'nin bu süreçte Türkiye'ye destek olmaya hazır olduğunu belirten Mogherini, "Diyalog kapısı açık olmalıdır. AB Bakanı ve Avrupa Konseyi Genel Sekreteri ile görüştüm. Avrupa Konseyi ile bu süreçte iş birliğinin ve yardımının önemli sonuçları olacağını umuyorum." dedi.

Üyelik müzakerelerinin sona ermesi veya dondurulmasından iki tarafın da olumsuz etkileneceğini savunan Mogherini, "Terörle mücadele, Suriye’nin geleceği, Kafkaslarda istikrar gibi konular dahil sürekli karşılıklı diyaloga ihtiyaç olduğunu" söyledi.

AP'deki en büyük siyasi grup olan Avrupa Halk Partisinin (EPP) Başkanı Manfred Weber, AB ve Türkiye'nin bir yol ayrımında bulunduklarını belirterek, istikrarlı bir Türkiye’den yana olduklarını kaydetti. Weber, son günlerde Türkiye'de Şangay Beşlisi konusunun gündeme geldiğini anımsatarak, "Türkiye’nin Çin ve Rusya’ya yönünü çevirmesi şaşırtıcı." ifadelerini kullandı.

AP Sosyal Demokrat Grubu (S&D) Başkanı Gianni Pitella ise, "Sosyal demokratlar, Türkiye’nin AB’ye girmesine hala olumlu bakıyor fakat son dönemdeki gözaltılar, hapisler ve görevden alınmalara karşı sert bir yanıt vermeliyiz." şeklinde konuştu. Pitella, "Sosyal demokratların bir gün müzakerelerin dondurulması gibi bir tasarıya evet diyeceklerini hiç düşünmemiştim. Gelişmeler bunu zorunlu kıldı. Dondurma yanlısıyım fakat geçici bir süreliğine. Diyalog kapısı açık kalmalıdır." dedi.

Muhafazakarlar ve Reformcular Grubu (ECR) Başkanı Syed Kamall, Türkiye hakkında hala çok sayıda ön yargılar olduğunu, "Hristiyan olmayan ve Asya kıtasında bir ülke" olarak bakıldığını dile getirerek, "Türkiye ile mevcut ilişki yolunda gitmiyor. Yeni bir ilişki şekli geliştirmeli. Bu tam üyelik hedefi olmayan bir ilişki biçimi olabilir." şeklinde konuştu.

Liberal Demokratlar Grubu (ALDE) Başkanı Guy Verhofstadt da, Avrupa’nın çevresinde, gücü elinde toplayan liderlerden oluşan bir halka meydana geldiğini öne sürerek, "Putin, Erdoğan ve Trump AB modelini tehdit ediyor." görüşünü ileri sürdü.

Yeşiller Eşbaşkanı Rebecca Harms, bölgede çok önemli sorunlar olduğuna değindi ve "Türkiye’nin demokrasi içerisinde kalmasını sağlamalı ve diyalogu geliştirmeliyiz. Bu bizim güvenliğimiz için çok önemli ve gereklidir." ifadelerini kullandı.

AP'nin İsveçli üyesi Bodil Valero'nun "Türkiye mülteciler konusunu şantaj konusu olarak kullanıyor" şeklindeki suçlamalarına itiraz eden Polonyalı üye Tomas Zdechovsky "Siz hiç Türkiye’de bir mülteci kampını ziyaret ettiniz mi? Orada Türkiye'nin mültecilere nasıl davrandığını gördünüz mü? Bu tür sözlerle göçmenleri mi cezalandırmak istiyorsunuz?" karşılığını verdi.

Romanya Milletvekili Cristian Dan Preda ise, "Vereceğimiz kararda son derece dikkatli olmamız gerekiyor. AP’de müzakerelerin dondurulması kararından sonra Ankara, tamamen vazgeçme kararı alabilir." şeklindeki kaygılarını dile getirdi.

Muhafazakarlar ve Reformcular Grubu Başkan Yardımcısı Geoffrey, NATO toplantısı için gittiği İstanbul'dan yeni döndüğünü hatırlatarak, "Bizlerin bu tavrından Türk halkı hoşnut değil. Yıllardır terör ve göç sorunları ile mücadele eden bir ülke Türkiye. Türkiye’ye kapıyı kapatmak AB için stratejik bir hata olur." dedi.

Oturum sonrası siyasi gruplardan 6 tasarı metni alındığı açıklanırken, bu metinlerin üzerinde tartışılarak ortak bir tasarıya dönüştürüleceği ve perşembe günü oylanacağı öğrenildi. AP'de alınacak bu yönde bir kararın hukuki yaptırımı bulunmuyor fakat aralık ayında toplanacak AB Konseyi öncesi liderlere siyasi bir mesaj olacağı belirtiliyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 32. Toplantısı, "Yüksek Düzeyli Uzmanlar Toplantısı" ile bugün İstanbul'da başladı.

Bugün yüksek düzeyli uzmanların görüşmeleri ve toplantıları ile start verilen etkinliğin Bakanlar toplantısının açılışı 23 Kasım'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan İSEDAK açılışında yaptığı konuşmada Avrupa Birliği Parlamentosu tarafından yapılacak oylama hakkında; 'Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur' ifadesinde bulurken, Avrupa'ya Trump'ın başkanlığıyla ilgili yapılan eleştiriler için ise 'Sandık demokrasi değil mi, sandıktan çıkana neden saygı duymuyorsunuz. Hadi saygı duyun' açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından notlar;

* Barış dolu bir dünyanın mümkün olduğunu ortaya koymak için bir aradayız. Bugün burada çocuklarımıza daha iyi gelecek sağlamak için bugün buradayız.

* Meseleleri gönlümüz ve dilimiz arasına perde koymamak için buradayız. Fikirleri, eleştirileri, teklifleri ile toplantımızı katkı sunacak tüm misafirlerimize şimdiden teşekkür ediyorum.

* Dünya, özellikle içinde yer aldığımız bölge ekonomik, sosyal,siyasi buhranlarla boğuşuyor. Kırılmaların, sarsıntıların, Suriye, Irak, Libya, Yemen'de olduğu gibi devletleri alt üst ettiği büyük depremlerin yaşandığı dönemden geçiyoruz.

* Dünya siyasetini meşgul eden krizlerin tamamı İslam ülkelerinde yaşanıyor. Müslümanlar dünyanın yükünü omuzlarında taşıyor. Suriyeli çocuklar, Filistinli mazlumlar acı sonuçlarla yüzleşiyor.

* Aklımızın alamayacağı hadiseleri televizyon ekranlarında gördükçe kahroluyoruz. Doğu Halep'teki sivillere destek veren hastane de rejim ve destekçileriyle enkaza çevrildi. Akdeniz'in karanlık suları açlıktan kaçarken boğulan 5 bin mazluma mezar oldu.

* Bize her fırsatta insan hakları, demorkasi, özgürlük dersi verenler çocuklara sahip çıkmaktan acizler. Onları dikenli tellere mahkum ediyorlar.  Şahit olduklarımız karşısında umut pınarlarımızın kuruduğunun da farkındayım. İmtihan ne kadar ağır ise mükafat da o kadar büyüktür.

* Atalarımız kul sıkışmayınca hızır yetişmez derler, yani sıkıntıda olan dara düşen kendisine inanan insanları yüce Allah darda koymaz. Onlara en zor anlarında mutlaka yardım eder. Kendi mazimiz boyunca sayısız kez şahit olduk.

'BU ÖRGÜT GÜNÜMÜZÜN NEO-HAŞHAŞİLERİDİR'

* Çanakkale'yi geçilmez kılan silah ve mühimmatlardan ziyade milletimizin iman gücüydü. 40 yıllık siyasi hayatımızın en zor dönemlerinde Allah'ın yardımını her zaman yanımızda hissettik. En son örneği 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımızdır. Eminim hepiniz duydunuz. O gece Silahlı Kuvvetlerimizin içine sızmış bir avuç terörist milletimizin emaneti olan silahları millete çevirdiler. F16, helikopter, tank ve toplarla ölüm kusarak milletimizin iradesini gasp etmeye çalıştılar.

* Ben tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Silahlarla taranan millet hiçbir zaman pes etmedi. Dünyanın her köşesinde milyonlarca Müslüman bizler için dua etti, meydanları doldurdu. Sizlerin bu vefasını asla unutmayacağız. Manevi desteğinizi görmekten de ayrıca memnuniyet duyuyorum. Taşkent'te oybirliği ile FETÖ terör örgütü ilan edildi. Pakistan, Türk Cumhuriyetleri gibi ülkeler de kardeşliğimize yakışır kararlar almaya başladı.

* FETÖ ve elebaşı sadece Türkiye için değil, tüm ülkeler için büyük bir tehdittir. O ülkelerin yönetici çocuklarını kendi okullarında büyük bir çoğunlukla okutuyor. Bu çocukların hepsi o ülkenin devletin üst makamlarında görev alacaklar. Üst kademelere gelmeye başladılar. Hatta bir tanesi özel kalemime girmiş bilmiyordum, siz söyleyince farkettim, dedi. Kardeşiniz olarak biz yaşadığımız darbeyi sizlere anlatmak zorundayız. Bizde 40 yıl çalıştılar. Bu örgüt günümüzün neo haşhaşileridir.

'(AP OYLAMASI HAKKINDA) BİZİM NEZDİMİZDE HİÇBİR KIYMETİ HARBİYESİ YOKTUR'

* Siyasi cinayetlerden, terör hadiselerine, ekonomik durumlardan yolsuzluklara kadar bu örgütün arkasında olduğunu biliyoruz. Nasıl PKK, Boko Haram, DAEŞ'le mücadele ediyorsak, FETÖ ile öyle mücadele etmeliyiz. Türkiye olarak Yunus Emre Vakfımız, TİKA, gerek kurum gerekse sivil toplum kuruluşlarımızla her türlü desteği vermeye hazırız. Kardeşin halinden kardeş anlar.

* Türkiye'ye yönelik algı operasyonları azalmak yerine artıyor. Yarın AP'de bir toplantı olacak. Oylama yapacaklarmış. Peşinen söylüyorum. Ekranları başında izleyenlere söylüyorum. Sonuç ne çıkarsa çıksın, bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bu ülkenin istiklal ve istikbal mücadelesi orada ellerin havaya kalkıp inmesi ile kesintiye uğrayacak değil.

'HER ÜLKEDEN TERÖRİST ÇIKAR, NASIL BİR ÜLKEYİ CEZALANDIRIRSIN?'

* Gelin artık tavrımızı ortak belirleyelim, sömürülen ülkeler olmaktan çıkalım. Afrikalı kardeşlerim kendileri anlatıyordu Avrupa'nın nasıl sömürdüğünü. Hala devam mı etsinler. Gelin artık buralarda kendi geleceğimizi kendimiz belirleyelim. Amerikan kongresinin 11 Eylül için aldığı kararı biliyorsunuz. Bu iki kuleyi Suudi Arabistan vurdu. Dava isteyen açabilir dediler mi dediler. Böyle mantıksız bir şey olabilir mi? Her ülkeden terörist çıkar mı çıkar. Nasıl oluyor da bir ülkeyi cezalandırıyorsun? Bakın yeni bir adım daha atıyorlar, yine Amerika. Kuveyt Türk bunların bankalarıyla ilgili teröre destek verdikleri düşüncesiyle ilgili aynı oyunu yapıyorlar. Bunları yakın takibe almak lazım. Oyun yine İslam ülkeleri üzerinden. Yani biz terörist yetiştiriyoruz, onlarda böyle bir şey söz konusu değil. Bütün bu kararlar çifte standarttır. Her geçen gün Müslümanlara yönelik saldırılar artıyor. Camilerimizi yakıyorlar. Müslüman kardeşlerimizin üzerine saldırıyorlar. Tüm bunlar Avrupa'da batıda oluyor. Artık sesimizi ve tepkimizi yükseltmemiz gerekiyor.

'(TRUMP EYLEMLERİYLE İLGİLİ) SANDIKTAN ÇIKANA NEDEN SAYGI DUYMUYORSUNUZ?'

* Daha fazla tahammül edemeyiz. Çünkü biz tepkimizi ortaya koymazsak bu tavrın sahipleri daha fazla cesaret bulacaktır. Biz susarsak eli kanlı tiranları kırmızı halılarda ağırlamayı kendilerini eleştirenleri diktatör olarak yargılamayı sürdürecektir. Eğer bunlar birine diktatör diyorsa bence iyidir. Orada tam tersini düşüneceksin. Çünkü onların çıkarlarına gelmiyor. Amerika bir seçim yaşadı, hesap tutmadı. Hesap farklıydı. Seçimi Trump kazandı. Amerika'da, Avrupa'da sokaklara döküldüler diktatör demeye başladılar. Sandık demokrasi değil mi, sandıktan çıkana neden saygı duymuyorsunuz. Hadi saygı duyun. Bize de Müslümanların alehine konuştu diyorlar, bugün konuşulur sonra bu yanlış düzeltilir. Bizim oyuna gelmemiz lazım. Demokrasi diyorsan sandıktan çıkan neticeye saygı duyacaksın.

'2025 EYLEM PROGRAMINI YÜRÜRLÜĞE KOYDUK'

* Siyasi gelişmeler ekonomiyi de etkiliyor. Ticarette 2012'den beri ciddi bir yavaşlama eğilimi görüyoruz. Son derece önemli bugün yaptığımız İSEDAK toplantısı da. Çözüm üretebilme kapasitemizi ortaya koymalıyız. Nisan ayında İslam coğrafyasıyla sorunlar ve çözümlerini konuştuk. Gençlik ve Spor'dan sorumlu toplantımızın Müslüman gençler için hayırlı olmasını diliyorum. Kadın Forumu da bir ilki teşkil ediyor. Bu toplantıya da katıldım. Kadın Forumu'nun oluşturulmasını önemsiyorum. Bütün bu çalışmalara kadın elinin değmesinin faydalı olduğuna inanıyorum. İSEDAK kapsamında yürütülen çalışmaları da üye ülkelerle paylaştık. Tüm üye ülkelere şahsım adına teşekkür ediyorum. 10 yıl boyunca çalışmalara ışık tutacak işbirliği dökümanını, 2025 eylem planını kabul edip yürürlüğe koyduk.

* Eylem programının ekonomi ve ticaretle ilgili kısımları için İSEDAK önem arzediyor. 2012'de kabul edilen İSEDAK stratejisi 1984'ten beri yeni bir ivme kazandırdı. Stratejinin uygulama mekanizması, çalışma şekli uygun bir şekilde işliyor. Üye ülke uzmanlarını bir araya getirerek bilgi paylaşıma katkıda bulunuyor. Hayati öneme sahip. Üye ülkeleri çalışma gruplarını aktif bir şekilde yararlanmaya davet ediyorum. Ticaret hacmimizi artırmalıyız. 2015 yılında 347 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmış bulunuyoruz. Ülkelerimizin ticaret alanındaki potansiyeli göz önüne alınınca yüzde 25 bir artışla geleceğe taşıyalım. Bu bir sınır değil. Üzerine taşıma kabiliyetini ortaya koyabiliriz. Yüzde 25 olmazsa olmazımız olmalı.

* Üye ülkelerimizin desteklerini artırarak devam ettirmeli. Anlaşmazlıkların çözümü için tahkim merkezi teklifim vardı. Bu çerçevede mayısta düzenlene karar gereği TOBB ile tarım odası bir çalışma başlattı. Çalışmanın süratle neticeye erdirilmesini diliyorum. Yoksulluğun azaltılması çalışma grubunda ele alınmasını doğru buluyorum. Küresel düzeydeki krizlere karşı dayanıklı hale getirmeliyiz.

'ALTINLA DÖVİZ BASKISINDAN KURTULURUZ'

* Sürekli faizsiz faizsiz konuşuyoruz da uluslararası döviz baskısından nasıl kurtulacağız, bunun adımlarını atmakta fayda görüyorum. Katılımcı finans anlayışının altına endeksli bir adımın atılmasını doğru buluyorum. 2015'te küresel İslami finans büyüklüğü arttı. Gelin paraları altına dönüştürelim. Altınla ifade edelim. Finans sektöründe katılımcı finans anlayışının para biriminde altına endeksli bir adımın atılmasının çok daha isabetli olacağı inancındayım. Menkul kıymetler borsaları forumu çalışmalarını da takdirle karşılıyorum. Özellikle İSEDAK Gayrimenkul Kıymetler, Altın Borsaları çalışmalarını yakından takip ediyorum. Kısa sürede sonuçlanacağına inanıyorum.