Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Avusturya Meclisi, Türkiye’ye askeri teçhizat ve malzeme ihracatının engellenmesini talep eden önergeyi kabul etti.

Meclisten yapılan yazılı açıklamaya göre, 6 siyasi partinin girişimiyle sunulan, Türkiye’ye yapılan silah ihracatının engellenmesine yönelik önerge oybirliğiyle kabul edildi.

Yasal bağlayıcılığı olmadığı belirtilen önergede, savaş malzemeleri ve dış ticaret yasası kapsamında savaş veya savaş çıkması muhtemel ülkelere silah ve mühimmat sevkiyatı için ruhsat verilmesinin engellenmesi talep edildi.

Türkiye'de insan haklarının baskı altında olduğu vurgulanan önergenin gerekçesinde ise söz konusu silahların muhaliflere karşı kullanılacağı iddia edildi.

Yeşiller Milletvekili Peter Pilz, yaptığı açıklamada, "Bir daha asla Avusturya'dan Türk özel kuvvetlerine keskin nişancı silahı gönderilmesin." ifadelerini kullandı.

Avusturya'nın AB içerisinde böyle bir kararı alan ilk ülke olduğunu ifade eden Pilz, AB ve diğer ülkelerin de benzer kararlar alması çağrısında bulundu.

SEÇİM, TÜRKİYE KARŞITLIĞINI ARTIRDI

Avusturya'da 4 Aralık'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde aşırı sağcıların kazanacağı korkusu, Avusturya hükümetini Türkiye karşıtlığına yöneltti. Seçim öncesi Başbakan Christian Kern ve Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz'un Türkiye-AB müzakere sürecinin durdurulmasını savunması dikkati çekiyor.

Seçimde, aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisinin (FPÖ) adayı Norbert Hofer ve Yeşiller Partisinin (Grüne) adayı Alexander Van der Bellen yarışacak. Kamuoyu yoklamaları Hofer'in yüzde 52, Van der Bellen'in yüzde 48 oy alacağını gösteriyor.

Aşırı sağa kayan oyları engellemek isteyen siyasiler, ırkçı söylemlere sarılmış durumda. Geçen hafta Mecliste grubu bulunan altı siyasi parti, Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin durdurulması ve Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını öngören ortak bildiriye imza atmıştı.

 

Avusturya Başbakanı Christian Kern, aşırı sağcıların AB’nin kilit ülkelerinde iktidara gelmelerinin büyük problem olacağını öne sürerek, "Bu bizim için büyük bir refah kaybı anlamına gelir. Avrupa, Avusturya'dan daha fakir olur" dedi.

Kern, Avusturya’nın önde gelen gazetelerinden Kurier’e verdiği mülakatta, Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş ülkelerde yerleşik siyasi sınıfa karşı oluşan tepki oylarının sağ partilere kaydığını söyledi.

Aşırı sağcı liderlerin her şeye verecek cevaplarının olduğunu ancak sorunları çözecek plan ve programlarının olmadığını ileri süren Kern, "demagog" olarak nitelendirdiği aşırı sağcıların "boş vaatlerle" halkı kandırdığını savundu.

Kern, muhalefetteyken vadedilenlerin yönetime gelindiğinde uygulanmadığını belirterek, ABD başkanı seçilen Donald Trump’ın Obama’nın hayata geçirdiği sağlık yasasının iptal edileceğini vadettiğini ancak seçimden sonra bu düşüncesinden vazgeçtiğini aktardı.

Ulus devlet anlayışı ile ileri gidilemeyeceğini iddia eden Kern, Avrupa’nın kilit ülkelerinden biri olan Fransa’da yönetime Le Pen gibi aşırı sağcı birisinin geçmesinin Avrupa'yı fakirleştireceğini ileri sürdü.

Aşırı sağcıların Avrupa’ya vereceği ekonomik zararın tam olarak kestirilemeyeceğini belirten Kern, “Eğer aşırı sağcı demagoglar, AB’nin kilit ülkelerinde yönetimi ele geçirirlerse büyük problemimiz var demektir. Le Pen gibi birinin ekonomik olarak nasıl bir zarar vereceğini tam anlamı ile kimse kestiremez. Bu bizim için büyük bir refah kaybı anlamına gelir. Avrupa, Avusturya daha fakir olur." ifadesini kullandı.

Avusturya'da 4 Aralık'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağcıların adayı Norbert Hofer'in kazanmasına kesin gözüyle bakılırken, Fransa'da ise 23 Nisan ve 7 Mayıs tarihleri arasında yapılacak seçimlerinde aşırı sağcıların adayı Marine Le Pen'in kazanma ihtimalinin yüksek olduğu kaydediliyor.

Bahar BAKIR / GAZETE HABERTÜRK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, yıl sonunda AB için referandum önerisinin ardından “Şanghay 5’lisi içinde Türkiye niye olmasın?” sözleri “AB’den kopuş” tartışmasını gündeme getirdi. Avrupa Parlamentosu’nda (AP) Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin dondurulmasıyla ilgili bir önergenin perşembe günü oylanacak olması da tartışmaları iyice alevlendirdi.

‘KARAR KOLAY DEĞİL’

HABERTÜRK’ün üst düzey diplomatik kaynaklardan edindiği bilgilere göre, AB’nin Türkiye ile müzakereleri askıya alması hiç kolay değil. Kaynaklar, “Kamuoyuna yansıyan tartışmalarda sadece Avusturya’nın net bir tutumu olduğu görünüyor. Böyle bir karar için Almanya ve Fransa gibi büyük ülkelerden birinin desteklemesi ve diğer üyeleri de peşinden sürüklemesi gerekiyor. Ancak gizli bir konsensüs varsa, bu durumu değiştirebilir” dedi.

AP’de tartışılacak ‘müzakereleri dondurma’ önergesinin herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını belirten kaynaklar, “Ancak sembolik ve siyasi bir önemi var. AP böyle bir karar alırsa veya 2017’de hazırlayacağı Türkiye raporunda bu yönde öneride bulunursa, Avrupa Komisyonu bunu dikkate almak zorunda. Türkiye, böyle bir olasılığı değerlendiriyor” diye konuştu.

‘ÇIKARSAK NE OLUR?’ RAPORU

Kaynaklar, AB ile müzakereler askıya alınırsa ya da Türkiye AB sürecinden çıkarsa neler olacağıyla ilgili çalışmaların da başladığını belirterek, “Çıkış planının ‘maliyeti’ bürokratlarca değerlendiriliyor. Buna yönelik konuşmalar başladı. AB yardımlarını çekerse neler olur, AB projelerinin geleceği, sosyal gelecek, ekonomiye etkileri gibi konular gündemde. Bunlar gelişmelere göre önümüzdeki dönemde raporlaştırılacak” dedi.

 

‘AB PAZARINA ULAŞIMDA SIKINTI OLUR, KREDİ NOTU DÜŞER’

Piri Reis Üniversitesi İ ktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Taner Berksoy, konuyu şöyle değerlendirdi: “Fatura ve maliyet, adına ne derseniz çok büyük olur. Üyelik müzakereleri başladığından beri Türkiye, AB içinde ekonomik birçok imtiyazdan faydalanıyor. Askıya alma bir kere bunu ortadan kaldıracak. İ ngiltere ‘Brexit’ dedi ama ‘Ortak Pazar’dan çıkmam, tüm AB ülkeleriyle tek bir anlaşma yaparım’ diyor. Dolayısıyla imtiyazlar ortadan kalktığında AB pazarına ulaşımda, mali piyasalara ulaşımda sıkıntı olur. Kredi derecelendirme kuruluşlarının notları daha da eksiye iner. Her şeyden öte AB’nin ekonomik disiplininden koparız.”