Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, telefonda görüştü.

Kremlin'den yapılan açıklamada, iki liderin Suriye'deki iç savaş ile ilgili fikir alışverişinde bulunduğu belirtildi.

Görüşmede iki ülkenin Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları'nın aktif diyaloğa devam etmesi kararlaştırılırken, uluslararası teröre karşı iki ülkenin koordineli çalışması konuşuldu.

Görüşmede ayrıca iki liderin, Suriye rejimi tarafından hedef alınan Türk birliği konusunda fikir alışverişinde bulunduğu belirtildi.

Erdoğan ve Putin, Halep'te yaşanan insani krize çözüm bulma noktasında fikir birliğine vardığı belirtildi.

Reuters'in haberine göre görüşmede Erdoğan Putin'e, Suriye'de yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı'nın, Türkiye'nin terörle mücadelede kararlılığını gösterdiğini söyledi. Erdoğan ayrıca, Türkiye'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyduğu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını, açılışını da yaptığı Sancaktepe'deki Fatma Fitnat Hanım Camisi'nde kıldı.

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen 2. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesinin açılışına katılan Erdoğan, buradan helikopterle Sancaktepe'ye geldi.

Cuma namazını burada açılışını da yaptığı Fatma Fitnat Hanım Camisinde kılan Erdoğana, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci de eşlik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, cuma namazının ardından, kurdele keserek, caminin açılışını gerçekleştirdi. Caminin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Caminin inşasını sağlayan hayırseverlerimize tüm ümmet adına Allah razı olsun. diyorum, Allah hayırlarını kabul etsin, diyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim kılsın, diyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cami girişi ve çıkışında vatandaşların yoğun sevgi gösterisiyle karşılandı. Erdoğan, vatandaşlara el sallayarak karşılık verdi, bazılarıyla tokalaştı.

"NEREDEN, NEREYE..."

"Sancaktepe'nin geçmişini iyi bilen bir kardeşiniz olarak Cumhurbaşkanınız olarak her zaman sorduğum soruyu yine soruyorum. Nereden, nereye. Bir defa şunu açık net söylememiz lazım. Hamdolsun, bizler Rabbimizin huzurunda rükuya eğilmekten başka hiçbir gücün karşısında eğilmedik, eğilmeyiz"

"Gerek maddi, gerekse manevi olarak bu Külliye'nin inşasına destek veren mimarından işçisine kadar her bir kardeşime de şükranlarımı sunuyorum. Böyle bir eser Sancaktepe'ye yakışır"

"BU ÜLKENİN KAYNAKLARINI YEDİRMEDİK"

"Uzun bir yolculuktayız. Belediye başkanlığından bu güne. Bizim tek derdimiz var. Millete efendilik yok, millete hizmetkar olmak var. Gençlik yıllarımızdan bu güne hep milletimizin hizmetinde olarak bu günlere geldik. Siyaseti böyle anladık, belediye başkanlığı, başbakanlık, cumhurbaşkanlığını da böyle anladık. Kardeşlerimi şunu iyi bilmenizi isterim, bizler buı attığımız adımlarla Türkiye'deki bir çok spekülasyona rağmen 2002'den bu yana 3'e 4'e 5'e katladıysa bir sebebi var. Biz bu ülkenin kaynaklarını yedirmedik. Bu ülkenin kaynaklarını biz milletimizin hizmetine sunduk"

"YURT DIŞINDAN BURAYA TEDAVİYE GELECEKLER"

"Eğitimde attığımız adımlar, sağlıkta attığımız adımlar buracıkta şehir hastanesi yapıyoruz. İşte askeri havalimanının yanına bir milyon 250 bin metrekare üzerine İstanbul'un ikinci şehir hastanesi yapılacak. Yani sizler artık şurda 400 yataklı hastane var, yetmez dedik. Bir de buraya şehir hastanesini kuralım ki geçmişten bu yana en büyük hayalimdi. Bir tanesi Avrupa yakasında yapılıyor, Anadolu yakasında olanı da buraya yapıyoruz. Buradan sadece sizler istifade etmeyeceksiniz. Bütün bu yakada olanların hepsi, yurt dışından uçakla buraya tedaviye gelecekler"

"BUNLARI BİLE YETERLİ BULMUYORUZ"

"İlaçları bulamadığımız günleri düşünün, şimdi böyle bir durum var mı? Bitti onlar. Daha da iyi olacak. Ve istediğiniz hastanede özel sektörde de istifade edebilme noktasına geldik. Bunları bile yeterli bulmuyoruz. Bütün bunlarla beraber adalette, emniyette attığımız adımlar ortada. Ulaşımda enerjide attığımız adımlar ortada. Hepsinden öte dış politikada attığımız adımlar da ortada. Bugün sabah, kadın ve demokrasi vakfının toplantısındaydım. Kadın ve Adalet. O toplantıda ifade ettim. Avrupa Birliği toplanmışlar, toplantı yapmışlar. Ve o toplantıda müzakereleri dondurulmasıyla ilgili karar almışlar. Sen bu kararı alsan ne yazar, almasan ne yazar? Ya siz bu kararları 53 senedir alıyorsunuz"

"TATLI SU DEMOKRATI BUNLAR"

"Bu kararda ellerini kaldıranlar. Hayır diyenler 36 tane. Evet diyenler maşallah baya da fazlaymış. Bu Erdoğan, bu zihniyete karşı diktatördür. Ama samimi olanlara karşı müşfiktir, merhametlidir. Amerika'da seçim oldu. Amerika'daki seçimde Trump'a ne diyorlar, diktatör. Ya hani siz demokrattınız. Sandıktan böyle bir netice çıktığına göre niye şimdi diktatör oldu? Durun bakalım bir çalışsın. Biz Amerika'nın iç işlerine karışmayız. Peki İngiltere'dekilere ne oluyor? Bunları anlamak mümkün değil. Tatlı su demokratı bunlar. Bunlardan bir şey olmaz. Bunlar dürüst değildir. Bunlar darbecileri kırmızı halılarda karşılayanlardır."

"İDAM İSTEYİNCE BEYEFENDİLER RAHATSIZ OLUYOR"

"Biz ise darbecileri indirdiğimiz için rahatsız oluyorlar. Eğer darbeciler 15 Temmuz'da başarılı olsaydı var ya, bunlar Avrupa'nın meydanlarında zil takıp oynayacaklardı. Siz idam istiyorsunuz ya. İdam isteyince beyefendiler rahatsız oluyor. Diyorum ki "Demokrasi nedir? Milletin iradesine saygı duymaktır. Millet derse ki biz idam istiyoruz. 248 şehit vermişiz ya. Ve diyor ki ben idam istiyorum derse, ve bu parlamentoya gelirse bana da gelirse ben de bunu onaylarım diyorum. Diyorlar ki ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bunu reddeder. Beni orası ilgilendirmez diyorum."

"BUNLARIN RAPORLARI DA SAHTE"

"Kardeşlerim bu millet asildir. Bu milletin iradesi evet herkesin saygı duyması gereken bir iradedir. Onlar isteseler de istemeseler de karar sizin kararınızdır. Benim mehmetçiğim şehit olacak, bunların umurunda değil. Benim 248 vatandaşım şehit olacak bunların umurunda değil. Benim ülkem yakılıp yıkılacak bunların umurunda değil. Bir günde 53 kardeşimiz Güneydoğu'da Kürt kardeşimiz öldürülecek, talimatı veren Kürt, bunlar hala onları savunuyor. Batı'ya sesleniyorum. Bu ülkeden kaçıp giden teröristleri Brüksel meydanında konuşturan siz değil misiniz? Bunların elinde hastane raporu var, bunların raporları da sahte. Raporlu olanın meydanda ne işi var?"

"DOKUNULMAZLIK KALDIRILINCA NİYE RAHATSIZ OLDULAR?"

"Bütün bunların yanında bunlarla bizi tehdit ediyorlar. Neymiş, milletvekilleri hapse girmiş. Dokunulmazlığın kaldırılmasını bunlar istemedi mi? E dokunulmazlık kaldırılınca niye rahatsız oldular? Dokunulmazlık kalkınca gelip yargıda ifadesini veren siyasi parti liderleri var. Verdiler bitti iş. Bunlar niye kaçtılar? Teröre yataklık yaptılar. Biz terörle mücadeleyi sonuna kadar sürdürüyoruz."

"ARSA BİLE İMAR GEÇERSE ARSA OLUR"

"Kardeşlerim, şunu unutmayın bizim Rabia'mız var. Birincisi tek millet. 80 milyon tek milletiz. İki, tek bayrak. Bizim bayrağımızın rengi şehidimizin kanıdır. Hilal bağımsızlığımızın ifadesidir. Her yıldız bir şehittir. Ve üç, bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Eğer bir toprağın uğrunda ölen yoksa ona vatan demeyiz. O ne olur? Tarla olur, arazi olur. Arsa bile imar geçerse arsa olur. Dört, tek devlet. Türkiye Cumhuriyet devletinden başka devletimiz yok. Buna bir defa herkesin inanması lazım. Rabia'yı öğrendik değil mi? Unutmayın bunları. Bu bizim inşallah başarımızın sırrı"

Nurcan İNAL - Yusuf KILIÇ / GAZETE HABERTÜRK

‘Fırat Kalkanı’ harekâtının 93’üncü gününde, Suriye’nin Halep kentine bağlı El Bab kasabasının batı girişinde Türk askerlerinin konuşlu bulunduğu üs bölgesine önceki gece hava saldırısı düzenlendi. Kufayr mezrasında saat 03.30 sıralarında Suriye rejim güçlerince yapıldığı değerlendirilen saldırıda, 13 asker yaralandı.

Kilis ve Gaziantep’teki hastanelere kaldırılan askerlerden Üsteğmen Zafer Er (30), Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat (25) ve Uzman Çavuş Melih Özcan (30), yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Hastanelerde tedavisi süren 10 askerden birinin durumunun ise ağır olduğu belirtildi. Son saldırıda şehit düşen 3 askerle birlikte 24 Ağustos’ta başlatılan ‘Fırat Kalkanı’ harekâtında 1’i kazada olmak üzere 16 asker şehit düştü.

‘REJİMİN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ DEĞERLENDİRİLİYOR’

Saldırıya ilişkin TSK’dan açıklama yapıldı. Açıklamada, “Fırat Kalkanı harekâtında yürütülen operasyonlar kapsamında, 24 Kasım 2016 saat 03.30 sularında, Suriye rejim güçlerince gerçekleştirildiği değerlendirilen hava saldırısında, 3 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 1’i ağır olmak üzere 10 kahraman silah arkadaşımız ise yaralanmıştır. Yaralı personel, tedavilerinin yapılması maksadıyla süratle bölgeden tahliye edilmiştir” denildi.

‘UÇAK KUVEYRS’TEN KALKTI’

El Bab operasyonuna hazırlanan Esad rejimi, geçen hafta El Bab’a 7 kilometre uzaklıktaki Kuveyrs Askeri Hava Üssü’ne asker ve silah göndererek yığınak yapmıştı. Yerel kaynaklar, Türk askerlerinin şehit olduğu saldırının bu üsten kalkan uçaklar tarafından gerçekleştirildiği bilgisini verdi.

 

 

UZMAN GÖRÜŞÜ

‘SALDIRIYI RUSYA SURİYE’YE YAPTIRDI’

Siyaset Bilimleri Profesörü Hasan KÖNİ: Türkiye’nin El Bab’dan Halep’e doğru hareketlenmesinden, Rusya ve Suriye memnun değil. Türkiye’nin El Bab’dan Münbiç’e yönelmesinden, Musul’a doğru bir hamle yapabilmesinden, ABD ve YPG memnun değil. Bu saldırıyla, Türkiye’nin muhaliflere destek vereceğini düşünerek, El Bab’daki ilerlemesine cevap verdiklerini düşünüyorum. Rusya, büyük abi rolü oynayıp saldırıyı Suriye’ye yaptırmış oluyor.

‘PROVOKATİF SALDIRI’

Güvenlik Uzmanı Abdullah AĞAR: Saldırı, El Bab yakınlarında Kifheyr Tepesi’ndeki askerlerimize karşı gerçekleştirildi. Suriye rejimi açıklama yaparak “Haberimiz yok” dedi. “Rus uçağının düşürülüşünün yıldönümü dolayısıyla Ruslar intikam aldı” açıklamalarını doğru bulmuyorum. Bu tarz durumlarda soğuk kanlı, stratejik aklın devreye girmesi gerekiyor. Saldırıyla Türk-Rus ilişkisinin bozulması, Türkiye ile Suriye arasında da savaş çıkarılması amaçlanıyor. Provokatif bir saldırı.

‘UÇAĞI KİM KULLANDI?’

Güvenlik Uzmanı Mete YARAR: Bu uçağın kime ait olduğundan öte, bu uçağı kimin kullandığı önemlidir. Kim bu silahı ateşledi, kim bu silahı kullandı ve Türk askerlerini şehit etti, zor bir soru. Bu saldırının niçin yapıldığının bulunması daha elzem. “Menbiç hedefinden Türkiye vazgeçirilmeye mi çalışılıyor? Başka bir tuzağa mı çekilmek isteniyor?” sorusunun herkesin sorması gereken soru olduğunu düşünüyorum.

 

 

TSK’YA İKİNCİ SALDIRI: 1 ŞEHİT 6 YARALI

FIRAT Kalkanı harekâtında El Bab sınırlarına ulaşan TSK destekli ÖSO birliklerine, Azrak yakınlarında ikinci bir saldırı yapıldı. Saldırıda 7 asker yaralandı. Bölgeden tahliye edilerek Kilis’e getirilen yaralı 7 asker, Kilis Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Sağlık durumu ağır olan ve askeri helikopter ile Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilen Halil Topuz (25) yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. 6 askerin sağlık durumunun ise iyi olduğu belirtildi.

Yerel kaynaklarca, El Bab çevresinde Esad rejiminin, terör örgütü PYD ve DEAŞ’ın, ÖSO birliklerine saldırılarının arttığı belirtildi. Esad rejimine ait savaş uçakları akşam saatlerinde bölgede 5 sorti yaptı. Saldırılar üzerine terör örgütlerinin mevzileri, TSK’ya ait topçu birlikleri tarafından ateş altına alındı. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan bilgilendirmede, 7 askerin, terör örgütü DEAŞ tarafından atılan havan mermisinin zırhlı personel taşıyıcının (ZPT) yanına düşmesi sonucu yaralandığı açıklandı.

24 Ağustos’ta başlatılan ve 93’ncü güne giren Fırat Kalkanı Harekatı’nda şehit olan asker sayısı 17’ye yükseldi.

 

BABA OCAKLARINA UĞURLANDILAR

EL BAB’daki saldırıda şehit olan 3 asker, Gaziantep’teki 5’inci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda düzenlenen törenin ardından gözyaşları içinde memleketlerine uğurlandı.

Şehit Üsteğmen Zafer Er’in Ankara Sincan’daki baba evine kara haber ulaştı. Acı haberi alan baba Mustafa ve anne Hatice Er, gözyaşlarına boğuldu. Bekâr olan şehit Üsteğmen Er’in 4 kardeşinin bulunduğu öğrenildi.

Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat’ın Samsun’un Alaçam İlçesi’ndeki baba ocağına da ateş düştü. Oğlunun şehit haberini alan anne Döne Bolat, sinir krizi geçirdi. Şehit Bolat’ın bekâr ve 4 kardeş olduğu, 4 ay önce memleketine izne gittiği belirtildi.

Uzman Çavuş Melih Özcan’ın şehit haberi ise Eskişehir Vali Yardımcısı İsmail Küreci’nin makam şoförü olan baba Mehmet Özcan ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde çalışan anne Melek Özcan’a işyerlerinde verildi. Eskişehirli şehidin bir süre önce ikinci kez baba olduğu öğrenildi.