Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

ABD Başkanı Donald Trump, Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP) ticaret anlaşmasından ABD'nin çekilmesi için başkanlık emri (executive order) imzaladığını duyurdu.

Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında, Trump, seçim kampanyasında vadettiği üzere, Asya-Pasifik bölgesinde toplam 12 ülkenin dahil olduğu TPP anlaşmasından ABD'nin çekilmesi için bir başkanlık emri imzaladı.

Trump, TPP'in "Kötü bir anlaşma" olduğunu ifade ederek, ABD'nin TPP'den ayrılması konusunda, "Bunu uzun süredir konuşuyorduk. Az önce gerçekleştirdiğimiz icraat Amerikalı işçiler için önemli." ifadesini kullandı.

TPP anlaşması ABD'nin eski başkanı Barack Obama tarafından iki yıl boyunca müzakere edilmiş, ancak ABD Kongresi tarafından onaylanmamıştı.

Uzmanlar, ABD'nin TPP'den çekilmesinin ülke ekonomisine doğrudan etkisinin olmayacağını belirterek, Trump'ın Obama'dan çok farklı ekonomik ve ticari politikalar izleyeceğini vurguluyor.

Trump, ayrıca, pazartesi günü imzaladığı diğer başkanlık emirlerinde ABD hükümetinde çalışan kişilerin görevlerinden ayrılması durumunda 5 yıl boyunca lobicilik faaliyetlerinde bulunmasını engelledi.

Bir diğer başkanlık genelgesiyle de kürtaja destek veren uluslararası gruplara federal yardım yapılmasını yasaklayan Trump, ayrıca, ABD silahlı kuvvetleri hariç, federal kurumlara yapılacak tüm işe alımları dondurma kararı aldı.

ABD'de bir grup avukat, yeni Başkan Donald Trump aleyhinde "yabancı ülke yönetimlerinden ödeme almak" ve bu yolla "Anayasayı ihlal etmekten" dava açmaya hazırlanıyor.

Cuma günü Kongrede yemin ederek görevine başlayan Başkan Trump, dünya genelindeki yatırımlarının görevine etki ettiği gerekçesiyle ülkedeki bazı hukukçuların hedefi oldu.

Washington Sorumluluk ve Etik Grubu (CREW) tarafından açılacağı belirtilen davada, ülke yöneticilerinin yabancı bir ülkeden kazanç sağlamasını yasaklayan ilgili federal yasaya atıf yapılacağı kaydedildi.

Buna göre, Trump'ın yabancı ülkelerdeki yatırımları üzerinden herhangi bir kazanç sağlayıcı işlem yapamayacağı, ancak uluslararası otelleri üzerinden bunun ihlal edildiği iddia ediliyor.

Trump, konuyla ilgili bir süre önce yaptığı açıklamada, yabancı hükümetlerden gelen otel gelirlerini ABD Hazinesine aktaracağını belirtmişti.

ABD Başkanı Donald Trump'un ilk icraatlarından biri olarak Beyaz Saray'ın resmi internet sayfasından İspanyolca'nın kaldırılmasına İspanya'da hükümet, muhalefet ve akademik çevre tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanı Alfonso Dastis, Barcelona'da düzenlediği basın toplantısında, konuyla ilgili yöneltilen soru üzerine, "Beyaz Saray'ın internet sayfasının yönetimi ABD'nin iç konusu ama üzüntü duyduk." dedi. ABD'de İspanyolca konuşan 52 milyon kişinin yaşadığını hatırlatan Dastis, "İspanyolca'nın kaldırılması bize iyi bir fikir gibi gelmiyor. ABD'da yaşayan İspanyolca dili kullanan vatandaşlarla diyalog yollları ne kadar çok açık olursa o kadar iyidir." görüşünü savundu.

Adalet Bakanı Rafael Catala da Salamanca kentinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Beyaz Saray'ın resmi internet sitesinden İspanyolca'yı çıkartmasına bir anlam veremediğini söyledi. Catala, İspanyolca'nın 700 milyon kişiyle dünyada en çok konuşulan ikinci dil olduğunu ve ABD'de de çok yaygın kullanıldığını ifade etti.

Bu arada ana muhalefetteki Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) de Beyaz Saray'ın resmi internet sitesinden İspanyolca'nın kaldırmasıyla ilgili hükümet yetkililerinin cevaplaması için meclise soru önergesi sunacağını duyurdu. PSOE içindeki liderlik yarışında en güçlü aday olarak öne çıkan Endülüs özerk yönetimi başkanı Susana Diaz da "tolerans gösterilemeyecek bir saldırı" olarak nitelediği Beyaz Saray'ın kararının, ABD'deki "Hispanik toplumunun ortadan kaldırılması anlamına geldiğini" savundu.

Öte yandan İspanya'nın resmi dil kurumu olan Kraliyet Akademisi'nin Direktörü Dario Villanueva da "Bu konu sadece İspanyol hükümetini değil, İspanyolca konuşan 22 ülkeyi daha ilgilendiriyor. İspanyolca mevcudiyetinin her geçen gün daha da arttığı, Latin Amerika kökenli nüfusun çoğaldığı ABD gerçeğine karşı atılmış geri bir adımdan söz ediyoruz. Maalesef Trump ile ilgili yapılan negatif öngörüler gerçek oluyor." yorumunda bulundu.