Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Habertürk TV'de gündemi değerlendirdi.

Akıncı'nın açıklamalarından satır başları şu şekilde;

"Biz belli bir konuyu konuşmaya gittik. Karar, 67 yıl önce Rum toplumunun içinde yapılmış olan bir oylama, Enosis, yani Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanması hakkında bir karar üretme girişimi. O olayın 67 yıl sonra okullarda Rum gençlerine kutsanacak bir olaymış gibi kutlanacak bir olaymış gibi, onore edilecek bir olaymış gibi takdim edilmesine ilişkin alınan kararla ilgili konuşmaya geliyoruz. Bu müzakereleri zehirleyecek bir konudur. Aniden gelişti. Eğitim Bakanlığı'yla ilgili bir yasa kapsamında bir tüzük görüşülüyormuş, o da tuhaf. Tüzük başkanın onayına gitmiyor, resmi gazetede yayınlanıyor."

"Bir liste var okullarda. Bunun içerisinde anılacak günler. Bunlara baktığınızda hepsi iy olaylar, mesela kadınlar günü, insan hakları günü, işçi günü. Bunlara Enosis de eklediler. Kıbrıslı Türklerin araçlarını taşlayan bir grup var. O grup sonra partileşti. Şimdi iki milletvekiliyle temsil ediliyorlar. Komitede Anastasiadis'in partisinin 3 üyesi destekliyor. Genel kurul aşamasında, Anastasiadis'in partisi çekimser kalıyor. Diğer partilerin oylarıyla geçiyor."

"Birinci boyutunda konunun doğrudan öğrencileri, genç kuşağı ilgilendirmiş olması. Onlar çözüme en uzak kesimdir. Bize gerekli olan barış kültürü. Genç kuşakların iyi eğitilmesi, doğru eğitilmesi asıl gerekli olan."

"Enosis ideali uğruna nice canlar gitti bu topraklarda."

"Enosis 1960'ta kurulan ortaklık cumhuriyetinden sorna unutulmadı. 63'te yeniden oalylar patlak verdi, hedef yine Enosis'ti."

"Enosis, bu adadaki kötülüklerin anasıdır."

"İstediğim şu; bu yanlış kararın düzeltilmesini istiyorum. Anastasiadis de bu kararın yanlış olduğunu söyledi bize. Kamuoyu önünde yarım ağızla söylüyor."

"Kapı çarpma olayı şöyle oldu. Bizi dinleyen BM danışmanı Espen Aide, bunu düzeltmenin yolları var dedi. Haklı ya da haksız dedi bir algı oluştu, Kıbrıs Türklerinde bu yanlış algıyı düzeltmek gerekir demeye kalmadı, 'Sen ne demek istiyorsun' deyip kalktı, kapıyı çarparak bir hışımla terk etti odayı. (Anastasiadis) Biz de dedik ki müzakere bu şartlarda nasıl devam edecek, bu yapılan büyük bir saygısızlıktır, bunu tolere etmek niyetinde değiliz deyip ayrıldık toplantıdan."

"Önce zamansızdır demeye kalktılar, böyle bir olay tüm zamanlar için yanlıştır dedik, onu da düzelttiler. Kötü bir fikirdi, olmamalıydı, popülist bir davranıştı diyor şimdi. Sen de yanlışlığını saptamışsan düzelt."

"MASAYI BIRAKIP GİTMESİ YENİ BİR OLAY DEĞİL"

"Kardak'la ilgisi olduğunu düşünmüyorum. 2018 Şubat seçimiyle çok ilgili olduğunu değerlendiriyorum. Ben uzun süre 2016 sonunu hedef olarak gösterdim. Eğer 2016 sonuna kadar bu sorunu çözmezsek yeni BM Genel Sekreter, yeni ABD yönetimi gelecek. Gerçi Guterres çok ilgili, ama ABD'de ne olacak bilemiyoruz."

"İki büyük tehlike daha var. Hidrokarbon araştırmaları yeniden başlayacak, bu yeni sorunlar yaratacak. 2 yıl önce yine böyle bir durumda Barbaros Hayrettin gemisi gelmişti, Sayın Anastasiadis yine masayı bırakıp gitmişti. Aslında bu yeni değil. Benim geçen yıl Sayın Erdoğan'ın davetiyle geldiğim bir yemek vardı. Oraya gittim diye ve genel sekreterle orada görüşme yaptım diye kriz çıkardı, anlamsız bir şekilde toplantılara gelmemeye başladı."

"TÜRKİYE'YLE REFERANDUMLA İLİŞKİLENDİRİYORLAR"

"Hata olduklarını kabul ettikleri bir durumun düzeltilmesini istiyorum. Kıbrıs'ın geleceğini kurtarmak için düzeltmelerini bekliyorum."

"Bu konuyu bir de Türkiye'deki referandumla ilişkilendiriyorlar. Seçim süreçleri hassas dönemlerdir. Türkiye'nin de şuanki konsantrasyonunun referandum üzerine odaklı olduğunu biliyoruz. Ancak Türkiye büyük bir devlet. Bizim belli adımlar atmamız için Türkiye'deki referandumu beklemeye gerek yoktu. Türkiye'nin böyle bir talebi de olmadı. Bu telkini kendi kendine yapan Anastasiadis diyor ki 'Bu hengamenin içinde Türkiye karar alamaz'. Eğer bu anlaşma siyasi eşitliğimizi, özgürlüğümüzü sağlıyorsa, güvenliğimizi de teminat altına alıyorsa, bütün ada için söylüyorum, ben bu anlaşmayı savunurum desteklerim. Referandum var, yok, oyumu da veririm."

"Yapılacak en önemli hareket, Türkiye iç politikasının dışında tutabilmeyi başarmaktır Kıbrıs sorununu."

"6 tane başlık var. 5'incisi toprak düzenlemelerine ilişkin. Kıbrıs'taki çözümün parametreleri bellidir. Çözüm için 6 başlıktan en önemlisi toprak oranıdır. Yüzde 29'luk oran yüzde 25'e düşmez."

"Eğer Kıbrıs'ta çözüm olacaksa, bizim harekatta elde ettiğimiz, daha önce Rumlara ait olan toprakların bir bölümünü vermek durumundayız. Onu anlaşacağız, şu anda anlaşmadık."

"49 yıl oldu müzakereler başlayalı."

"Kıbrıs Türkü 43 yıldır elinde olan topraklarda yaşıyor. 43 yıl sonra insanalr bu topraklardan herhangi bir uzlaşma yönünde vermeyi çok zor bir hale getirdiler. Savaşta kan döndük, Kıbrıslıların her ailesinde var. Uluslararası hukuk diye bir şey karşımıza dikildi. 12 yıl önce taşınmaz mal komisyonu kurduruldu. Rumların bu taraftaki mülklerini mülk olarak sayan ve müracaatlarında eğer iade edilemeyecek bir topraksa veya mülkse, onun tazminatının ödendiği bir kuruldu bu. 600 kişiye 300 milyon euro tazminat ödendi şu ana kadar. Kim ödedi bunu? Anadolu'nun yoksul insanlarından kesilen vergileriyle."

"Türkiye'nin bütün yetkililerinin hepsinin bizim yaptığımız işlerden haberleri vardır. Başka türlüsü de olmaz."

"Kıbrıs sorunun çözümünde yalnız bizim değil Türkiye'nin de çıkarının olduğunu düşünüyorum."

"İlk 4 başlıkta ciddi ilerlemeler var. Yönetim güç paylaşımı, ekonomi konular, AB konuları, mülkiyet, toprak düzenlemeleri ve güvenlik. Artık toprak işi en son."