21 Haziran günü  Suudi Arabistan Kralı Salman bin Abdulaziz tarafından yeni veliaht prens olarak ilan edilen 31 yaşındaki oğlu Muhammed bin Salman'ın, Suudi Arabistan kraliyet yönetiminde hızlı bir şekilde yükselmesi, bu olayın arkasında sessiz bir darbe olduğu iddialarını gündeme getirdi. 

İki yıl öncesine kadar kimsenin adını duymadığı fakat bu iki yıl içerisinde ülkenin önemli noktalarında söz sahibi olan ve son olarak da Kraliyet 'in veliaht prensi olarak ilan edilen Selman'ın durdurulamaz yükselişi sık konuşulur hale geldi.  

Geçtiğimiz gün New York Times'da çıkan haberde de veliaht prenslikten alınan Muhammed bin Nayif'in Suudi Arabistan topraklarından ayrılmasının yasaklandığı ve Cidde'deki saraya kapatıldığı iddiası sarayda örtülü bir "Kraliyet darbesi" olduğu şeklinde değerlendirmelere yol açtı.  

Olası muhalefeti engelleme olarak adlandırılan Cidde'deki saraya kapama ve ülke dışına çıkamama yasağından sonra Suudi dışişleri bakanlığından bir yetkili iddiaların "temelsiz ve yanlış" olduğunu belirtmişti. 

KRİTİK YERLERE ATAMALAR YAPTI 

Muhammed bin Salman'ın, Veliaht Prenslik görevine gelmeden önce kendisine yakın kişilerin kritik görevlere getirilmesi ve 21 yaşındaki kardeşi Khalid bin Salman’ın Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisi olarak atanması da Salman ve ekibinin Suudi Arabistan Kraliyetini yavaş yavaş ele geçirdiğine işaret ediyor.  

Sadakat Konseyi'nde yapılan veliaht oylamasında 31 ret oyuna karşılık 34 evet oyu alan Salman, göreve geldikten hemen sonra  ‘ülkeyi sadece ülkeyi kuran Kral Faisal el Suud’un oğlu ya da torunları yönetebilir’ şeklinde getirdiği yasayla kuzeni Muhammed bin Nayif'in kral olma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıştı. 

TRUMP DA DESTEKLİYOR 

Özellikle İran basınında çıkan haberlerde de Suudi Arabistan yönetimindeki bu keskin değişikliklerin sessiz bir darbe olarak nitelendirilebileceği ve Salman'ın önlenemez yükselişinin sonrasında Muhammed bin Nayif'in veliahtlıktan alınmasının sessiz darbenin en somut örneği olduğu düşünülüyor.

14 Mart’ta Beyaz Saray’da Trump tarafından kabul edildikten sonra yükselişe geçen Salman'ın  Beyaz Saray tarafından Suudi Arabistan’ın gelecek lideri olarak görüldüğü, genç prensin “2030 Vizyonu” ve “Suudi toplumunu modernleştirme arzusunu açıkça dile getirmesi” nedeniyle tercih edildiği de belirtildi. 

İran yönetimine karşı sert tutumuyla bilinen yeni veliaht, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki iç savaşa müdahale etme planının da arkasında bulunurken, kısa süre önce de ‘Savaşın Suudi Arabistan’da değil, İran’da çıkmasını sağlayacağız’ sözleriyle İran’a yönelik sert tutumunu sürdürmüştü.