Washington Times gazetesi, “Türkiye, Kürtler ve Paris Hilton” başlıklı başyazısında insanların, Ortadoğu’da yeni bir savaş olasılığından çok Hilton Otelleri’nin “şımarık” varisi Paris Hilton’un “yumuşak porno” potansiyeli ile meşgul olmayı tercih etmelerinin doğal olduğu esprisini yaptı.

Türk-Irak sınırında gelişmelerin tehlikeli bir hal aldığını savunan gazete, Iraklı Kürtlere baskı yapılmasını istedi. ABD’nin PKK’ya karşı askeri bir harekette bulunmasının akıllıca olup olmadığının hemen incelenmesi gereğini de vurgulayan gazete, son baharda Türkiye’de "darbe olabileceği" iddiasında da bulundu.

Washington Times gazetesinin Tony Blankley imzalı başyazısında “Dün Google’de ‘Türkiye ve Kürtler’ aradım ve 1 milyon 310 bin sonuç olduğunu gördüm. Sonra ‘Paris Hilton’u aradım ve 45 milyon 800 bin sonuç olduğunu gördüm” diye yazdı. Blankley şöyle devam etti.

“Bu, doğru gibi geldi. Ortadoğu’daki yeni bir savaş olasılığı yerine, cezaevi gölgelerinin azap verici tehditleriyle yüz yüze gelen şımarık, dar giyimli, cinsel isteklerini kontrol edemeyen sarışın varisin, yumuşak porno potansiyelini düşünmeyi kim tercih etmez?”

Washington Times yazarı, “terörist” olarak adlandırdığı PKK’nın onyıllarca Türkiye’yi taciz ettiğini, Türklerin, Kuzey Irak’taki 5 milyon Kürdün belki halkı olarak PKK’yı barındırmalarından kuşkulandığını ve bağımsız bir devlet kurmak istemelerinden korktuğunu kaydetti.

KRİZ YAKLAŞIYOR

Türklerin ayrılıkçı veya bağımsız Irak Kürt nüfusunun PKK’ya terör eylemleri yapmaya yardımcı olmalarının, Türkiye için bir “stratejik tehdit” oluşturmasından endişe duydukları belirtilen gazetede, bunun sonucunda Türkiye’nin sınırdaki kuvvetlerini güçlendirdiğini, Genelkurmay’ın da sınır ötesi operasyon için hazır olduğunu söylediğini belirterek “Böylece kriz yaklaşıyor” ifadesini kullandı.

ABD’nin ise tarihi müttefiki Türkiye’den “sabırlı olması”nı ve operasyon yapmamasını, Iraklı Kürtlerden ise "bağımsız iddialarını dile getirmemelerini" istediğini kaydeden Washington Times, şöyle devam etti:

“Ancak gelişmeler tehlikeli bir hal alıyor. Laik bir Türk kültürü ve devletinin nihai savuncusu olarak Türk Ordusu, giderek artan bir biçimde Türkiye’deki rövanş isteyen İslamcı güçler ile stratejik bir mücadele içinde. Bu son baharda Türk ordusunca İslami hükümete karşı bir güç gösterisi veya bir darbe gerçekleştirilmesinin gerçek bir olasılığı var.”

Washington Times başyazısında “laik” olarak nitelendirdiği PKK’ya karşı mücadelenin, başta büyük kentlerin dışında yaşayan dindar insanlar arasında olmak üzere Türkiye’de "çok popüler" olduğu yorumunu yaptı.

MEŞRU ULUSAL GÜVENLİK KAYGILARI

Türk ordusunun, karşı sınır ötesi operasyon yaparak PKK’yı ezmenin, “kendi iç siyasi konumunu güçlendireceği”ne inandığı iddiasında bulunan gazete, “Türk ordusunun, hemen askeri harekete geçmek için hem meşru ulusal güvenlik kaygıları hem de siyasi hesabı var” diye yazdı.

“Terörist” PKK’ya karşı operasyonun, örgütün “hızlı ve başarılı biçimde yok edilmesi” olanağını sağlayabileceğini ancak başarısız olması veya daha geniş bir Kürt askeri tepkisine yol açması riskinin de bulunduğunu savunan gazete, “Bu durumda, Türk ordusu, bizim Bağdat ve çevresinde tecrübe ettiğimiz Sünni ayaklanmasına benzer bir Kürt ayaklanmasının ‘keyfini’ keşfedecek” görüşünü dile getirdi.

KÜRT DOSTLARIMIZA BASKI YAPMALIYIZ

ABD’li gazete, Kuzey Irak’taki çatışma ve istikrarsızlığın tüm Irak üzerinde yoğun olumsuz ekonomik etkileri olacağını belirttiği başyazısında ABD ve AB’nin Türkiye’ye itidal çağrılarını yaptıklarını belirterek “Ancak bu defa bu yetmeyebilir” ifadesini kullandı. Gazete şunları yazdı:

“Artık sadece Türkiye’den kendi tutmasını isteyemeyiz. Amerika’nın eylem yapması yönünde tavır almanın zamını geldi. Kürt dostlarımıza ve müttefiklerimize, PKK teröristlerinin Irak’ı üs olarak kullanmalarını durdurmak amacıyla askeri işgalin gerekli olmadığına Türkiye’yi ikna edecek önlemler almaları için gerçekten baskı yapmalıyız. ABD askeri harekatlarının Irak-Türkiye sınırına doğru akıllıca veya saçma olduğunu, oradaki en zeki asker ve diplomatlarımızca hızlı bir biçimde kararlaştırılmalı ve buna göre hemen hareket edilmeli. Oysa, kolayca birdenbire çok tehlikeli gelişmeler bizi sollayabilir.”

(ANKA)