10 yıl boyunca görev yaptığı Maliye Bakanlığı binasından bürokratlarının alkışlarıyla uğurlanan ve Kraliçe 2. Elizabeth tarafından Buckingham Sarayı'nda kabul edilen Brown, beklenenden uzun süren, yaklaşık 1 saatlik kabulün ardından saraydan ülkenin yeni başbakanı olarak ayrılırken, kendisine eşi Sarah Brown eşlik etti.

Kraliçe Elizabeth'in, Tony Blair'in istifasını sunmasının ardından kabul ettiği Brown'dan, resmen yeni İngiltere hükümetini kurmasını istediği belirtildi.

Kısa süre önce İşçi Partisi liderliğini de Blair'den devralan Brown, Kraliçe'nin hükümeti kurmakla görevlendirmesinden sonra eşi ile birlikte Downing sokağındaki başbakanlık konutuna geldi.

Halkın sevgi gösterileri arasında konuta gelen Brown, 10 numaralı ikametgahın kapısında yaptığı açıklamada, başbakan olarak görevlendirilmekten duyduğu onuru dile getirdi.

"Bu yeni bir hükümet olacak ve yeni öncelikleri bulunacak" diyen Brown, halkının hizmetinde olacağını vurguladı. Ülkesinin beklentilerini yerine getirmeye çalışacağını da belirten Brown, özgeçmişini özetlerken, herkes için refah istediğini bildirdi.

İşçi Partisi yönetimindeki İngiltere'nin içinde bulunulan yüzyılın en büyük "başarı hikayesini" oluşturabileceğine inandığını da belirten Brown, halkını dinleyip onların görüşlerinden yararlanacağını ifade etti.

Kamu hizmetleri ve değişim konusunda İngiliz halkına sözler veren Brown, "dar parti çıkarları üzerinden değil, halkın büyük çıkarlarını gözeterek kadrosunu kuracağını" bildirdi.

Brown, sözlerini, "değişim süreci şimdi başlıyor" diye tamamladı.

Brown çifti daha sonra, ilk kez başbakan ve eşi olarak girecekleri 10 numaralı ikametgahın kapısının önünde gazetecilere uzun süre poz verdi.

Brown'ın yarın sabahtan itibaren yeni kabinesinin bazı isimlerini açıklamaya başlaması bekleniyor.

-GORDON BROWN'IN ÖZGEÇMİŞİ-

Kraliçe Elizabeth'in tahtta olduğu dönemin 11. başbakanı olan Gordon Brown, aslen bir İskoçyalı. 1951'de doğan Brown, Edinburgh Üniversitesi mezunu ve bir papazın oğlu.

Evli ve iki çocuk sahibi olan Brown, 1972 yılında Edinburgh Üniversitesi rektörlüğü yaptı. Daha sonra 1976 yılına kadar Edinburgh ve Glasgow üniversitelerinde öğretim üyeliği görevini de yürüten Brown, 1980 yılında televizyon gazeteciliğine başladı. Ancak Brown'ın bu deneyimi kısa sürdü. Brown, 1983 yılında İşçi Partisi'nden Dunfermline milletvekili olarak Avam Kamarası üyeliğine seçildi.

1980'li yıllar boyunca Avam Kamarası'nda partisinin gölge kabinesinde ticaret ve endüstri ile maliye bakanı olarak görev yapan Brown, muhalefet sıralarında edindiği deneyimi, 1997 yılında oturduğu Maliye Bakanlığı koltuğunda uygulamaya dönüştürmeye başladı.

10 yıl boyunca bütün Blair kabinelerinde rakipsiz Maliye Bakanı olarak görev yapan Brown, bir yandan da İşçi Partisi'ni iktidara taşıyan seçimden 3 yıl önce Tony Blair ile yaptıkları öne sürülen anlaşma gereği Blair'in başbakanlık ve parti liderliğini kendisine devretmesini bekledi.

Bazı siyasi gözlemciler ve yakın çevresi Brown'ın kafasında erken seçim fikri olduğunu, yeni Başbakanın kamuoyu yoklamalarının iyiye işaret etmesi halinde bir ya da en geç iki yıl içinde erken seçim yapacağını dile getiriyor.

İngiltere'de erken seçim kararı olmazsa seçimler 2010 yılında yapılacak.

Bu arada, Blair'in Sedgefield milletvekilliğinden istifasının ardından boşalacak sandalye için en kısa zamanda ara seçim yapılacağı belirtiliyor

ORTADOĞU DÖRTLÜSÜ'NÜN YENİ TEMSİLCİSİ TONY BLAIR

İngiltere Başbakanlığ görevini bugün Gordon Brown'a devreden Tony Blair, Ortadoğu'da barışın sağlanması için girişimde bulunan ve BM, ABD, AB ve Rusya'dan oluşan Ortadoğu Dörtlüsü'nün temsilcisi olarak bugün resmen atandı.

BM Sözcüsü Michelle Montas'ın verdiği bilgiye göre Ortadoğu Dörtlüsü, Tony Blair'in atanmasıyla ilgili bir açıklama yayınladı.

Açıklamaya göre Blair, Ortadoğu Dörtlüsü'nün temsilcisi olarak ''Filistinliler'in Gazze ve Batı Şeria'da kurumları ve güçlü ekonomisiyle kendi ayakları üzerinde durabilen hukuk devleti oluşturabilmesi için
kendilerine uluslararası yardım ve desteğin ulaşmasına yardımcı olacak.''

Blair'in ayrıca Filistinliler'in ekonomik gelişmesini sağlayacak özel sektör ortaklıkları dahil türlü strateji planları oluşturmasında koordinatör rolü oynacağı ve Dörtlü'nün ilkeleri çerçevesinde diğer
ülkelerle irtibat durumunda olacağı bildirildi.

Ortadoğu Dörtlüsü'nün belirlediği ilkeler arasında, İsrail ile Filistin'in 2 devlet olarak yanyana barış ve güvenlik içinde yaşamasını öngören ''Yol Haritası''nın kabulü, İsrail devletinin tanınması ve şiddetten vazgeçilmesi bulunuyor. 

Blair'in çalışmalarını yürütmek amacıyla bundan böyle bölgede uzun zaman geçireceği, ayrıca çalışmalarında kendisine Kudüs'te bulunan ve uzmanlardan oluşan ekibin yardımcı olacağı kaydedildi.

Ortadoğu Dörtlüsü açıklamasında, Blair'in, çalışmalarıyla ilgili olarak kendilerine düzenli olarak bilgi vereceği ve gelişmelerle ilgili rapor sunacağını da aktardı.

Bu arada sözcü Montas, kimi Arap asıllı gazetecilerin, Blair'in atamasının hangi ölçütlere dayandığını ve Blair'in, Irak'ta yaşananlardan sonra bu göreve uygun olmadığının kimi çevrelerce dile getirilmesine karşın bu göreve neden atandığını sormaları üzerine, bu konuda yorum yapamayacağını söyledi.

AA