Dünya bir taraftan açlık, yoksulluk, hastalık ve kuraklıkla mücadele etmeye çalışırken, diğer taraftan 1 milyon dolardan fazla serveti olan kişilerin toplam zenginliği 2006’da yüzde 11.4 artarak, 37.2 trilyon dolara ulaştı.

Gelir dağılımındaki eşitsizlikler sosyo-ekonomik ve ahlaki bir konu olarak tüm dünyada tartışılırken, yoksullukla mücadelede hiçbir mesafe alamayan dünya, yeni dolar milyonerleri yaratmayı sürdürüyor. Global piyasalardaki yoğun sermaye hareketleri, sıcak para diye tabir edilen kısa vadeli yatırımcılar, şirket satışları, yer değiştiren üretimler zenginliği en çok artıran unsurlar olarak görülüyor.

52 TRİLYONA ÇIKACAK: Dünya Varlık Raporu’na göre global zenginliğin 2011 yılına kadar, yılda ortalama yüzde 6.8 büyümesi öngörülüyor. Böylece dünyanın toplam servetinin 51.6 trilyon dolara çıkması bekleniyor. Öte yandan 2006’da düşük piyasalardaki değişkenlik hedge fon, özel yatırım gibi alternatif yatırımların cazibesini alırken, portföylerde yüzde 20 oranını yüzde 10’a çekti.

GAYRİMENKUL ARTTI: Patlama yaşayan gayrimenkul pazarları daha çok para çekerken, yatırımların geri dönüşü de beklenenden parlak oldu. Zenginlik portföyünde 2005 yılında yüzde 16 pay alan gayrimenkuller, 2006’da aldığı payı yüzde 24’e çıkardı.

ZENGİNLİK ARTIŞLARI: Zenginliğin en çok arttığı yer, yüzde 23 artış oranıyla Latin Amerika oldu. Bunu, yüzde 14 ile Afrika, yüzde 12 ile Ortadoğu, yüzde 11 ile Asya-Pasifik izliyor. Zenginlik artışı 2006’da dünya ekonomisinin büyüme oranının da çok üstünde seyrediyor. 2006’da dünya ekonomisi yüzde 5.4 büyümüştü. Kuzey Amerika’da zenginlik artış oranı ise yüzde 10. Kuzey Amerika’daki zenginlik artışı her ne kadar Latin Amerika, Afrika, Ortadoğu ve Asya-Pasifik’in gerisinde kalsa da, 3.2 milyon olan milyoner ve milyarder sayısı ile dünyada en zenginlerin yaşadığı bölge olarak zirveye oturuyor.

ARTIŞ HIZ KESEBİLİR: Ancak dünya ekonomisinde yaşanan yavaşlamayla birlikte, gelecek yıllarda, dünya zenginliğindeki artışın bugünkü rakamlara ulaşamayacağı yönünde uyarılar da var. Merrill Lynch/Cap Gemini’nin bir araştırmasına göre, pek çok ekonomide duraklama görülebileceği, özellikle artan enerji fiyatları ve jeopolitik zıtlaşmalar ikili bir risk oluşturuyor.