Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Reuters'ın sorularını yanıtlayan Ağbal, geçen hafta Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indiren Moody's'in kararının Türkiye ekonomisinin gerçekleriyle uyuşmadığını, dikkat çektiği konuların doğru ama hükümetin gündemi ile programında zaten yer aldığını belirterek, gereken her türlü yapısal tedbiri çekinmeden alacaklarını belirtti.

Yüksek büyümenin Türkiye ekonomisi için olmazsa olmaz bir gereklilik olduğunu vurgulayan Ağbal, "2017-2019 dönemini kapsayacak OVP'nin merkezine bir taraftan büyümeyi koyuyoruz, diğer tarafına ise enflasyonla ve Moody's'in de raporunda ifade edilen cari açıkla mücadeleyi koyuyoruz. Kendi iç tutarlılığı olan, Türkiye'nin potansiyelini ifade eden, altındaki yapısal düzenlemelerle de desteklenen bir OVP ve bir kamu maliyesi dengesini paylaşacağız" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Planda en önem verdiğimiz konulardan biri de mali disiplinin aynı kararlılıkla devam etmesi. Kamu maliyesinde sürdürülebilirliği destekleyen ve sağlayan bir patika ortaya koyacağız." Ağbal, OVP'de istihdam ve faiz dışı fazla konusuna da önem vereceklerini de belirterek, "Kararlı bir bütçe politikası ile kamuoyunun önüne çıkacağız" dedi.

BÜYÜME AŞAĞI REVİZE EDİLECEK

Ağbal, büyümede özellikle de üçüncü çeyrekte bu yıl hem darbe girişimi hem bayram tatilinden kaynaklı aşağı yönlü bir gidişat olduğunu belirterek, "Üçüncü çeyrek ekonomik aktiviteye ilişkin aşağı yönlü bir beklenti var. Göstergeler de bunu işaret ediyor. Şu anda kritik olan dördüncü çeyrek büyümesinin ne olacağı.

Hükümet olarak bu anlamda ekonominin büyüme ivmesini tekrar yukarı çekmek üzere ne tedbirler alınabilir diye çalıştık. Burada özellikle yatırım kanalında yatırımları teşvik edecek önemli düzenlemeleri hayata geçirdik. İhracat tarafında yeni bir teşvik paketi açıkladık" dedi ve ekledi:

"Turizm ile ilgili Eylül ayında önceki aylara göre daha iyi rakamlar geliyor. Tüketim tarafında dün yönetmelik yayımlandı ve kredi hacminin genişlemesi ve tüketicilerin krediye erişimini kolaylaştıracak önemli düzenlemeler yaptık. Dolayısıyla dördüncü çeyrek, üçüncü çeyrekten daha iyi olacak."

Ağbal, 2016 yılına dair ise, "OVP'de ortaya konan yüzde 4.5'lik hedef gerek global gelişmeler gerekse içeride meydana gelen birtakım gelişmeler nedeniyle ulaşılabilir durmuyor. Ekim ayı başında (güncel) OVP'yi açıklayacağız. OVP'de gerek şu ana kadar elimizdeki verilere göre gerekse aldığımız tedbirlerin dördüncü çeyreğe yansımalarını hesap ederek yeni revize bir büyüme tahminini açıklayacağız.... Revize beklentimizin yüzde 4'ün altında gözüküyor. Gerçekçi ve rasyonel bir büyüme patikasını hem 2016, hem de 2017 için OVP'de açıklayacağız" dedi ve ekledi:

"2017 yılı, 2016 yılına göre büyümenin daha da yukarı gittiği bir yıl olacak. Ayrıca büyümeyi yukarıya çekecek birtakım tedbirleri de almış bulunuyoruz. 2017 yılının iç ve dış koşullar açısından büyümenin yukarı çekileceği bir yıl olacağını söyleyebiliriz."

MOODY'S UYARILARI ZATEN HÜKÜMETİN GÜNDEMİNDEKİ KONULAR

"Moody's'in değerlendirmesinde dikkat çektiği konular hükümet olarak zaten bizim gündemimizde olan konular" diyen Ağbal, "Orta vadede Türkiye'nin büyümesini yukarıya çekecek her türlü kararı hükümet olarak alma noktasındayız. Kurumsal kalite noktasında yapılması gereken çalışmalar var. Tek tek yapıyoruz. Moody's'in değerlendirmesinde ortaya koyduğu yapısal reform ihtiyacı olsun, ekonominin potansiyel büyümesinin yukarı çekilmesi konusu olsun ve ülkenin uzun vadeli büyümesini etkileyen kurumsal kalitesini rekabetçilik pozisyonunun yukarı çekilmesi olsun bunlar doğru konular" dedi ve şöyle devam etti:

"Hükümet olarak bunların farkındayız. Bu konularla ilgili her türlü çalışmayı bugüne kadar yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Biz şuna inanıyoruz: Türkiye'nin uzun vadeli büyümesini ancak ve ancak yapısal reformlara ağırlık vererek sağlayabiliriz. Bunun başında da demokrasi ve demokratikleşme reformları ve adımları hukukun güçlendirilmesi geliyor."

"Biz bu ortaya çıkan gelişmeden (not indirimi) kendimize ev ödevleri çıkartıyoruz" diyen Ağbal, "Türkiye olarak demokrasinin kökleşmesi, kurumsallaşması noktasında atmamız gereken adımları zaten hükümet programımızda ortaya koyduk. Bunları tek tek uygulamaya koyacağız" dedi.

Türkiye'nin global rekabet endeksinde gerilediğini, bu konuda yapılması gerekenleri ele aldıklarını belirten Ağbal, "Biz bu konuyu önemsediğimiz için en son yaptığımız yasal düzenlemede özellikle şirket kuruluş işlemlerini gün olarak 8 günden 2.5 güne indirdik. Şirket kuruluş maliyetlerini de aşağı çektik...

Gelecek sene global rekabet endeksinde şirket kuruluşuna ilişkin veriler ortaya çıktığında göreceğiz ki Türkiye o göstergeler bakımından çok üst sıralara çıkmış olacak. Yaptığımız çalışmaya göre Türkiye bir anda şirket kuruluşu bakımından 50'li sıralardan 14. sıraya geliyor" dedi. Ağbal, kurumsal kabiliyetlerin, kurumsal kalitenin artırılması, global rekabet endeksinde Türkiye'nin üst sıralara taşınması konusunda güçlü adımlar atmaya devam edeceklerini kaydetti.

ENFLASYONDA PARA POLİTİKASI TEK BAŞINA KALMAYACAK

Ağbal, Merkez Bankası'nın ortaya koyduğu para politikası çerçevesinin 2017 yılında da "karalılıkla" uygulanmaya devam edileceğini belirterek, "Dolayısıyla enflasyonun orta vadeli hedeflere ulaşması noktasında TCMB kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde gerek faiz gerek diğer para politikası araçları üzerinden kararlı bir şekilde bu çalışmaları yapacak" dedi ve ekledi:

"En son Başbakan Binali Yıldırım'ın da açıkladığı gibi para politikası enflasyon ile tek başına yapılabilecek bir mücadele değil. Para politikası çekirdek enflasyon üzerinde ciddi bir belirleyici. Ancak sektörel bazda baktığımızda özellikle tarım ve gıda sektörlerinde yeniden yapılandırdığımız Gıda Komitesi üzerinden de bizim özellikle enflasyonun yıl içerisinde volatilitesini artıran gıda fiyatları konusunda çok ciddi kararlı adımlarımız olacak. O da enflasyonun aşağı gelmesine yardımcı olacak."