Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, sohbet toplantısında, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Toplantıda, Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, "Topladığı mevduatı tamamen krediye dönüştürememiş kesimler varsa onların parayı boşta tutmaması ve onu ekonomiye kazandırması gerekmektedir. Paranın üstüne oturmamak lazım. Biz Sayın Cumhurbaşkanımız ile aynı görüşteyiz" açıklamalarında bulundu.

15 Temmuz'da da bankacılık sektörünün, kendisinden beklenen sakin ve sağlam duruşu sergilediğini ifade eden Aydın, olumsuz gelişmelerin Türkiye'nin büyüme hızını biraz yavaşlattığını ve potansiyellerinin altında büyüdüklerini söyledi.

YAPILANDIRMALARI İYİ Kİ YAPTIK

Bankaların Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) nezdinde tuttuğu döviz cinsinden zorunlu karşılıklara uygulanan risk oranının yüzde 50'den sıfıra indirilmesinin sermaye yeterlilik rasyolarına etkisine ilişkin soru üzerine, Aydın, bunun bankaların sermaye yeterlilik rasyosuna 70 baz puan civarında katkısı olacağını kaydetti.

Kredi ve kredi kartı borcu yapılandırmaları hakkında sorulara da cevap veren Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, "Takipteki kredi oranına (NPL) baktığımız zaman çok az bir bölümünün sorunlu hale dönüşeceğini düşünüyoruz. Yani sorunlu kredi kadar bir bölümün de yapılandırılmış olduğunu görüyoruz. Geçen yılın eylül ayı itibarıyla 52 milyar liranın üzerinde kredi ve kredi kartı borcuna yeniden yapılandırma yapıldı. Yapılandırmayı iyi ki de yaptık. Bu son derece yüksek bir tutar. Bunların önemli bir bölümü canlı kredi iken yapılandırıldı" dedi.

NPL ORANIMIZ YÜZDE 3 CİVARINDA

Türk bankacılık sisteminin aktif kalitesinin son derece iyi, dünyanın en deneyimli ve en yetkin bankacılığı olduğunu belirten Aydın, NPL oranları hakkında şu açıklamalarda bulundu:

"Türk halkı, hem birey hem iş adamı anlamında edimlerini yerine getirme konusunda çok ahlaklı. Etraf toz duman, dünyanın büyümediği bir ortamda, bütün yapılandırılan krediler NPL'ye dönüşse ne olur? Yapılandırma ve takibe dönüşmüş alacakları toplasanız NPL oranımız, gelişmekte olan ülke ortalamalarının yüzde 50-60 altında olur. Hem kredi verirken basiretli davranıyoruz hem de krediyi alanlar doğru yerde kullanıyor. Bu ülkede farklı raporlama ve çalışma yapan gruplar elbette olacak. 'Ülke az büyüyünce bankaların aktif kalitesi ne olur' diye soruluyor. Sorunlu kredilerin, toplam kredilere oranı gelişmiş ülkelerde yüzde 3,2, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 9,3. Bizde ise yüzde 3 civarında. Birileri bir şeyler olsun mu istiyor yoksa yönetip yönetemeyeceğimizi mi görmek istiyor? Ben 13 yıldır genel müdürlük yapıyorum. Şu ana kadar hiçbir şey olmadı."