Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

New York merkezli Türk Hayırseverler Vakfı’nın (Turkish Philanthropy Funds) 10’uncu yıl galasında bir konuşma yapan Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, “Vakıf çalışmalarında daha büyük etki yaratmak için güçlerimizi bir araya getirmemiz gerekiyor” dedi.

Vakfın onur konuşmacısı olarak ABD’nin iş, sanat ve siyaset dünyasından önde gelen isimlerine hitap eden Koç, Türk Hayırseverler Vakfı’nın 10 yıl gibi kısa bir sürede önemli başarılar elde ettiğini belirtirken, “Vakıf, bu zaman zarfında Türkiye çapında 100’den fazla projede kullanılmak üzere 16 milyon doların üzerinde finansman sağladı. Size Türkiye’deki mevcudiyetinizi güçlendirmenizi tavsiye ediyorum” dedi.



DAMLAYA DAMLAYA GÖL OLUR

Küçük bağışların bir havuzda biriktirilerek ciddi bir fona dönüştürülebileceğini belirten Koç, “Türkçe’de ‘Damlaya damlaya göl olur’ diye, tam anlamıyla bunu ifade eden bir atasözümüz var. Fakat maalesef Türkiye’de halen bu yaklaşıma ulaşamadık. Vakıf ne kadar küçük olursa olsun, sahibi adını kapıda görmek istiyor. Warren Buffett’ın, The Bill & Melinda Gates Vakfı’na 2.84 milyar dolar bağışlama taahhüdünde bulunması gibi güzel bir örneğimiz maalesef yok. Oysa daha büyük bir etki yaratmak için güçlerimizi bir araya getirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Koç şöyle devam etti: “Aslında 10 yıl bir vakfın hayatında çok uzun bir zaman değil. Sağlam temeller üzerine inşa edilen bu kuruluşun başarıyla yürütüldüğünü ve geliştiğini görmekten memnuniyet duyuyorum.”

"PARAYI AKILLICA DAĞITMAK ONU KAZANMAKTAN DAHA ZOR"

Konuşmasını vakıf ve hayırseverlik çalışmalarının tarihi ve gelişimine ilişkin değerlendirmelerini aktararak sürdüren Rahmi M. Koç, Osmanlı döneminde çok yaygın ve önemli olan vakıfçılığın günümüzde aynı gücü koruyamaması ve yerleşememesinde üç etkenin öne çıktığını anlatırken, “O kültür kayboldu. Bağışlanacak kadar varlık edinilemedi” dedi.



VEHBİ KOÇ ÖNCÜLÜĞÜ

Sözlerini, “Vehbi Koç, ülkenizden aldığınızı bir gün geri vermeniz gerektiğine inanırdı” diyerek sürdüren Rahmi M. Koç, şöyle devam etti:

“Vehbi Bey, 1946 yılında ABD’ye geldiğinde üniversitelerin, hastanelerin ve müzelerin vakıflar tarafından finanse edildiğini gördü. Ardından, yaklaşık 30 yıl boyunca, Türkiye’deki yardımseverlik faaliyetlerinin güçlendirilmesi ve vakıf faaliyetlerinin teşvik edilmesi için büyük çaba harcadı. Konuyla ilgili yasal düzenlemelerin çıkarılması için çalıştı. Yasal çerçeve nihayet oluştuğunda da, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk özel vakfı olan Vehbi Koç Vakfı’nı kurdu.

Vakfın kuruluş parası ise, Vehbi Bey’in Koç Holding’deki hisselerinin yüzde 10’yla oluşturuldu. Vehbi Koç Vakfı, bugün kültür, eğitim ve sağlık alanlarındaki projelere destek vermeyi sürdürüyor. Andrew Carnegie’nin dediği gibi; ‘Parayı akıllıca dağıtmak, onu kazanmaktan daha zordur.”


KÜÇÜK BAĞIŞLARDAN DEV FONLAR ÇIKABİLİR
Rahmi Koç, küçük bağışların bir havuzda biriktirilerek ciddi bir fona dönüştürülebileceğini belirttti. Koç güçleri birleştirme konusunda Warren Buffet’ın The Bill & Melinda Gates Vakfı’na bağışta bulunmasını örnek gösterdi.

 

 

 

 

 

 

Gazete Habertürk