BA Life Marketing, 2012-2017 yılları arasında düzenlediği uçak bileti kampanyalarının verilerini açıkladı. BA Life verilerine göre; son 5 yılda farklı sektördeki firmaların düzenlediği 55 kampanya, markaların satışlarını yüze 30 artırdı. Bu kampanyalarda tüketicinin en çok tercih ettiği destinasyonlar ise sırasıyla; Paris, Roma ve Amsterdam oldu.

BA Life’ın düzenlediği 55 kampanya baz alınarak oluşturulan verilere göre; uçak bileti kampanyalarına katılımda yüzde 59’luk oranla erkekler ilk sırada yer alırken, yüzde 41’lik oranla kadınlar ikinci sırada yer buldu. En çok tercih edilen şehir Paris olurken, Roma yüzde 21’lik oranla ikinci sırada yer aldı.

Uçak bileti kampanyalarını en fazla düzenleyen sektör, yüzde 51’lik oranla elektronik olurken, yüzde 29’luk kampanya oranıyla perakende sektörü ikinci sırada yer buldu. Bankacılık ve telekomünikasyon sektörü yüzde 7’lik oranla üçüncülüğü paylaşırken, sigorta sektörü ise yüzde 5’lik oranla dördüncü sırada yer buldu.

Uçak bileti kampanyalarına en fazla katılım; yüzde 42’lik oranla 25-35 yaş aralığındaki tüketicilerden gelirken, yüzde 30’luk oranla 35-45 yaş aralığındakiler ikinci sırada yer aldı. Yüzde 21,6’lık oranla 45 ve üstü üçüncü sırada, yüzde 6,3’lük oranla 18-25 arası dördüncü sırada yer buldu.

Kampanyalar hakkında konuşan BA Life Marketing Kurucusu ve CEO’su Evrim Mert, “Kampanyalarda katılanlara, 11 şehirden dilediğini seçerek, dilediği tarihte kullanabileceği uçak bileti seçeneği sunuldu. Kampanyaların yüzde 68’i çift kişilik, yüzde 32’si tek kişilik bilet olarak düzenlendi”  dedi.

Düzenledikleri uçak bileti kampanyalarının markaların satışlarını büyük oranda artırdığının altını çizen Evrim Mert, “Elektronik sektöründe yüzde 10 ila 30 arasında bir satış artışı görüyoruz. Bu oran perakende sektöründe de yüzde 30’a kadar çıkıyor. Bankacılıkta ise yüzde 5’lik bir satış artışı yaşanıyor” dedi.

Uçak bileti kampanyalarında her yıl yaklaşık yüzde 15’lik bir artış yaşandığının altını çizen Evrim Mert, bunun nedenini ise şöyle açıkladı; “Markalar, günümüz dünyasında tüketicileri geleneksel yöntemler yerine en çok deneyimle mutlu edebileceklerinin farkına vardı. Bu anlamda bir markanın müşterisine verebileceği en büyük deneyim ise farklı ülkeleri, şehirleri gezip-görmesine imkan sağlamak. Bu eşsiz deneyimi yaşayan tüketiciler, markayla arasında duygusal bir bağ kuruyor.”