Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

2016 zor geçti özel sektör için B planları ne kadar uygulandı hem küresel riskler hem de jeopolitik riskler anlamında, 2017'de daha iyi bir yıl bekler miyiz? Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Dünyadaki gelişmeleri ve Türkiye'deki  gelişmelere baktığımız zaman aslında 2016 tabi o kadar olaya rağmen çokta kötü bitmedi en azından 2001 de yaşanılan gibi bir kriz yaşamadık ama biz 2016'nın başında yaptığımız tahminlerde her yıl böyle tahminler yapıyoruz Türkiye'nin böyle bir V tipi krize değil de daha uzun dünyaya paralel olarak uzun bir U tipi daralmaya gideceğini yani zaman zaman bazı yükselişler olsa da buna hazırlığın olması gerektiğini söylemiştik buna Türkiye'deki gerek yönetim kültürü gerek yöneticilerimiz böyle bir kriz için  hazırlıklı değiller yani V tipi krizleri çok iyi yönetiyoruz ama böyle uzun dönemli Avrupa'da yaşananlar gibi yaşamadık 2016 da bunu atlatmamız bence bu bakımdan başarıdır.

2017'de bir büyüme olacağı öngörülüyor ama bu büyüme bence bizi yanıltmamalı yani dünyadaki gidişata baktığımızda Türkiye'nin bunun içerisinde konumuna baktığımızda daha gidecek çok yolumuz var. “Vuka dönemi” böyle oluyor, sisli bir havada araba kullandığınızı düşünün onun gibi muğlak bir dönem öngörülmesi çok zor zaten şu anda dünyada genel kabul görülen şey çok uzun dönemli projeksiyonların çok tutmayacağı dolayısıyla 10 senelik aralıklarda daha çok planlar yapılıyor artık şirketler günlük hareketleri ya da hiç beklenmedik durumlara oynaklığa karşı daha çevik hale gelmeye çalışıyor kararlarında mukavemetin dayanıklığını arttırmaya çalışıyorlar genel stratejileri, bu arada bir de bu dönemlerde çıkabilecek olan fırsatlar var özellikle bir takım sektörlerde veya bir takım alanlarda oraya da yönelik bir takım stratejiler geliştiriyorlar geliştirmeleri gerekiyor daha doğrusu. Riskler arttı yani? Bunun iş dünyasına nasıl analiz edileceği konusunda henüz daha tam bir fikir birliği yok ama bir şirketin bu dönemlerde dayanıklılığını arttırabilmesi ve hızlı karar alabilmesi çevik hareket edebilmesi,karar süreçlerini kısaltması adaptasyon için yani dışarıda olacak olan hızlı değişimleri adaptasyon için birinci şart, ikincisi tabi bu dönemleri iyi öngörüp bu fırsatları gelişecek olan alanlarda yeni alanlarda yatırım yapmak lazım.


Küresel olarak bir Trump faktörü var her zaman bir jeopolitik kriz içindeyiz söylemler karşı karşıya Kuzey Kore, İran böyle şeyler her gün karşımıza çıkıyor, yani popülizmin de arttığı dönemdeyiz siz önümüzü nasıl görüyorsunuz? Şirketler nasıl bir B planı yapmalı?

Bu kadar oynaklığın arttığı insanların önünü göremediği dönemde doğal olarak kaygı yaratıyor kişilerde bile bugün sorun 10 sene öncesine göre insanlarda kaygı oranı çok daha yüksektir geleceklerinden endişe ediyorlar çünkü şirketler de aynı şirketler de geleceklerinde endişe ettikleri zaman kaygı oluşmaya başlar piyasalar da böyle yani genel olarak bu anksiyeti durumu gelecekle ilgili belirsizlikten dolayı kaynaklanan anksiyeti durumu bütün sektörleri etkileyecek yani doğal olarak önümüzdeki dönemlerde şimdi ne yapılması gerektiğine eğer bakarsak şu anda biliyoruz ki dünyanın en büyük 5 şirketi teknoloji şirketleri oldu, baktığımız zaman bu ne demek, yeni ekonomiye piyasalar paralarını koyuyor demek eski ekonomi artık bitiyor şimdi bu eski ekonominin bitişiyle birlikte bu eski ekonomi aktörleri de harekete geçiyor çünkü güç onlarda Trump da aslında dünyadaki eski ekonomi aktörlerinin bir temsilcisidir ve tabanın da öyledir çünkü insanlar bu yeni gelişmede nerede olacağını göremiyorlar iş olanakları mesela robotlar gelecek deniyor gelecekte iş bulabilecek miyim çocuğumu okutabilecek miyim yani bugün bir çocuk okutmak dünyanın her tarafında ciddi bir iş bunu yapabilecek miyim geleceğimle ilgili hangi kararları alabileceğim dediğimde insanların ilk reaksiyonu frene basmak oluyor yani doğal olarak


Peki sizin en yeni yaptığınız araştırmalar arasında neler var dikkat çekici sonuçlar çıktı mı mesela TKY'nin de yönetim kurulundasınız hangi araştırmalar yapıldı hangi sonuçlar çıktı? Hem özel sektör anlamında hem algı anlamında?

Biz bir ara algı araştırması yaptık sonucunda şöyle bir şey çıkmıştı 2016 yılında yapıldı bu sene tekrar ediliyor o zamanki sonuçlarda ilginç olanı şuydu bizim şirketlerimizin kurumsal yönetim ilkelerini benimseyip kurumsal yönetime geçmelerindeki en büyük engeller kültürel ve psikolojik faktörler çıktı. Çoğu aile şirketi patron şirketi diye düşünün özellikle profesyonellerden bu tür şikayetler geldiğini gördük çalışmada buna karşılık en önemli teşvikin itibar olduğunu gördük insanlar itibar için kurumsal yönetim ilkelerine geçmek istiyorlar, onun getireceği avantajları düşünüyorlar bu önemli bir şey dünya artık itibar ekonomisine gidiyor bu bir gerçek, kurumsal yönetim ilkelerinin aynı zamanda da bir faktör o da şu her şey giderken siz eğer  bu ilkeleri hayata geçirmişseniz dayanıklığınız son derece artıyor yapı olarak dolayısıyla kurumsal yönetim sizi değer olarak arttırmayabilir pazardaki değerinizi ama bir şeyler kötüye gitmeye başladığı zaman bu kriz dönemi gibi diğerleri daha fazla erozyona uğrar sizden ve piyasalar da bunu değerlendirir.

Belki de yeni ilkeler mi getirilmeli bu kurumsallaşmaya ne dersiniz?

Yeni kurallar getirdi bu konuda çok ciddi araştırmalar yaptı biz de TKYD olarak bu  konuda gerekli çalışmaları yaptık bu sene ciddi eğitimler var bu konuda en önemli şeylerden biri mesela bağımsız yönetim kurulu üyelikleri biliyorsunuz bizde bağımsız yönetim kurulu üyeliği geldi hatta yurt dışından daha da sıkı bir şeyle geldi fakat bir türlü tam oturtulamadı sertifikasyonu yok SPK başkanımız bu konuda bir çalışma sözü verdi biz de o konuda gerekli hazırlıkları yapıyoruz TKYD olarak artık sertifikasyonla bağımsız yönetim kurulu üyelerini yurt dışında İngiltere'de İskandinavya ülkelerinde olduğu gibi sertifikasyona bağlı olması dolayısıyla belirli kurallara bağlı olması gerekiyor ki şirketlerde en azından o bağımsız yönetim kurulu üyesi bir takım şeylere dur diyebilsin veya alarmı çalabilsin.

Yeni trendler ne bu şirket stratejilerinde? Türk şirketleri de ayak uydurabiliyor mu yeni trendlere?

Aile şirketleri açısından durum şu ilk önce kurumsallaşma ondan sonra kurumsal yönetim veya kurumsal yönetişim de diyebiliriz kurumsal yönetişim çünkü kurumsallaşmanın belirli kaideler altına alınmasıdır yani oradaki karar vermenin kimler tarafından nasıl yapılacağının kayıt altına alınmasıdır. Aile şirketlerinin çok olması o kadar problem değil aile şirketlerinin önce kurumsallaşmaması sonra da kurumsal yönetim kaidelerini kurallarını benimsememeleri sorun, çünkü bunlar sürekliliğini sağlıyor öbür türlü bakıyoruz 2. 3. kuşaktan sonra bir çok şirket yok oluyor mesela Koç bu konuda iyi bir örnektir kurumsal yönetim ilkelerini ve kurumsallaşmayı başarıp arkasından kurumsal yönetim ilkelerini hayata geçirmesi bağımsız yönetim kurulu açısından. Şirketlerin bu dönemki stratejisi çok net aslında, Dünyadaki ilk 5 şirketi görüyoruz zaten saymaya gerek yok demek ki 1. Teknoloji bugünkü teknolojiyi ister 4 0 deyin ister dijital deyin vesaire ama önce kafa olarak kültür olarak plan olarak buna hazır olmayan şirketlerimiz çok zor ayakta kalacaklar sıkıntı yaşayacaklar ve maalesef  Türkiye'nin %90 ı buna hazır değil sektörlerin gördüğümüz bizim araştırmalarda ortaya çıkan şey o.

Ar-Ge yapan sanayi şirketlerimiz de çok fazla sektörde..Ar-Ge yatırımları ne kadar üretime dönüşüyor?

Sektörde belirleyici hale gelemiyor biz şimdi büyük bir darbe yaşadık turizm için önemli bir ülkeyiz Antalya birara dünyanın 4. Büyük destinasyonuydu, 10 milyonun üzerinde turist gelen bir il düşünün turizm ile ilgili 1 tane şey yaratamadık teknoloji veya 1 tane önemli şey yaratamadık 1 tane dünya operatörümüz yok,1 tane vardı maalesef gitti iflas etti,şimdi bu kadar büyük fırsatlar zamanında Avrupa'dan Almanya'dan gelenler Rusya'dan gelenler vs düşünün bunları biz biraz har vurup harman savurmuşuz maalesef bunları ciddi rekabet sağlayacak hale getirtememişiz. Şimdi bence oturup bunları düşünmek lazım dolayısıyla 1. şey bu 2'inci şirketlerimizin yeteri kadar dayanıklı olduklarını görmüyoruz yani bankalar nasıl stres testi yapıyorsa, neye bakıyorlar dolar 6 liraya çıkarsa ayakta kalabilecek mi? Bizim şirketlerimizin hiçbirisi kendilerinin böyle zor bir durumda ne olacağıyla ilgili böyle bir fikri yok yani ne risk yönetimi olarak yapıyorlar ne başka bir şey olarak, bu tabi nerede kırılacağını bilememeye getiriyor bu fırtınalı havada gemide nasıl bağlamadığınız bir şey ortalığı paramparça ederse, kontrol altına almadığınız bir şey şirketinizde mutlaka sizi vuracaktır vurmaması imkansız yani bugün olmazsa yarın mutlaka başka bir olayda vuracaktır.

Peki bankalar gibi Özel Sektöre de stres testi olsa böyle bir çalışma var mı? Bu komplike bir şey mi yapılabilir bir şey mi?

Evet,Ocak ayındaki zirvede bunun ilk sonuçlarını açıklayacağız TKYD'nin ondan sonra da ayrıca şirketleri bununla ilgili gerekli eğitimleri ve duyuruları yapacağız üyelerimiz vasıtasıyla tabi bütün bunlar bizim tahmin edebileceğimiz riskler, bir de tahmin edemediğimiz beklenmedik bir anda çıkan şeyler var onu siz çok iyi biliyorsunuz finansal dünyadan “siyah kuğu” diyorsunuz galiba ona, bir de Türkiye'de şuna dikkat etmek lazım bizde bir de “siyah fil” sendromu var onu biliyor musunuz? Aslında öngörülebilen ve önceden öngörülebilse belki de  kontrol edilebilecek durumlar. “Siyah fil” özel sektör için dikkat edilmesi gereken bir şey. Bunlar gerçek krizler değil önlem alınamamış biraz kaderci bir yaklaşımla görmemezlikten gelinmiş ya şimdi bunu söylemeyelim patron kızar falan deriz ya bazen, kimsenin söylemediği göz ardı ettiği ve maalesef yarın öbür gün herkesin zararına sonuçlanan durumlar Türkiye'de bunlar çok fazla maalesef.

Orta gelir tuzağı, biz hala bu tuzağın içindeyiz yani ne tür görevler düşüyor bunu nasıl aşabiliriz? Orta gelir tuzağından nasıl çıkarız?

Bizim yaptığımız analizler şunu gösteriyor, Türkiye'nin bir kere iç pazarıyla ve sırf ihracata dayalı yapılanmayla bunu aşması mümkün değil zaten örneklerine de baktığımızda bu orta gelir düzeyine kadar ihracat politikaları vs iyi işliyor. Türkiye de bu ülkelerden birisi Güney Kore kadar değil ama baktığımızda Güney Kore örneklerine nasıl aşmışlar bunların hepsi yurt dışı yatırımlarla aşmış, yani yurt dışı yatırımlar ve yurt dışı fokal dediğimiz merkezi şirketler yani büyük uluslar arası yapıları olan şirketler haline gelmişler, bu sadece bir marka olayı değil imaj falan filan değil altına bir şey koymamız lazım şimdi sizin mesela Çin'de bir yatırımınız yoksa dünyayla rekabet edemiyorsunuz bir sürü sektörde veya tekstil üretiyorsanız Vietnam'da Bengal'de de üretiyor olmanız lazım bir takım şirketler bunu yapmaya başladı. Robotlar geliyor ama robotlardan çok korkmuyorum çünkü Çin'deki bir robotla Türkiye'de bir robotun verimliliği arasında bir fark olmayacak Çin diyelim ki robotu koydu parayı bastıracağız biz de robotu alacağız 2 robotta aynı şekilde çalışacak ama fark nerde yaratılacak zaman öyle düşünün yani işçilerdeki farkı işçilikteki farkı kaldırdık verimlilik aynı oldu makinanın fiyatı da aynı faktör fiyatına göre o zaman fark yaratıcılıkta bunları geliştirmede yeni modeller yaratmakta ve yurt dışında bunu tutundurmakta olacak.

2017'de özel şirketlerde B planı öncelikli mesela 1-2-3 diye sıralarsak ne olmalı?

İç pazarı elinde mümkün olduğu kadar iyi tutarak müşterisini bir kere bu sene yapılmayacak şey müşteriyi elinden kaçırmak en büyük günah,elimizde tutmaya çalışacağız, 2- hızla yurt dışına açılma planları yapacağız bunu yaparken geleceği olan şirketlere ve alanlara yatırım yapacağız kendimizi de mutlaka kültürümüzü uluslar arası yönetim seviyesine getireceğiz ve dayanıklılığımızla bu hızlılığımızı arttıracağız.