Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Ekim ayında yürürlüğe giren Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) Yönetmeliği’yle, binde 9’un üzerinde GDO içeren gıda ve yemlerin etiketlerinde bu durumun belirtilmesi zorunluluğu getirildi. Daha önce buna ilişkin mevzuat boşluğu olan Türkiye’de, Avrupa ve ABD’den ithal edilen yem ve gıda ürünlerinde GDO’ya ilişkin  bildirim aranmıyordu. Tüketicilerin artık özellikle ithal gıda ürünlerinde ambalajları kontrol etmeleri gerekiyor.  26 Ekim’de yürürlüğe giren Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş
Organizmalar ve Ürünlerin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik, ithal edilen ürünlerde sınırlamayı da beraberinde getirdi. Daha önce “yasak” olmasına karşın yasa  olmadığı için GDO’lu ürün
girişlerinde sıkıntı yaşanmıyordu. GDO’lu ürün ve tohum üretimine izin veren ABD’nin, mısır glüten yeminde en büyük pazarı, 435 bin 378 tonla Türkiye’ydi.
Kamuoyunda tartışıldığının aksine tohumlar, bu yönetmeliğin konusu değil.
Yönetmelik, sadece gıda ürünleri ile yemleri kapsıyor. İnsan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı  direnç genleri içeren GDO ve
ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulması yasaklanıyor. Yine gıda ve yemin binde 5’ten fazla izin verilmeyen GDO içermesi durumunda ithalatı ve satışı
yasaklanıyor.

KOMİTE AÇIKLANMADI


Antibiyotiklere karşı direnç genleri içerenler dışında izin verilmeyen GDO’ların hangileri olduğuna yer verilmiyor. Buna, TarımBakanlığı tarafından oluşturulan, içinde öğretimüyelerinin bulunduğu ve sekreteryasıTarımsal Araştırmalar Genel  Müdürlüğü (TAGEM) tarafından yürütülen
komite karar verecek. Fakat bu komitede kimler olduğuna dair Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Muzaffer Aydemir, bilgi vermekten kaçınıyor. Yönetmeliğe göre bebek mamalarında GDO’lu ürün kullanılması yasak. 5’inci
maddede, “GDO’lu ürünlerin, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde
kullanılması yasaktır” deniyor.

‘GDO’lu ürünün önü kesiliyor’

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO) ürünlerle ilgili yönetmelikle, GDO’lu ürünlerin ithalatına izin verilmediğini, tam aksine bu tür ürünlerin ithalatının önünün kesildiğini bildirdi. Eker, düzenlediği basın toplantısında, amaçlarının GDO’lu ürünlerin girişini kontrol altına almak olduğunu belirterek, “Sanki bu ürünlerin ithalatına
izin veriyormuşuz gibi bazı basın yayın organlarında haberler çıktı. Kamuoyunda adeta bir dezenformasyon yaşanıyor, spekülasyon yapılıyor” diye
konuştu. Dünyada 20’nin üzerinde ülkenin yaklaşık 125milyon hektar
alanda bu tür üretimyaptığını ve dünyada birçok ülkede bu tür ürünlerin ticaretinin yapıldığını belirten Eker, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olarak
kendilerinin de bununla ilgili bir mevzuat olması için söz konusu
yönetmeliği hazırladıklarını kaydetti.

Yağda ve  nişastada analiz yapılamıyor

Yönetmeliğe göre, yapılan analizler sonucunda ‘uygun olmaması’
durumunda GDO’lu ürünlerin girişine izin verilmeyecek; ithalatçı ve
ihracatçı firma ile ülke, risk listesine alınacak. Fakat, Sabancı Üniversitesi
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Çetiner’e göre nişasta ve yağ gibi ürünlerde hammaddesinde olsa bile GDO’ya rastlanılamıyor; çünkü işlendikleri için DNA’ları kayboluyor. Yine Çetiner, haziranda Başbakanlık’a gönderilen Ulusal Biyogüvenlik Kanunu tasarısı taslağı kanunlaşmadan, yönetmeliğin
çıkarılmasını eleştiriyor ve şöyle konuşuyor: “GDO’ya Hayır Platformu sözcüleri ve bazı gazete haberleri bu yönetmeliğin GDO’lu ürünlerin Türkiye’ye girişinin önünü açacağı tezini savunurken, konuyla doğrudan ilgili olan gıda ve yem sanayicileri de büyük bir endişe içerisine düştü. Zira Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bu yönetmelikle GDO’ları resmen yasaklamıştır; Türkiye’deki yem ve gıda sanayi ile tavukçuluk sektörü üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi ve kısa
sürede gıda fiyatlarında önemli artışlar olacağı gerçeğini de göremedi.”

‘MİLLETİ SOĞUTMAYIN’

Eker, yönetmeliğin çok farklı bir  şekilde yorumlandığını dile getirerek, “Milleti her yediğinden içtiğinden soğutur hale getirmeye kimsenin hakkı yok” dedi. Yönetmelik hazırlanırken, AB’nin referans alındığını ve pek çok konuda AB’den ileride hükümler getirildiğini kaydeden Eker, şöyle devam etti:
“Türkiye’de konuyla ilgili bir mevzuat yok. İlk defa, konuyla ilgili bir mevzuat oluşturuluyor. Ben kanuna çıkıncaya kadar boşluk olmasın diye bu
yönetmeliği çıkarıyorum. GDO’nun önünü açıyor diyerek iptal ettirmeye çalışmak, samimi bir yaklaşım olmaz. Toplum sağlığını riske eder.”

GAZETE HABERTÜRK

BAKMADAN GEÇME