AA

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Salur, sınırlama kapsamındaki yaşlıların durumu ve gereksinimleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Salur, koronavirüsün tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye'yi de tedirgin ettiğini dile getirerek, yeni vakaların önüne geçmek isteyen ülkelerin çeşitli önlemleri hayata geçirdiğini söyledi.

Bu tedbirlerin en yaygın olanlarının başında ise sokağa çıkma yasağının yer aldığına işaret eden Salur, Türkiye'de de geçtiğimiz günlerde 65 yaş ve üstü vatandaşları kapsayan sokağa çıkma kısıtlamasının yürürlüğe girdiğini anımsattı.

Salur, koronavirüsün yayılım hızının düşürülmesi için alınan kararların önemine dikkati çekerek, "İnsan tarafımız ortak noktalarımızın olduğunu gösteriyor. Bu dönemde yaşananlar bizlere kuşaklar arası etkileşim ve dayanışma için mükemmel bir fırsat sunuyor. Yaşlılara, 'teknoloji dünyasına buyurun gelin' demenin ne kadar acil olduğunu gördük. Yaşlılarımızı teknoloji ile buluşturacak olan gençlerimiz. Burada da harika bir fırsat var. Toplumsal dayanışmanın sürdürülebilir yeni iletişim biçimlerine kapı açacağına inanıyorum." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin paniği arttırmadan yerinde önlemleri hayata geçirdiğini vurgulayan Salur, şunları kaydetti:

"Okulları kapattık, toplu alanları yasakladık. Bakanlıkların yaptığı çalışmalar beğeni topluyor. Kendi kendini izole etme konusu çok önemli. Herkesin kendini koruması ve koruma süreçlerinin desteklenmesi gerekiyor. İnsanların gıdasız ve sosyal hizmetsiz kalmaması elbette birinci öncelik. Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca da defalarca tekrar ettiği gibi; bu sorun yaşlıların evde kalması sorunu değil. Gençlerin de bu konuya büyük bir ciddiyet göstermesi gerekiyor. Geçici olarak kendinizi koruyun ki hepimiz birlikte sağlık sistemine yük olmayalım ve şu belayı atlatalım istiyoruz."

- "Yaşlılar bu süreçte teknoloji kullanmaya başlayabilir"

"Hayat Eve Sığar" sürecinin önemine vurgu yapan Salur, "Yaşlılar bu süreçte teknolojiyi kullanmaya başlayabilir. Sosyal medya üzerinden torunları ile iletişimde olabilir, sağlık hizmeti alabilir, sadece televizyona sınırlı kalmayıp arşivlere ulaşabilir. Kısacası evdeki vakitlerini değerli kılabilirler. Yaşlı kuşak kendi ile kalmayı becerebilen bir kuşak ama bizler yalnızlaşmaya karşıyız. Yaşı bizden büyükler bizim kadar korkmayabiliyor. İleri yaşta olanlarda başka krizleri atlatmış olma duygusu var ama tedbirli olmak önemli." şeklinde konuştu.

Salur, yaşlı insanları evde tutmanın en önemli yolunun diğer aile bireylerinin de evde kalması olduğunu dile getirerek, "65 yaş ve üstü grup risk altında ve panik duygusu da var. Başka sağlık sorunlarını da tetikleniyor ve doktorlarla irtibatta olmak istiyorlar; 'size nasıl ulaşacağız?' korkusu var. Burada her yaş grubundan insanı evde tutmak, yaşlıları da evde tutmaya daha kolay ikna edecektir." dedi.

Sürecin sadece yaşlılar için zor olmadığına işaret eden Salur, gençlerin de dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Salur, hemen her yaştan insanın kaygılı olduğunu belirterek, bu dönemde dayanışmanın daha üst seviyelere çıkarılması gerektiğini aktardı. Herkesin dertleşmeye ihtiyacı olduğunu anlatan Salur, "Bizi korkutan şeyden uzak durmanın yolu birbirimizden de uzak durmak. Yaşlılar bu korkularında yalnız kalabiliyorlar. Zaten her gün görüştükleri dertleştikleri bir aile ferdi, komşu yoksa hastalık korkusu onları diğer sosyal alanlardan da mahrum ettiği için korkuyla yalnız kalabiliyorlar. Hele de 'yaşlılar kolay hastalanır, hastalanırlarsa da ölürler' gibi söylemler, birçok ileri yaşta ki insanı çaresiz ve umutsuz bırakıyor." diye konuştu.

Salur, dernek olarak önceliklerinden birinin de kuşaklar arası dayanışma sağlamak olduğuna vurgu yaparak, konuşmasını "Amacımız hızlı yaşlanan toplumumuzda herkes için sağlıklı, kaliteli ve onurlu bir yaşlılık hayatına zemin hazırlamak. Bu amaca ulaşmak için yaşlılar ile temasta kalmayı, doğrudan sahada olmayı ve yaşlılara direkt ulaşan yerel yönetimler ile iş birlikleri yapmayı önemsiyoruz." diye tamamladı.