'Gamonya: Hayaller Ülkesi'...
'Güldüy Güldüy Show Çocuk' ekibinin üçüncü filmi.

BKM yapımı, Tuğçe Soysop'un yönettiği 'Bizim Köyün Şarkısı' ile 'Can Dostlar', izleyiciden hatırı sayılır ilgi görmüştü. 'Güldüy Güldüy Show Çocuk' ekibi bir kez daha bir araya gelirken akranlarına ve onların ebeveynlerine keyifli bir kaç saat geçirmenin peşine düştü.

Berat Efe Parlar, Eda Döğer, Ahmet Rıfat Şungar, Ali Uyandıran, Burcu Altın, Dora Dalgıç , Zeynep Ilgın Çelik, Alperen Esmer, Taha Sönmezışık , Arda Taşarcan, Arda Şahin , Ceren Reis, Duru Hoşver, Defne Erşen, Berkecan Akkaya, İlknur - İkra Külahlıoğlu, Nehir Gökdemir, izleyiciyileri 17 Ocak'tan itibaren hayaller ülkesinde yeni maceralarla gezintiye çıkaracak.

Murat Kepez, Uğur Gövercin, Dinar Kahveci, Cihan Deniz, Nagihan Cemcir, Onur Ümit ve Pelin Serin, hayallerini bir araya getirerek senaryolaştıkları 'Gamonya: Hayaller Ülkesi', Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin Ormanya Doğal Yaşam Parkı'nda kurulan Gamonya Köyü'nde çekildi. Köy, çekimlerin ardından tüm çocukların filmin sihirli dünyasını her zaman görebilmesi için ziyarete açıldı.

TUĞÇE SOYSOP (Yönetmen):

Sizce çocuk filmlerinin Türk sinemasındaki yeri nedir?
Aslında çocuk dizileri ve filmleri çok kez oldu. Yeşilçam'da da görüyoruz; 'Ayşecik'leri ve 'Ömercik'leri... Bu dönemde çok az çocuk filmi var. Biz de hem bu açığı kapatmak hem de çocuklara bir şeyler anlatmak konusunda aklımıza böyle fikirler gelmişti. Ben kendi çocukluğumu hatırlıyorum. Çocukken izlediğim hem yabancı hem Türk çocuk filmleri beni çok etkilemişti. Aslında biz çocukların anılarında güzel filmler kalsın istedik ve bu düşünceyle yola çıktık. Çocuklara bir şeyler anlatabilmek ve anladığını görmek çok güzel. Türk sinemasında çocuk filmlerinin daha da çoğalması gerektiğini düşünüyorum. Mesela bir veliden 'Can Dostlar' filminde izlediği sahneyle ilgili şöyle bir mesaj gelmişti; 'Çocuğuma ne söylesem bunu öğretemezdim'... Bu benim için her şeyden önemli. Çocukların akıllarında kalabilmek güzel.

'Gamonya: Hayaller Ülkesi' ne anlatacak?
Diğer yaptığımız filmlerden bir farkı var. Burada yeni bir dünya kurarak biraz fantastik film türüne kaydık. Diğer filmlerimiz gerçek dünyayla iç içeydi. Burada yüzümüzü daha farklı, fantastik bir dünyaya döndük. Bu da bizi heyecanlandırdı. Böyle filmler yine vardı ama biz de biraz daha değişik, üst bir iş yapmak istedik. Yeni bir dünya, yeni ülke kurduk. Çekimlerimizi İzmit'te bir ormanın içinde yaptık. Çocuklar da buna istinaden daha çok heyecanlandılar. Hep çocuk kalmayı seçmiş bir grup çocuk, dünya çocuklarına güzel hayaller gönderiyorlar. Filmimizin konusu bu... Bir yandan da aslında en önemli şey şu; 'Gerçeklerle baş etmeye çalışırken bu hayaller ne kadar işlerine yarıyor?' İşte burada da o çelişki, iyinin ve kötünün arasındaki denge... Ve gerçekten acaba filmlerde ve dizilerde gördüğümüz herkes saf kötü ve saf iyi mi? Filmimiz, baş etmeye çalıştığımız kötülük ve başımıza gelen haksızlıklara karşı iyi olarak nasıl mücadele edebileceğimizi anlatıyor.

BERAT EFE PARLAR: 'Yönetmen de olacağım'

‘Gamonya: Hayaller Ülkesi' hakkında ne hissediyorsun?
Yeni filmimle ilgili çok heyecanlıyım. Çok mutluyum. Türkiye'nin çocuklar için olan ilk fantastik filmini çekiyoruz. Bundan dolayı mutlu ve heyecanlıyız. Set ekibimiz sağ olsunlar çok iyiler ve bizi çok düşünüyorlar. Zaten yaklaşık 3 - 4 yıldır beraber çalışıyoruz. Onun dışındaki yetkili ağabeylerimiz, ablalarımız da bize çok yardımcı ve destek oluyorlar. Ekibimiz çok iyi, bundan yana bir sıkıntımız yok. Artık birbirimizi tanıyoruz ve biliyoruz. Neyi, nasıl yapacağımızı daha iyi biliyoruz. Mesela yönetmenim benden bir şey istediği zaman onun tam olarak ne istediğini idrak edebiliyorum. 17 Ocak 2020'de herkesi sinema salonlarına  bekliyoruz.

Bu genç yaşında çok fazla filmde yer aldın. Bunun hakkında neler söylemek istersin ve nasıl bir gelecek planlıyorsun?
Bu kadar çok filmde yer aldığım için mutluyum. Daha fazla filmde yer almak için çalışacağım. İleride yönetmen olmak istiyorum. Yönetmenliği seviyorum ve ilgi duyuyorum. Kendimi bildim bileli setteyim. Ve bakınca en çok hoşuma giden meslek yönetmenlik. Kendime de yakın buluyorum, yakın hissettiğim bir meslek. Bu yüzden de yönetmenlik istiyorum. Aynı zamanda da oyunculuğa devam etmek istiyorum. Hem yönetmen hem oyuncu olacağım. Yine setlerde olmayı planlıyorum. Yönetmenlikten ve oyunculuktan başka bir meslek düşünmüyorum. Ben 3 yaşımdan beri oyunculuk yaptığım için oyuncu olmadığım zaman neler olduğunu pek bilmiyorum. Oyunculuk benim hayatım. Hayatımın büyük bir parçası. O olmazsa kendimi boş hissederim. Bir tek hedefim var. O hedefime doğru ilerliyorum.

AHMET RIFAT ŞUNGAR: 'Bu ayrışmanın sonlanmasını istiyorum'

‘Gamonya: Hayaller Ülkesi' hakkında ne hissediyorsun?
Bir filmin içinde olmayı isterken bazen hisleriniz daha ön planda oluyor. Burada biraz daha öyle bir tercih oldu. Diyarbakır'daydım. Orada 'Rengarenk Umutlar' adında bir dernek var, oradaki savaş mağduru olan çocuklarla bir çalışma yapmıştık. Rengarenk Umutlar Derneği' savaş zamanında zarar görmüş çocuklar ile ilgili bir çalışma yapıyor. Onlara müzik eğitimi veriyorlar, tiyatro oynuyorlar. Sabancı Vakfı onlarla bir çalışma yapıyor ve Sabancı Vakfı'nda arkadaşlarım var. Diyarbakır'dan böyle bir duygusal motivasyonla buraya geldikten sonra böyle bir senaryoyla karşılaşmak açıkçası çok fazla etkileyici oldu. Onlar vesile oldular. Orada onların çalışma sürecine şahit olduk. Onlarla diyaloğumuz devam ediyor. Çünkü onlar için o bölgeye gidip onlarla tanıdıkları bir oyuncunun sohbet etmesi, iletişim kurması çok önemli. Tam bunun üzerine bu filmin senaryosu geldi. Burada da öyle bir durum var. Savaş mağduru olan bir çocuğun hayal kuramaması üzerine, benim oynadığım karakterle ilgili... Bugüne kadarki film tercihlerimde ilk kez duygusal tarafım bu kadar baskın oldu. Sanki dilesem olmaz diyebileceğim bir durum. Surların içinde çok eski tarihi bir bina, adeta bir masal yeri gibi, rengarenk gerçekten. 7 yaşından, 5 yaşından, 16 yaşına kadar bir çok çocuk var. Kimisi orada bitirmiş eğitimini. Ve büyüdükten sonra oradaki çocuklara yardımcı olmak için geliyorlar. Festival yapıp oyun oynuyorlar. Ve bu çok etkileyiciydi. Üstüne böyle bir senaryonun gelmesi pekiştirdi durumu. O duygusal tarafın yanı sıra BKM ekibiyle buluşmak ayrıca etkileyici oldu. Çocuklarla çalışmak ayrı bir duygu. İlk kez bu kadar çok çocuk partnerim var.

Ahmet Rıfat Şungar Habertürk'ten Mehmet Çalışkan'a 'Gamonya: Hayaller Ülkesi'nin setinde filmde rol almayı neden kabul ettiğini ve kariyeri hakkında açıklamalarda bulundu. 

Kariyerin hakkında ne düşünüyorsun?
Aslında çok kariyer düşünen biri değilim. Hisleriyle hareket edip, hisleriyle karar veren biriyim. Tabii ki mantıklı düşünmek de gerekiyor. Son birkaç yıldır mantığım ön plana çıkmış durumda. Çünkü şöyle bir şey var; benim kariyerim genellikle 'bağımsız, ana akım film' olarak ilerledi. Şimdi o yüzden de insanlar başka filmler için teklifleri kabul etmeyeceğimi düşünüyorlar. O anlamda bu filmde Cansu Akbel'in beni tanıyor olması ve teklifle gelmesi önemliydi. Çünkü ben bir arayış içerisindeydim. Benim ‘illa bağımsız film oynayacağım' diye bir şartım yok. Benim için öncelik; senaryo ve o işin bütünü. Sadece senaryoyu anlamak değil, o senaryoyu çekecek kişinin ne anladığını bana anlatması lazım ki ben emin olabileyim. Ben oyuncuyum ve birçok rol oynamak, içime sinen rollerde yer almak önceliğim. O sebeple bu ayrışmanın sonlanmasını istiyorum. Sinema sektörü olarak ayrıştırılabilir ama oyuncuya 'bağımsız film oyuncusu', ‘ana akım' film oyuncusu diye bakmak bence çok yanlış bir düşünce şekli. Çünkü oyunculuk bir meslek ve böyle ayrıştırmamak lazım. Ben bu tabirlere çok katılmıyorum. Ben hikâyenin bütünüyle bağ kurup neler katabileceğim ve bana katılacaklarla ilgileniyorum.

Oyunculuk sana ne ifade ediyor?
Oyunculuk benim için meslek. İstediğimin üzerine gidip çalışarak elde ettiğim bir meslek. Ve mesleğim her geçen gün yenilikler çıkarıyor karşıma. O yüzden heyecan hiç bitmiyor. Nokta koyulacak bir meslek değil. 'Ben yaptım, ben oldum, ben bitirdim' gibi bir durum yok. O sebeple çok heyecan verici. Ve sürekli yeni hikâyeler... O yüzden daha fazla ve daha farklı hikâyelerde yer almak istiyor insan. Bazen sıkıldığınız ve biraz umutsuz olduğunuz dönemler olabiliyor ama hiç aklınıza gelmeyecek birisi çıkıyor karşınıza ve değişiyor. Bazı tanımlar bizi yoruyor. Örneğin ‘Gamonya: Hayaller Ülkesi' için; 'Çocuk filmi, Rıfat orada oynamaz' deniyor. Oysa çocuk filmlerini hep merak ederdim. Aslında 'çocuk filmi' de demek istemiyorum. Bir çocuk filmi ebeveynlere de, çocuklara da herkese hitap edebilmeli. Konunun öznesi çocuklar olduğu için öyle denmesinde de bir sakınca yok aslında. O sebeple oyunculuk benim için bir sonraki adımı çok da bilmediğim, bilmediğim için de heyecanın hep bir yerde fokur fokur kaynadığı bir meslek.

EDA DÖĞER: 'Genel cerrah da olmak istiyorum'

'Güldüy Güldüy Show' ekibiyle çektiğiniz 3'üncü filminiz. Bize çekim sürecinden söz eder misin?
Hem eğleniyoruz hem de çalışıyoruz. Gerçekten çok güzel bir film oluyor. Hem hayaller hem gerçeklerin olduğu bir film. Bu yüzden de çok güzel bir film olduğunu söyleyebilirim. İzleyicilerimizin çok seveceğini umuyoruz.

Oyunculuğun geleceği hakkında planlar yaptın mı? 
Oyunculuğun yanı sıra genel cerrah da olmak istiyorum. İlkokulda bir arkadaşımın annesi genel cerrahtı ve yaptığı işler olsun mesleği olsun beni çok etkilemişti. Ama bunun yanında oyunculuk da yapmayı düşünüyorum tabii ki.

'Gamonya: Hayaller Ülkesi'nde ne anlatmak istiyorsunuz?
Her mutsuz olduğumuz durumda kötü bir düşünceye kapılmayıp hayal kurmaya yönelebiliriz. Ama çok uçuk kaçık hayaller değil de gerçeğe bağlanabilen hayaller kurmak istiyoruz. Seyircimize bunu anlatmak istiyoruz.