AA

Fas, iddiaların aksine sözde barış planına karşı Filistin'in yanında yer aldı

- Fas Maarif İnceleme ve Araştırma Merkezi Başkanı Süleyman Bunuman: - "Fas'ın tarihi rolü sebebiyle Kudüs ve Filistin'in yanında olmaktan ve sözde barış anlaşmasına karşı durmaktan başka seçeneği yok" - "Faslılar, Filistin'de adil ve kapsamlı bir çözüm olmadığı sürece bölgede istikrarın sağlanamayacağını, Filistinlileri yok saymanın, işgali meşrulaştırarak İsrail ile normalleşmeyi haklı kılmanın gerginliği arttıracağını savunuyor"

Fas, ABD'nin kendisine Batı Sahra konusunda arka çıkması karşılığında sözde Orta Doğu barış planını destekleyeceği iddialarına rağmen, Filistin'den yana tavır aldı.

ABD merkezli Axios adlı haber sitesinin ay başında yayınladığı habere göre, Tel Aviv yönetimi, Washington'a kendisiyle ilişkilerini normalleştirmesi için Rabat'a baskı yaparak, bunun karşılığında Batı Sahra sorununda destek sunma sözünü veriyordu.

Bu haber, İsrail basınında da geniş yer bulmuştu.

Ancak, Fas Başbakanı Sadeddin el-Osmani, 8 Şubat'ta Fas resmi haber ajansına (MAP) yaptığı açıklamada, "Kral, hükümet ve halk olarak Fas'ın Filistin davasına bakışı ve sözde barış planı hakkındaki tavrı kraliyetin önceden belirlenmiş kurallarıyla tayin edilmektedir." ifadelerini kullandı.

Ülkesinin başta başkenti Kudüs olan Filistin devletinin kurulması olmak üzere, Filistin halkının haklarını geri alması konusunda verdiği desteği vurgulayan Osmani, Kudüs'ün Yahudileştirilmesi ve Mescid-i Aksa'ya yönelik eylemlerin kabul edilemez olduğunun altını çizdi.

Osmani, "Bunun dışındaki her şey bir yanlış anlama, hatalı bir yorum ve reddedilen bir tekliftir." diyerek, ülkesinin açık ve sabit tavrına rağmen medyadaki yalan ve uydurmalara itibar edilmemesi konusunda uyarıda bulundu.

- Fas'ın sözde barış planına tepkisi

ABD Başkanı Donald Trump'ın sözde Orta Doğu barış planını açıklamasının ardından, Dışişleri Bakanlığı "Rabat, ABD yönetiminin göstermiş olduğu barış çabalarını takdirle karşılamaktadır. Fas, konunun ayrıntılarını büyük bir özenle inceleyecektir." şeklinde açıklamada bulunmuştu.

Açıklamada, Rabat'ın "İsrail-Filistin meselesinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurmak için Filistin halkının meşru haklarını karşılayacak şekilde egemenlik ve yaşam şartlarını sağlayan gerçekçi, uygulanabilir, adil ve kalıcı bir çözüme ulaşmak amacıyla yapıcı bir barışın başlatılmasını umut ettiği" belirtilmişti.

Fas'ın başkenti Rabat'ta partilerin ve sendikaların daveti üzerine Filistin bayrakları ve Mescid-i Aksa'nın fotoğraflarını taşıyan binlerce kişi 9 Şubat'ta ABD'nin sözde barış planını protesto etmişti.

- Batı Sahra sorunu

Batı Sahra konusu İspanya'nın bölgeden çekilmesiyle Fas ile Polisaryo arasında 1991 yılına dek silahlı mücadele şeklinde sürmüştü. Daha sonra çatışmalar ateşkese atılan imzalarla son bulmuştu.

Fas, ülkenin güneyindeki Batı Sahra'nın kendi toprakları olduğunda ısrar ederken, Polisaryo, bölgenin geleceğinin referandumla belirlenmesi gerektiğini söylüyor. Cezayir'in, Batı Sahra konusunda Polisaryo'yu desteklediği de biliniyor.

- "Mağripliler, Filistin davasını milli bir dava olarak kabul ederler"

Söz konusu konu hakkında görüşlerini AA muhabirine açıklayan Fas Maarif İnceleme ve Araştırma Merkezi Başkanı Süleyman Bunuman, "Fas'ın tarihi rolü sebebiyle Kudüs ve Filistin'in yanında olmaktan ve sözde barış anlaşmasına karşı durmaktan başka seçeneği yok." diye konuştu.

Fas'ın bu tercihinin Kudüs halkına yüklediği tarihi ve medeniyet rolünden kaynaklandığının altını çizen Bunuman, bunun aynı zamanda Filistin davası ve Mescid-i Aksa'ya yönelik çok açık ahlaki, siyasi ve dini tavrın da bir sonucu olduğunu vurguladı.

Bunuman, "Mağripliler, kral ve halk olarak, Filistin davasını milli bir dava olarak kabul ederler." ifadelerini kullandı.

Fas'ın, Filistin meselesi adil bir çözüme ulaştırılmadığı takdirde bölgenin istikrara kavuşamayacağına inandığını belirten Bunuman, işgalin meşrulaştırılması, İsrail ile normalleşmeyi gerekçelendirme ve Filistinlilerin varlığının inkar edilmesinin bölgede bölünmeyi ve endişeyi daha da artıracağını kaydetti.

Fas'ın Batı Sahra'yı savunmasıyla, Filistin davasını savunması arasında fark olmadığını kaydeden Bunuman, ülkenin Filistin meselesini Batı Sahra gibi ulusal bir sorun olarak gördüklerine işaret etti.

Bunuman, "Faslılar, Filistin'de adil ve kapsamlı bir çözüm olmadığı sürece bölgede istikrarın sağlanamayacağını, Filistinlileri yok saymanın, işgali meşrulaştırarak İsrail ile normalleşmeyi haklı kılmanın bölgede gerginliği arttıracağını savunuyor." dedi.

- Kudüs Çağrısı'nın imzacısı

Washington'daki George Mason Üniversitesi uluslararası ilişkiler uzmanı Muhammed eş-Şarkavi, ülkenin sözde barış planına ilişkin takındığı tavrın Fas'ın tarihi rolünden kaynaklandığını söyledi.

Fas Kralı 6. Muhammed'in İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Kudüs Komisyonu Başkanı olduğunu da hatırlatan Şarkavi, Kralın 30 Mart 2019'da Vatikan Katolik Kilisesi Ruhani Lideri Papa ile Rabat'ta Kudüs Çağrısı'na ortak imza attığını kaydetti.

Söz konusu imzayla Kudüs kentinin bir barış ve buluşma kenti olarak kalmasının hedeflendiğini aktaran Şarkavi, Fas'ın Filistin ve Kudüs meselelerini yönetmek için planının, ABD, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan ile kıyaslandığında, en iyi plana sahip olduğunu vurguladı.

Şarkavi, tam egemenliğe sahip, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasından başka seçenek olmadığına işaret etti.

- Kudüs Çağrısı

Kudüs Beyannamesi'nde, insanlığın ortak mirası, buluşma noktası ve tek tanrılı üç dinin mensuplarının barış içinde bir arada yaşamasının sembolü olan Kudüs'ün korunması çağrısı yapılmıştı.

Kudüs'ün çok dinli bir şehir özelliğini koruma ve geliştirme çağrısında bulunulan beyannamede, üç dinin ibadet hakkının, barış ve kardeşliğin geleceği için garanti altına alınması gerektiği belirtilmişti.

- Trump'ın sözde barış planı

ABD Başkanı Trump, 28 Ocak'ta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'da düzenlediği ortak basın toplantısında tek taraflı sözde Orta Doğu barış planını kamuoyuna açıklamıştı.

Sözde barış planı kapsamında Kudüs'ün, İsrail'in "bölünmez" başkenti olarak kabul edileceğini söyleyen Trump, planın bağımsız bir Filistin devleti ve Filistinliler için "son şans" olduğunu iddia etmişti.

 

 

,Said İbicioğlu,Khalid Mejdoup,Sümeyye Özer