Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Bloomberg HT'de yayınlanan Spor Saati programında spor gündemini değerlendirdi.

''SAKATLANDI, OYNAMADI AMA PEŞ PEŞE GRAND SLAM KAZANIP DURUYOR''
Avustralya Açık tek kadınlarda şampiyon olan Caroline Wozniacki hakkında konuşan Altaylı, ''Artık Wozniacki bu işi bırakmıştır diye düşünüyordum ama geldi bu kez şeytanın bacağını kırdı. Dünyanın bir numarası da oldu ama hiç Grand Slam kazanamamıştı. İlk defa aldı. Federer'e gelirsek; manyak o canım! Sakatlandı, oynayamadı ama peş peşe Grand Slam kazanıp duruyor. Muazzam bir isim! Fakat rekoru kıramadı. 'En yaşlı Grand Slam kazanan' rekorunu kıramadı. Ben Federer'i daha yaşlı zannediyordum. Avusturya Açık kazandığında 37 yaş 60 gündü, Wimbledon'u kazandığında da 37 yaş 240 gün, ABD Açık kazandığında da 37 yaş 360 gün... Avusturya Açık'ta rakibi de 37 yaşındaydı. Hangisi kazansa rekor kırılacak. 'En yaşlı Grand Slam kazanan oyuncu' rekorunu kıramadı. Eski günlerdeki tenisle bugünkü tenis arasında büyük fark var. Kazanıyor ama hep ağlıyor. Avustralya'da çok sevilen bir isim. Orada kendi sahasında gibi oynuyor. Toprak kortta Nadal alıyor hep... Bizde böyle hikayeler çıkacak mı? Nasıl çıkacak bilmiyorum. Arda İpcioğlu konusunda Habertürk Gazetesi'nin hakkını yemeyelim. Ben de Kadir'in yazısından yola çıkarak ben de eleştirdim. Türk spor basını diyor ki; 'Tarihi Olay'. Tarihin olayın büyüklüğü ne kadar biliyor musun? Kibrit kutusundan biraz büyüktü. Yanında neredeyse tam sayfa Robinho var. Robinho tecavüz yüzünden kaçtı geldi. Ulan Türk çocuğu tam sayfa yap da herkes orada olmak için çabalasın. Murat Ağca'nın da orada olmasının etkisiyle olimpik sporlara önemli haberler yapıyorlar. Hatta bana gelip, 'Biz büyük verdik ağabey' dedi. Büyük verdiysen; vazifeni yapmışsın. Küçük verirsen ayıp edersin dedim. Sonra Murat bana kızdı.'' ifadelerini kullandı.

''ALİ PALABIYIK HAKEM MAKEM DEĞİL!''
Trabzonspor-Fenerbahçe maçı ve mücadelenin hakemi Ali Palabıyık hakkında da konuşan Altaylı, ''Ali Palabıyık'ı tanıyorsan getir bir inceleyelim. Bizim bilmediğimiz bir özelliiği olmalı ki onu böyle büyük maçlara veriyorlar. Çocuk hakem makem değil! Hakikaten kaç tane taç atışı yanlış atıldı. Yanlış kornerler falan filan! Alper'in iki kere ayağını kıracaklardı. Birisi kastinin ötesinde! Adam geliyor pat diye basıyor. Görerek üstüne basıyor. Sarı kart veriyor. Birinde faul de vermiyor. İkincisine faul veriyor. Hadi avantaja bıraktı diyelim. Avantajdı galiba. Oyunu durdur, kırmızı kartı göster de! Hadi yüreğin yetmiyor, adam değilsin, sarı gösteriyor! Trabzonspor ilk yarı 9 kişi kalacaktı! Böyle bir şey olabilir mi? Bu hakemlik mi? Üç nokta körler derneği var. Oradan görmeyen bir vatandaşımızı alalım. Ali Palabıyık'tan daha iyi yönetmezse; şerefsizim. Görmese bile en azından hisseder. Olacak bir şey değil. Ve bu adam hakem diye anılıyor. MHK denilen komedi kurulu bu adamı sürekli büyük maçlara atıyor. Burada herhangi bir hakemlik unsurunun ön planda olması mümkün değil. Ya akrabadan ya aileden ya da anasını babasını tanıyorlar. Bilmiyorum ne olduğunu ama bu çocuğun çok iyi maçlara atanması için ilginç bir olay olması lazım. Amatör maç yönetmesi gerekirken buralarda hakemlik yapıyor. Amatör kümede maç yönetse, her yönettiği maçın sonunda o mahallede kavga çıkar. Allah aşkına ya bunların hepsi üçkağıtçı! Daha ağırını söylemek istemiyorum. Bunlar hani köpek köpeği ıssırmaz olaylar var ya! Yok onun kumaşı iyidir yok onun astarı iyidir. Bu hakem hocaları falan hepsi teşkilat. Bunların eleştirisi de maksatlı övgüsü de maksatlı! Eleştiriyorsa başka bir fesat vardır, övüyorsa başka bir fesat vardır. Bu hakem hocalarının bir tanesine inanmayın, güvenmeyin. Bunlar hepsi farklı farklı tezgahların içindeler. Federasyon seçimlerinde bunları biraz daha anlayabiliyoruz. Yok onun babasını tanıyor, yok onun hakemlikten eniştesi, yok babasıyla birlikte düdük çalmış. Bu ilişkilerle ülke futbolunun içine ettiler.'' yorumunda bulundu.

''HAGI, FENERBAHÇE'DE OLSAYDI, AYKUT KOCAMAN ONU DA OYNATMAZDI''
Aykut Kocaman'ın Trabzonspor maçına çıkardığı 11 üzerine de konuşan Altaylı, ''İki takımda da teknik direktör fecaati var. Ben söyleyince Fenerbahçeliler hemen savunmaya geçiyor. Benim söylediğimin 100 kat ağırını Fenerbahçeliler sosyal medyada söylemiş. Dünkü o maçın hali ne? Aykut Kocaman teknik direktör mü? Valbuena şu an Fenerbahçe'deki en pahalı oyuncu. Abi bu adamı niye aldın? Sen o sırada takımın içindesin, yönetimindesin. Niye aldın? Madem oynatmayacaksın. Valbuena oynamazda; Fenerbahçe süper top oynuyodur anlarım. Berbat bir savunma futboluyla bir süredir maç kazanıyor. Valbuena bu takımda oynamaz mı! O açıklar bir şekilde. Aristotales Aykut Kocaman. Filozof o, bir şekilde açıklamıştır. Yurt dışında başarılı olmak için mi Fenerbahçe böyle oynuyor? Diyor ki; atak falan oynarsak rezil oluruz. Biz bu yüzden savunma futbolu oynuyoruz diyor. Zico döneminde Avrupa'da başarılı değil miydi Fenerbahçe? Sanırsın, Aykut Kocaman'ın muazzam bir Avrupa karnesi var? Ne anlatıyor bu bize ya? Buna hiçbir şey demezler. Bilim falan demezler. Buna mabattan uydurma derler. Dün Valbuena oyuna girdikten sonra oyun değişti mi değişmedi mi? Abi dün en güzelini Rıdvan Dilmen söylemiş. 'Messi olsa oynatmaz' demiş. 'İki Messi olsa birini oynatmaz' da demiş. Müthiş söylemiş. Aykut Kocaman'ın Messi'si olsa Ronaldo'su olsa Alexis Sanchez'i olsa bunları oynatmaz. Takımdan yollatır. Kafası rahat değil. Kafası komplekslerle dolu! Hiçbir starı oynatamıyor ki? Van Persie, bak işte! Yok sakat yok bir şey... Van Persie'yi oynatamamak diye bir şey var. Bugün benimle röportaj yaptılar. Hagi, Galatasaray yerine Fenerbahçe'ye gelseydi ve o dönem Aykut Kocaman Fenerbahçe'nin teknik direktörü olsaydı, kalıbım basarım Hagi'yi oynatmazdı. Ben savunma yapan oyuncu istemiyorum derdi hop hadi paket.'' değerlendirmesini yaptı. 

''İKİ TAKIM DA BURAK YILMAZ'I FAZLA CİDDİYE ALMIŞ''
Trabzonspor'un derbideki performansını yorumlayan Altaylı, sözlerini şöyle sürdürdü:
Trabzonspor'un çok net bir taktiği vardı eğer ona taktik denirse... Topu al, kafanı kaldır ve Burak'a at. O bir şey yaparsa yapar. Böyle bir futbol dünya üzerinde yok. Rıza Çalımbay genelde küçük takımlarda hocalık yaptığı için, savunma yapar, iki kontratak bulur, yaslanır falan... Aynı taktikte Fenerbahçe'nin karşısına çıktı. Galatasaray maçında oynadıkları gibi oynasalar daha rahat ederlerdi. Fenerbahçe buna izin vermedi. Fenerbahçe üstüne gidip sonuca ulaşamadı. Şampiyon olmak istiyorsan sonuca ulaşacaksın. 'Ben 1 puan alayım' dersen şampiyonluk gider. Burak Yılmaz'ı hem Trabzonspor hem Fenerbahçe takımı fazla ciddiye almış.

''ELJİF ELMAS'IN KARİYERİ İNŞALLAH SALİH UÇAN'A BENZEMEZ''
Fenerbahçe'de Trabzonspor mücadelesinde oyuna giren ve kısa süredeki performansıyla sarı-lacivertlilerin beğenisini kzanan Eljif'le ilgili olarak konuşan Altaylı, ''Eljif Elmas'ın geleceği inşallah Salih Uçan gibi olmaz. Çünkü Salih'in kariyerini Aykut Kocaman yok etti. Gerçi Salih de gittiği takımlarda başarılı olamadı ama Fenerbahçe'de bir parlama ihtimali olan bir isim. Bu maçta ben bir şey anlamadım. Allah aşkına dünya starı oluyorsun, 19 yaşında... Adam 22 yaşında 200 milyon Euro'ya transfer oluyor. Genç deme lütfen abicim! O kültürden çıkmak lazım. O kültürden kurtulmak lazım. Bizim oyuncumuz 30 yaşında star olmayacak. 20 yaşında baba gibi futbolcu olacak. Enes kaç yaşında abi? İki senedir aslanlar gibi top oynuyor yurt dışında... Cengiz de aynı şekilde...'' değerlendirmesinde bulundu.

''GOMIS, GALATASARAY'IN OYUNUNA ARTI GETİREN BİR OYUNCU''
Fatih Terim'in gelişiyle Galatasaray'da bir şeyin değişip değişmediğini yorumlayan Altaylı, ''Valla çok değişik bir şey görmedim. Sadece savunma güvenliğine daha önem verilmiş. İkinci yarıda Terim savunma güvenliğini arttırdı. Ben mesela Gomis'i oyuna geç aldığını düşünüyorum. Biraz daha erken alabilirdi. Gomis, Galatasaray'ın oyununa artı getiren bir oyuncu. Hücumda muazzam, rakibi peşine takıyor, ileride etkili pres yapıyor. Eren de iki haftadır bu senenin en iyi futbolunu oynuyor. İyi başladı. Bu hafta da kötü değildi. Golün asistini yaptı. Çok iyi geriye top aktardı ama yanlardan Lato ve Yasin'in koşuları pek iyi olmadığı için o aktarılan toplarla tehlike yaratamadılar. Geriye top aşırma konusunda Eren başarılı bir isim. Göğsüne topu alıp, takımı atağa kaldırma konusunda çok iyi değil. Bunun üzerinde biraz daha durulması gerekiyor. Bu yaştan sonra da olmaz diye düşünüyorum. Galatasaray muazzam bir oyun oynamadı fakat 6-0'da bitebilirdi maç. 2-2 de bitebilirdi. Güzel ve heyecanlı bir maç oldu. İki takımın da orta sahası gayet iyiydi.'' dedi.

''FENERBAHÇE, FENERBAHÇE GİBİ OLMAK İSTİYORSA TEZ ELDEN AYKUT KOCAMAN'DAN KURTULMALI''
Sarı-lacivertlilerde tartışılan Aykut Kocaman'ın durumu üzerine konuşan Altaylı sözlerini şöyle sürdürdü:
Aykut Kocaman'ın tezlerini bana söyleme. Aykut Kocaman'la ilgili tez olması gereken tek şey; Eğer Fenerbahçe, Fenerbahçe gibi olmak istiyorsa Fenerbahçe tez elden Aykut Kocaman'dan kurtulmalı. Kocaman bir tez üretme kapasitesi göstermiyor oynattığı oyunla. Bana Aykut Kocaman'la ilgili soru sorup durma. Aziz Yıldırım bu oyundan memnun olmalı. Aykut Kocaman'ı oraya ben getirmedim. Onun bir sponsoru yok ki '100 milyon dolar verelim Aykut Kocaman'ı oraya hoca yapın' da demezler. Aziz Yıldırım oradaki tüm kararları alan isim. O yüzden Aziz Yıldırım, bu durumdan memnun demektir. Pişman olabilir mi? Sanmıyorum. Çünkü pişman olmak, hata yaptığını kabul etmektir. Aziz Yıldırım hata yaptığını kabul ettiğini asla görmedik. O ne yapsa doğrudur. Kendisini öyle inandırmış o yüzden pişman olacağını sanmıyorum.

''DURSUN ÖZBEK ÇOK KÖTÜ NİYETLİ BİRİ''
Galatasaray'da futbolcuların parasını alamadığına yönelik açıklamaları da değerlendiren Altaylı, ''Galatasaray'ın krizde olmasının tek sebebi kötü yönetim. Fatih hocanın da söylediği gibi 19996-2000 döneminde de ödeme sıkıntıları vardı. 2001 yılında görevi devraldığımda, Galatasaray'ın futbolculara toplam borcu 9.5 milyon dolardı. Eğer kulübü kulüp gibi yönetirseniz ve havayı korursanız, eğer Galatasaray'ı ve sporu biliyorsanız bu işleri bir kısım parayı ödeyerek ve başka türlü yöntemlerle çözebilirsiniz. Büyük liglerin dışında bu sorunlar Avrupa'nın her yerinde oluyor. Bunu makul bir şekilde idare etmen gerekiyor. Bunun için de iyi yönetici iyi Galatasaraylı iyi spor adamı, sporu seven ve içinden gelen adam olmak gerekiyor. Şimdi o işler düzene girecektir. Burada ben aylardır ağır şeyler söyledim ve herkes bana kızdı. Ortaya çıkacak tablolar ne kadar haklı olduğumu görecek. Ben, Dursun Özbek'e kızdıkça herkes iyi niyetli diyordu. Tam aksine çok kötü niyetli. Geçen hafta bir tweet attım. 'Dursun Özbek gece yarısına kadar kulüpte ne yapıyor?' dedim.'' ifadelerini kullandı.

''DURSUN ÖZBEK, GALATASARAY'I ÇİFTLİĞE ÇEVİRMİŞ''
Mustafa Cengiz'den önceki başkan Dursun Özbek'le ilgili konuşan Altaylı, ''Galatasaray'ın borçlanma enstürmanı olarak kullandığı hisseleri üzerine geçirdi. Bunları kendinden sonra yerine gelen yönetimin elini kolunu bağlamak için yaptı. Cebinden para verdiği doğru ama o parayı geri almak için bunu yaptı. Cebinden verdiği paraya çok yüksek bir faiz işleterek o parayı geri almaya çalışıyor. Galatasaray'ın gelirlerden oluşan alacaklarının hepsini alacak ve Galatasaray'ın yeni yönetiminin elini kolunu bağlayarak Galatasaray'dan ayrıldı. İlk ayıbı buydu. Bu durumda oluşan masrafları da kulübün üstüne yıktı. Bu da başka bir rezalet. Müthiş transferler yaptı diyorlar ya hiçbirini 5 kuruş parasını ödememiş. Ekim ayından beri, kimseye para pul vermemiş. Hani sen Galatasaray'ı iyi yönetiyordun? Hani sen Galatasaray'ı borçsuz yapıyordun? Bu mu? Ndiaye meselesi... Onun ortaya çıktığı akşam kulüpten bir telefon geldi. 'Bunu gizlememiz lazım' dediler. 'Bir takım paralar ödenmiş, sonra çekler geriye gitmiş' dediler. Bu para buharlaştırılmış sandı herkes. 7.5 milyon Euro'ya alındığı söylenen adam aslında 12 milyon Euro'ya alınmış. Ndiaye'ye 12 milyon vermişler. Bunu kamuoyundan gizlemek ve bu kadar çok para verdiklerini ortaya çıkmasın diye böyle dümen çevirmişler. Bazıları bana Twitter'dan yazmışlar. 'FFP'ye uymak için oyun yaptılar' diyorlar. Onun buna uymakla bir alakası yok ki. Bu para kulüpten çıkınca zaten harcaman olarak gözüküyor ve o kurallara uymamış oluyorsun. Burada sadece bir kandırmaca var. Genel kurulu ve taraftarı kandırıyorsun, KAP'ı kandırıyorsun, SPK'ya karşı suç işliyorsun. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Kim bilir daha neler çıkacak? Oralarda ne hatalar yapılmış kim bilir. Daha diğer transferlere bakılmadı bile. Menajer paraları hangi oranla ödenmemiş, daha onlara sıra gelmedi. Her dakika yöneticilik faciasıyla karşı karşıyayız. Galatasaray genel kurulundan Allah razı olsun. Büyük bir uçurumdan kulübü geri döndürdüler. Bu mantalite Galatasaray'ı 3 yıl daha yönetseydi kim bilir daha neler olurdu? Denetçilerden de bunları gizlemişler. 'Bundan bizim haberimiz yok' diyorlar. Sportif direktörle konuşuyorsun, 'başkan talimatı' diyor. Başkan kulübü çiftliğe çevirmiş. Bunlar başkanın ve kardeşinin organizasyonları... Sonuçta görüşen ve pazarlığı yapanlar onlar. Bunun mesela Osmanlıspor cephesi de var. Bugün oradan bir açıklama geliyor. 'Keşke bunu basınla paylaşmasaydınız' diyorlar. Bu basına sızdı zaten, paylaşılmadı. Sadece bir gazetede Erhan Telli yazdı. Bir yerden duymuş. Benden duymadığına dair kalıbımı basarım. İyi bir gazetecilik yapmış. Osmanlıspor da bunu doğrular gibi açıklama yapıyor. 'Keşke bunu bizle konuşsaydı' diyorlar. Suçun iflahı olmaz. Bunun Osmanlıspor cephesi de var. Oradaki çekler acaba nereye gitti? Osmanlıspor bunu nasıl kayda aldı?'' yorumunda bulundu.

''ÖZBEK 16 YILLIK BORCU 2 SENEDE 2 MİSLİNE KATLADI''
Osmanlıspor'dan 7,5 milyon Euro'ya transfer ettiği KAP'a bildirilen Badou Ndiaye'nin aslında 12 milyon Euro'ya transfer edildiği haberleri üzerine konuşan Altaylı şunları söyledi:
Bu da şöyle ortaya çıktı: Menajer 1.5 milyon Euro almış gözüküyor. 'Ben para almadım' diyor. Kulüpten kesilmiş ama adam 'Ben almadım' diyor. Menajer ödemesi gibi gözüküyor. 7.5'un üstüne 1.5 Osmanlıspor'a zaten gitmiş. Sonra diğer rakamlar da gidince 12 milyon Euro oluyor. Bu gizlenmiş. Osmanlıspor bütçesinde bu nasıl oldu bilmiyorum. Gelir mi kaydedildi başka bir şey mi o da Osmanlıspor'un sorunu... Eğer Özbek, mayısta aday olacağım derse; bu mali kurulda ibra edilmemesi için elimden geleni yaparım. Bunları yapan birinin ahlaken ibra edilmemesi lazım. Galatasaray genel kurulu namusa, şerefe değer veriyorsa ibra edilmemesi lazım. Eğer Özbek diyorsa ki; 'Ben bu kulübün içine ettim, bırakın gideyim' diyorsa, bırakıp gidebilir. Ama 'Ben Galatasaray'a yaptığım kötü şeylere doymadım' diyorsa, SPK'ya her yere suç duyurusunda bulunulmalı. Yapılacak her şey yapılmalı. Bu kadar ödemeler yapılmamış. Borçlar birikmiş. Buna rağmen Özbek döneminde Galatasaray'ın borcu 500 milyondan 1.2 milyon dolara çıkmış. 2002'den yana biriken borç 5 milyon dolar bir teminat mektubu borcu vardı. Futbolculara da 6 milyon dolar civarında kalmış borç vardı. Yaklaşık 11-12 milyon dolarla biz kulübü verdik. Canaydın döneminde bu hızla yükseldi. Yanlış transferlerden sebep... 100 milyona gelmişti Özhan ağabey bırakırken. Katlana katlana bugüne kadar geldi. Dursun Özbek toplam borcu ikiye katladı. 16 yıllık borcu 2 mislide 2 senede yaptı. Üstelik de o dönemlerde sportif başarı vardı. Bu dönemde sportif başarı da olmadan rezil olarak bu hale gelen bir Galatasaray var. Şimdi de bıraktı gitti.

''ZANNEDERSİN Kİ SELÇUK İNAN KOKAİN PARTİSİNDE YAKALANDI''
Galatasaray kaptanı Selçuk İnan'ın alkol alırken çekilen fotoğraflarının haberleştirilmesini de değerlendiren Altaylı, ''Buna en güzel cevabı sadece Galatasaraylılar değil tüm takım taraftarları bu haberi yapan Fanatik isimli Fenerbahçe fanatiği gazete yöneticisine yönelik tepkileri gösterdi. 'Size ne kardeşim, afiyet olsun kaptan' dediler. Anlamadığım şu; maç gecesi değil, maçtan önceki gece değil, kamptayken değil. İşini gücünü yaptıktan sonra arkadaşlarıyla restauranta gidiyor ve bir şeyler içiyor. Zannedersin ki adam kokain partisinde yakalanmış gibi haber yapıyorlar. Adam restaurantta herkesin içinde yemeğini içiyor. Kime ne! Futbolcu kardeşlerime arkadaşlarıma tek bir söylediğim şey vardı. 'İstediğiniz yere gidin' diyordum. Yeter ki size yakışan şeyleri yapın diyordum. En ön masaya oturun, içebileceğiniz en kaliteli içkiyi için diyordum. Ben şuna bakarım, Selçuk'un içtiği içki iyi içki mi kötü içki mi? Bir yönetici veya onların büyüğü olarak futbolcularla karşılaşırdım ve onların hesaplarını öderdim. Ogazetenin yazarları içmiyor mu? Alkolik spor yazarlarımız var bizim. Bazıları efsane olmuış rahmetli İslam ağabey gibi. Bu yapılan alçaklıktır.'' ifadelerini kullandı.

''OBRADOVIC-MAHMUTOĞLU OLAYI...''
Banvit ile Fenerbahçe Doğuş arasındaki maç esnasında Melih Mahmutoğlu'na fiziksel temasta bulunan Zeljko Obradovic üzerine konuşan Altaylı, ''Gel sana bir alçaklık daha göstereyim. Ben Türk spor basınının eleştirdiğim zaman kızıyorsunuz. İnsanda utanma olsa, iki olayı da eşit görmeye çalışır. Eski basketbol federasyonu sevgili kardeşimiz, İTÜ'de basketbol oynarken; koçu da babasıydı. Babası oyun sırasında saha kenarına aldığı oğluna tokat çakmıştı. Biz de salonda baya tepki göstermiştik. Koçlar bunları zaman zaman yapıyor. yapılmalı mı? asla... Medyanın tavrı tokattan daha ayıp. Bu iki yüzlülük... Bunun bu kadar büyüme sebebi de oyuncunun ailesiyle ilgili tepki göstermesi ve davacı olmasıydı. Melih Mahmutoğlu'ndan böyle bir tepki gelmemesi de olayı büyütmedi. Gazetecilik açısından böyle bir şey doğru değil.'' dedi.

''BUNLAR BİR ŞEY DEĞİL, ALİ KOÇ'A DAHA NELER YAPACAKLAR''
Fenerbahçe'nin hafta sonu gerçekleştirdiği yüksek divan toplantısında Ali Koç ile Şekip Mosturoğlu arasında yaşananları değerlendiren Altaylı, ''Bu olanlar zerre şaşırtıcı gelmiyor. Serdar Ali Çelikler özellikle futbol yazarları arasında en iyisidir. Uzak ara en iyisidir. İstihbaratı, konuları ele alışı, analizleri, maç analizleri ve kulüp yönetim analizleriyle Türk spor medyasında rakipsiz bir isimdir. NTV Spor'da yaptığı programı büyük keyifle izliyorum. Espri dozu yerinde, ciddiyet dozu yerinde, şahane bir iş yapıyorlar. Orayı Serdar için izliyorum. Serdar'ın söylediği yüzde 100 doğru. Daha Ali Koç'a neler yapacaklar. İnsanda zerre minnet duygusu olur. Ali Koç çok önemli bir şeyi temsil ediyor. Türkiye'nin en büyük sanayi grubunu yönetiyor. Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 10'unu yapan bir kurumu temsil ediyor. Tüm ülkeye temsil ediyor. Tüm ailesi karşı çıkmasına rağmen Aziz Yıldırım'ın yönetimine girdi ve destek verdi. Kimin yanındaydı? Aziz Yıldırım. 3 Temmuz'da tüm eleştirilere rağmen, her şeyi derleyen, toplayan, 3 Temmuz'da kulübün sözcülüğün yapan adamdı. Şimdi siz kalkıp da, bir seçim daha kazanacağız diye Ali Koç'a bunu yapamazsınız. Benim tanıdığım Şekip Mosturoğlu hakikaten beyefendi bir adamdır. Hiçbir acayipliğini görmedim. Bunları nasıl söylüyor? Niye söylüyor? Bırak Şekip Bey. İlla Aziz Yıldırım bunları Ali Koç'a söylemek istiyorsa; çıksın kendisi söylesin. Bak şunu net söylüyorum. Bir Galatasaraylı olarak Fenerbahçelilerin kavga etmesinden keyif alıyorum. Fenerbahçelilerin birbirine düşmesinden, Ali Koç gibi birinin yerine Aziz Yıldırım'ın döneminde 1.5 yıldız takan bir takımın taraftarı olarak onun kalmasından çok memnun oluyorum ama Aziz Yıldırım devam etmek istiyorsa etsin, bizim işimize gelir. Fakat 3 Temmuz'da tüm Türkiye'ye hitap eden bir kişi olmasına rağmen, Galatasaray'ın tepkisini ve Trabzonspor'un tepkisini alacağını bile bile Fenerbahçe'yi savunmuş adama bunu söyleme! Medyada adam tutmak falan ben bunları söylerken utanıyorum. Hatırlayalım verilen arabaları falan filan. Az yakın geçmişte olanları da hatırlayalım. Aziz Yıldırım tarafından beslenen gazetecileri... O yüzden bu kavgada Galatasaraylı olmama, Aziz Yıldırım'ı tutmam gerekmesine rağmen ben Ali Koç'tan yanayım.'' yorumunda bulundu.