Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HALİL ÖZER: TERİM'İN HATALARI

Bu maçta iki konu hiç tartışılmamalı.

Kemal Özdeş taktik savaşında Fatih hocayı ezdi geçti.

İkincisi Kasımpaşa kesinlikle galibiyeti hak etti.

Galatasaray, Kasımpaşa’yı hiç incelememiş, tartmamış, ne yapacağını hiç kestirememiş bir şekilde sahaya çıktı. Hatta ego tavan yapmıştı Galatasaray’da!

Oysa karşısında ligin en enteresan ve en tehlikeli takımlarından birisi vardı. Çok iyi top yapan, taktik anlamda her dakikayı planlayan, özellikle ‘ismi büyük rakiplerine’ kurduğu tuzaklarla gerçekten herkes için sıkıntı yaratın bir takım Kasımpaşa.

Şimdi diyeceksiniz ki: “Terim nerede hata yaptı?”

Öncelikle hocanın penaltıyı yaptıran Serdar Aziz’e duyduğu öfke pahalıya patladı. Sahanın en iyisi ve orta alanda gerçekten yaratıcı bir futbol oynayan ve müthiş bir gol attıran Donk’u stopere çekti. Tamam, diyelim ki Serdar sakatlandı. Eren’e ne gerek vardı? Peki Ahmet Çalık ne iş yapar? Bu kadar mı güvenmiyorsunuz? O zaman kadroda ne arıyor? Yani hoca, Donk’u orta alandan çekerek takımın bütün dengesini bozdu, yerle bir etti.

Bu hamleyi Kemal Özdeş’e sorsan, adam ayıp olur diye inanın bu hamleyi yapmazdı. Galatasaray’ın orta alanı, bu halleriyle asla ve asla Tolga Ciğerci, Selçuk İnan ve bu kadar kötü bir Feghouli’ye teslim edilmeyecek kadar önemli bir bölge. Hele Kasımpaşa karşısında.

Ev sahibi orta alanı çok iyi geçen ve hızlı hücum yapan bir ekip. Eğer ikinci yarıda Kasımpaşa biraz daha dikkatli olsa skoru daha farklı hale getirebilirdi. Hoca hiçbir şeyi sezemedi, hissedemedi. Ve Özdeş hoca, Terim’in bu hatasını çok iyi kullandı, kullandı ve ikinci yarıda maçı rahat bir şekilde aldı.

Bence penaltı ama diyelim ki, hakem penaltıda hata yaptı. Peki Galatasaray ikinci yarıda rakibi karşısında toz şeker gibi dağılmayı nasıl açıklayacak? O yüzden hakeme değil, önce kendine bakmak lazım.

Galatasaray’ın bu halde şampiyon olması mümkün değil. Bir tek Rodrigues ile şampiyon olunmaz. Takımın ikinci yarının son dakikalarındaki Gomis’in pozisyonu dışında tek bir tehlikeli anı bile yoktu! Kasımpaşa o kadar iyi korudu ki kalesini yıldızlara nefes aldırmadı. Hamle fırsatı vermedi. Ben Youssef ile Omeruo hatasız oynadı. Orta alanda Pavelka müthişti. İkinci toplara hep sahip oldular. Örnek bir şekilde takım oyununu hem savunmada hem de hücumda sergilediler. Üstelik son haftalarda hücumda etkili bir şekilde çoğalarak daha etkili oluyorlar.

FATİH TERİM'DEN MESAJ “Birtakım sıkıntılar olduğunu söylediniz, umudunuz mu yok?” sorusuna yanıt veren terim, “Galatasaray’ın hocasıysanız, umutsuzluğa kapılamazsınız. Bu kadar kolay teslim olmayacaksınız. G.Saray cesurdur, cesur olacak” dedi

Bana göre hocanın Gomis’in oynamasına izin vermesi de çok yerinde bir karar değildi. Belki Gomis “Oynarım” dedi ama ben hocanın hadi o an değil ama ikinci yarıda oyundan almasını beklerdim. Ve üstelik Gomis yine o andan itibaren olaydan etkilendi ve iyi niyetine rağmen sahada hiç yoktu.

Sonuç olarak sadece iç saha takımı olmak bu ligde işe yaramıyor.

Kasımpaşa ise bu ligin en iyi takımlarından birisi olduğunu dün gece sergilediği futbol anlayışı ile net olarak gösterdi.

KASIMPAŞA SAVUNMASI

Maçı bir daha izlerseniz nasıl toplu halde bir sistem içinde oynadıklarını görürsünüz. Sanki joystick ile yönetiliyorlar! Tabii ki orta alan arkadaşlarının onlara yardımı da unutulmamalı.

BELHANDA

Tamam, dün oynamadı ama geçen hafta gördüğü gereksiz kırmızı kartın bedelini Galatasaray ağır ödedi. Takımının en ihtiyacı olduğu bir maçta tribünde oturdu.

ERHAN TELLİ: SİSTEM NEDEN ÇÖKTÜ?

Gomis ceza sahası içinde aniden yere yığıldığında, zaman sanki hepimiz için birkaç dakikalığına durdu. Ne oynanan maçın, ne şampiyonluk yarışının, ne de başka bir şeyin o an için hiçbir önemi yoktu. Öyle bir korku yaşandı ki statta, Fransız oyuncu yeniden ayağa kalkıp da ısrarla oyuna devam etmek istediğinde, Galatasaraylısı da, Kasımpaşalısı da derin bir ‘oh’ çekiyordu...

Maç işte böyle üzücü bir olayla başlamıştı... Galatasaray’ın kadrosunda merakla beklenen tek şey, Belhanda’nın yokluğunda Fatih hocanın orta alanda kimi oynatacağıydı ? Terim’in tercihinin Tolga olması, aslında tecrübeli teknik adamın Kasımpaşa’nın gücünü iyi bildiğinin ve asla hafife almadığının açık bir kanıtıydı. Fatih hoca tercihini bir kanat oyuncusundan yana kullanarak Feghouli’yi ortaya çekmek yerine, Tolga gibi bir kesiciyi sahaya sürerek, tam 6 savunma özellikli oyuncusuyla birden sahaya çıktı. Bu da ister istemez, takımın hücum özelliklerini olumsuz etkiledi...

DEPLASMAN KABUSU! Evinde kükreyen Aslan, deplasmanda susuyor. Kasımpaşa’ya mağlup olan Cimbom, bu sezon Süper Lig’de çıktığı son 7 dış saha maçında 6 mağlubiyet ve 1 galibiyet aldı!

İlk devrede sistem 4-1-4-1’di... Tolga, Selçuk ile birlikte takımın ikinci 8 numarası olurken, bu sistemin olmazsa olmazı Donk ise yine tek ön liberoda oynadı. Geçen haftaki maç yazımızı okuyanlar, Donk için yaptığımız yorumları hatırlayacaklardır. Sağ olsun, oynadığı futbolla bizi yine yanıltmadı. Rodrigues’in attığı o şık golden önce orta sahada topu alışı, gidişi ve ters kanada akıl dolu pası, vatandaşı Rijkaard’ın Milan günlerinden bir nostalji gibiydi... Rodrigues’in jenereklik golü ile devreyi önde kapamayı planlayan Galatasaray’ın hesaplayamadığı tek şey hakem Halis Özkahya oldu! Serdar’ın topa müdahelesinde öyle bir penaltı verdi ki, bütün kimya bozuldu...

İkinci yarıya başlarken, Serdar’ın sakatlığı ile Fatih Terim’den mecburi bir hamle geldi... Serdar’ı kenara alan ve Eren’le çift forvete dönen Terim, sistemini de 4-4-2’ye çevirdi. Bana göre bu, oldukça erken ve gereksiz bir sistem değişikliği oldu. Oysa Fatih hoca, Serdar’ın yerine bir başka stoperi oyuna alıp Eren’i ilerleyen dakikalarda da oyuna sokabilirdi. Çünkü Donk stopere geçip de Tolga ön liberoya çekildiğinde, Galatasaray’ın orta sahadaki tüm dengesi bozuldu. Feghouli’nin etkisiz oyunu sağ kanadı felç ederken, Selçuk da kendisinden beklenen sorumluluğu almayınca, Galatasaray’ın sistemi resmen çöktü! Kasımpaşa’nın ikinci golü geldiğinde Galatasaray’ın buna karşılık verecek ne gücü ne de enerjisi vardı. Kulübeden gelen Sinan ve Yasin de ‘sıfır katkı’ verince mağlubiyet kaçınılmaz oldu...

Sonuçta öne geçilen bir maçta alınan bu mağlubiyet, sebepleri ne olursa olsun şampiyonluğa oynayan Galatasaraylı oyunculara yakışmadı. Fatih Terim’in takımı, bu kadar kolay teslim olmamalıydı...

FEGHOULİ

Feghouli ağzımıza bir kaşık bal sürdü, sonra resmen ortadan kayboldu... Kasımpaşa önünde yokları oynadı. Takımın en fazla kazanan oyuncusu, gerektiğinde tek başına maç da almalı. Ama bu özellik Feghouli’de henüz yok.

İBRAHİM YILDIZ: PAŞA ŞAKAYA GELMEZ!

Kasımpaşa, takım olarak iyi top oynayan bir ekip. Disiplinden kopmadan, pas trafiğini yerinde ve zamanında yapıyorlar. Kısa alanda hazırlık paslarının atağa dönüşmesi modern futbolun en güzel örneğiydi.

Galatasaray’ı yenerken tüm özgüvenlerini ve kazanma arzularını ortaya koydular. Çok değerli bir sonuca imza attılar.

Kasımpaşa her geçen gün daha iyi bir futbol ortaya koyuyor. Elinde tekniği yüksek, hızlı, kontra toplarda etkili oyuncular var. Maçı son dakikaya kadar bırakmıyorlar. Oyundan kopmadan, sinirlenmeden verilen taktiği uygulamaya çalışıyorlar. Bir süredir sakat olan Koita’nın yeniden takıma dönmesi önemliydi. Hızlı, rakibini çabuk geçen bir futbolcu Koita. Son vuruşlardaki eksikliğini giderdiğinde daha etkili olacaktır.

Sağ bek Popov’un yokluğu Kasımpaşa için büyük eksiklikti. Kaptan Veysel bu kez sağ bekte görev yaptı. Veysel tam bir görev adamı. Savunmanın her yerinde oynayabiliyor. Dün fazla ileri çıkamadı.

Karşısında oynayan sahanın en etkili oyuncusu Rodrigues’i kontrol etmek asıl işiydi. Golde bu oyuncuyu boş bırakması hataydı… Karşılaşmaya hızlı ve coşkulu başlayan Galatasaray oldu. Kasımpaşa topu rakibine bırakıp, kontra toplarla pozisyon bulmak istiyordu. İlk 25 dakika maç ev sahibi takımın sahasında oynandı. Üst üste kazanılan korner atışları ve şutlarda öne çıkan isim kaleci Ramazan oldu. Selçuk’un iki güzel şutunu aynı güzellikte kurtaran Ramazan, Rodrigues’in golüne ise engel olamadı. Golün yaratıcısı aslında Donk oldu. Sahanın en iyi oyuncularından birisiydi. Kazandığı topu çok iyi uzak noktaya göndermeyi başardı. Rodrigues’in köşeye giden vuruşuna yapacak hiçbir şey yoktu.

PENALTI YORUMU Kasımpaşalı Mensah, penaltı pozisyonunda kendisine müdahale olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yapmak istediğimiz baskı altında oyunu tutmaktı. Bunu yapınca kontrataktan fırsat bulacağımızı biliyorduk. Bunu da başardık. Penaltıda toptan önce ayağıma müdahale oldu. konuşulacak fazla bir şey yok.”

İlk yarının son 20 dakikasında oyunda dengeyi kuran ev sahibi takım, Koita ve Trezeguet ikilisi ile rakip ceza alana inmeyi başardı. Dikine oynamayı seven iki takımın ataklarının çokluğu karşılaşmaya heyecan ve kalite getirdi. Kasımpaşa geniş alanda oynamayı seviyor. Kenar ortalarla sonuca gitmek istiyor. Geriye yaslanarak, kazandıkları topları çok seri biçimde atağa dönüştürüyorlar. Karşılaşmanın ilk yarısı biterken kazanılan penaltı golü bu taktiğin bir ürünüydü…

Oyunun son bölümünde Eren’i sahaya süren Terim çift santrforla gol aradı. Rodrigues’in getirdiği topları değerlendiremediler. Karşılaşmanın başından son dakikaya kadar soğukkanlılığını sürdüren Kasımpaşa, ısrarla pozisyon bulmaya çalıştı. İlk yarıya göre daha etkiliydiler. Koita’nın attığı ikinci gol bu arayışın bir sonucuydu…

TAKIM OLMAK

Takım olma duygusu çok öndeydi. Trezeguet biraz daha bencil davranmasa sonuç farklı olurdu. Ramazan’dan Koita’ya kadar hepsi görevini yaptı. Başta Kemal Özdeş olmak üzere hepsi övgüyü hak etti.

BÜLENT YAVUZ: PENALTI DOĞRU KARARDI

Kasımpaşa - Galatasaray maçında çok konuşulan bir tane pozisyon var. O da amiyane tabirle, gıcık bir pozisyon. Kasımpaşalı Mensah ceza alanına girerken, Serdar Aziz sol ayağıyla topa müdahale ediyor ve ayağı, topun üstünden kayarak Kasımpaşalı oyuncunun sol ayak bileğine geliyor. Başlangıçta ben de herkes gibi “Penaltı değil” dedim. Ancak birkaç kez seyrettiğimde Serdar Aziz’in net bir müdahalede bulunduğunu gördüm. Topa temas ettikten sonra rakip oyuncunun ayağına ya da vücudunun herhangi bir yerine müdahalede etmek, suçsuz olduğunuzu göstermez. Serdar Aziz’in burada “Ben topla oynadım” demesi doğru olmakla beraber, devamındaki müdahale de 10 kusurlu hareketten biridir. Hakem de penaltı noktasını gösterdi. Bu pozisyonun dışında hakem Halis Özkahya 10 numara maç yönetti.