Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

SERDAR ALİ ÇELİKLER: İNATLAR KIRILINCA

Fenerbahçe sağ olsun, 2 haftadır bana 70. dakikada yazı yazdırıyor. Başakşehir maçında oyun olarak, Alanya maçında da hem oyun hem skor olarak rakibi ve işi bitirmişlerdi. Alanya maçında, benim gerek Başakşehir karşılaşması sonrasındaki kritiğimde gerekse hafta içindeki yazımda belirtip önerdiğim gibi bir 11 vardı sahada. F.Bahçe, içeride bu tür rakiplere karşı hem Valbuena hem Giuliano ile oynamalıydı bence. Nitekim Kocaman da inadını bırakıp böyle çıktı sahaya.

Çok kötü bir Valbuena sahadaydı. Ama şimdi duralım ve bir dakika düşünelim. Fenerbahçeliler 13 km koşan ama aldığı her topu ya geriye oynamak durumunda kalan ya da rakibe kaptıran Aatıf gibi koşugan yarı yeteneklileri mi sever, yoksa Valbuena-Giuliano ikilisinin paslaşması sonrası gelen kaliteli gol gibi enstantaneleri mi? Elbette ikincisini.

Aykut Kocaman’ın takıntılı bir kişiliği olduğu malum. Sene başından beri bir sürü hata yaptı. Misal Valbuena sol iç, Giuliano sağ iç oynuyordu ve verimli olamıyordu. Skrtel ve Topal ana kadroda düşünülmüyordu. Janssen yerine RvP ya da Soldado’ya meylediliyordu. Dirar ‘manevi evlat’ gibi muhakkak oynuyor, sezona iyi başlayan Alper kesik yiyordu.

Sonra bir takım telkinler ve bizim gibi eleştirmenlerin olumlu katkısı ile ve dahi kanka Rıdvan Dilmen’in bile uyarısıyla Giuliano 10 numaraya geçti, Topal ve Skrtel 11’e girdi, Demirel eldivenleri aldı, bu kez olan Ekici ile Ozan’a oldu ama sonuçlar gelmeye başladı. Sonra ne olduysa Valbuena kenara çekildi.

Ben bunun futbola dayalı bir sebeple olduğunu düşünmüyorum, hocanın egosuyla alakalı olabileceğini tahmin ediyorum ama emin olmadığımdan bir yargıya varamıyorum. Bu dönemde Karabük’ü bile açamayan sadece koşuşturan bir takım haline gelindi. Lakin ligin 2. yarısında Kocaman’ın bir takım inatları kırılıp takım da biraz daha oturunca işler raya girer gibi oldu. Göztepe karşısında son saniyede tesadüfen kazanılan 2 puan, ardından Trabzon’dan gelen 1 puan tartışmaları dindirmedi ama 2 puan yitirilmesine karşın Gençler maçındaki futbol ile Başakşehir maçındaki müthiş taktik plan havayı olumluya çevirdi.

İç saha maçlarındaki negatif görünüş de bundan sonra olumluya dönecektir. Çünkü son inat da kırıldı ve Valbuena ile Giuliano aynı anda sahaya çıktı. F.Bahçe böyle oynamalı. Dışarıda Başakşehir maçındaki gibi taktik planlarla, içeride bu tür rakiplere karşı ‘yetenekle..’ Hatta ilerleyen haftalarda Topal yerine Ekici de düşünülebilir.

Şimdi takımın önünde çok kritik bir Beşiktaş maçı var. Dolmabahçe’den 1 puanla bile dönülürse Beşiktaş saf dışı olur. Bu tür maçlar için Kocaman’a ve takıma genel olarak güvenirim. Sadece şu kadarını söyleyeyim 10 numarası ve santrforu gol atan F.Bahçe şampiyonluğun 1 numaralı adayı olur. Dün öyle oldu..

KAMENİ

Son anda kadroya giren Kameni 2 net golü çıkardı ve “Hazırım” mesajı verdi.

ALANYASPOR

Bu görüntüyle, bu hücum hattı ile 2. yarıda iyice sıfırlanan fizik gücü ile küme düşerler.

FAİK ÇETİNER: SÜRPRİZE YER YOK

Fenerbahçe'nin Alanya’ya puan kaybedeceğini düşünen olsa olsa sürpriz arayan ‘İddaa’cılardır! Geçen hafta lideri deviren, morallenen ve havalanan F.Bahçe’nin mutlak kazanacağını düşünüyordum.

Maça gelmeyip ilk yarı iki farklı skora bakanlar ise oyunun çok rahat geçtiğini sanmasınlar. Rakip Alanya, F.Bahçe kalesine 3 defa ciddi olarak geldi, sıfır çekti. F.Bahçe ise rakip kaleye 3 defa gidip 2 gol buldu. Hatta Valbuena’nın asistiyle Giuliano’nun 20. dakikada attığı ilk golün F.Bahçe’nin ilk atağı olduğunu belirtelim.

Alanya’nın gücü belli, haddini bilerek oynamaya çalıştı. Kendi alanında kalıp ani ataklarla gol kovaladı. İlk yarıda iki Fernades ve bir de Douglas ile mutlak pozisyonlar buldu. Ama Kameni’nin refleksleri izin vermedi.

Kocaman nasıl olduysa çok güvendiği Dirar’ı yanına oturtup geçen haftanın yedeği Valbuena’yı sahaya sürmüştü. Valbuena ve Giuliano, F.Bahçe’de fark yaratan oyuncular. Her an patlama yapabiliyorlar. Dün ilk golün asistinde Valbuena, ikinci golün başlangıcında da Giuliano sahnedeydi. Bu ikilinin dışında takımın en başarılı bir başka ismi de Isla idi. Sağ kanat bindirmeleri ile rakibi adeta bunalttı.

Skor avantajı ile F.Bahçe ikinci bölümde daha çok pozisyon buldu. Alanya’nın da golü düşünüp oyunu önde oynamaya başlaması, maçı daha zevkli ve izlenebilir hale getirdi.

Mehmet Topal ve Souza’nın ofansif futbola yönelmeleri, Valbuena ve Giuliano’nun dikine oyun oynamalarıyla F.Bahçe sayısız pozisyon buldu ama bu yarıda da Giuliano’nun penaltı golüyle yetindiler.

Maçtan önce düşündüğümüz gibi sürpriz olmadı, favori F.Bahçe rahat kazandı. Bu galibiyet haftaya Beşiktaş’la oynanacak kader maçı için de şüphesiz büyük moral oldu. Bakalım F.Bahçe çıkışını devam ettirecek mi, onu da haftaya göreceğiz.

ISLA

Şener’in sakatlanmasından sonra yeniden formayı kapan Isla, şu anda takımın en formda, en arzulu oyuncusu., Defansta olduğu kadar, ofansta da başarılı olan Isla, formayı zor kaptırır.

KOCAMAN’A SORALIM

Geçtiğimiz günlerde Aykut Kocaman “Bizi şampiyon yapmazlar” demişti. Sezon başında şampiyonluğun en büyük adayı olarak gösterilen Beşiktaş’tan F.Bahçe şu anda 3 puan önde. Kocaman’a sormak lazım; acaba yine aynı fikirde mi!

BÜLENT YAVUZ: HİÇ 'YARDIMCI' OLMADILAR

Alper Ulusoy’dan sonra Ümit Öztürk ilaç gibi geldi. Genç hakemin, 90 dakika boyunca maçın her saniyesini buram buram hissedip konsantrasyonunu yüksek seviyelerde tutması başarısının en büyük anahtarı oldu.

Maçta üç kritik karar var. F.Bahçe’nin Fernandao’yla bulduğu ikinci gol tartışmasız ofsayttı. Burada hakemin günahı yok, yardımcı hakem Osman Gökhan Bilir, geride kaldığı için pozisyonu kaçırdı.

İkinci yardımcı hatem hatasında da başrolde Fernandao vardı. Brezilyalı’nın vuruşunda, kale içindeki oyuncudan seken top, çizginin içine düştü. F.Bahçe’nin nizami golü, diğer yardımcı hakemi Ali Saygın Ögel’den kaynaklanan bir hatayla güme gitti.

YÜREKLERE SU SERPTİ

Hakem Ümit Öztürk’ün verdiği penaltı kararı çok kritikti. Tereddütsüz ve hiç duraksamadan düdüğünü çaldı. Eğer her pozisyona yakın olursanız, hiçbir şey kaçırmazsınız. Josef’e müdahale yeri çizgi üzerindeydi, hakemin penaltı kararı doğruydu. Hakem sıkıntısı var. Yardımcılarını saymazsak Ümit Öztürk yüreklere biraz su serpti.

Josef’e çizgi üzerinde yapılan müdaheleyi Öztürk atlamadı.

İkinci golde Piero’ya göre 32 santim ofsayt bulunuyor.

Fernandao’nun şutunda top içeri düşüp dışarı çıkıyor.