Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Frengi hastalığı; bir bakteri çeşidinin neden olduğu, cinsel yol ile bulaşan kronik bir enfeksiyondur. Frengi hastalığının diğer bir adı da; sifiliz olarak bilinmektedir. Ortalama her 100 kişiden 3 kişide görülmektedir. Günümüzde etkili tedavi yöntemleri olmasına rağmen, cinsel rahatlık ve homoseksüelliğin artmasıyla bu sayı artmaktadır.

Bu hastalığın bulaşma yolları; cinsel ilişki, genetal bölgeyle temas sonucu vücuttaki yaradan mikrop bulaşması, anal ve oral sekste bulaşmasına sebep olan en önemli faktörlerdir. Öpüşme yoluyla da bulaştığı görülmüştür.

Anneden bebeğe bulaşma durumu da olmaktadır. Bakteriyi taşıyan anneden, karnındaki bebeğe de geçebilmektedir. Bunun sonucunda bebeğin ölü doğmasına, ölü doğmasa bile erken doğum sonrası bebeğin hayatını kaybetmesine sebep olabilmektedir.

Düşük ihtimali bulunsa da frengi hastalığına sahip kişinin kanından da bulaşma imkanı da bulunmaktadır. Frenginin belirtileri mikrobun vücuda girmesiyle evreler halinde gelişmesi şeklinde ilerlemektedir.

İlk evre primer sifiliz; bakteri kan yoluyla vücuda yayılmaktadır. Yaklaşık 2-3 hafta sonrasında mikrop nereden vücuda girmiş ise o kısımda kırmızı, ıslak ve etrafı belirgin şekilde ağrı yapmayan çıban şeklinde yaralar oluşmaktadır. Vajina, ağız içerisinde, dudaklarda oluşan bu yaralar 2-3 hafta içerisinde geçmektedir.

İkinci evre sekonder sifiliz; bu evrede ciltte döküntüler oluşmaktadır. Göğüste, kol veya bacaklarda kaşıntısız oluşmaya başlayan döküntüler cilde yayılmaya başlamaktadır. Bu döküntüler devam ederken, avuçlar, makat ve ayak içleri koyu kırmızı bir renk almaktadır. Hastalık başladıktan 2-3 ay sonrasında girilen bu dönem 4 yıla kadar devam edebilmektedir. Vulva ve skrotum kısımlarında yayvan, beyaz ve siğile benzeyen lezyonlar görülebilmektedir. Bu lezyonlara ‘Condyloma Latum’ ismi verilmektedir. Sonrasında ise; kişilerde yorgunluk, eklem ağrıları, kilo kaybı ve iştahsızlık oluşmaya başlamakta ve saç ile kaş dökülmeleri ilerlemektedir.

Son evre olan Latent evre döneminde; hastalığın belirtileri olmasa da yapılan test sonuçları pozitif olduğu görülmektedir ve bulaşıcıdır. Mikrop birçok organı etkilemektedir. Mikrop vücutta olduğundan dolayı bu evre 5- 10 yıl kadar devam etmektedir.

İhmal edilen ve tanısı konulamayan zamanlar; ilerleyen evreler yaşandığında kişilerde sinir hasarına bağlı olarak gelişen menenjit, şiddetli olarak devam eden ağrılar, felç ve sonucunda ölüm ile sonuçlanabilmektedir.

Bu rahatsızlığın tanısının konması için, kan testi yapılması ya da oluşan yaradan örnek alınarak kontrol edilmesi gerekmektedir.

Frengi tedavisinde erken teşhis konması çok büyük önem taşımaktadır. Eğer geç tanı konulursa zarar gören organlarda hastalığı geri döndürmek gibi bir imkan bulunmamaktadır.

Frengi tanısı konduğu takdirde doktorun verdiği ilaçları kullanarak tedaviye başlanmaktadır. İlaç kullanımı ile tedavi edilirken aynı zamanda kanda bulunan mikrop oranının azalıp azalmadığı kontrol edilmektedir. Tedaviye başlandıktan sonra 2 gün içerisinde hastalığın bulaşıcı etkeni ortadan kalkmaktadır. Fakat teşhis konulma zamanına ve etkilenen organlara göre tedavi 2 yıla kadar da sürebilmektedir.

Frengi, cinsel yol ile bulaşan bir hastalık olduğundan dolayı ilişkilerden önce prezervatif kullanımı büyük önem arz etmektedir. Bu şekilde sadece bu rahatsızlığı değil, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmada büyük önlem alınmış olacaktır.