Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

SERDAR ALİ ÇELİKLER: TERİM ETKİSİNİ GÖRMELİYİZ

Bu yazıyı 60. dakikada yazdırıyorum. Bu dakikada Galatasaray 3-0 önde ve Bursa 10 kişi. Son 30 dakikada olsa olsa skor artar, başka da bir şey olmaz. Bu nedenle maçla ilgili kritiğimi bu dakikada yazmamda bir sakınca yok. Bursaspor aslen sahaya çıktığında; fiilen ilk golü yediğinde, resmen de kırmızı gördüğünde maçı zaten kaybetmişti.

Galatasaray, Fatih Terim döneminde, Tudor dönemine oranla oyun ve maç kazanma alışkanlıkları açısından bir fark yaratmış değil. Tudor zamanında da şimdi de Antalya gibi Bursa gibi dönemin Osmanlı’sı gibi takımları bulduklarında helva gibi dağıtıyorlar. Dün de farklı bir şey olmadı. Gomis, Garry ve Feghouli’nin sürekli olmasa da sıklıkla yaptıkları ön alan presi rakibi hataya zorladı. Ve G.Saray, ilk 2 golü de kapılan bu toplardan sonra gelişen ataklarla buldu. Eğer Kasımpaşa maçından 3 puanla ayrılınabilseydi, şampiyonluk adına biraz daha ümitli bakılabilirdi. Fakat bu tür maçlar bize G.Saray’ın oyununun gelişip gelişmediğini tam olarak göstermiyor.

 

Terim’in ekibi, önümüzdeki Karabük deplasmanı ve içerdeki Konya maçından 6 puan daha çıkarıp Kadıköy’e güvenli gitmek isteyecektir. Muhtemelen de böyle olacaktır. Ve fakat, bizim artık “Terim geldi ve Tudor döneminde oranla takımın oyunu şu şu şu yönlerden, şu kadar oranda değişti” dememiz gerekiyor. Yanlış anlaşılmasın, Terim olmasa G.Saray şu andaki durumdan daha kötü olurdu. Çünkü ciddi bir yönetim boşluğu var. Bugün en etkili figürü Fatih Terim’dir. O olmasa, muhtemelen takım da dağılırdı. Yani bir lider olarak Terim üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. Ama teknik adam olarak farkını fark ettiremedi. Ve önünde çok da süresi yok.

Bursaspor ise muhtemelen bir hoca değişikliğine gidecektir. Bence Batalla başta olmak üzere bazı oyuncuları da biraz geriye çekmek gerekiyor.

Terim olmasa G.Saray şu anki durumdan daha kötü olurdu.

GOMİS

5 gün önce çok üzücü bir olay yaşayan bu futbolcu, dün birinci sınıf bir vuruşla ilk golü attı. Birçok olumsuz etkene, bazı futbolcuların eksikliklerine, Muslera’nın formsuzluğuna, yönetimin tecrübesizliğine, kulübün parasızlığına rağmen takımını ayaktan tutan isimlerin başında geliyor.

BURSASPOR

Oyunları giderek düştü. Ama daha da önemlisi birbirlerine inançları hiç kalmamış. Takım olma bütünlüğünü yitirmişler.

Gol büyücüsü Gomis Cimbom'un Fransız yıldızı dün yine şut ve pozisyon alma dersi verdi. İlk golde topu müthiş bir falsoyla direk dibinden ağlara gönderen Gomis, diğer ikisinde de bitiriciliğini konuşturdu. Ligde 20. golünü kaydeden Gomis, bu gollerin 15’ini ve verdiği 5 asistin tamamını Türk Telekom Stadı’nda gerçekleştirdi. Gomis, 2016-17’de Marsilya’daki en golcü sezonuna Cimbom’da şimdiden ulaştı.

 

ERHAN TELLİ: DERBİNİN KAZANANI BELLİ

Haftanın ilk maçını oynayan takım olmak her zaman zordur...

Hele bir de o hafta sizden sonra şampiyonluk yarışındaki ezeli rakiplerinizin derbisi varsa, oynayacağınız maçın önemi ve stresi daha da artar. Aksi bir sonuç size üç puandan çok daha fazlasını kaybettirebileceği gibi, elde edilen bir galibiyet ise size üç puandan çok daha fazlasını kazandırır...

İşte bu durumu çok iyi bilen ve defalarca bu atmosferleri yaşayan Fatih Terim gibi bir teknik direktörün, Kasımpaşa mağlubiyetinin hemen ardından gelen bu fırsatı kaçırması asla düşünülemezdi. Maç başlayıp da sahadaki iştahlı oyun görüldüğünde, teknik adamın takımına da bu maçı kazanmaktan başka bir seçeneğin olmadığına inandırdığı çok açık bir şekilde ortaya çıktı...

Fatih Terim’in Bursaspor karşısında sahaya sürdüğü kadro, Kasımpaşa’ya yenilen kadronun 11’de 10’uyla aynıydı ama, oynanan futbol çok başkaydı... Sadece cezası biten Belhanda’nın takıma girmesi bile aslında 10 numarasız 4-1-4-1 sistemin yeniden tıkır tıkır işlemesi için yetti de arttı. Belhanda yerinde oynayınca, Kasımpaşa maçında dökülen Feghouli’nin katkısı da bir anda değişti. O oyuna daha çok girince de Gomis ve Rodrigues rahatladı. Tıpkı bir makinenin dişlileri gibi hepsi biribirini hareketlendirmeye başlayınca, pozisyonlar ve goller de üst üste geldi.

Serdar’ın gol siftahı eski takımına Türkiye Kupası’nda golü bulunan Serdar Aziz, Sarı-Kırmızılı formayla ligde siftahı Bursaspor’a karşı yaptı. Milli stoper, ligde en son 22 Nisan 2016’da Bursa’dayken Kayseri’ye gol atmıştı. Golden sonra sevinmeyen Serdar, “Eski takımım Bursaspor zor günler geçiriyor. Onların bir an önce toparlanmasını diliyorum” dedi.

 

Tabii burada Gomis’e ayrı bir parantez açmak lazım... Geçen hafta sahada bayılarak yüreğimizi ağzımıza getiren Fransız golcünün, attığı golden sonra kendisine oynaması için izin verdikleri için eleştirilen takım doktoruna ve hocasına sarılması elbette ki bir mesajdı. Golcü oyuncunun attığı şık goller dışında her pozisyonda topu yiyecekmiş gibi koşması ve rakiplerine deli dolu baskısı bile, onun bu olay sonrası taraftara verdiği ‘Aslanlar gibi oynamaya devam edeceğim’ sözünün bir ispatı oldu.

Farkın bu kadar açılmasında, Belhanda’nın ilk yarıda kendi çabası ile aldırdığı kırmızı kartla rakibini 10 kişi bırakması elbette ki etkiliydi. Ama inanın bana bu maç 11’e 11 de oynansaydı, sonuç yine değişmezdi. Çünkü sahada ne istediğini bilen ve bunun için mücadele eden bir takım vardı.

Bu galibiyet, Galatasaray’ın hem yaralarını sardı, hem de herkese büyük bir moral oldu... Sarı-Kırmızılı taraftarların yarın akşam stressiz bir şekilde çaylarını içerek derbiyi rahat rahat izleyeceklerini de düşünecek olursak, Bursaspor karşısında alınan galibiyetin ne kadar önemli olduğu daha da ortaya çıkacaktır.

Sarı-Kırmızılı taraftarlar, yarın akşam stressiz bir şekilde çaylarını içerek derbiyi rahat rahat izleyecekler.