Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HALİL ÖZER | ''YEŞİL BURUNLU SİLAH''

Fatih hoca neden Eren’i tercih etti, bilemiyorum. Muhtemelen geçen hafta boş kaleye iki gol attı diye ya da Gomis’in tam olarak geçmeyen bir sakatlığı var. Yoksa hocanın bu tercihi yapması mümkün değil. Çünkü Gomis ile Eren arasında o kadar fark var ki, burada o farkı tartışmak futbol adına acı verici bir durum olur. Kısacası Gomis bu takımın vazgeçilmezi olmalı.

90 dakikaya baktığınız zaman oyun tamamen ortada bir oyun. Her iki tarafa da giden gelen bir oyun. Ancak Galatasaray’da Tolga ile Rodrigues’in kalitesi, oyunu ve üç puanı getirdi.

Denayer ilk 13 dakikada çok kritik üç top kesti ama sonra çok hata yaptı. Feghouli ilk golde fırsatçılığını konuşturdu, ikinci golde de aklını. Ama sürekliliği yoktu bölük pörçük oynadı.

Şu anda Galatasaray’ın tüm oyun gücü Rodrigues’in üstüne yıkılmış halde. O yüzden Yeşil Burun Adalı futbolcu artık rakiplerin hedefi haline gelecek. Çünkü şu anda Galatasaray’ın tek silahı. Onun dışında skora etki yapacak ve golcüleri çalıştıracak ve pozisyona sokacak oyuncu yok gibi.

Gelelim orta alana. Bir kere Ndiaye kesinlikle büyük eksiklik. Fernando gelse bile bu eksiklik çok hissedilecek. Galatasaray bu oyuncunun yerine aynı kalitede oyuncu alamayacağına göre bu eksiklik umarım sezon sonu hedeflerine yansımaz. Ama şu var. Mali açıdan bu kadar kötü bir durum varsa Ndiaye’yi satmak doğru bir karar olabilir. Hocanın bu konuda sıkıntıları olduğu belli. Çünkü Terim maç öncesi kadroyu yazarken önce Rodrigues’i, ardından Ndiaye’yi ve Muslera’yı yazıyor. Haklı da. Çünkü ne Selçuk ne Belhanda ne de bir başkası bu açığı kapatamaz. Tolga dün iyi oynadı ama bir sonraki maçta iyi oynayacağının garantisi yok. Dün ligin en zayıf takımı ile oynadılar. İkinci yarı fark daha da açılabilirdi. Ama sanki tuz ya da şeker eksik. Yani bu görüntüsü ile Galatasaray sezon sonu şampiyonluk için hiç de yeterli bir görüntü vermedi.

GOMIS
Belli ki keyfi yok. Ama adam profesyonel, çıkıp çatır çatır oynuyor. Hırsını koruyor. Saygıyı da hak ediyor.

ÖZBEK YÖNETİMİ
Hoca söyledi. Futbolcular dört aydır para alamıyormuş. Bu tabii ki yeni yönetimin değil, eski yönetimin suçu. Dua etsinler futbolculara. Yabancılar iyi niyetli olmasa bedava istedikleri yere giderlerdi. Koskoca kulübün düşürüldüğü duruma bak.

ERHAN TELLİ | ''TERİM BUNU BEKLEMİYORDU''

Fatih Terim’in sadece bugün sahada oynanan futbolla ilgilendiğini sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz...

Yılların tecrübesi bu kez öyle bir girdabın içinde buldu ki kendisini, herhalde yapılan teklifi 2 dakika içinde hiç düşünmeden kabul ederken, dışarıdan yansıtılan ve beklediği mali tablo asla şu an yaşadıkları değildi. Bana göre, o bile bu kadarını tahmin edememişti çünkü...

1996 ile 2000 yılları arasında 4 kez üst üste şampiyon olup sonunda UEFA Kupası’nı kaldırırken de birçok ekonomik sıkıntı yaşamıştı ama o dönemde bile bu kadar sıkıntıyı gelir gelmez aynı anda kucağında bulmamıştı hoca.

Misal... Takımın en çok kazananı 3 milyon Dolar alan Hagi’ydi ama onunla birlikte sadece 4 yabancı vardı. Kurallar gereği takımın yüzde 70’i yerli olunca, o çocuklar aylarca para almadan da oynuyor, Hagi ve arkadaşları da bir şekilde ikna ediliyorlardı. Peki ya şimdi ? Yerli oyuncuları senet sepet verip oynatırsınız da ya yabancılar ? Tam tersine, bu kez takımın yüzde 70’i yabancı ve haklı olarak ilk kez geldikleri bir ülkede paralarını alamadıkça isyan ediyorlar. Hoca da zaten parası 3-4 ay geriden gecikmeli gelen bu oyunculardan, şampiyonluk yolunda maksimum faydalanmaya çalışıyor ki, Ndiaye’ye kamp gecesi verdiği mecburi izin de işte tam bu yüzden.

Düşünsenize, maça saatler kala Ndiaye hocanın kapısını çalıyor ve ‘Benim kafam transferde, bu şekilde oynayamam’ diyor. Ndiaye evine gönderiliyor, kadroyu tamamlamak içinse başka bir oyuncu evinden tesise çağrılıyor. Normalde benim tanıdığım Fatih Terim, tam da ihtiyaç duyduğu bir sırada Ndiaye’nin satılmasına asla izin vermez ama bu kez Galatasaray Kulübü’nün menfaatleri, takımın ve hocanın menfaatlerinin önüne geçiyor işte.

Tüm bunların gölgesi altında maça dönersek... Fatih Terim adaletini gösterip Kayseri’de iki gol atan Eren’le maça başladı ama sonunda planladığı gibi Gomis’le fişi çekti. Yasin ve Selçuk ilk yarıda kötü, Denayer ise Rodrigues ile takımın en iyisiydi. Bazı taraftarların zorunluluktan oynatılan Latovlevici’yi ıslıklaması yakışık almadı. Sonunda sağ duyulu taraftar kazandı da Romen oyuncunun gönlü alkışlarla alındı. Sonuçta Galatasaray kendi evinde mutlaka kazanması gereken bir maçı kazandı ve mental açıdan oldukça yorgun olduğu ve bu nedenle kaza yapabileceği haftayı üç puanla kapamayı başardı.

CÜNEYT HAYDAROĞLU | ''NO MONEY YES GOMIS''

Kayseri karşısında özellikle ilk yarıdaki futbolu ile taraftarlarını heyecanlandıran, ikinci yarıda tanınmaz bir hal alan Galatasaray, Osmanlı karşısında pek iç açıcı bir görüntü vermedi...

Ndiaye ve Fernando’nun yokluğunda Terim, orta sahayı Tolga ve Selçuk’a emanet etti. Ancak bu ikili hücumda ve savunmada eksik kalınca Osmanlıspor, G.Saray’ın 1. bölgesinde zaman zaman etkili olmayı başardı... Denayer’in yerine Serdar’ın kesilmesi anlaşılabilir, Eren Derdiyok ile çıkmak zaten çok normal... Ama takımdaki ‘tek solak’ diye de Latovlevici’de ısrar etmek ne kadar doğru tartışılır...

Geçen hafta iki organizasyon golü atan G.Saraylı oyuncular, dün bu şekilde bir pozisyon bile üretemedi. Kötü futbolun ve isteksiz oyunun açıklanabilir tek bir yanı vardı bence o da konsantrasyon eksikliği. Yasin Öztekin’in ‘futbol balı’ onun yanında olmadığı zaman bu takımın oyuncusu olmadığı kabak gibi ortaya çıkıyor. Ya çılgınlar gibi koşacak ya da ceza alanı içerisinde karambolde top önüne düşecek de bir şeyler yapacak. Son iki haftaya bakarsak üretkenlik sıfır, istek sıfır!..

Dün 1-2 oyuncu dışında Sarı-Kırmızılı takımda herkes kötüydü. Bunun sebebi yukarıda belirttiğim gibi konsantrasyon eksikliği, bunun yanında bir parça da fizik gücünü artırmak için yapılan yüklemeler. Eminim ki Fatih Hoca da takımından böyle bir futbol beklemiyordu. Tabii ki bu duruma el koyacaktır, gerekeni yapacaktır. Gomis’in 81’de oyuna girmesinden sonra hücum hattı biraz daha hareketlenir gibi oldu. Önce bir pozisyonda kaçırdı, ardından golünü attı. Hakkında çıkan ‘para yüzünden oynamıyor’ iddialarına da gol sevincinde yaptığı el hareketi ile yanıt verdi. Bu tip haberler onu daha da hırslandırmış belli ki... Osmanlı oyuncuları daha becerikli olabilseydi maçın seyrini değiştirebilirlerdi. Ama sonuç olarak Galatasaray sahasında iyi olmasa da kazandı, zirve yarışında hata yapmadı.

N'DIAYE SATILMALI
Galatasaray için her ne kadar önemli bir oyuncu olsa da şu ortamda 15-16 milyon Euro gibi rakamlara satılması en doğrusu olacaktır.

BELHANDA YİNE YOK
Fatih Terim’in kendisini geçtiğimiz hafta kesmesi işe yaramamış. Dün ikinci yarıda şans buldu ama varlığı yokluğu belli olmadı.