Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

İbiş, AA muhabirine, halk arasında kalın bağırsak kanseri diye bilinen kolon ve rektum kanserlerinin "kolorektal kanserler" olarak isimlendirildiğini söyledi.

Kalın bağırsak kanserlerinin de sık görülen kanserler arasında yer aldığını ifade eden İbiş, hastalık görülme sıklığının genç yaş kuşağında artmaya başladığını bildirdi.

İbiş, sanayi ve teknolojinin getirdiği yaşam biçimi ve beslenmedeki olumsuz değişikliklerin kalın bağırsak kanser sıklığında yükselişe neden olduğunu anlattı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, cinsiyet ayrımı olmaksızın akciğer ve meme kanserinden sonra en sık görülen üçüncü kanser türünün kalın bağırsak kanseri olduğuna işaret eden İbiş, "Aynı verilere göre, ölüm riski bakımından ise kolorektal kanserler, akciğer kanserinden sonra ikinci sıklıkta ölümcül olan kanser türüdür." dedi.

- "Son dönemde tanı alan hastaların yüzde 15'i 40 yaşının altında"

Kolorektal kanserlerin erken evrede veya sınırlı hastalık evresinde teşhis edilmesi durumunda yaşam oranının oldukça yüksek olduğunun altını çizen İbiş, geç evre veya uzak organlara yayılması evresinde tanı konulması durumunda yaşam beklentisinin kısaldığını anlattı.

Prof. Dr. İbiş, şunları söyledi:

"Ulusal kalın bağırsak kanser tarama protokollerine uyum da maalesef son derece sınırlı kalmaktadır. Bu durumun kaçınılmaz bir sonucu olarak geç kalınmış ileri evre kalın bağırsak kanserleriyle karşı karşıya kalmaktayız. Uluslararası tarama protokollerinde genel olarak belirlenen 50 yaş sınırı, bazı raporlarda 45 yaşına düşürülmüştür. Buna rağmen son dönemde kalın bağırsak kanser tanısı alan hastaların yüzde 15'i 40 yaşının altındadır. Yani genç yaş kuşağında artan bir kalın bağırsak kanser sıklığını gerçek yaşamda kendi hastalarımızda da görmekteyiz."

- Belirtilere dikkat

İbiş, Sağlık Bakanlığınca Kolorektal Kanser Tarama Programı'nın ulusal standartlarının belirlendiğini ve programın oldukça etkin ve kolay ulaşılabilir içerikle hizmete sunulduğunu vurguladı.

Taramalara katılacak hedef kitlede farkındalığın artması gerektiğini dile getiren İbiş, sözlerine şöyle devam etti:

"Buradaki en büyük sorun kalın bağırsak kanser tarama hizmetinin muhatabı olan hedef kitlenin kendisini muhatap kabul etmemesidir. Tarama programlarını daha aktif hale getirmek ve farkındalığı artırmak için buna özel farkındalık hafta-aylarının olması oldukça etkilidir. Bununla birlikte tarama yaptıran bireylerin kendi çevrelerinde bunu pozitif yolla paylaşması da tarama programına katkı sağlayacaktır."

Prof. Dr. İbiş, bağırsak alışkanlığı veya dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkıda aşikar veya gizli kan olması, karında rahatsızlık hissi, ağrı, kramp olması, halsizlik ve yorgunluk, açıklanamayan kilo kaybı olması durumunda hemen doktora başvurulması gerektiği uyarısında bulunarak, bu belirtilen bulgulardan bağımsız olarak ailesinde kalın bağırsak kanser hastalığı olanların daha fazla risk altında bulunduğuna dikkati çekti.

İbiş, "Bu belirtilen nedenlerle kalın bağırsak kanser riski taşıyan 50 yaş üstü tüm sağlıklı bireyler ve yüksek riskliler tarama programına katılmalı." dedi.