Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, kanun teklifinin muhalefetten habersiz hazırlandığını, muhalefetin, meslek kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerine yeterince başvurulmadığını savundu.

Bu şekilde hazırlanan kanunlarda genellikle hatalar ve eksikler olduğunu ve daha sonra bunları gidermek için aynı hususlarda teklifler sunulduğunu dile getiren Altıntaş, "Kaldı ki bu teklif de esasında mevcut yasalardaki birçok eksikliği, hatayı düzeltmek için verilmiştir." dedi.

AK Parti'nin tarım politikasının "ürün ithal etme üzerine kurulu bir sistem" olduğunu öne süren Ayhan Altıntaş, "Ancak zaman zaman bu yöntem tıkanınca, tarımın geleceği tehlikeye düşünce, günlük tedbirlerle durum idare edilmeye çalışılmaktadır. İktidarın tarım politikası, ülke tarımının geleceği ve ithalata dayalı sistemden faydalanan şirketlerin menfaati arasında gelgit yaparak ilerlemektedir. Ancak bu sistem artık yürütülemez hale gelmiştir. İktidar, tarım ne kadar iyiye gidiyor dese de kötü gidişin farkındadır ve bu yüzden böyle bir yasaya ihtiyaç duyulmuştur." diye konuştu.

Altıntaş, tarımda acil ve köklü tedbirler alınması gerektiğini ifade ederek, "Teklifte olumlu bulduğumuz kısımlar mevcut. Teklif özellikle tarım topraklarının daha sıkı denetimini ve gıda güvenliğinin sağlanmasını sağlayacak yaptırımlar getiriyor. Ormanlardan kısmen, yeterli aromatik ve tıbbi bitki üretiminde faydalanılması, yerli tütünün desteklenmesi de olumlu bulduğumuz kısımlar arasında." değerlendirmesini yaptı.

- "Topraklarımızın daha sıkı korunması için yeni tedbirlerin alınması zorunludur"

AK Parti Aydın Milletvekili Metin Yavuz, Türkiye'nin sahip olduğu tarımsal potansiyeli, üretim odaklı politikalarla desteklemenin hükümetin önceliği olduğunu ifade etti.

Gelinen noktada, gıda güvenliğini sağlamak için uzun vadeli planlamaya imkan tanıyacak bazı düzenlemeler yapma ihtiyacı doğduğunu belirten Yavuz, "Elbette ki tarımsal üretimin kesintisiz olarak muhafazasını ve artan ihtiyaçlara cevap verecek ölçüde büyümesini sağlamak hayati öneme sahiptir. Bu sebeple ekilen biçilen topraklarımızın daha sıkı korunması için yeni tedbirlerin alınması zorunludur." şeklinde konuştu.

Metin Yavuz, şunları kaydetti:

"Hepimizin hemfikir olacağı üzere hiç kimse kahvaltıda bal diye yediğinin sahte çıkmasından memnun olmaz ya da yaşam iksiri sayılan zeytinyağı yerine ne olduğu belli olmayan bir yağ tüketmek istemez. Söz konusu teklifte, toplum sağlığını korumayı amaçlayan bazı düzenlemeler de arz edilmektedir. İnsan sağlığı için tehlike oluşturan, gıda ve yem ürünleri ile taklit ve tağşiş yapılmış ürünlerin piyasaya sunulmasıyla alakalı olarak öngörülen değişiklik, bunları üreten ve piyasaya sunanlara yaptırımları ağırlaştırmaktadır. Kamuoyunda sahte bal, at, eşek etinden sucuk, hakiki olmayan yemeklik yağlar gibi taklit ve tağşiş vakalarına karşı ilgili yaptırımların, caydırıcılığının artırılması suretiyle 500 bin TL'ye kadar ciro ölçeğinde idari para cezası getirilmesi ve tekrarında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile 10 yıla kadar sektör faaliyetinden men edilmesi öngörülmektedir.

Teklifle, genel olarak sahipli arazilerde ağaçlandırmanın teşvik edilmesi, bozuk orman alanlarında odun dışı ürünlerin, mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis ve orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yapılmasına izin verilebilmesi öneriliyor. Şeker piyasasındaki denetleme faaliyetlerinin etkinliğinin artırılması, tütün mamulü olmamakla birlikte tütün mamulü üretiminde kullanılan makaron, sigara filtresi ve yaprak sigara kağıdının üretiminin ve piyasaya arzının Tarım ve Orman Bakanlığının görevleri kapsamına alınması teklif edilmektedir. Ayrıca, tütün mamulü üreticilerine kademeli olarak 2025 yılına kadar yüzde 30 yerli tütün kullanımı zorunluluğu da getirilmektedir."

- "Üretici tükenmişlik sendromu yaşıyor"

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, "Tarım alanında tam bir çöküşe şahitlik ettiğimiz dönemden geçmenin üzüntüsünü yaşıyoruz." ifadesini kullandı.

Aygun, dünyada kendi kendine yeten az sayıda ülkeden biri olan Türkiye'nin, AK Parti iktidarında pamuktan ayçiçeğine, buğdaydan büyükbaş hayvana, etten salçaya kadar her alanda ithalat yapan, "içler acısı bir duruma geldiğini" öne sürdü.

Türkiye'nin yüz ölçümünün 10'da 1'i olan ülkelerden ithalat yapar hale gelindiğini savunan İlhami Özcan Aygun, "Bu tablodan dolayı üreticimiz toprağa küstürüldü, hacizlerle karşı karşıya kaldı. Artık ürününü tarlada bırakmakta ve bunu da hayvanına yedirmeyi tercih etmektedir. Üreticiye kulaklarını tıkamış, ithalata bel bağlamış, mutfağı yangın yerine döndüren, tüketiciyi de gıda enflasyonuna terk eden AK Parti, tam anlamıyla çiftçiliği bitirme noktasına gelmiştir." görüşünü savundu.

Ekim 2019'dan bugüne kadar yoncaya yüzde 31, samana yüzde 29, süt yemine de yüzde 49 zam yapıldığını, çiğ süt maliyeti yüzde 50 artarken, devletin çiftçiden çiğ süt alıp fiyatını değiştirmediğini ileri süren Aygun, "Üretici tükenmişlik sendromu yaşıyor." diye konuştu.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin, kanun teklifini hazırlayanların, tarımın bugünün koşullarında insanlık için hayati bir öneme sahip olduğunun farkında olmadığını iddia etti.

Maçin, "Eğer AKP tarımın hayati öneme sahip olduğunun farkında ve bilincinde olsaydı, hem usul açısından, hem içerik açısından bu kadar yanlış yapmazdı. Tarımın insanlık için çok önemli ve hayati olduğunu, salgınla birlikte daha da stratejik bir önem kazandığını biliyoruz. Bunu AKP'nin bazı yetkilileri de zaman zaman dillendiriyor. Ancak bu kanun teklifini hazırlarken hangi sendikalar, meslek odaları, üretici birlikleri veya hangi üniversitelerle görüşüp ortaklaştı?" dedi.

Birinci bölüm üzerindeki konuşmaların tamamlanmasının ardından maddeler üzerindeki önergelerin görüşmelerine geçildi.