Türkiye'nin teknokent serüveni çok eskiye dayanmıyor. 1990'lı yıllarda teknokentlerin il örnekleri ile tanışmamıza rağmen, bu konudaki asıl atılım ise 2000'li yılların ikinci yarısında yaşandı. Bugün 54 ilde 58 teknokent faaliyetlerini sürdürüyor. Sayının önümüzdeki yıllara 80'i aşması bekleniyor. Bu alandaki yatırımlar, girişim ekosisteminin genişlemesini sağlarken aynı zamanda teknoloji ihracatına da olumlu katkı sağlıyor. Öyle ki, bugüne kadar Türkiye'deki teknoparklardan toplamda 3.6 milyar dolarlık ihracat yapılmış durumda.

Ekosisteme verilen desteklerin teknokent faaliyetleri ile paralel bir şekilde ilerlediğini bir örnek ile açıklamak gerekirse, Türkiye'nin en eski teknoloji geliştirme alanlarından bir olan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ARI Teknokent'in düzenlediği girişim yarışması Big Bang'e bakmakta fayda var. Buna göre, Big Bang'de bu yıl 44 girişime yüzde 13 artışla toplamda 14 milyon 140 bin TL tutarında yatırım yapıldı. Üstünde durulması gereken nokta ise, bu yılki Big Bang'de girişimlere 6 milyon 700 bin TL'lik hibe verilmiş olması.

'ŞİRKETLERİN İLGİSİ HİBELERİ YÜZDE 38 ARTTI'

Şirketlerin her geçen gün yüzlerini girişim ekosistemine daha çok döndürdüklerini belirten İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Deniz Tunçalp, "Öncelikli amacımız ekosistemi büyütmek. Şirketleri yatırımcı gibi düşünmeye teşvik ederek, hibe desteğinde bulunacakları girişimleri yatırım yapma kriterlerine göre seçmelerini istiyoruz. Böylece, ekosistemin dinamiklerini öğrenmelerini hedefliyoruz. Kurumsal şirketler, verdikleri hibelerle girişimcilere can suyu vermiş oldular" dedi. Tunçalp, söz konusu yöntem ile bu yıl verilen hibe tutarının yüzde 38 arttığını vurguladı.

Teknokentten yapılan ihracat rakamlarına da değinen Tunçalp, "İTÜ ARI Teknokent firmalarının 2016 Ar-Ge ihracatı 34 milyon dolar iken, 2017 Ar-Ge ihracatı ise 40 milyon dolar olarak gerçekleşti. Henüz sonuçlar belli olmasa da, 2018'de bu rakamın artacağını öngörüyoruz" açıklamasında bulundu.

'YATIRIMI ERKEN ALMAK SONRAKİLERİ ENGELLEYEBİLİR'

Big Bang'de bu yıl erken aşama girişimciden çok ilerlemiş girişimlere yatırım yapıldığının altını çizen Tunçalp, "Bu aslında erken aşama girişimciler için iyi bir şey diyebiliriz. Zira hazır olmadan erken aşamada yatırım almak daha sonra gelecek yatırımcılara bir engel teşkil edebiliyor. Bu yüzden erken aşama girişimlerin yatırım almaması daha olumlu bir durum oldu" dedi.

'UNİCORN ÇIKAR İÇİN PARA YAKMAK LAZIM'

Bir girişimin unicorn (milyar dolarlık girişim) olmasının faaliyet gösterdiği ülkedeki finansal piyasasının derinliği ile doğru orantılı olduğunu belirten Deniz Tunçalp, "Unicorn çıkarmak istiyorsanız cayır cayır para yakmanız gerekir. Yatırım ekosistemi onu girişimi fonlar ve büyüterek unicorn haline dönüştürür. Finansal piyasanın toplam derinliğine baktığımızda bizden yarım unicorn çıkması lazım ki, o da çıktı. Bu anlamda Trendyol ve Yemek Sepeti’ni alabiliriz" dedi.

Türkiye'de henüz hiç bir girişimin unicorn statüsünde olmamasında rağmen Malezya’dan 3 tane unicorn çıktığını vurgulayan Tunçalp, "Malezya’daki unicornların üçü de tekel konumunda. Devlet tekelleşmeye izin verdiği için unicorn oluşuyor. Unicorn olmak için, ya serbest piyasayı bozacaksınız ve tekelleşmeye izin vereceksiniz ya da dünya finans piyasalarından milyar dolarlık olacak kadar yatırım alacaksınız" diye konuştu.

'BİZE HER YER İTÜ'

Teknokentin gelecek planları ile ilgili de konuşan Deniz Tunçalp, "Yurt dışından girişimci ve yatırımcı almayı hedefliyoruz. Şu anda 10 tane partner kuruluşumuz var. Türkiye içerisinde başka şehirlerde olan startuplara bir şube gibi bize gelmelerini, İstanbul’da satış yapmalarını teşvik ediyoruz. Ayrıca Anadolu’daki girişimlere destek veriyoruz ve onları Big Bang sürecinde yatırımcının karşısına çıkartıyoruz. Türkiye’nin bir yerinde iyi bir proje varsa bizim için o İTÜ’lüdür, İTÜ Çekirdek grubundandır. Dolayısıyla 'Bize her yer İTÜ' diyoruz" dedi. 

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri