Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

HABERTURK.COM

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümeti çok sert bir şekilde eleştirdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nan seslenen Bahçeli, "Bizim nasıl bir ülke olduğumuzu bilmeyen şahıs hala Türkiye Başbakanıdır. Davutoğlu Afyon'dan konuştu, biz de kendisini Ankara'dan milli bir sesle uyarıp kendisine gelmesini istiyoruz" dedi. MHP lideri Bahçeli, "MHP'nin karıştırılıp, oyalanması için haricimizde faal ve sinsi bir çalışma vardır" derken, partisinin kongre tarihini de 18 Mart 2018 olarak açıkladı. 

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin Kızılcahamam kampı sonrası basın açıklaması yaptı. Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları şöyle:

"ORTADOĞU'YU BÖLMEK İSTİYORLAR"

Irak ve Suriye'deki Türkmenlere zulüm ve eziyetlerin yanı sıra Kıbrıs davamız görüşüldü. Hava sahamızı ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinin ardında ortaya çıkan sosyal ve ekonomik durumlar paylaşıldı. Parti grubumuzun Meclis çalışmaları hakkında bilgi verildi. AKP'nin zorla dayattığı başkanlık sistemine karşı bakışımız birkez daha teyit edildi. 

Tarih geçmişine sırt dönmüş nice devlet ve medeniyetlerin çöküşünü kaydetmiştir. Birliğini kaybetmiş toplum ve milletlerin sonları herkesin malumudur. Bugün yapılacak yanlışın, atılacak gafil bir adımın hesabı gün gelecek ödenecektir. İstikrarsızlığa dümen kırılmıştır. Krizler seriye bağlanmıştır, uzlaşmazlık zirveye tırmanmıştır. 

18-19 ve 20 yüzyıllar boyunca, her yere sıçrayan güç kavgalarının en zalimi bugünlerde vuku bulmaktadır. Adaletsizliği, ahlaksızlığı dert edenen, görülmemektedir. İnsanlık vicdanı çoraklaşmıştır. Milli, tarihi ve yerel hassasiyetler yok sayılmaktadır. Etnik kutuplaşma tehlike saçmaktadır. Şiddet politika haline gelmiştir. Özgürlük lafta kalmaktadır. Demokrasi sadece sözde hatırlanmaktadır. 

Uluslararası hukuku takan da pek yoktur. Ortadoğu'nun müessibblerini uzakta aramanın anlamı yoktur. Coğrafya taksimatına soyunanların kapanmamış hesabı vardır. Dün bize parmak sallayıp üzerimizde plan yapanların kir ve öfke dolu emelleri acımasızdır. Komşu ülkeler ne yaşıyorsa dünün eseridir. Her şey açık ki Ortadoğu'yu bölmek istiyorlar. İnsan ve doğal kaynakları sömürmek istiyorlar. Büyük Ortadoğu Projesi'nin çıkış noktası budur. Arap Baharı da buna hizmet etmektedir. Terör örgütlerinin silahlandırılıp maşa olarak kullanılması raslantı değildir.

"TÜRKİYE'NİN DIŞPOLİTİKASI KALMAMIŞTIR"

AKP hükümeti cinayet projelerini destekleyerek aynı safa girmiştir. Erdoğan'ın bunda payı ve parmağı vardır. Haçlı niyetlerine kanan AKP'nin katkısı inkar edilemez. Arap sokaklarında şöhret kazandırılan Erdoğan'ın gözden düşmesi çarpıklık değildir. Erdoğan sayesinde Türkiye Ortadoğu'dan soyutlanmış, uzaklaştırılmış, ötelenmiş, dışlanmıştır. Türkiye Suriye'nin içişlerine karışmanın sonuçlarını yaşamaktadır. AKP Irak'ta yanlış ata oynamanın Mısır'da, İran'da, Libya'da, Kıbrıs ve Kafkasya'nın bir numaralı suçlusudur. Türkiye'nin dışpolitikası kalmamıştır. AKP çaresizdir, eli kolu BOP'un zincirleriyle düğümlenmiştir. 

Hükümetin hiçbir sözü adresini bulmamış, hiçbir hedefi gerçekleşmemiştir. Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde AKP'nin inandırıcılığı kalmamıştır. Peşmerge'nin Ayn el Arab'a geçmesine izin veren AKP'dir. Suriye muhalefetinin arkasında durarak Türkiye'nin imajını bozan AKP'dir.

"DAVUTOĞLU BOŞA KONUŞMAKTADIR"

Davutoğlu, "Fırat'ın batısına geçeni vururuz" diyordu. Erdoğan kararlılık mesajı veriyordu. YPG terörü geçen hafta Fırat'ın batısına geçmiştir. Buna karşılık Erdoğan ve Davutoğlu bunu inkar etmiştir. Milletimiz kandırılmıştır. Azez ve Cerablus'taki Mare hattı'nın PYD'ye geçmesiyle teröristler büyük biz kazanım elde edeceklerdir. Büyük Kürdistan hayali sürmektedir.

Ortadoğu'dan tüten boğucu ve yıkıcı duman Türkiye'yi sarmıştır. Türkiye'nin etnik ve mezhebi çerçevede ayrılıp birbirine girmesi hız kazanmıştır. Cizre ve Silopi'de Kobani provası yapılmaktadır. Bugünlere açılım, çözüm tavizleriyle gelinmesidir. Erdoğan'ın canını koyduğu, gözünü kararttığı çözüm süreci hendek, silah, bomba olmuş polis ve askerlerimizi şehit etmiştir. Davutoğlu boşa konuşmaktadır, çünkü samimi değildir. Daha dün teröristlerle masaya oturan AKP hükümeti değil miydi? PKK'ya her istediğini veren bu AKP hükümeti değil miydi? Kandil'e kriptolu telefon gönderip operasyon yapmayın diyen AKP hükümeti değil miydi? Hem Oslo'da özerklik ve özyönetim sözü verirler, hem Türk milleti aklı ve onuruyla alay ederler. Bunlar ikiyüzlüdür. Türkiye AKP'den ibaret değildir, kaçak saraya bırakılamayacak kadar büyük bir ülkedir. 

"ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU PEMBE TABLO ÇİZİYOR"

Davutoğlu esefle karşıladığımız konuşmasında, Türkiye'ye hangi gözle bakmaktadır. Başbakan'ın "kaosa geçit vermedik" sözü hayal destanıdır. Davutoğlu neden bahsetmekte, kime neyi anlatmaktadır. Saraydan başını çıkaramayanlar, israf ve haram içinde yüzenler bu şahadetlere ya duyarsız, ya da kördür. Hala neyin düzen ve dirliğinden bahsediyorsun. Türkiye Suriye'den sonra vahşet durağı oluyor, Erdoğan ve Davutoğlu pembe tablo çiziyor. 

Sağımıza solumuza, önümüze arkamıza ölüm çukurları açılmışken Erdoğan ve Davutoğlu'nun hakikat kıyımı yapmaları millete hakarettir. AKP ve himayesindeki mihraklar Türkiye'ye çevrilmiştir.

Bunlar bu şartlar altında Türkiye yeni anayasa sürecine kilitlenmiştir. Başkanlık sistemi tedavüle sokulmuştur. Bizim nasıl bir ülke olduğumuzu bilmeyen şahıs hala Türkiye Başbakanıdır. Davutoğlu Afyon'dan konuştu, biz de kendisini Ankara'dan milli bir sesle uyarıp kendisine gelmesini istiyoruz.

1. Türkiye milli ve üniter bir devlettir. 

2. Bölünmez bütünlüğü tartışılmaz.

3. Türkiye devleti ecdad yadigarıdır. 

Anayasa kişiye özel hazırlanmaz. Bir siyaset gözetilerek yazılamaz. Yeni anayasada millet tarifi yapmak yerine, devleti daha hızlı çalıştırmak esas olmalıdır. Biz anayasa ile devlet kurmadık. Böyle devleti ve milleti kaybetmeye tahammül edemeyiz. Yeni anayasa ihtiyaçtır, buna itiraz yoktur. Türkiye'nin yeni anayasa kılıfı altında başkanlık sistemine geçmesine ilkel zihniyetlere ortak olamayız. Türkiye'ye seçilmiş despot değil, yeni anayasa gereklidir. Bugün başkanlık isteyenler yarın hanedanlık kurmak isterse ne yapacağız? Bugün başkan olanlar, yarın krallık iddiasında bulunursa buna nasıl mani olacağız? Her yönetim şeklinin bir temeli vardır. Var olan devletimizin ruhunu değiştirmemiz imkansızdır. Biz yeni anayasada vatandaşlık tarifiyle oynanmasına karşıyız, Türk ifadesinin çıkarılmasına karşı çıkacağız. Anayasanın ilk 4 maddesinin kurnazca alaşağı edilmesine direneceğiz. Yeni anayasayı Türk milleti adına yapmak istiyoruz. 

"100 YIL SONRA TÜRK'TEN ESER KALMAZ"

İktidara hakim olan AKP milli perspektife hakim olmadığından mahvoluşa doğru bodoslamadan gitmektedir. Geldiğimiz süreç yalnızca Türk olmayanların kimlik kazanımlarını değil, kazanılmış Türklük kavramının zayıflamasına neden olmaktadır. AKP-PKK ortaklığının gayesi de budur. Türklük bir alt kimlik olarak sunulmak istenmektedir. Türkler kendi yurtlarında sığıntı muamelesine maruz kalmaktadır. Açılım, yıkım ve çözülme süreçleriyle istenen bu tavizi derinleştirmek içindir. Bu tavizin son durağının belirlenmesine inanıyoruz. Yoksa 100 yıl sonra dünyada Türk'ten eser kalmayacaktır. Bu Türklüğün tarihten silinmesi demektir. Türkiye'de tartışmaların ağırlık merkezinde Türkler vardır. İktidardaki azınlığın da istediği budur. Artan siyasi Kürtçülük ve bölücülüğe devam edilmesi halinde yarın vatanı savunacak Türk bulunamayacaktır. Anadolu'nun istilası için sabırla işlenen psikolojik harikatın son perdesidir. 

İki devletli planlar bize dayatılmaktadır. Sıra başkanlık sistemiyle üniter sistemin çelişmeyeceği propgandasıdır. Bazı kesimler ki bunlar AB sürecinin sözde refahın, ayrılmayı durduracağını ifade etmiştir. Tüm sosyal ve ekonomik yatırımları birlikte yaşamanın şemsiyesi olarak görmetedirler.  

"MHP'NİN ÜZERİNDE OYUNLAR OYNANIYOR"

Başta hükümet olmak üzere, milli emanetlere, mirasa ilgisiz ve iştahsız kalan karanlık odaklar bölünmüş ve paylaşılmış Türkiye'ye çevirmiştir. MHP'nin karıştırılıp, oyalanması için haricimizde faal ve sinsi bir çalışma vardır. Hiçbir dava arkadaşım bu akıntıya kapılmayacaktır. Bu yuvayı bozmak kimsenin harcı değildir, buna göz yumulamaz. Biz el etek öpmeyecek bir ecdadın yaşayan neferiyiz.

Üzerimizde oynanan oyunları bozmak, felaket telallığı yapanlara karşı durmak birlikte yapacağımız durumdur. MHP birbirine kilitlenmelidir. Milliyetçiliğe kulp takma yarışına girenler devleti acıklı bir parçalanmaya götürmektedir.

İhanetin ölçeği daha da artarsa, Türk milletinin alt kimlik duraklarında bir parçasını kaybetmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Türkiye benzerlerine soğuk savaş yıllarında yaşanan yurdumuzu saran sanal bir duvarla ikiye ayrılabilecektir. Yerli ve yabancı mahfiller Türk milletini birbirine düşürmek, ayrılıkçı beklentileri uyandırmak için yoğun gayret içindedir. Sözde özyönetim ilanları, hendekler bunun göstergesidir. Tehlike had safhadadır.

Türk milletinin milli tepkilerini yoksulluk zayıflatmaktadır. Türk milli kimlik erozyonunun diğer ayağı ise millet altı yapılanmaların güçlenmesidir. Bunlar hissizlik ve tepkisizliği artırmaktadır. AKP'nin milli çözülmeyi önlemek için önerdiği Türkiyelilik tezleri bir sorunun hızlandırıcısıdır. 

Türkiye milletinin dokusunda yapılacak her operasyonun sonuçlar önceden kestirilemeyecektir. 1000 yıllık kardeşliğin son bulması kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Kürt kardeşlerimin bunu ellerinin tersiyle iteceğine inanıyorum. Parçalanmış ülke fotoğrafından fayda umulması, bedel ödettirme gayretleri kardeş kavgalarına neden olacak, ortada bir ülke kalırsa felaketten felakate sürüklenecektir. Sosyolojik ayrışmanın nerede duracağı az çok bellidir. Kurulan yuvalar, ortaklıklar, beraber yaşanan şehir ve mahalleler nasıl bölünecektir. Kürt ve Türk ana babadan doğanlar kendisini nasıl kimliklendirecektir. Başbakan bu soruyu kendisine sorabilecek midir? 

Milletimizde henüz kaygısını görmediğimiz ayrışma olmasa da akıntı bu yoldadır. Irak'ın kuzeyinde Kürdistan ilan edilmesi ve Suriye'de yaşananlarlar husumete yol açacaktır. MHP Türk milletini yüz üstü bırakmayacaktır. Türklüğün infazına direnecek, demokratik mücadelesini yerine getirecektir. 

SORU-CEVAP

* Hendek siyasetinden artık vazgeçin, gerçekleri görün. Bu hendekler nasıl açıldı, mühimmatlar nasıl dolduruldu? Bu konuda kamu çalışanlarını, askerleri sorguladınız mı? Bu soruya cevap alamadık.  

* Demokratik hakkın kullanılmasında disiplin cezası olmaz. Bu hakkı kullanırken, partiyi yönetenlere acımasızca hakaret edenler gerekli cezayla muhatap olacaklar. Parti tüzüğünde karşılığı vardır. Genel merkezime olağanüstü kongre için gerekli imzalar gönderilmemiştir. Önümüzdeki günlerde imzalar gelirse gereği yapılacaktır.

1. 12. Olağan Büyük Kongre, başkanlık divanında yapılan değerlendirme konusunda 18 Mart 2018 tarihinde yapılmasına,

2. İlçe kongrelerinin 30 Nisan 2017 tarihinde tamamlanmasına,

3. İl kongrelerinin 5 Kasım 2017 tarihinde tamamlanmasına karar verilmiştir.