Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kayseri'de 4 yıl önce eşinden boşanan ve 3 çocuğunun velayetini alan 46 yaşındaki Ahmet E.'ye, mahkemenin boşandığı eşine ödemesine hükmettiği nafakayı ödeyemediği için 3 ay hapis cezası verdi. Tutuklanan E., çocuklarının sahipsiz kalmaması için yardım istedi.

Ahmet E., Melika Dere ile 2003’te dünya evine girdi. Çiftin bu evliliklerinden, 11 yaşındaki Sevim ve şu anda 9 yaşında olan ikizler Yusuf ile Hamdi dünyaya geldi. Aralarında anlaşmazlık çıkan çift, Kayseri 5’inci Aile Mahkemesi’ne başvurarak boşanma davası açtı. Mahkeme, 3 çocuğun velayetini babaya verirken, boşandığı eşine de aylık 300 TL nafaka ödemeye mahkum etti. Kuru temizleme işi yapan ve 4 yıl boyunca her aynafakayı düzenli ödeyen E., işleri kötüye gidince, 2015 yılı Ocak ayında işyerini kapatmak zorunda kaldı. E., Nisan ayından sonra ödemelerini yapamadı.

Melika Dere’nin, 2’nci İcra Ceza Mahkemesi’ne şikayette bulunması üzerine, E.'ye, parayı ödemediği takdirde 3 ay hapis cezası verildi. Kendisine verilen süre zarfında da, biriken nafakayı ödeyemeyen Ahmet E., çocukları ile vedalaştıktan sonra savcılık yoluyla güvenlik güçlerine teslim oldu. Çocuklarının karne aldığı gün tutuklanan E., DHA muhabirine, şunları söyledi:

"Boşandığım eşim, 2011 yılında aile etrafını kendi hevesi ve yanlış anlamalarını doğru gibi kabul ettirerek evi terk etmiştir. Mahkemede açılan davalar neticesinde, hakkımda aylık 300 TL nafaka tayin edildi. O yıllarda 3 çocuğuma annelik, hem de babalık yapmama rağmen işlettiğim işyerimden elde ettiğim kazançla bu nafakayı zor da olsa ödedim. Ocak 2015’te işyerimi kapatmak zorunda kaldım. 2015 yılı Nisan ayına kadar da bu nafakayı ödedim. Ancak, daha sonrasını ödeyemedim ve eski eşim Eylül ayında hakkımda ceza davası açtı. Bu dava sonunda da, 3 ay hapsime karar verildi."

"KADINI KORUYAN KANUN, ERKEĞİ MAĞDUR ETMEMELİ"
Nafakayı ödeyemeyen Ahmet E., kendisi ile birlikte 3 çocuğunun da mağdur edildiğini söyledi. Kanunların boşanma davalarında kadını koruduğunu belirten ancak, erkeğin durumunu göz ardı ettiğini dile getiren E., şöyle konuştu: "Bir kadının açmış olduğu bu davalardan sonra, zor günler yaşamaya başladık. Kanunda ve hiçbir yerde erkeğe zerre kadar değer verilmiyor. Konuştuğumuz anlaşılmıyor. 3 çocuğumun velayeti ve bütün her şeyiyle bende olduğu halde, beni 3 ay hapse gönderiyor. Nafaka iptali için avukatlara başvurduğumda, onlar bile yasanın kadının lehine olduğunu ve nafakanın iptal edilemeyeceğini söylüyor. İnsan, ömür boyu nafakaya tabi tutulamaz. Birçok kadın, belki haklı olabilir, onların yanında olmak lazım. Bu durum kanun, devlet için doğrudur. Ama mağduru ayırt etmeyen bir adalet sistemini yadırgamaktayız. Ben bu kanunların karşısında kime karşı mücadele edeceğimi şaşırdım. Maddi durumum olmadığı için gidip teslim olacağım."

"BU ZULME 'DUR' DENİLMESİNİ RİCA EDİYORUM"
E., TBMM’de yapılan toplantıda ailenin korunmasından söz edildiğini ancak, çıkarılan yasaların aileyi koruma yerine, dağıtmak için adeta aileyi bir maddi gelir kapısı haline getirdiğini öne sürdü. Ahmet Eliaçık, şöyle dedi: "Yuvasını kendi isteğiyle yıkmış ve her ne sebeple dönüp bu çocuklara bakmamış. 4 senedir bu çocuklarla görüşmeyen bir insana, hala ben bu nafakayı ödemek zorunda kalıyorum. Bunu da kanun eliyle yapmak zorunda bırakılıyorum. Bunu eğer ödeyemiyorsam, 'Git 3 ay hapiste yat' deniliyor. Bu 3 ay içerisinde para kazanamayacağım ve bir 3 ay daha yatacağım. Bu zulme artık 'Dur' denilmesini büyüklerimizden rica ediyorum. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve birçok milletvekiline dilekçe veya durumumu bildiren haberler vermeme rağmen, bugüne kadar hiçbirinden tam net ve düzgün bir cevap gelmedi. Bu kurulan komisyonda da gidip konuşmak istedim ama oradan da dönüş yapılmadı."

Annelerinin, çocuklara acı bir karne hediyesi bıraktığını kaydeden baba E., konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Bir kedi dahi, yavrusunu sokağa atmazken, bu çocuklar sokağa atılmış. Çocukların en mutlu olduğu bu karne gününde, anneleri onlara en acı hediyeyi vermiştir. Buna diyebilecek başka vicdan var mı bilemiyorum. Karne gününde çocuklara verilen en acı hediye."
Ağlayarak babalarının hapse girmesini istemediğini söyleyen 9 yaşındaki Yusuf ise, annelerinin kendilerine çile çektirdiğini anlatırken, "Biz onu istedik. Ama o bizi istemedi. Bize annelik yapmadı. Onu hapse atsınlar. Babamızı bize bağışlasınlar" diye konuştu. Avukat Metin Bayram ise, modern toplumlarda borç için hapis cezası verilmediğini, çocukların velayetinin babada olmasına rağmen, babanın cezaevine girmesinin çocukları da mağdur ettiğini belirtti.