Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye'de çözüm için planlanan Cenevre toplantısı için hükümete çağrı yaptı. Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin çıkarlarını koruyan politika izlerlerse, hükümete desteğimizi veririz. Türkmenleri de masaya oturtabilirlerse o zaman Suriye sorununun çözümünde kesintisiz destek oluruz" dedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı eleştirmeye devam eden CHP lideri, "Benim bir karın ağrım yok" diye konuştu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, Mustafa Koç ve Tahsin Yücel'in ölümleri için başsağlığı mesajını iletti. CHP lideri Eski CHP milletvekili Kamer Genç için de başsağlığı mesajını verirken, CHP grubu ayakta alkışladı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

"Uğur Mumcu'nun katlediği haftaya Demokrasi Haftası diyoruz. Katıksız bir Kuva-i Milliyeciydi. Her kavgasının arkasında bilgisiyle, birikimiyle durdu. Onun kaleminden korktular. Aradan uzun yıllar geçti, katilleri hala yok. Ama Uğur Mumcu hala yaşıyor. Onun verdiği mücadeleyi unutmayacağız. Her yıl anacağız.

Bölge halkına devletin sevgisini götüren insandı Gaffar Okan. Onların dertlerini dinliyordu ama ona tahammül edemediler, onu da katlettiler. Uğur Mumcu'nun da, Gaffar Okan'ın da katiller hala geziyor. Oysa namus sözü vermişlerdi ama katilleri hala ortaya çıkmadı. 

Çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakmak zorundayız.  İçeride ve dışarıda birçok problemimiz var. Dışpolitikada Türkiye sırtını yaslayacak bir duvara sahip değil. Geldikleri noktada Türkiye, Ortadoğu politakasında ağır bir yenilgi almış devlet konumunda. Biz bu ağır yenilgiyi içimize sindiremiyoruz.

Cenevre toplantısı için görüşmeler devam ediyor. Bizim önerilerimiz Cenevre'de görüşülüyor. Şu anda hükümet bizim dediğimiz noktada. Türkiye'nin çıkarlarını koruyan politika izlerlerse, hükümete desteğimizi veririz. Türkmenleri de masaya oturtabilirlerse o zaman Suriye sorununun çözümünde kesintisiz destek oluruz. Sayın Davutoğlu, sakın ağzına bir daha "kırmızı çizgi"yi almayınız. 

Siz Salih Müslim'i hangi gerekçe ile Türkiye'ye davet ettiniz? Hangi gerekçe ile? Senin lafın, politikan havada kalmıyor mu? İtibarı kaybolan bir Türkiye ile karşı karşıyayız. İtibarımızı kazanmak için bizden ne istenirse yapmaya hazırız. Barış içinde yaşamak istiyoruz. Türkmenleri masaya oturtmazsanız bunun hesabını millete vereceksiniz. Ayrıca, Türkiye'nin 3 milyar avroya toplama kampına dönüşmesini doğru bulmuyoruz.  

Biz hukuka bağlı, hukukun üstünlüğüne inanan bir siyasi gelenekten geliyoruz. Sayın Erdoğan ile aramızda bir tartışma var. Türkiye'nin içinde bulunduğu çürümüşlüğü topluma anlatma için fırsatımız oldu. Ahlak bütün inançların ortak temelidir. Bütün hukuk ahlak üzerine inşa edilir. Ahlak bir toplumun insanlık tarihinin kültüründen, geleneklerinden beslenir. Toplumda herkes o ahlaki kurallar uymak zorudadır. Ahlak toplumun temelidir der bir bilge. Bizim ahlak üzerinde durmamız bir zorunluluktur. CHP iktidara geldiğinde ilk üç ay içinde çıkaracağı kanunun adı temiz siyaset kanunuydu.

Kişiyi kanaat önderi yapan, onun ahlaklı duruşu ve toplumun ona verdiği değerdir. Onlar ahlak konusunda ne kadar duyarlı olursa, toplum da o kadar ahlaki temeller üzerinde yükselir. Eğer bir ülkede bir bakan rüşvet alıyorsa, siz vatandaşa "rüşvet alma" diyemezsiniz. Bir siyasetçi yalan söylerse siz "yalan söyleme" diyemezsiniz. Birbirimizi bilgiyle, ahlakla, sağduyu ile beslemek zorundayız.

13 yıldır bunlar ülkeyi yönetiyor. Toplumdaki çürümüşlüğü birisi çıkıp bunu ortaya koymalı.

1- Bugün Türkiye'de 4 kişiden 1'isi depresyonda. Antidepresan ilaç kullanımı 1 yılda 26 milyon. İnsanlar niye depresyona girer? 26 milyon insan antidepresan ilaç kullanır?

2- Boşanma olayları hızla artıyor. Yüzde 37,3 boşanma oranlarındaki artış. Aile temelden sarsılmaya başladı. Kadına şiddet yüzde 1400 arttı. Gaziantepli bir işçi kardeşim borçlarından dolayı kendini yakmak istiyor. Bunun hesabını veremiyorlar. 6 milyonu aşkın işsizimiz var. Ailelerin yüzde 85'i geçim sıkıntısı çekiyor. Kredi kartları, tüketici kredisi borçlarında artış yüzde 5682.

3- İntihar olaylarında artış. Neden intihar oranlarında artış olsun? Artış yüzde 33. Gencecik çocuklarımız intihar ediyorlar.

4- Uyuşturucu. Son 13 yılda yaygınlaşan uyuşturucu Türkiye'nin başına bela olmuştur. Uyuşturucu bağımlılığında artış yüzde 678. Bonzai kullanımında artış yüzde 300. Uyuşturucu kullanım yaşı 10'a indi. Bu uyuşturucu olayını Meclis çözsün diye getiriyoruz, AKP bunu reddediyor. Bize göstermedikleri gerçeklerdir bunlar. Fuhuşta yüzde 790 oranında artış var. 300 bini aşkın kadın esir ticareti gibi kullanılıyor. Cezaevlerinin tamamı tıklım tıklım artış yüzde 437. 

Neden ahlaktan, namus, şereften söz ediyorsun diyorlar. Bunları bildiğim halde susarsam, bu ülkenin namus ve şerefini nasıl koruyacağım? Oturdunuz, yemin ettiniz. Ben değil, sen ettin. Millete örnek olmak zorundasın. Sen örnek oldun da biz saygısızlık mı yaptık? Birisinin sana bunları hatırlatması lazım. Gazeteciler yazamıyor, vatandaş korkudan söyleyemiyor. Sen ettiğin yemine sadık kalmazsan, vatandaş kanuna sadık kalmaz. 

Liderlerin, cumhurbaşkanlarının görevi vardır. Topluma örnek olmak zorundadırlar. Toplumu ayrıştırırsanız bu çürümeyle karşı karşıya bırakırsınız. Türkiye'nin geldiği nokta bu.

AKP oy veren samimi dindarlara seslenmek isterim. Dediklerimin tamamı devletin bilgisi dahilindedir. Siyasetin temeli ahlaksa, ahlaksızlık yapanlara ceza vereceksiniz. Bir ülkenin cumhurbaşkanı ettiği yemine sadık kalamazsa, örnek olamaz. Toplumdaki çürümeyi böyle beslediler. Tek parti döneminde 4 yolsuzluk dosyası geldi, tamamı yüce divana gönderildi. Her kuruşun hesabı soruldu.

Sayın Erdoğan muhtarlar toplantısında konuşuyor. "Asıl karın ağrısını ortaya dökerim ama hicap duyarım" diyor. Benim karnımdan yana ağrım yok, bir sorunum yok. Konuşurken hep dikkatli bir üslup kullanmaya özen gösteriyorum. Bu sözler cumhurun başkanı olduğu zata ait. Ananı da al git, artistlik yapma diyen o, İsrail dölü diyen o, cibiliyetsizler, edepsizler diyen o, gavur İzmir diyen o, kitap taşıyan merkepler diyen o. Cumhurun başkanı olan kişi böyle olursa, toplumun hali ne olacak. Bunları nasıl söylüyorsun? Okurken sıkılıyorum, ama o sıkılmıyor. 

O kadar yalan söylüyor ki inanmazsanız. "SSK'yı batırdı" diyor. Müfettiş ordusunu seferber ettiler bulamadılar. Biz Allah'tan korkar kul hakkı yemeyiz. 1999'da emekli oldum SSK'dan. Devlet, SSK'ya 2,750 milyar lira aktardı. 2015'te devlet SSK'ya 80,629 milyar lira. SSK'yı kim batırdı? Benim zamanımdaki açık belli. Benim zamanımda 38 ve 43 yaşındaydı emeklilik yaşı. Şimdi emeklilik yaşı arttı, açık da arttı. Beni eleştirmek için bu rakamı gizliyorlar. SSK'yı kim batırdı; ben mi, sen mi? Nedir bu rezalet? "Benim rakibim değil" diyor. Allah korusun, ben senin rakibin olamam. Benim karnım ağrımıyor. Benim yüreğim ağrıyor.

Ülkenin bir bölgesi Iraklaştı. Yerle bir oldu. Memleketin gencecik çocukları şehit oluyor benim yüreğim ağrıyor. Tüm komşularımızla ilişkilerimiz bozuldu. Sınırlarımız kevgire döndü. Aydınlar hapishanelere tıkılıyor, susturuluyor, insanlar birbirine düşman ediliyor, yolsuzluk, yasaklar, yoksulluğu görünce yüreğim ağrıyor. Mazlumun hakkını korumak için eleştirmek, vatandaşın hakkını korumak için eleştirmek zorundayım. Benim için de, senin için de hukuk var. Ben yeminime sadığım, sen sadık kalmıyorsunz. Ya sınırlarına döner, ya da ben eleştirmeye devam ederim.