Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Nagihan ALAN / GAZETE HABERTÜRK

Kadınlar Günü’nde bir kara leke daha! Dün Ümraniye’de eşi tarafından bıçaklanan Demet Karataş tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Çözüm için sürekli kadın eğitimini konuşuyoruz fakat uzmanlar, “Şiddeti uygulayanı eğitin, kadını değil” diyor. Bu hedefle erkek eğitimlerine eğilen Ataşehir Belediyesi’nde de eğitimler personel eğitiminden öteye gidememişken uzmanlar Kadına Yönelik Şiddetle Ulusal Eylem Planı’nın acilen uygulanması gerektiğini belirtiyor. Öyle ki megakentin karnesi de içler acısı. 2015’te 34 olay, 35 ölü, 6 yaralı ile Türkiye’nin kadın cinayetlerinde 1. şehri olduk. Önceki hafta ise AİHM, defalarca şikâyet etmesine rağmen kocası tarafından katledilen Selma Civek’i koruyamadığı gerekçesiyle Türkiye’yi 53 bin Euro para cezasına mahkûm etti. Çözüm için aranılan yolların doğruluğunu sorguladığımız şu günlerde uzmanlara kulak verdik. Hem faillere yönelik eğitimleri hem de çözüm önerilerini masaya yatırdık. Uzmanların ortak fikri erkeğin eğitilmesi yönünde...

İŞTE İSTANBUL'UN DURUMU

2010-2015 yılları arasında İstanbul’da 169 kadın cinayete kurban gitti. 34 olay, 35 ölü, 6 yaralı, 8 koca tarafından intihar ile İstanbul 2015’de Türkiye’nin kadın cinayetlerinde 1. şehri oldu. Ölüm yüzdesi ise %15.56 olarak açıklandı (Umut Vakfı). Dün ise Ümraniye’de bir kadın daha öldürüldü.

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Av.Nazan Moroğlu:

'MÜCADELEDE YOL HARİTASI DOĞRU AMA UYGULAMA YOK'

Çalışma larda genellikle “şiddet gören kadını” korumaya odaklanılmıştır. Oysa, erkeklere kadına yönelik şiddetin olumsuz sonuçları hakkında duyarlılık ve caydırıcılık yaratacak önleyici çalışmalar yapılması gerekir. Bu açıdan sivil toplum kuruluşlarının yürüttükleri pilot çalışmalar yeterli değildir. Geri dönüşü de izlenememektedir. Medyada verilen “göstermelik” farkındalık yaratıcı fotoğraflar ve mesajlarla şiddeti önlemek zor. Başbakanlık tarafından açıklanan 2016-2019 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı’nda doğru tanı konulmuş ve yol haritası çizilmiştir. Ancak, uygulamaya geçirilmemiştir. Eylem planları açıklamakla kalınmamalı, uygulanmalı ve sonuçları izlenmelidir. Şiddeti önlemenin bir devlet politikası olarak benimsenmesi ve uygulanması gerekir. Bu sorun, uzun vadede Milli Eğitim Bakanlığı’nca eğitim yolu ile zihniyet değişikliğinin sağlanmasıyla önlenebilir.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkez Koordinatörü Av. Aydeniz Asilbah Tüska

'EĞİTİM SİSTEMİ DEĞŞMELİ'

Geleneksel engeller kadınların önünde duvar gibi. Yıkılması için anlayış değişikliği gerekiyor. Erkeğin eğitimi toplumsal cinsiyet eşitliği bilinciyle verilmeli. Kasım 2015’te yürürlüğe giren 2011’deki Avrupa Konseyi Sözleşmesi bu noktaya temas ediyor, ‘Devlet anlayış değişiklikleri için her türlü önlemi alır’ diyor ama uygulama görmüyoruz. Bunun için kahvehanelerde erkeklere bu eğitimi vereceğimiz toplantılar yaptık ama belirli bir yaşa kadar eğitilmemiş adamın düşüncesini değiştirmek mümkün değil. MEB’in eğitim sistemi değişmeden çözüm yok. Ayrıca sosyal medyadaki bazı söylemler de kadını küçültüyor.Söylemlere dikkat edilmeli. Olay meşrulaştırılıyor. Münevver’in katledilmesinin ardından açık kıyafetlerinin olduğu fotoğraflar yayınlanarak başına gelenin normal olduğu gösterilmeye çalışılmıştı. Bu tür örnekler çok. Öncelikle bu değişmeli ve kadına pozitif ayrımcılıkla toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmalı.

İnsan Hakları Derneği Genel Merkez Kadın Sekreteri Ebru Ulusal:

'ARTIK KADINLAR SUSMUYOR'

Dün Ümraniye’de bir kadın daha öldürüldü. Bu aşamada erkeği eğiten kadın olmamalı. Bu misyonu üstlenecek erkekler olmalı. Erkeği eğitmek bizim işimiz değil. Kodlar da geleneksel yapı da değişir. Yeter ki toplumun cinsiyetçi yaklaşımı bitirilsin. Bunu yüzü gözü yaralı kadının teşhir edilmesi ile yapamayız. Eylem planından konuşup uygulamaya geçirmeden yapamayız. Çalışmalarda ilerleme yok. Bu sorunu aşmak için toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri müfredata koyulmalı. Ama ilerlediğimiz bir şey var ki artık kadınlarımız susmuyor.

Kadınlara Hukuki Destek Derneği Av. Habibe Yılmaz Kayar:

'CEZAİ YAPTIRIM ŞART'

Mağdurlar için sığınma evleri yeterince açılmamışken, bir telefon hattı dahi kurulamamışken, soruşturma ve kovuşturmanın mağdur merkezli yürütülmesi mekanizması sağlanamamışken erkeğe eğitim konusu tartışılır. Çünkü mağdura sağlanması gerekenler sağlanamamışken bu bütçeyi erkek eğitimine aktarmak pek uygun değil. Ama faile eğitim bilinçlendirebilir. Fakat eğitimin yanında cezai yaptırım da şart. Ayrıca mağdura “Fail cezaevinden çıkıyor” şeklinde bilgilendirme yapılmalı. Böyle bir hizmet yok.

Türkiye Psikiyatri Derneği Medya Koordinatörü Doç. Dr. Burhanettin Kaya:

'TEŞHİR ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRIR'

Erkek lere verilen eğitim farkındalık yaratabilir ama çözüm değildir. Burada faktör seçilen grubun hangi risk grubunda olduğudur. Şiddet üretmeye uygun erkek kitlesini ayırabiliyor muyuz bu önemli. Çünkü zaten kadına şiddet gösteren en yakınları; ailesi, sevgilisi, eşi, babası. Ataerkil yapı değişmeden, kadın ailede ekonomik ve sosyal olarak güçlenmeden çözüm zor. Eğitim sisteminin içinde şiddeti kutsamayan uzlaşıyı öğreten eğitim şart. Bunun dışında asıl sorun medyadaki teşhirdir. Olayların detaylıca anlatılmasıdır. Şiddeti bunlar meşrulaştırır.