Nagihan ALAN/ GAZETE HABERTÜRK

5199 sayılı hayvan haklarını koruma kanunu; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamakla yükümlü belki ama megakent bu kanunun yükümlüğünü ne kadar karşılıyor tartışılır.

Şehir merkezindeki köpek sayısı günden güne azalırken, ormanlar şehir hayatına alışan ve vahşi yaşamda mücadele veremeyecek hayvanlarla doluyor. Biz de kentin hayvan algısını ve popülasyonunu araştırdık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve hayvan koruma derneklerine son durumu sorduk.

255 BIN HAYVANA 40 BARINAK

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin rakamlarına göre İstanbul’da 2016 yılı itibarıyla 130 bin sahipsiz köpek ve 125 bin sokak kedisi olduğu tahmin ediliyor. Buna karşılık; 2016 yılı itibarıyla ilçe belediyelerine ait 34 adet, büyükşehir belediyesine ait 6 adet olmak üzere toplamda 40 barınak mevcut.

255 bin sokak hayvanının bulunduğu kentte ilçe belediyelerinin hayvan kapasitesi 11 bin 769 fakat barınan hayvan sayısı 8 bin 928 olarak açıklanıyor. Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi hayvan kapasitesi 7 bin 650, burada bulunan hayvan sayısı ise 3 bin.

İlçe belediyelerinde 126 Veteriner Hekim, Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü’nde ise 64 Veteriner Hekim görev yapıyor. Büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyeleri sahipsiz hayvanlara yönelik hizmetleri ücretsiz olarak veriyor.

ÇEKMEKÖY, PENDİK, SANCAKTEPE...

Megakentte en çok sokak hayvanı Çekmeköy, Pendik, Sancaktepe, Arnavutköy, Sultangazi ilçelerinde bulunuyor. Sokak hayvanlarının kentte yaşadığı en büyük sorun ise trafik kazaları sonucunda yaralanma vakaları. İstanbullunun en şikâyet ettiği durum ise köpeklerle ilgili.

İBB’ye daha çok ısırılma ve havlama sesleri ile ilgili şikâyet geliyor. Buna karşın genel olarak İstanbullu en çok kedilere ılımlı yaklaşıyor. İstanbullunun şikâyetler arasında duyarlılığı da görülebiliyor. En çok şikâyet edilen konulardan biri de hayvanına kötü davranan kişilerle ilgili. Büyükşehir Belediyesi bu şikâyetleri 153 telefon hattı üzerinden alıyor.

AŞILAMA KISIRLAŞTIRMA BESLEME

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gıda Tarım ve Hayvancılık Daire Başkanlığı Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü; sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmalarını 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği doğrultusunda yürütüyor.

Bu kapsamda sahipsiz hayvanların aşılama, kısırlaştırma, tedavi, bakım ve beslenmesi yapılıyor. Mikroçip uygulanarak elektronik ortamda hayvanlar kayıt altına alınıp küpe takılarak işaretleniyor. Sahiplendirme yapılıyor, sahiplendirilemeyen hayvanlar ise bu işlemlerden sonra alındıkları ortama bırakılıyor.

Bırakıldıkları ortamlardaki takip ve kontrolleri ilçe belediyesi ve yerel hayvan koruma görevlileri işbirliğinde yapılıyor. Sahipsiz hayvanlarla ilgili trafik kazası ve diğer yaralanmalarda müdahale için, 7 gün 24 saat Avrupa ve Anadolu Yakası Bakımevi Birimlerinde nöbetçi ekipler hizmet veriyor.


Çevre ve Sokak Hayvanları Derneği Başkanı Fatma Gülşen BALKANLI:

HAYVAN KORUMA DERNEKLERİ SAHIPSIZ HAYVANLAR İÇİN NELER DEDİ?

Bizler onların yaşama karşı mücadele edebilecekleri yemek, ilaç, tedavi, kısırlaştırma gibi işler yapabiliyoruz. Daha çok kedilere müdahalelerimiz oluyor. İmkânlarımız oldukça kısıtlı. Kalıcı çözümler üretilmiyor. Hayatta kalabilsinler diye çalışıyoruz. Otellerden yemek alıp ormanlara götürüyoruz. Ama ormanlardaki hayvanlara yetişemiyoruz. Çünkü sayıları her gün artıyor. Belediyelerin ormanlara hayvan atılmasına engel olması lazım. Artık hayvanlara yaşam alanı tanıyan İstanbul kalmadı. Her semtin hayvanı vardı. Artık yok. Yavrulu anneyi ormana atıyorlar, donarak açlıktan ölüyor. Barınaklar var diyorlar ama yetmiyor. Yaşlı sakat hayvanlar için gerekli barınak, sağlıklı hayvan özgürlüğünden alıkonulmamalı.


Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu Başkanı Nesrin ÇITIRIK:

‘İLÇELER ARASI HAYVAN DEĞİŞİMİ TEHLİKELİ’

5199 sayılı hayvanları koruma kanunu aşılama, mağdur hayvana bakım sağlama, sokaklarda yaşamalarını sağlama görevini belediyelere vermiştir. Belediyeye telefon açıp alın köpeği diyen bir İstanbullu bilsin ki köpeğin ölüm emrini veriyor. Çünkü toplanan köpekler insan canlısı ve vahşi yaşamda ayakta kalamıyorlar. Ormanlarda ölüyorlar. Belediye çoğalmayı önlemek için ormana atmamalı, kısırlaştırma merkezi kurup önlem almalı. Sarıyer barınağı buzlu zemine yapışarak ölen hayvanlarla dolu. Zeytinburnu barınağı şehrin ortasında küçük hücrelerden oluşuyor. 2004 yılına kadar zehir ve kıyma parası belediyelerce bütçeye konulurdu ve öldürülen kedi köpekler hizmet raporlarında yazılırdı. 2004’teki kanunla bu yasaklandı. O zamandan itibaren bir değişim söz konusu. Mesafe aldık ama yeterli değil.


Marmara Hayvan Hakları Federasyon Başkanı Şebnem ASLAN:

‘KISIRKAYA’DA HAYVAN CESEDİ TOPLUYORUZ’

Bakım evlerinde sağlıklı hayvanların bulunması normalde yasak. Bakıma muhtaç, hasta yaşlı, agresif hayvanlar tutulabilir. Fakat halktan gelen şikâyetlerle bazı belediyeler bu hayvanları alıp hapsediyor Bu yasaya aykırı. Yeri olmayan belediye ormana atıyor. Biz ormandakileri hayatta tutmaya çalışıyoruz. Öyle ki İstanbul’u çevreleyen ormanlık alanlar kedi-köpek doldu. Çoğu sokağında esnafın baktığı, çocukların oynadığı hayvanlar. İnsan sevgisine alışan hayvanlar ormanda bizi görünce sevgi istiyor. Onlar yaban hayvanı değil. Ormanlarda yaşamaları çok zor. Kısırkaya’da kışın donmuş hayvan cesetleri topluyoruz. Karadeniz’e açık bir yer orası durulmuyor soğuktan. Bu konuda yasal bir düzenleme şart.

1881 -
1938