Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

GAZETE HABERTÜRK

Pakistan’ın Lahor kentinde 29’u çocuk 74 kişinin öldüğü lunapark saldırısı Brüksel saldırısı kadar ses getirmedi. Batı medyası kadar Türk medyası da olaya küçük yer verdi, liderlerin tepkisi sınırlı kaldı. HABERTÜRK Pakistan’daki terörün Brüksel saldırısı kadar ses getirmemesinin nedenlerini uzmanlara sordu

Pakistan, önceki gün Lahor’daki bir lunaparkta Paskalya sevincini yaşayan çoğu kadın ve çocuk 74 kişinin yasını tutuyor. Lahor’da dün cenazeler defnedilmeye başlanırken gözyaşı sel olup aktı. Pakistan yönetimi, saldırıyı üstlenen Taliban bağlantılı Cemat-ül Ahrar terör örgütünün hücre evlerine baskın düzenlendiğini ve çok sayıda şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Pakistan saldırının ardından yaralarını sararken dünyanın terör saldırısına tepkisi sınırlı kaldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve Kanada Başbakanı Justin Trudeau taziye mesajlarını bildirenler arasındaydı. Saldırıya Türk ve dünya medyasının ilgisi de sınırlı kaldı. Brüksel saldırıları sonrasında dünyanın birçok önemli binası Belçika bayraklarıyla aydınlatılmıştı, ancak Lahor saldırısından sonra aynı şey yapılmadı. Twitter’da #PrayforLahor etiketine ilgi azdı. Peki Lahor saldırısı neden Brüksel saldırısı kadar kamuoyu tepkisi ile karşılaşmadı? HABERTÜRK konunun uzmanlarına bu kayıtsızlığın nedenini sordu..

TERÖR SALDIRISI BATI’DA YAPILIRSA NEDEN DAHA FAZLA İLGİ GÖSTERİLİYOR?

‘BAŞKALARININ ACISI OLARAK BAKILIYOR’
Doç. Dr. Esra Arsan (İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi)

TÜRKIYE medyası olarak, Avrupa, Ankara ve İstanbul’da olan patlamaları küçük gördük. ‘Batı, neden Paris, Charlie Hebdo diyor da Ankara, İstanbul demiyor?’ diye eleştiriyorduk. Şimdi de Pakistan’da lunaparkta yaşanan ve birçok çocuğun hayatını kaybettiği terör olayına ‘Başkasının acısı’, ‘Ötekinin acısı’ olarak bakıyor, küçümsüyor ve habere dönüştürmüyor. Medya olarak teröre bakışımızda Batı medyasının yaptığından bir farkımız yok.

DOĞU’YU KULAKLAR DUYMAZ
Prof. Dr. Ferhat Kentel (İstanbul Şehir Üniversitesi)

Dünyanın dengesiz güç ilişkileri sonucu Paris’te, Brüksel’de bomba patladığı zaman dünya medyalarının etkisiyle o taraf daha fazla dikkat çekiyor. Doğu’ya doğru gittikçe Türkiye ve dünya medyası olarak kulaklarımız duymaz hale geliyor. Herkes kendi doğusundaki patlamaya kulaklarını kapatıyor. Bu sadece Pakistan’da da olmuyor. Irak’ta, Erbil’de, Suriye’de her gün dünya kadar insan ölüyor. Sırtımız Doğu’ya dönük olduğu için oralarda olanları çok da fazla dert etmiyoruz.

PAKİSTAN’DA TERÖR KANIKSANDI’
Nihat Ali Özcan (Terör Uzmanı)


Ortadoğu, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerde meydana gelen terör eylemleri ne yazık ki kanıksandı. Oralardaki terör eylemleri sıradan bir hadise olarak görülebiliyor. Kamuoyu da o ülkelerde yaşanan terör haberleriyle çok fazla ilgilenmiyor. Avrupa ülkelerinde terör olayları nadiren yaşandığı için ilgi daha fazla oluyor. Bu biraz da olayları kendimizle nasıl özdeşleştirdiğimizle ilgili. Terör saldırısının yaşandığı yer ne kadar uzaksa o kadar az yer buluyor.


‘AÇIĞI SOSYAL MEDYA KAPATTI’
Nilüfer Narlı (Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü)

Pakistan, yıllardır Taliban sorunu yaşayan, çok sayıda kanlı terör eylemlerinin meydana geldiği bir ülke. Bu nedenle orada yaşanan bir canlı bomba eylemi sıradan görünmüş ve normal karşılanmış olabilir. Ancak eylemin Paskalya’da Hıristiyanları nedef alması nedeniyle diğerlerine göre farklı boyutu var. Bu açıdan Türk medyasının küçük bir olay olarak görmesi düşündürücü. Ancak ana akım medyadan kaynaklanan bu haber boşluğunu sosyal medya doldurdu


‘ÇİFT STANDARTLI HABERCİLİK’
Prof. Dr. Nurdan Akıner (Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi)

Dünya gündemini belirleyen uluslararası haber ağları, felaketler Doğu toplumlarını hedef aldığında çifte standartlı ahlak anlayışı sergiler. Uzun zaman önce dünyayı iki eşitsiz parçaya ayıran ve Doğu’yu aşağı bir konuma koyup ötekileştiren oryantalizm, günümüzde de haber içeriklerindeki adaletsiz söylemde gözlenmektedir. Batı, adaletsiz dünya fotoğrafında gündemi belirlediği için medya söyleminde de kurbanlar “değerli” ve “değersiz” kurbanlar olarak ikiye ayrılır.