Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "Paralel Yapı, sadece bir partiyi iktidardan düşürmeye yönelik bir hareket değildir, yani sadece 'AK Parti'yi biz nasıl hükümetten götürürüz' meselesi değildir. Birçok darbe oldu Türkiye'de, bu bugüne kadar yapılmış müdahalelerin, darbe girişimlerinin en kapsamlısı, en tehlikelisiydi. Allah'tan Tayyip Erdoğan'ın dik duruşuyla bu savuşturulmuş oldu, başka hiç kimse bunu göğüsleyemezdi." dedi.

Akdoğan, 24 TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Terör örgütüyle yürütülen mücadeleye değinen Akdoğan, örgütün çöküşün eşiğine doğru gittiğini, canlı bomba eylemlerinin bunu açıkça gösterdiğini ifade etti.

Örgütün şehir merkezlerinde yürüttüğü silahlı eylemler konusunda çok büyük bir hesap hatası yaptığını anlatan Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hedefleri şuydu, 'Şehir merkezlerinde silahlı unsurlarla eylem gerçekleştiririz, devlet buna müdahaleyi göze alamaz ya da müdahale ettiğinde siviller hayatını kaybeder, böyle olunca herkes sokağa dökülür, büyük bir tepki oluşur ve batı ayağa kalkar, herkes devreye girer, biz de burada özerklik ilan ederiz.' Ama öyle olmadı. Yani devlet son derece hukuk devleti ölçütleriyle, insani duyarlılıkla vatandaşlar zarar görmesin anlayışıyla son derece titiz bir anlayışla ama kararlı bir şekilde devlet göze aldı, girdi ve insani hassasiyeti koruyarak girdi. Öyle olunca halkın desteğini çekemediler, 'devlet sivilleri öldürüyor' görünümünü vermek isterken örgüt sivillerin, halkın hayatını mahvetti."

Akdoğan, örgütün bu açıdan amacına ulaşamadığını ve çok büyük kayıplar verdiğini, vermeye de devam ettiğini belirtti.

Terörün insanları inadına, bile bile ölüme göndermesinin daha da büyük tepki çektiğine işaret eden Akdoğan, uygulamaların hem halk tarafından destek görmediğini hem de örgüt içinde sorgulanmaya neden olduğunu söyledi.

Devletin ise insani duyarlılıkla halk ile teröristi birbirinden ayıran, halkı kucaklayan, yıkılan yerleri ayağa kaldıran bir anlayışla seferberlik başlattığını dile getiren Akdoğan, terörle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi.

FETÖ-PKK İŞBİRLİĞİ

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, FETÖ/Paralel Devlet Yapılanmasının Türkiye'ye verdiği zararla ilgili soruya ise "Paralel Yapı Türkiye'nin düşmanı kim varsa bununla iş birliği yapıyor, dünyada Türkiye'nin düşmanı kim varsa hangi lobiler, ülkeler varsa hepsinin yanında saf tutuyor, onun için ihanet şebekesi diyoruz." ifadesini kullandı.

"Paralel Yapı Türkiye düşmanlarının bir numaralı partneri olmuş durumda ve içeride terör örgütleri de bunun bir parçası, PKK ile çok ciddi bir iş birliği var" diyen Akdoğan, şunları söyledi:

"Paralel Yapı, sadece bir partiyi iktidardan düşürmeye yönelik bir hareket değildir, yani sadece 'AK Parti'yi biz nasıl hükümetten götürürüz' meselesi değildir. Birçok darbe oldu Türkiye'de, bu bugüne kadar yapılmış müdahalelerin, darbe girişimlerinin en kapsamlısı, en tehlikelisiydi. Allah'tan Tayyip Erdoğan'ın dik duruşuyla bu savuşturulmuş oldu, başka hiç kimse bunu göğüsleyemezdi. Tayyip Erdoğan dışında hiçbir lider, hiçbir kişi bu kadar büyük bir darbeyi göğüsleyip, boşa çıkaramazdı. Türkiye'yi esaret altına sokmak istedi bunlar, yani burada devrilmek istenen bir parti değildi, bunlar devleti devirmek istediler. Hayatın her alanında kimi rakip olarak görüyorlarsa kimi düşman olarak görüyorlarsa devletin genetiğine müdahale ederek devleti devirmeye ve ele geçirmeye, esir almaya çalıştılar. Bunu tarih yazacak. Tayyip Erdoğan çok şey yaparak tarihe geçecek ama en önemli olaylardan bir tanesi büyük bir darbe girişimine, devlete yıkmaya dönük bir darbe girişimini Erdoğan'ın dik duruşu geri çevirmiştir."

Akdoğan, terörle mücadelede başarılı olunabilmesi için Paralel Yapı ile de eş zamanlı olarak mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

MİLLETVEKİLİ DOKUNULMAZLIKLARI

Türkiye'de siyaset kurumunu, demokrasiyi güçlendiren partinin AK Parti olduğuna dikkati çeken Akdoğan, dokunulmazlık meselesinin Meclis'in saygınlığına, itibarına gölge düşürmemesi gerektiğinin altını çizdi. Akdoğan, "Sen Meclis'in itibarına gölge düşürüyorsan, terör örgütünün amaçlarını gerçekleştirmeye çalışıyorsan, Kandil'den talimat alıyorsan burada bir sorun var demektir. 'Ben her şeyi derim, her şeyi yaparım, hukukun dışına da çıkarım.' Buna izin verilemez. Bu noktada dokunulmazlık konusunda biz doğru yerde duruyoruz." diye konuştu.

Dokunulmazlık konusunda CHP'nin şu anda ipe un serdiğini belirten Akdoğan, CHP'nin, önerisini ilettiğini, partinin ilgili kurullarında değerlendirilerek, cevap verileceğini söyledi.

Siyaset kurumunun güçsüz bırakılmaması gerektiğini ifade eden Akdoğan, "Somut dosyaları olanları kaldıralım, hepsi yargılansın, bu konuda AK Parti'nin en ufak bir çekincesi yoktur. Dokunulmazlık konusunda bir noktaya varamazsak o zaman kendi teklifimizi getiririz, o zaman Meclis'te de halkımız görür, kim burada dokunulmazlığı kastediyor, herkes görür. Meclis'in saygınlığını korumak için de siyaseti güçlü tutmak için de bu konuda AK Parti'nin durduğu yer önemlidir diye düşünüyorum." açıklamasında bulundu.

Akdoğan, siyasette her anlayışın büyümesinin, güçlenmesinin, siyasetin ve demokrasinin güçlenmesi anlamına gelmediğini kaydetti.

CAN DÜNDAR VE ERDEM GÜL'ÜN YARGILANMASI

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, bir soru üzerine, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'ün yargılandığı dava ile ilgili süreç devam ettiği için konuşmak istemediğini söyledi.

Darbelerin tek başına yapılmadığını, farklı kesimlerin de kullanıldığını aktaran Akdoğan, "Paralel Yapı, devleti yıkmaya çalışıyordu, bu sürecin içinde gazeteciler de kullanıldı. Birtakım gazeteciler, doğrudan darbe teşebbüsünün parçası oldular. O zaman bunların yaptıkları işe biz 'gazetecilik' diyebilir miyiz, 'basın özgürlüğü' diye bakabilir miyiz. Basın, darbenin bir parçası oluyorsa o zaman 'kendi bindiği dalı kesiyor' demektir, 'demokrasiye hizmet ediyor' demek değildir." ifadelerini kullandı.

"Twitter'da #WeLoveErdogan, bu kısa sürede en çok konuşulan konu oldu fakat enteresan bir şekilde Twitter bunu engelledi, hangi saikle yaptığı belli değil ama buna ne diyorsunuz?" sorusu üzerine Akdoğan, yapılanı "ikiyüzlülük" olarak nitelendirdi.

Yapılanın sahte demokratlık olduğunu belirten Akdoğan, "Erdoğan'a hakaret edildiği zaman 'katil Erdoğan' diye yazdıklarında niye müdahale etmediler, niye karşı çıkmadılar? 'Erdoğan'ı seviyoruz' diye atılan tweetlerde bir hakaret var mı? Niye rahatsız oluyorsunuz? Erdoğan sevgisi niye çıldırtıyor bazılarını?" diye konuştu.

"Erdoğan'ı seviyoruz lafı neden seni çıldırtıyor? Bu soruya cevap bulmak lazım, ne oldu da bunu sansür uyguluyorsun?" diye soran Akdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın küresel düzeyde bir aktör olarak öne çıkmasının Türkiye düşmanlarını rahatsız ettiğini söyledi.

Twitter'ın yaptığı sansürcü yaklaşımın doğru olmadığını vurgulayan Akdoğan, "Bunlar çifte standarttır, ikiyüzlülüktür, bu sahte demokratlığa son vermeleri lazım. Sahte hesaplar üzerinden hakaret edildiğinde hedef gösterildiğinde müdahale etmiyorsun ama sevgi gösterisinde müdahale ediyorsun, bunun izahı yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

Yeni Anayasa ve başkanlık konusunda ise Başbakan Yardımcısı Akdoğan, anayasa konusunda çok hummalı bir çalışma olduğunu aktardı.

Yeni anayasa konusunun gündeme yeni gelmediğine dikkati çeken Akdoğan, şunları kaydetti:

"Bu konu yeni bir konu değil, 12 Eylül Anayasası yapıldı ertesi gün tartışılmaya başlandı, niye? Çünkü darbeci zihniyetin ortaya koyduğu bir anayasaydı ve gerçekten o dönemde çok büyük sıkıntılar, zulümler, olumsuzluklar üretti. Türkiye'ye yakışmayan bir tablodur bu, Türkiye'nin geleceğini bu anayasal düzenlemelerle götüremeyiz. Mutlaka bir değişiklik gerekiyor, 2023 vizyonuna ulaşabilmemiz, Türkiye'nin o büyük hedeflerine ulaşabilmesi için yazılımda da bir revizyon, reform gerekiyor, yenileme gerekiyor. Daha ileri standartlara, demokratik hukuk devleti standartlarına ulaşması gerekiyor. Bu yüzden anayasanın değişmesi ihtiyaç."

Bu konuda AK Parti'nin uzun zamandır çalışma yaptığını anımsatan Akdoğan, AK Parti'deki komisyonun hazırladığı taslağın Nisan ayında tamamlanacağını, sonraki aylarda da Meclis'e gönderileceğini ifade etti.

"Türkiye'nin buna ihtiyacı varsa, milletimiz bunu istiyorsa, biz bunun için gereken adımı atacağız." diyen Akdoğan, yeni anayasanın Meclis'te belli bir desteği bularak, hayata geçmesini ümit ettiklerini dile getirdi.

Başkanlık sisteminin yeni anayasanın önemli bir ayağı olduğuna işaret eden Akdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türkiye'nin geleceği için yeni anayasa ne kadar önemliyse yani yazılım ne kadar önemliyse idari sistem de çok önemli. Bu yüzden başkanlığı biz önemli bir nokta olarak görüyoruz yani anayasa ne kadar önemliyse başkanlık da onun bir parçası olarak önemli bir konudur, bizim önceliğimizdir, vazgeçmeyeceğimiz önceliklerimizden bir tanesidir. Bu da aynı anayasa gibi yıllardır konuşulan bir konu, bir yerde bir ihtiyaç varsa konuşulur, tartışılır, gündeme gelir. Artık bu ihtiyaç tamamen ortaya çıkmış durumda bunun gereğinin yapılması gerekir."

"Referandum aralığında bir sayı yakalanabilir mi?" sorusuna Akdoğan, "Toplumsal bir talep, ihtiyaç var, Türkiye'nin büyümesi, güçlenmesi için gerekiyor. Anlaşılamadı mı? Biz kendi teklifimizi getireceğiz. Burada toplumsal baskının oluşmasının önemli yani toplumun diğer siyasi partilere baskı yapması lazım. Millete bu işin götürülmesi konusunda milletin diğer partilere baskı yapması önemli bir husustur. Buraya yoğunlaşmak lazım." yanıtını verdi.

AA