Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Benim milletim suçlu olan parlamenterleri parlamentoda görmek istemiyor. Bölücü terör örgütünün desteklediklerini bu parlamentoda görmek istemiyor" dedi. Erdoğan, CHP'nin tavrına ilişkin olarak da "Bugün nasıl olduysa geri döndüler. Bir hikmet var. Bugün de hamdolsun 376'ya çıktı. Referanduma gitmeye gerek kalmadı. Referanduma gitseydi yüzde 70 olurdu. Onlar bunu gördü" diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize Ticaret Odası'nca Kültürpark'ta düzenlenecek ödül törenine katıldı. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle: 

"Bildiğiniz gibi bugün, Rize Sanayi ve Ticaret Odası'nın bir ödül töreni vesilesiyle buradayız. Birazdan ödül törenine geçeceğiz. Anında bir oluşum görünce selamlamadan geçmek olmazdı. Sizin heyecanınız, bizim heyecanımızdır. Sizin bu onurlu duruşunuz bizim onurlu duruşumuzdur. Sizler bizi bu yolculukta hiçbir zaman yalnız koymadınız. Biz sizinle birlikte yürüdük, beraber yürümeye devam edeceğiz. 

Benim sizden ricam şudur. Hep bir olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Bizi bölmek isteyenler olabilir bunlara kulak asmayacağız. Bir davanın bir hareketin mensupları olarak sizler bir ümmet bilinci içinde yüreyeceksiniz. 

29 Mayıs geliyor. İstanbul'da bu yıl muhteşem bir kutlama yapacağız. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları görüyorsunuz. Her gün şehitlerimiz var, ama şehitler tepesi boş değil. Şehitlik makamı sıradan bir makam değil. Bu topluluk şahadete susamış ve şahadet için koşan bir toplum. İnanıyorum ki bizim Mehmetçiğimiz ismini nereden alıyor; sevgili Peygamberimizden. İslam ülkerinin hiçbirinde böyle bir isim yok. Mehmetçik teröristlerle vuruşuyor, gereğini yapıyor. O aileler nasıl üzülüyorsa, biz de öyle üzülüyoruz. Ama bedelini ödetiyorlar, ödetmeye devam edecekler.

79 milyonuyla tek millet diyoruz. Bölemeyecekler bizi. Onlar benim Kürt kardeşlerimin temsilcisi olamaz, onlar bir üst aklın uşaklarıdır. Bizim bayrağımıza eş bir şey yapıyorlarmış, onlar paçavradır, paçavra. Bu tür adımlar atanlar yanılacaktır. İkincisi bayraktır. Bu topraklar uğruna ölenler var, o yüzden vatan. Kimse bu topraklar üzerine ameliyat, operasyon yapamaz. Dördüncü tek devlet. Çıkmışlar, paralel devlet, paralel yapılanma... Bunların bir kısmı Pensilvanya'da, bir kısmı Avrupa'da; niye kaçıyorsunuz? Bir kısmı da cezaevinde. Ne demiştik, inlerine gireceğiz, inlerine... Paralel devlet yapılanması içindekilere sesleniyorum, hala aldanıyor musunuz? Bölücü terör örgütüyle birlikte olanlarla, CHP ile birlikte olanlarla siz hala nasıl beraber oluyorsunuz? 

Parlamentoda dokunulmazlıkla ilgili tarihi bir oylama yapılıyor. Benim milletim suçlu olan parlamenterleri parlamentoda görmek istemiyor. Bölücü terör örgütünün desteklediklerini bu parlamentoda görmek istemiyorum. İktidar partisi, MHP 'Burada olmamaları lazım' diyorlar. Bugünkü oylamayla hayırlı bir netice çıkarsa, 670 fezleke dosyasını yargıya götürecekler. Alın yargılayın, bedeli neyse ödesinler. Referanduma gidildiği zaman en doğru kararı benim milletim verecektir."

ÖDÜL TÖRENİNE KATILDI

Erdoğan, halka hitabından sonra Rize Ticaret ve Sanayi Odası'nın ödül törenine katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

"RİZE'NİN KIYMETİNİ RİZELİ BİLMİYOR"

Rize önemli bir destinasyon ama Rize'nin kıymetini Rize bilmedi ki, başkası bilsin. Ev mi yapıyorsun, yapıyorsan Rize'nin mimarisine uygun bir ev yap. Rastgele yapıyor. Bir de televizyonlarda resmi çıkarsa bayılıyor. Güya övüldüğünü sanıyor. Bizim özgün mimarinin kendisi çok ciddi bir çekim alanı olacaktır. Nasıl Safranbolu, Beypazarı'na gidiliyorsa sırf bunun için gelecekler var.

Rize'nin esnafı, sanayici olarak bu işi en iyi anlatacak kişilersiniz. İnanıyorum ki bu adımı hep beraber yapacağız. Neyse şimdi oteller yapılmaya başlandı. Rize otelcilik noktasındaki sıkıntıyı büyük ölçüde aşacak.

Yaylalarımız var. Ayder'e çıktığınız zaman oradaki binalara uygun demek mümkün mü? Bakan arkadaşlarıma da söylüyorum. Kentsel dönüşüm yapıyoruz ya bunlardan birini Ayder'e diğerini Uzungöl'e yapmamız lazım. Ülkemizi seviyoruz. O evlerde oturanları da seviyoruz. Ama onlar kendilerini sevmiyor. Biz aynı zamanda çevreciyiz. Çevrecilik budur.

"İSTEMEZÜK DEDİLER, İSTERÜK DEDİK BİTTİ"

Bakın Yeşil Yol projesi başlattık. Green Peace falan birileri çıktı... Bunların dikili ağacı yok. Nerede hayırlı bir iş yapılıyor karşısına çıkıyorlar.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yapıyoruz... Gösteriler yaptılar, 'İstemezük' dediler, biz de 'isterük' dedik, bitti.

Avrasya Tüneli bitiyor. Avrasya Tüneli'nden de otomobiller geçecek. Bu da yine boğazın altında. İstiyoruz ki yoğun trafiği bitirelim. Körfez geçisinde son tabliyeleri bitirdik. Orası da süratle devam ediyor. 

Yeni bir adım daha atıyoruz. Çanakkale Köprüsü'nü yapıyoruz. Çanakkale'de de Anıttepe ile Çanakkale merkezi bağlayacağız. Avrupa'dan gelen ağır vasıtalar İstanbul'a gelmeden Çanakkale ile İzmir'e ulaşacaklar. Bütün bunlar yürek işi. Bütün bunlar dertli olma işi. Bunlar aşık olmayı gerektiren işler. Ferhat dağı öyle deldi. Biz Ferhatız.

Yeşil Yol projesi ile tepelerden dağları aşarak hiç şehir merkezine girmeden o yeşillerin arasından gelen bütün turistlere yaylaları gezdirme imkanını bulacağız.

"REFERANDUMA GİTSEYDİ YÜZDE 70 OLURDU"

Diktatör bozuntusu gibi ifadeler kullanıyor. Diktatörün olduğu bir ülkede sana bunu söyletmezler. Adeta ağızlarından salyalar akıyor. Kendilerinin de yanında olanların da. Bu millet yegane karar vericidir. Bir yandan Atatürkçüyüm diyeceksin. Sandıktan çıkamayacaksın, hakaretle netice almak isteyeceksin. Bu millet sana 'yürü' demez, çünkü ahlaken sıkıntılısın. Benim milletim ne yaptığını biliyor. Kendisine hizmetkar olanı bu milletim bırakmaz. Dokunulmazlıklarla ilgili desteklediklerini söylediler. İki gün önce desteklediler mi? Bugün nasıl olduysa geri döndüler. Bir hikmet var. Bugün de hamdolsun 376'ya çıktı. Referanduma gitmeye gerek kalmadı. Referanduma gitseydi yüzde 70 olurdu. Onlar bunu gördü.

"ŞIRNAK'TAN BİR ASKERİMİZLE KONUŞTUM"

Az önce Şırnak'ta bir askerimizle telefon görüşmesi yaptım. Kameralı sistemle görüştüm. Gözlerindeki ışığı gördüm. Bizim Mehmedimiz, polisimizle nasıl şimdi el ele omuz omuza...

"SİZİN BURADA NE İŞİNİZ VAR"

Bakıyorsunuz dünyanın değişik yerlerinden sırtına bir tane fotoğraf makinesi alan, yok İngiltere'den, yok Fransa'dan, yok Avrupa'nın değişik yerlerinden, Amerika'dan gelip Diyarbakır'ı geziyor, dolaşıyor. Ya sizin burada ne işiniz var? Ondan sonra yalan yanlış haberler. Senaryo hazır. Bu senaryoya göre de bazılarını konuşturuyorlar. Bütün uluslararası medyada da güçleri var ya, onunla Türkiye'yi, sanki Türkiye'de bir iç savaş varmış havasıyla dünyaya tanıtmaya çalışıyorlar. Bizde iç savaş yok ve bu ülkeyi iç savaşa götüremeyecekler. Biz bu işi Allah'ın izniyle bitireceğiz.

"DEMOKRASİNİN YOLU SANDIKTAN GEÇER"

Dün Ulaştırma Bakanımız adaylığı ilan edildikten sonra hemen Diyarbakır'a gittiler. Orada taziye evini ve taziye çadırını ziyaret ettikten sonra oradan döndüler. İnşallah bizler de 28 Mayıs'ta orada olacağız. Bizim için Dürümlü'nün, Suruç'tan, Ankara'dan farkı yoktur. 79 milyon vatandaşımızın tamamının kalbinde terör örgütüne karşı bir nefret kampanyası oluşmuştur. Artık hiç kimse için terör örgütünün yanında yer almanın izahı yoktur. Ana muhalefet partisinin lideri ne diyor kan bizimle başlamış. Başka bir şey için 'Kan dökülür' diyor. Sen kimsin? Bu ülkede demokrasinin yolu sandıktan geçer. Kan ile bu iş olsaydı dirsek teması yaptıkların iktidara gelirdi.