Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti Genel Başkanlığı ve Başbakanlıktan ayrılan Ahmet Davutoğlu için "Davutoğlu niye gitti? Davutoğlu'nun gidiş şifrelerini bulduk" dedi.

CHP lideri partisinin grup toplantısında konuştu. CHP liderinin konuşmasından satırbaşları şöyle:

TERÖRLE MÜCADELE

"Terörden mağdur olan bütün ailelerin yanında olduk. Hep sahip çıktık. Ayrım yapmadık. Aynı havayı tenefüs ediyorsak, benim için insan, insanın mutluluğu önemli. Onun derdi varsa, derdiye dertleneceğim. Yemek istediler yemek gönderdik, yardım istediler yardım gönderdik, milletvekili gönderdik. Teröre karşı hep beraber duracağız, hep beraber çalışacağız. Kimseyi kimliği, inancı, yaşam tarzından dolayı ayırmayacağız. Terör biterse ülkemize huzur da gelecek. Bunun mücadelesini hep birlikte sürdürmek boynumuzun borcudur. 2002'de 0 terörle devraldılar, bugün Türkiye kan gölüne döndü. Kim silahları yığdırdı, kim depolar kurdu, kim gözyumdu, kim valilere talimat verdi? Bunun hesabını hepimiz sormak zorundayız. Kim terör örgütlerine yardım ve yataklık yapıyorsa, onlardan hesap sorulması lazım. Suç duyurusunda bulunduk. Vicdanlı, ahlaklı, hukuk bilen bir savcı bekliyorum. Dosyayı ele alamıyorlar, elimiz yanar diye. 

PARALEL YAPIYLE MÜCADELE

'FETÖ terör örgütü' diyorlar. Bu kararı aldın, gönderdin hükümete... Hakimlere sesleniyorum, bu dosya önünüze gelirse Recep Tayyip Erdoğan'ı davet edeceksiniz. 'Ne istediniz de vermedik' diyordu, soracaksın. Yardım ve yataklıktan daha büyük itiraf mı olur? Nasıl bir terör örgütü? Devleti bile teslim ettin. Hakimlerden bekliyorum, bunu ve yandaşlarını çağıracaklar. Biz de taraf olacağız bu davada.

ÇAY VE FINDIK ÜRETİMİ SORUNU

Yarın seçim olacakmış gibi çalışıyoruz. Önümüzdeki seçimler için rota hazırladık. Çay sorunu nasıl çözülür diye. Fındık üreticileriyle görüştük. Dertlerini dinledik. Güzel çözümlerimiz ortaya çıktı. Fındık, çay gibi stratejik bir ürün. Dünya fındığının yüzde 75'ini Türkiye üretiyor. Fındık üreticisinin alınteri peşkeş çekiliyor. Fındık üretimi yabancılara bırakılıyor. Defalarca bölgeye gittiler, üreticilerin sorunlarını çözmediler. 4 yıl verin Türkiye'yi uçuracağız, bölgenin lideri yapacağız. 

GEZİ OLAYLARININ YILDÖNÜMÜ

Ve Gezi'nin 3'üncü yıldönümü. Gençlerimiz türkülerle, şarkılarla, oyunlarla Taksim Meydanı'na çıktı. Zekasını, bilgisini, aklını kullanan bütün gençlere teşekkür borçluyum. Onlar hiç kimsenin vermediği dersi bir diktatöre verdiler ve diz çöktürdüler. Olay iki ağaç değil, binlerce ağaç. O fidanlarımızın herbiri birer ağaçtı. Ne istiyorlardı; bizim yaşam tarzımıza, kimliğimize, inançlarımıza müdahale etmeyin diyordu. Özgürlük patlamasıydı. Gezi eylemini başlatan, büyüten ve sürdüren herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Gezi olaylarını kırmak için, iki büyük yalan var. Toplumun en duyarlı olduğu konumunu gençlere saldırmak için kullandılar Birincisi 'camide içki içtiler' yalanı. Araştırdılar, taradılar, görüntü yok, içki içilmedi. Bir yalanla milyonları bu gençlerin üstlerine saldırmaya çalıştılar. İmamı yakaladılar, vallahi de billahi de içmediler dedi. Onu da sürdüler. Gençlerin eylemini bitirmek için toplumun en duyarlı olduğu alanı kullanabiliyorlar. İkincisi Kabataş'ta 35-40 kişi pusetli bir kadına saldırıyor, hep beraber dövüyorlar yüzlerce kişi seyrediyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bunun da kocaman bir yalan olduğu ortaya çıktı.

Vatandaşları kışkırtmak için neler yaptıklarını gördük. Vicdanı olan herkese sesleniyorum. Ne yaptı o çocuklar? Adam mı öldürdüler? Ellerinde kitap, kalem, gitar vardı. Bunlar bizim evlatlarımız. Velev ki bizden farklı düşünüyorlar ne olabilir? Onların eylemi bir orman gibi kardeşçisine diye yola çıkılan bir eylemdi. İstanbul'u savundular.

FETİH KUTLAMALARI

Şimdi bunlar kalkmış fetih kutlaması yapıyorlar. Neredeyse Fatih Sultan Mehmed'in hiçbir görüntüsü yok. Entelektüeldi, aydındı. Bunlar şimdi İstanbul'u talan ettiler. Fatih çağ açıp, çağ kapattı. Fatih onu yaptı da İstanbul'u düşmanlara kim teslim etti? Mustafa Kemal Atatürk kime bakıp diyordu, 'Geldikleri gibi gidecekler' diye. Onun adını bile anmıyorlar. Sahtekarlar Mustafa Kemal'in adını anamazlar. Gemileri karadan yürütenlerle, yürüttükleri gemilerle dünya malı edinenler aynı insan değillerdir. 

ZONGULDAK'TAKİ MADEN İŞÇİLERİ

Ocak ayından bu yana çalışıyorlar, paraları ödenmiyor. Vali hiç takmadı. İş merkezi çatısında eylem yaptılar. Emek en yüce değerdir. Alınteri en yüce değerdir. Bu değere CHP dışında hiçbir parti sahip çıkmaz. Arkadaşları gönderdik, işçilerle görüştürmüyorlar. Telefonla bile konuşturmuyorlar. 17 işçinin parasını verdiler, diğerlerine sadaka gibi para dağıttılar. Onlar tazminatlarını, aylıklarını istiyorlar. Senin sorunlarına sahip çıkan bir parti var o da CHP'dir. Kendin için yeni bir gelecek ara.  

ELEKTRİKTE KAYIP-KAÇAK BEDELİ

Elektriğin kilovatt saati 21 kuruş ama faturada 41 kuruşa geliyor. Bir vatandaşa 52 liralık elektrik tüketimi için gelen fatura 105 liradır. Namuslu vatandaş elektriğini ödüyor, bir başkası kaçak elektrik kullanıyor. Devlet onun değil, namuslu adamın peşinde. AKP için uygundur bu, felsefesi bu zaten. Bizim felsefemize aykırı. Olay Yargıtay'a kadar gitti, kararını verdi. Şimdi kanun getiriyorlar, kanunla alacaklar. 33 milyar lira alacaklar. Her evden küçük küçük bu paraları alacaklar. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum, kaçak elektrik kullananların bedelini namuslu insanlardan almak doğru mudur, değil midir? Şimdi Meclis'e getiriyorlar. Aynı sertlikte Genel Kurul'da muhalefet edeceksiniz. Antik çağlara döndük. Spartalılar döneminde hırsızlık övünülecek bir olaydı. O döneme döndük. 

AHMET DAVUTOĞLU'NUN GÖREVDEN AYRILMASI

Davutoğlu niye gitti? Davutoğlu'nun gidiş şifrelerini bulduk. Birincisi, Davutoğlu 'Türkiye'ye şeffaflık, siyasi ahlak yasası getireceğiz' dedi. Yıllardır biz bunu savunuyoruz. Ama Saray'da oturan zat itiraz etti. Kamu ihale yasasını değiştireceğim dedi. Bu başlı başına sorgulanması gereken alan. İkincisi, 1 Kasım seçimlerinde sen misin başkanlık sistemini getirmeyen, var olan sistemi çalıştırmaya çalışan... Üçüncüsü düşünce özgürlüğü. Akademisyenlerin bildirisinden sonra düşünce özgürlüğünü söyledi. Abisi itiraz etti. Dördüncüsü, Davutoğlu hediyeleri devletin arşivine kaydettirdi. Ahlaki ve doğru bir tutumdur. Beşinci şifre örtülü ödenek. Davutoğlu örtülü ödeneğin başındaki kişiyi götürdü, kendi öğrencisini getirdi. Ve görevden alındı.

ABD ASKERLERİNİN PYD ARMASI TAKMASI: ABD askerleri PYD kokartı takmış. Kıyamet koptu. Takmış, takmamış daha ötesine gitti. ABD, PYD'yi savunuyor. 

ALMANYA'DA SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI: Normalde bu tasarının görüşülmemesi gerekir. Ama Almanya'da siyasi partiler 'Bu hükümeti tanımıyoruz' diyor. Bu bile Türkiye'nin hangi noktaya geldiği konusunda dramatiktir.

DÜNYA İNSANİ ZİRVESİ: Bütün ülkeler bildiriye imza attılar, Türkiye kendi ülkesine yaptığı zirvedeki bildiriye imza atmayan tek ülke. Türkiye'nin geldiği durum budur. 

ZARRAB DAVASI: Bir avukat arkadaşımız davayı izleyecek. Darbe dönemlerinin temel özelliği yolsuzlukları saklamaktır. Deniz Feneri Almanya'da başladı Türkiye'de herkes beraat etti. 17-25 şimdi ABD'de yargılanıyor. Nerede bu Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, hakimler, savcılar... Adalet mülkün temelidir. Adaleti hepimiz korumak zorundayız.