Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle, TBMM'de daimi bir Çocuk Hakları Komisyonu kurulması önerisinde bulundu.

Başta cinsel istismar ile çocuklara yönelik her türlü istismarı belirlemek üzere kurulan, Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, başkanlığında toplandı. Komisyonda sunum yapan UNICEF Türkiye Temsilcisi Duamelle, parlamentolarla çalışmayı önemsediklerini belirterek, çocuk haklarının korunmasını da ana paydaşlardan biri olarak gördüklerini ifade etti.

Hukuki düzenlemelere rağmen, çocuğa karşı şiddetin çok yakıcı bir şekilde devam ettiğini ve onları etkilediğini vurgulayan Duamelle, bu sorunun toplumun her kesiminde ve kurumunda ortaya çıkabildiğini bildirdi.

Duamelle, 2012 yılında, dünya çapındaki cinayet vakalarından dolayı 95 bin genç ve çocuğun yaşamını yitirdiğini anımsatarak, her yıl dünya çapında, 10 çocuktan 6'sının, kendilerine bakan kişilerin fiziksel cezalandırmasına tabi tutulduğunu aktardı.

Her yıl 20 yaşın altında 120 milyon genç kızın bir şekilde cinsel ilişkiye zorlandığını veya cinsel şiddete maruz kaldığını anlatan Duamelle, erkek çocuklarına yönelik şiddetin ise ciddi şekilde raporlanmadığına ve rakamlara yansıtılmadığına da dikkati çekti.

Şiddetin çocuklar üzerindeki etkisinin çoğu zaman hayat boyu devam ettiğini ve nesilden nesile aktarılan bir durum oluşturduğunu ifade eden Duamelle, şiddet mağduru olmanın, çok erken yaşlarda beyin gelişimi olumsuz etkilediğini ve çok ciddi ruh sağlığı problemlerini beraberinde getirdiğini vurguladı.

Türkiye'de de çocukların kimi zaman şiddetin farklı biçimlerine maruz kalabildiklerini işaret eden Duamelle, "Bunun içerisinde fiziksel, duygusal, cinsel şiddet sayılabilir. Yine çocuk işçiliği, insan ticareti, ekonomik cinsel sömürü vesaire bu kapsamdaki şiddet türleri olarak verilebilir." dedi.

Erken yaşta evlilik trendinin ise yavaş bir düşüş sergilediğini kaydeden Duamelle, Türkiye'nin, cinsel sömürüye maruz kalan çocuklar bağlamında, insan ticareti ve ticari amaçlı cinsel sömürü konusunda hem bir hedef ülke, hem transit ülke, hem de bir kaynak ülke olduğunu anlattı.

Türkiye'deki Suriyeli mülteci çocuklar konusuna da değinen Duamelle, bu çocukların, çocuk işçiliğinin yanı sıra erken yaşta evlilikle de karşı karşıya bulunduklarını belirtti.

DAİMİ ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU KURULMASI ÖNERİSİ 

Türkiye için de çeşitli önerilerde bulunan Duamelle, özellikle çocuğa karşı şiddetin önlenmesine ilişkin ulusal strateji ve eylem planının biraz daha güçlü hale getirilmesi, daha net hedeflerin ortaya konulması, göstergelerin netleştirilmesi, farklı paydaşlar arası görev dağılımının çok iyi belirlenmesi, hedeflerin ve sorumlulukların bu stratejide açık bir şekilde yer alması gerektiğine işaret etti.

Bu stratejinin belirli bir bütçesinin olmasının gereğine dikkati çeken Duamelle, "Çocuk koruma alanındaki Türkiye'deki ulusal mevzuat oldukça parçalı durumda. Bize göre bu mevzuatın tümüyle gözden geçirilmesi ve uluslararası standartlar bağlamında tekrar ele alınması da yararlı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de şu anda çocuğa karşı şiddetin gerçek hacminin ve tüm boyutlarının tam olarak bilinemediğini belirten Duamelle, şiddetin temel nedenlerini belirleyecek, araştırmalara da ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

Bu konuda TBMM'ye yönelik önerilerini de açıklayan Duamelle, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu anlamdaki ilk önerimiz, daimi bir Çocuk Hakları Komisyonu'nun Meclis içerisinde kurulması olacaktır. Şüphesiz bu komisyonun görevi özellikle çocuk haklarının izlenmesinin sağlanması, düzenli olarak bu durumun rapor edilmesi ve bir takım öneriler dizisinin geliştirilerek bunların takibi olmalıdır. Yine başka bir önerimiz, parlamentonun ya da kurulacak olan daimi komisyonun, çocuklarla da sistematik bir diyaloğu gerçekleştirmesi ve onların önerilerini alabilmesidir. Bu, örneğin şu yolla yapılabilir, her ilde çocuklardan oluşan Çocuk Hakları Komiteleri var. Bu anlamda sistematik bir şekilde çocukların görüşünü almak da önemli. Yine parlamento, temsil yetkisi çerçevesinde özellikle bu konuda bir kamu söylemini geliştirebilir ve bilhassa şiddetin nedenleri konusunda bir farkındalık yaratabilirse bu da çocuk haklarına saygı kültürünün ortaya çıkarılmasında etkili olacaktır."

"CİNSEL İSTİSMAR ERKEK ÇOCUKLARDA YÜZDE 6, KIZLARDA YÜZDE 14 ORANINDA"

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi Şiddet ve Travmaların Önlenmesi Program Direktörü Dr. Dinesh Sethi de şiddet ve kötü muamelenin fiziksel, duygusal, ihmal ve istismarı içerdiğini, bunların genellikle çocukların bakıcıları tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.

Sethi, DSÖ olarak 2013 yılında yayınladıkları raporda bu sorunun ülkelerde yaygın olarak görüldüğünü, bunun, çocukların hem ruh hem de fiziksel sağlığını olumsuz etkilemekle birlikte sosyal sorunlara da yol açtığını belirlediklerini aktardı.

DSÖ Avrupa bölgesine üye 53 ülkeyi kapsayan bu rapora göre, söz konusu ülkelerde, 2012 yılında, çocuk istismarına bağlı 850 ölümün gerçekleştiğini belirlediklerini vurgulayan Sethi, Doğu Avrupa ile AB'ye üye ülkeleri kıyasladıklarında ölüm hızlarında büyük bir fark görüldüğünü belirtti.

Cinsel istismarın erkek çocuklarda yüzde 6, kızlarda yüzde 14 olduğunu kaydeden Sethi, "Dolayısıyla elde ettiğimiz verileri, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa bölgesi ülkeleri olan 53 ülkeye uyguladığımızda aslında bu ülkelerde 18 yaşına geldiklerinde toplamda 18 milyon çocuğun cinsel istismara maruz kaldığını görüyoruz. Her 4 çocuktan birinin fiziksel istismara, her 10 çocuktan 3'ünün duygusal istismara maruz kaldığını görüyoruz." dedi.

Sethi, Türkiye, Arnavutluk, Letonya, Litvanya, Makedonya, Karadağ, Romanya, Rusya'yı kapsayan bir çalışmanın sonuçlarına göre, çocukluk çağlarında fiziksel istismar ve şiddet görenlerde intihara teşebbüsün 49 kat, sorunlu alkol kullanımının da 10 kat daha fazla olduğunun gözlendiğini kaydetti.

Dinesh Sethi, çocuklara yönelik istismar ve şiddetle mücadele kapsamında, ulusal planların hayata geçirilmesi ve önlem programlarının uygulanması gerektiğini bildirdi.

AA