Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Başbakan Binali Yıldırım Ankara'da milletvekilleriyle iftar programında konuştu. Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

24. dönemde çözüm süreci var. Süreci başlattık. Bireysel başvuru Anayasa Mahkemesi'nde yürürlüğe girdi. 4+4+4 sistemini getirdik. 18 yaş altı çocukların ücretsiz sağlık yardımı almalarını hayata geçirdik. Türkiye'nin 50 bin köyüne yol götürdük, su götürdük.

AK Parti'yi içeriden karıştırmak isteyenler her dönem eli boş dönmüştür. AK Parti davasının, bu büyük davanın bundan böyle önünde çok daha önemli işler var. Türkiye bugün önemli sıkıntılarla karşı karşıya. Bir yandan etrafımızda devam eden savaşlar, ve bütün bunların ortasında güven ve istikrarla ayakta duran bir Türkiye var. Ve bölgede sorumluluğumuz çok ağır. 

Yeni dönemdeki hedefimiz dostlarımızın sayısını arttırmak, düşmanlarımızın sayısını azaltmak olacaktır. 

Dünya küçülüyor. İletişimin gelişmesi dolayısıyla dünyanın her köşesinde neler oluyor ve bu olaylar arasındaki kamuoyu görüşleri anlık şekilde değişiyor, onun için bizim de sadece iyi işler yapmamız yetmez. Dış dünyaya karşı haklılığımızı en iyi şekilde anlatabilecek araçları da geliştirmemiz gerekiyor. 

Dost bildiğimiz bazı ülkeler bizimle değil, bizim birliğimize, dirliğimize, askerimize polisimize, onları yok etmeye çalışan bölücülerle daha çok haşır neşir oluyorlar. Biz birinci görevimizin ülkemiz içinde bu şer odaklarını ortadan kaldırmak olduğunu biliyoruz. Bu terör belasını Türkiye'nin gündeminde en alt sıraya indireceğiz. 

Gün gelecek bu taşeronların sırtını sıvazlayan dost bildiğimiz o ülkeler yüzümüze bakmaya utanacak. 

AB yolculuğumuz 53 senedir sürüyor, adeta bir ömür. Daha ne kadar devam edecek? Teröristlere çok sert muamele yapıyormuşuz. Yani çocukları yaşlıları öldürenlere gül verelim. Akla ziyan bir talep. Vize muafiyeti verecekler diye biz ülkemizin birliğini beraberliğini tehlikeye atan, canlı bombalarla masum insanları infilak ettiren ölüm makinalarına müsamaha mı göstereceğiz? Aklımızla akılları sıra alay etmeye çalışıyorlar. 

AB şunu bilmelidir ki, Türkiye'nin toprak bütünlüğünden daha önemli hiçbir şey yoktur. Varsın, olmaz olsun vize muafiyetleri. Biz yıllarca bunun mücadelesini verdik, kendi milletimizin ihtiyaçlarını görmek için yaptık, insanımızın hayat kalitesini arttırmak için yaptık ama bu kadar da uzun boylu değil, kusura bakmasın. 

AB'de şimdi dürüst davranma zamanıdır. İçerisindeki problemleri Türkiye ile çözmeye çalışmasınlar, kendi işlerini düzgün yapsınlar. Türkiye'ye kimse nizam, intizam vermeye kalkmasın. Biz 53 yıl önce verdiğimiz sözün arkasındayız. 

Türkiye, milletin iradesiyle bugün anayasa yapmayıp ne zaman yapacak? İlla darbeyle mi olacak? Bunun için her türlü fedakarlığı grubumuz yaptı. Konuştuk ettik, sonunda yine bir şey yok. 

Muhalefet partilerine çağrımız şudur: Gelin Türkiye'yi bu anayasadan kurtaralım ve sistem sorununa da çözüm bulalım. Şimdi vatandaş seçmiş, 21.5 milyon vatandaş oy vermiş Cumhurbaşkanı'na, diyeceksiniz ki Cumhurbaşkanı karışmasın, var mı öyle yağma? 

Fiilen başkanlık sistemine geçilmiştir Türkiye'de, yapılacak şey Anayasa ile fiili durumu uygun hale getirmektir. Eninde sonunda bu olacaktır. 

Kılıçdaroğlu, Amerikan sistemini ilkokul çocuğu bile biliyor. Sen orada burada gider memleketi şikayet edersen tabii ki bu konulardan bihaber olursun. Amerikan sistemini beğeniyorsa Kılıçdaroğlu ona da varız. 

Her şey milletin iradesiyle, milletin kararıyla olur. Milletin verdiği bir yetkiyi kullanamazsınız. Biz milletin verdiği yetkiyi sonuna kadar kullandık. Elektronik muhtıra getirenlere hemen iade olarak postaladık geri gönderdik. Milletten başka kimseden emir AK Parti almadı, bundan sonra da almaz. 

Dünya küçülüyor. Ama Türkiye bütün olumsuzluklara rağmen ilk çeyrekte 4.8 oranında büyüdü. İşsizlik azalma eğilimine girdi. Şimdi yapacağımız şey, mali disiplini yine aynen uygulayacağız. Ama gerçek ekonomiye daha çok yoğunlaşacağız.