Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Danıştay Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarı'yı desteklemelerinin mümkün olmadığını belirterek, "Meclis Genel Kurulu aşamasında, CHP'nin etkin, katı ve kararlı muhalefetiyle karşılaşılacaktır." dedi.

Özel, CHP'nin basına kapalı grup toplantısından ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Toplantıda, Danıştay Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı ile ilgili milletvekillerinin söz aldığını, çok sayıda görüş dile getirildiğini belirten Özel, CHP'nin kişilerle, birtakım gruplarla, yapılarla, cemaatlerle, inanç gruplarıyla veya siyasi görüşlerine göre, öbekleşmiş gruplarla ilgili olmadığını ifade etti.

CHP'nin, sistemi ve hukukun üstünlüğünü savunduğunu vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer bunun önü açılırsa, bundan sonra her seçimi kazanan, 276 milletvekilini cebine koyanın aynı zamanda diğer cebinden de yeni bir HSYK, yeni bir Yargıtay, Danıştay listesi çıkaracağı açıktır. Kimsenin,Türkiye'ye bunu yapmaya hakkı yok. CHP, eğer Yargıtay ve Danıştayda birtakım yapılanmalar içinde olmuş, geçmişteki davalarda haksızlıklar, hukuksuzluklar yapmış, görevini ihmal etmiş, sahte delilleri kabul etmiş, delillerin sahteliği iddialarını incelememiş, bilirkişi raporlarını görmezden gelmiş birtakım kişiler varsa, bu tip Meclis'te sayılarla oynama, yeniden atama gibi işler yapmak yerine, etkin bir disiplin süreci başlatılması ve onun ardından bu tip dünya görüşüyle, siyasi görüşüyle, vicdan terazisinin ayarını kaçırmış olanlardan bu şekilde kurtulunması gerektiğini düşünüyoruz."

Özgür Özel, "Aksi takdirde bugün Meclis'teki parmak çoğunluğuyla hakimleri, savcıları ve belli görevlere gelmiş yüksek yargı mensuplarını bertaraf edip, yerine yandaşları atamayla ilgili çabayla, hukukun zaten AKP döneminde aldığı ağır yara ile adalete güvenin düşüşünün yanında, bundan sonra milletvekili listesi hazırlanırken, seçimi kazanırsam benim hakimler, savcılar listem nedir diye bakan bir anlayışın olacağını düşünüyoruz. Buna karşın etkin şekilde muhalefet etmeye devam edeceğiz. Yasa tasarısını Genel Kurul'da desteklememiz mümkün değil. Hukukçu arkadaşlarımız ağırlıklı olarak teknik yönü yüksek, dünya örneklerinden ve Türkiye gerçeklerinden hareket eden itirazlarımızı dile getirecekler. Bu konuda Meclis Genel Kurulu aşamasında CHP'nin etkin, katı ve kararlı muhalefetiyle karşılaşılacaktır. Kapalı gruptan çıkan karar bu yöndedir." ifadesini kullandı.

"İHTİYAÇ DOĞURAN ŞARTLARI AKP YARATTI"

Özel, CHP'nin Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'na karşı tavrının sorulması üzerine, grup olarak bunu desteklediklerini bildirdi.

Böyle bir tasarıya ihtiyaç doğuran şartları AK Parti'nin yarattığını öne süren Özel, AK Parti'nin, geçmişte "Ordu darbe yapmasın" diye kaldırdığı EMASYA protokolünü, şimdi orduya ihtiyaç duyduğu yerlerde kullanabilmesi adına tasarıya koyduğunu savundu.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın şehirlerin, ilçelerin işgal edildiğini söylediğini aktaran Özel, "Kim bu işgal kuvvetleri? Bu işgal kuvvetleri bu şehirlere yerleşirken o valileri kim atadı, o askere kim 'müdahale etme' dedi. O gün kim cumhurbaşkanı, başbakan, milli savunma bakanıydı? Her şeyde CHP'yi suçlayanlar, herhalde Cumhurbaşkanı'nın İsmet Paşa, Başbakan'ın da Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu söylemeyecekler. Kapalı grupta söz alan tüm arkadaşlarımız, ülkenin bu duruma getirilmesinde AKP'nin sorumluluğu olduğunun altını çizdiler, görüş birliğinde oldular." diye konuştu.

Özel, düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine götürüp götürmeyeceklerinin sorulması üzerine, hukukun üstünlüğü, hukuka uygunluk ilkeleri çerçevesinde inceleyip, anayasaya aykırılık olması halinde partinin yetkili kurallarının kararı doğrultusunda gereğinin yapılacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AB ile ilgili referandum sözlerine yönelik de Özgür Özel, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, devlet politikası olarak yıllardır sürdürdüğü AB'ye tam üyelik hedefi bulunduğunu anımsattı.

Özel, "İktidarınızın ilk yıllarında AB'ye girdik diye vatandaşta algı yerleştirip, Kızılay'da devletin parasıyla, gündüz gözü havai fişekleri atarken, vatandaşlara mı sordunuz? Türkiye'nin AB hedefi vardır, bu hedefin sürdürülmesi gerekir. Bu hedefin terk edilmesi, birilerinin Türkiye'de kontrolü ne kadar kaybettiğinin göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu.

AA