Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Muharrem Sarıkaya- GAZETE HABERTÜRK

“Süper vali” deyimini OHAL’in sona erdiği 2002 Kasım öncesini anımsayanlar bilir.

Diyarbakır’da görev yapan ve bölgedeki valilerin bağlı olduğu, onun talimatıyla hareket ettiği süper valiler geniş yetkilere sahipti.
Hayri Kozakçıoğlu, Ünal Erkan, Necati Çetinkaya, Aydın Arslan, Gökhan Aydıner, Necati Bilican 1987’de başlayıp 2002’ye kadar 46 kez uzatılan OHAL’in 6 süper valisi olarak anıldı...

TBMM’de 14 yıl sonra OHAL kararı alınırken uygulamasına dönük veriler de ortaya çıkmaya başladı.

Buna göre OHAL Kanunu zorunlu kılsa da süper vali olarak isimlendirilen bölge valiliklerinin kurulması düşünülmüyor.

Kanunun, “Bölge valilikleri kuruluncaya kadar bu görevi il valileri yürütür” hükmünden yola çıkılarak OHAL bölge valiliklerinin kuruluşu geciktirilerek görevin valiler eliyle yürütülmesi hedefleniyor.

Ayrıca darbe girişimine katılanlar dışında vatandaşın temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmayacağına da vurgu yapılıyor, 45 günde sonlandırılması amaçlanıyor.

YETENEKSİZLİK

Gelelim önceki gün MGK’da sürecin nasıl değerlendirildiğine...

Aktarıldığına göre neden istihbarat eksikliğinin yaşandığına ilişkin olarak herkes kendi açısından senaryosunu dile getirmiş.

Varılan sonuç ise net:

“Tamamen deneyimsizlik, yeteneksizlik ve öngörüsüzlük... Önleyici tedbir alabilmek için birinin darbe talimatı aranmış, bulunmayınca da karşı harekete geçilmemiş.”

Bir daha böyle bir durumla karşılaşmamak için hükümet savunma reformuna gidiyor.

Etkin bir hükümet yetkilisi, nedenini de örnekle anlattı.

Aktardığına göre, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bostanoğlu olaya anında el koymuş ve cesaretle uğraşıp gemilerin geri dönmesini sağlamış.

Ancak bazı gemi komutanları, “Komutanım siz bu emri veriyorsunuz ama bize merkezden gelen yazılı emirde de göreve gitmemiz isteniyor” diye çelişkili hallerini ortaya koymuş.

Bu gibi olayların bir daha yaşanmaması için sivil iradenin danışma ve son karar makamı olacağı bir yapı oluşturulması hedefleniyor.

İTİRAF ETTİLER

Gelelim işin bir diğer yönüne...

Bir haftada gözaltına alınanların sayısı 9 bin 194 kişiyi geçti.

Bu kadar kişinin sorgusunun kısa sürede tamamlanması mümkün olacak mı, gözaltı sürelerinin uzatılmasına ihtiyaç duyulacak mı?

Hükümet gözaltı süresinin 8 güne çıkarılmasını hedeflerken, savcılık ve emniyette sorgulamayı yapanların soruya verdiği yanıt net:

“Bugüne kadar bu örgütün varlığına ilişkin emareler vardı, deliller yoktu; şimdi delili de belgesi de ilişkileri de elimizde. Bizim için örgüt çözüldü.”

TBMM’de dün OHAL kararı alınırken, 1 haftada gelinen noktanın özeti böyleydi.