Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Artvin'de konvoya düzenlenen silahlı saldırı anında yaşadıklarını anlattı. Kılıçdaroğlu, saldırıyı PKK'nın üstlenmesi hakkında, "15 Temmuz sonrası suikast yapılabileceği konusunda uyarmışlardı. Bir bedel ödenmesi gerekiyorsa vatandaşın değil, bizim ödememiz gerekir. Türkiye'nin refahı için benim bir bedel ödemem gerekiyorsa, ben hazırım. Ana muhalefet partisinin genel başkanın bir suikasta kurban gitmesi, Türkiye'yi daha fazla karıştıracaktır diye düşünmüş olabilirler" dedi.



CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Dar bir vadiden giderken araçlar durdu. Biz neden durduğunu merak ettik. Araçlardan güvenlik görevlileri çıktılar ellerinde uzun namlulu silahlarla. Güvenlik görevlisi arkadaşlar dikkatli olmamız konusunda uyardı. Dağın yamacına iyice yaklaştık, dağın tepesinden gelecek saldırılardan dolayı. Birdenbire silah sesleri geldi" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu CNNTürk'te Hakan Çelik'in sorularını yanıtladı ve Artvin'de yaşanan silahlı saldırı anını anlattı.

Kılıçdaroğlu, o anları şöyle anlattı:

"Daha önce bizim Ardanuç Belediyesi binası yapılmıştı. Bu belediye binası açacaktık. 15 Temmuz olayları olunca erteledik. Şavşat'ta küçük bir miting yaptık ve daha sonra Ardanuç'a doğru yola çıktık. Dar bir vadiden giderken araçlar durdu. Biz neden durduğunu merak ettik. Araçlardan güvenlik görevlileri çıktılar ellerinde uzun namlulu silahlarla. Güvenlik görevlisi arkadaşlar dikkatli olmamız konusunda uyardı. Dağın yamacına iyice yaklaştık, dağın tepesinden gelecek saldırılardan dolayı. Birdenbire silah sesleri geldi. PKK ile bir çatışma olduğu bize söylendi. Bir süre sonra bir ambulans hızla yanımızdan geçti. Zaten bizi takip ediyor, bu kez öne doğru gitti. Sorduğumuzda yaralılar olduğu söylendi. Arkasından bir çatışma daha oldu, ikinci bir çatışma. Bir süre sonra orada beklemenin riskli olduğu ifade edildi, zırhlı araç geldi ve 'Şavşat'a yakın bir yere gitmemiz gerekiyor' dediler. Jandarmaya ait bir araç. Karayollarının bulunduğu bölgeye gittik.



Orada Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan telefonla aradılar, geçmiş olsun dileklerini ilettiler. İlk araya İçişleri Bakanı Efkan Ala oldu, her türlü önlemi aldıklarını ifade ettiler. Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Başbakan birlikteymiş. Sonra diğer bakanlar aradı. Selahattin Demirtaş Güney Afrika Cumhuriyeti'nden aradı. Daha sonra karayollarının da güvenli olmadığını söylediler. Teröristlerin 2 gün önce görüldüğünü söylediler. Daha sonra Şavşat'a Kaymakam Beyin makamına gittik. Sayın Ala aradı, bir helikopter tahsis ettiklerini ifade etti. Helikopterle Ardanuç'a gittik. Artvin programımız vardı, gecikme fazla olduğu için uçağı kaçırmayalım diye Erzurum'dan Ankara'ya döndük."

"SUİKAST YAPABİLİR DİYE UYARI ALMIŞTIM"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından suikast ihbarı aldığını belirterek, "Yenikapı mitingi sonrası bana gelen istihbarat şu şekildeydi, her zaman oturduğunuz odanın ışığı açık kalsın. Siz diğer odada oturun ama elektriği açmayın. Daha sonra İçişleri Bakanlığı'ndan arandık. Koruma sayısı arttırıldı. Ardanuç'a giderken daha önce görmediğim uzun namlulu silahları gördük. PKK, 'ana muhalefet partisinin liderinin bir suikaste kurban gitmesi Türkiye'yi daha fazla karıştıracaktır' diye düşünmüş olabilir. Türkiye'de bütün kesimler bir araya geldi. Bundan rahatsızlık duymuş olabilir. Bir bedel ödenmesi gerekiyorsa vatandaşın değil, bizim ödememiz gerekir. Türkiye'nin refahı için benim bir bedel ödemem gerekiyorsa, ben hazırım" ifadelerini kullandı.



"HDP'NİN TERÖRE KARŞI NET TAVIR TAKINMASI GEREK"

15 Temmuz darbe girişimi sonrası HDP'nin dışlandığını ve bunun doğru olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Türkiye'de teröre karşı herkes bir araya geldi, bu durum daha da kuvvetlenecek. Terörden hepimiz şikayetçiyiz. Türkiye'nin bunları aşması lazım. Selahattin Bey beni arayıp geçmiş olsun dileklerini aktardığında, teröre lanet okudu, bu çok önemli. Teröre karşı hepimizin ortak tavır takınması gerekiyor. HDP 6 milyon oy almış meşru bir parti. Teröre karşı biraz daha net tavır takınması gerekir. Büyük ölçüde açıklamaları, daha güçlü bir söyleme Türkiye'nin ihtiyacı var. Bu süreç içerisinde HDP'nin tümüyle dışlanması da doğru değil" dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptıkları liderler zirvesinde HDP konusundaki görüşlerini dile getirdiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda ilk görüşmede, ben darbeye karşı parlamentoda ortak bir tavır sergilediğimizi, 4 siyasi parti milletvekillerinin parlamentoda darbeye karşı durduklarını, ortak bir bildiri hazırlandığını dolayısıyla darbe karşıtı bir birliktelikte HDP'nin de burada olmasının önemini vurguladım.

Sayın Başbakan'la da görüştüm, Taksim Mitingi öncesi konuşmuştuk. HDP'nin de o sürece dahil edilmesi gerektiğini Sayın Başbakan'a ifade etmiştim. Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşeceğini ifade etmişti. Toplumda bir yumuşa istiyoruz, gerginliğin azalmasını istiyoruz."

"CERABLUS OPERASYONUNU DESTEKLİYORUZ"

Kılıçdaroğlu, TSK'nın Suriye'nin Cerablus şehrindeki IŞİD hedeflerine yönelik başlattığı Fırat Kalkanı operasyonu hakkında, "Türkiye'nin Cerablus'a girmesi, Şam'a, Rusya'ya, ABD'ye bilgi verilmesi, müdahale yapılmasını olağan, normal karşılıyoruz, destekliyoruz. Biz bunu 9 Ekim 2014'te söyledik. Biz bunu gecikmiş bir operasyon olarak görüyoruz. IŞİD için girildi doğrudur. Türkiye bölgede kendi güvenliğini sağlamak zorundadır. Bunun içsiyaseti olmaz. IŞİD, Türkiye için büyük bir risktir. Türkiye'nin oraya müdahale etme hakkı vardır. Son IŞİD teröründen sonra Türkiye'nin müdahale etmesi kaçınılmaz oldu. Biz orayı işgal için girmiyoruz. İnşallah barış olur, Türkiye'de bulunan 3,5 milyon Suriyeli o bölgeye yerleşir. Evi, yolu, hastanesi, okulu olursa, güvenliği sağlanırsa niye dönmesinler?" dedi.

ADLİ YIL AÇILIŞ TÖRENİNE KATILMAYACAK

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Adli Yıl açılış töreninin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşecek olmasından dolayı törene katılmayacağını açıkladı.