Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AK Parti Seçim İşleri Başkanlığı tarafından parti genel merkezinde düzenlenen etkinlikte, Konya'dan gelen gazetecilerle bir araya geldi.

Konya basınını yakından izlediğini, bir süre önce Konya Basın Konseyinin kendisini ziyaret ettiğini anımsatan Kurtulmuş, Konya basınının temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kurtulmuş, Türkiye'de yerel basının, her zaman Anadolu'nun kalesi olduğunu söyledi.

Milletin yereldeki sesi, gözü ve kulağı olan yerel basının, milli iradenin kökleşmesi, derinleşmesi için elinden gelen bütün imkanla destek sağladığını vurgulayan Kurtulmuş, Anadolu medyasına teşekkür etti.

Özellikle 15 Temmuz gecesi ve sonraki süreçte Konya medyasının demokrasi sürecine çok büyük katkı verdiğini ifade eden Kurtulmuş, hükümet olarak da Anadolu medyasının kalkınması, daha çok güçlenmesi, sözünün tesirinin artması için üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduklarını belirtti.

FETÖ'NÜN ALGI OPERASYONLARI 

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, örgüt mensuplarının 16 Temmuz sabahından itibaren başlattıkları algı operasyonlarına karşı özellikle Anadolu medyasının duyarlı olmasını istedi.

Kurtulmuş, "Türkiye'de insan hakları ihlalleri olduğu, ekonominin Türkiye'de kötüye gittiği, FETÖ mağdurlarının oluştuğu" yönündeki algılarla insanların zihinlerinin yönlendirilmeye çalışıldığının altını çizdi.

FETÖ ile mücadelenin 3-5 günlük bir şey olmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, yanlışlar varsa da düzeltileceğini ifade etti.

Diyarbakır'da 4 Kasım'da meydana gelen bombalı saldırının hemen ardından Türkiye'de de faaliyet gösteren bir uluslararası haber ajansının bombanın DEAŞ tarafından patlatıldığına dair haber yaptığını anımsatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu, PKK'nın yükünü üstünden almak içindir. Arkasından bir kaç saat sonra Diyarbakır Valiliğimiz PKK'lıların arasındaki telsiz konuşmalarını tespit etti, bunları medyaya verdi ve bu işin PKK militanları tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Buradaki ilginç olan şey şudur: İnsanların acıları, feryatları kulakları doldururken bu uluslararası haber ajansı hangi bilgiyle hareket edip, PKK'nın yükünü hafifletmek için böyle bir girişimde bulunuyor? Algı operasyonlarının uluslararası boyutunu ifade etmek için bunu söylüyorum. Bundan vazgeçtiler ve kısmen özür dilediler."

"NEDEN HDP'DEN ÇAĞRILANLAR İFADE VERMEYE GİTMİYORLAR?" 

Türkiye'den kaçan bazı kişilere, Avrupa'da kapıların sonuna kadar açıldığına işaret eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Terörist cenazelerine katılan, terör örgütünün faaliyetlerinde en önde bulunan bir milletvekili şu anda kaçak. Faysal Sarıyıldız, Avrupa'da resmi toplantılarda ağırlanıyor. Orada verilen birtakım fotoğraflarla 'Türkiye'de 'meşru seçilmiş siyasiler'e haksızlık yapıldığı' imajı yapılmaya çalışılıyor. Anayasa değişikliği gereği AK Parti'den de CHP, MHP'den de milletvekillerinin dosyası açıldı. Bu anayasa değişikliğini TBMM yaptı. Neden HDP'den çağrılanlar ifade vermeye gitmiyorlar? Tamamıyla siyasetten bağımsız bir hukuki süreç devam ediyor. Bu sürecin içerisinde de iki tane milletvekili yurt dışına kaçmış. Bu kaçak milletvekillerine kapıları açanlar, ne büyük bir algı operasyonu yönettiklerini gayet iyi biliyorlar ve bunun üzerinden de Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar."

15 Temmuz'dan sonra Avrupa'dan son derece cılız, beklentilerin gerisinde FETÖ'yü kınayan bir kaç demeç geldiğini söyleyen Kurtulmuş, Avrupa'nın en üst düzeydeki siyasi yetkililerinin birçoğunun 15 Temmuz gerçeğini görmezden geldiğini ifade etti.

Kurtulmuş, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Eğer Avrupa Birliği, Türkiye ile dostane ilişkilerini geliştirmek istiyorsa, çok hızlı bir şekilde kararını vermek zorundadır. AB, Türkiye ilişkilerini kuvvetlendirmeyi mi önemsiyor yoksa Türkiye'de bir kaç bin kişiden oluşan FETÖ ya da PKK ile iş birliği yapmayı mı tercih ediyor, kararları kendileri versin. Türkiye, kimsenin müstemlekesi olan bir ülke değildir. Kimsenin, birtakım böyle ihsanlarına muhtaç olan bir ülke hiç değildir. Eğer siz bize mutabakat gereği, serbest dolaşım imkanını vermezseniz, Türkiye de göçmen meselesini kendi topraklarına absorbe edecek, bu kadar yükü yüklenecek bir ülke değildir. O zaman bakın, göçmenlerle nasıl baş ediyorsanız edin."

"TÜM MÜZAKERELERİMİZDE BU KONU GÜNDEME GELİYOR" 

Suriye ve Irak'ta yaşananlar ile Fırat Kalkanı Operasyonunu da değerlendiren Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Münbiç operasyonuna ilişkin şunları kaydetti:

"Bütün askeri müzakerelerimizde, diplomatik müzakerelerimizde bu konu gündeme geliyor. Türkiye'nin tavrı çok açıktır. Münbiç'ten PYD ya çıkacak ya da çıkartılacaktır. Dolayısıyla Amerikalılar Türkiye'nin bu kararlılığını gördüler, YPG üzerindeki baskılarını artırıyorlar. YPG'den ve Amerikalı yetkililerden yapılan açıklamalarda da çok kısa bir süre içerisinde bütünüyle Münbiç'in boşaltılacağı ve Fırat'ın doğusuna bu unsurun geçeceği tespit ediliyor."

Toplantıda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz da bir konuşma yaptı.

Medyanın önemine dikkati çeken Yılmaz, Türkiye'de sosyal medya üzerinden oluşturulan algı operasyonlarıyla çok mücadele edildiğini dile getirdi.

15 Temmuz'dan sonra özellikle uluslararası medyanın çok iyi bir imtihan vermediğini belirten Yılmaz, "Özellikle demokratik ülkeler, müttefik addettiğimiz ülkelerdeki belli medya grupları darbeye uğrayan milletimizin yanında durmak yerine, darbeye karşı verilen destansı mücadeleyi dünyayla paylaşmak yerine farklı bir şekilde olaya yaklaştılar. Algılar ne olursa olsun, gerçek eninde sonunda hakim olur." ifadesini kullandı.

 

ABD yönetimi terör örgütü PYD/PKK'nın Suriye'de Fırat Nehri'nin batısındaki Münbiç ilçesini boşaltacağı sözünü yinelemeye devam etmesine karşın örgüt Münbiç-El Bab hattında 8 köyü ele geçirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye'nin Halep iline bağlı Münbiç ilçesindeki PYD/PKK unsurlarına ilişkin 7 ve 27 Eylül tarihlerinde yaptığı açıklamalarda, örgütün Münbiç'i terk ettiğini bildirmişti.

Türk istihbarat birimleri ise örgütün Münbiç'teki varlığını koruduğunu raporlamıştı.

ABD Başkanı Barack Obama'nın DEAŞ'la Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk, dün Twitter hesabındaki paylaşımında, "yerel unsurlara eğitim vermek için" Münbiç'te bulunan örgütün bu işi tamamlayarak ilçeden ayrılacağını duyurmuş, böylece PYD/PKK'nın bölgedeki varlığını da itiraf etmişti.

Son olarak DEAŞ Karşıtı Koalisyonun sözcülerinden Amerikalı Albay John Dorrian dün McGurk'ten farklı bir açıklama yaparak, "Münbiç'te hiç (PYD/PKK askeri kanadı) YPG unsuru bulunmuyor" ve "Münbiç'te YPG unsurunun kaldığına inanmıyorum. Benim anladığım onlar bugün çekiliyorlardı" ifadelerini kullanmıştı.

ABD'li yetkililerden son 24 saatte yapılan açıklamalar PYD/PKK'nın Münbiç'teki varlığına dair soru işaretleri oluştururken, örgüt ilçedeki hakimiyetini genişletiyor.

EL BAB'IN 9,8 KM YAKININA ULAŞTI

PYD/PKK dün, ABD'li yetkililerin açıklamaları esnasında Münbiç'ten harekete geçerek, El Bab istikametindeki Şeyh Nasır, Sab Veren, Kanlı Kuyu, Boğaz, Kendirili, El İşliye, Kankavi ve Berşaya köylerini DEAŞ'tan aldı.

Böylece Fırat Nehrinin batısındaki Afrin ve Münbiç ilçelerini birleştirmeyi hedefleyen örgüt, iki bölge arasında köprü vazifesi gören El Bab merkezinin 9,8 kilometre yakınına ulaşmış oldu.

Fırat Kalkanı Harekatında Türk Silahlı Kuvvetleri desteğiyle ilerleyen Özgür Suriye Ordusu, önceki gün El Bab'ın kuzeybatısındaki Kabasin köyünü almış ancak dün DEAŞ burayı yeniden ele geçirmişti. ÖSO köyü tekrar almak için hazırlık yaparken, PYD/PKK militanları da buraya 1,3 kilometre uzaklığında bulunuyor.

Yaklaşık bin 720 kilometrekarenin teröristlerden arındırıldığı Fırat Kalkanı Harekatı'nda, ÖSO güçleri El Bab'ın merkezine 2 kilometre yakınlıkta hatlarını koruyor.

 

DEAŞ Karşıtı Koalisyonun sözcülerinden Albay John Dorrian önce Münbiç'te terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD/YPG unsurlarının bulunmadığını açıkladı, daha sonra "Bugün çekiliyorlardı" ifadesini kullandı.

Dorrian, Bağdat'tan video konferans yoluyla bağlandığı toplantıda Pentagon'daki basın mensuplarının Suriye'deki son gelişmelere ilişkin sorularını cevapladı.

Albay Dorrian, terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD/YPG unsurlarının Münbiç'ten ayrılıp ayrılmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dorrian, önce "Münbiç'te hiç YPG unsuru bulunmadığını mı söylüyorsunuz?" sorusuna "Bu doğru." cevabını verdi.

ABD Başkanı Barack Obama'nın DEAŞ'la Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk'ün, Twitter hesabından yaptığı "PYD/PKK militanları yerel unsurlara verdiği eğitimi tamamlayınca ilçeden ayrılacak" açıklamasının hatırlatılması üzerine Dorrian, "Özel Temsilci McGurk'ün söylediklerini onaylıyorum." dedi.

Dorrian, açıklamasının tam olarak anlaşılmadığı ve şu an Münbiç'te hiç YPG unsurunun kalıp kalmadığını sorusuna, "Kaldığına inanmıyorum. Benim anladığım onlar bugün çekiliyorlardı." cevabını verdi.

Obama'nın DEAŞ'la Mücadele Özel Temsilcisi McGurk, Twitter hesabından yaptığı açıklamada PYD/PKK'nın silahlı kanadı YPG tarafından yerel unsurlara "eğitim" verildiğini ve bu sürecin tamamlanmasıyla tüm YPG unsurlarının ilçeyi terk edeceğini belirtmişti.

PYD/PKK'NIN BULUNMADIĞINI İDDİA ETMİŞLERDİ

Öte yandan ABD yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda ve Türkiye’ye bildirimlerinde, Münbiç’teki PYD/PKK unsurlarının ilçeden ayrılıp Fırat Nehri’nin doğusuna geçtiğini iddia etmişti. Buna karşın Türk istihbarat birimleri Münbiç’teki örgüt varlığının devam ettiğini raporlamıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, 7 Eylül ve 27 Eylül'de yaptığı, Bakanlığın internet sitesinde de yer alan açıklamada, örgütün kendilerine verdiği sözü tutarak Fırat Nehri'nin doğusuna çekildiğini ifade etmişti.

"Henüz El Bab'ı almadılar, ama buna çok yakınlar"
Albay Dorrian, Türkiye'nin desteğiyle Özgür Suriye Ordusunca (ÖSO) Suriye'nin El Bab kentine yönelik düzenlenen harekata ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

ÖSO'nun El Bab'ı DEAŞ'tan almasına çok az zaman kaldığına inandığını kaydeden Dorrian, "Henüz El Bab'ın içinde doğru hareket edip kenti almadılar, ama buna çok yakınlar." şeklinde konuştu.

Dorrian, DEAŞ Karşıtı Koalisyonun El Bab'daki operasyonların bir parçası olmadığını ve muhaliflere o bölgede hava desteği sağlamadıklarını belirtti.

El Bab operasyonunun Rakka operasyonuna herhangi bir "zarar" vermediğini vurgulayan Dorrian, Türkiye ile koalisyon arasında Rakka özelinde nasıl bir iş birliği olabileceğine yönelik diplomatik görüşmelerin ise devam ettiğini belirtti.