Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

AK Parti'nin anayasa değişikliği teklifi taslağını MHP'ye iletmesinin ardından, partinin hukukçularından oluşan çalışma grubu, teklif üzerindeki çalışmalarını tamamladı.

MHP Afyon Milletvekili Mehmet Parsak ve aralarında 2011-2013 yılları arasında Meclis çatısı altında kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda MHP'nin teknik heyet üyesi olarak görev yapan MYK üyesi Oğuz Turhan'ın da bulunduğu hukukçuların olduğu çalışma grubu, hafta başında başladıkları incelemeler sonucu, teklif taslağına ilişkin rapora son şeklini verdi.

Hazırlanan rapor, yarın Genel Başkan Devlet Bahçeli'ye sunulacak ve ardından bir kez daha değerlendirilecek.

MHP'deki anayasa değişikliği teklifi taslağı üzerindeki çalışmaların, yarın tamamlanması bekleniyor.

AK Parti'nin hazırladığı anayasa teklifinin ayrıntıları belli oluyor. Taslak metinde Cumhurbaşkanı partisinin genel başkanı olabilecek, yedek milletvekilliği olacak ve Meclis 600 sandalyeden oluşacak.

Habertürk TV Ankara Haber Müdürü Aysun Torun, yeni anayasayla ilgili ayrıntıları anlattı.

CUMHURBAŞKANI PARTİ İLİŞKİSİ NASIL OLACAK?

AK Parti'nin taslak anayasa teklifinde Cumhurbaşkanı partisinin genel başkanı olabilecek. Metne göre, "partisiyle ilişiği kesilir" maddesi ve "tarafsızlık hükmü" olmayacak. Cumhurbaşkanının aynı zamanda genel başkan olmasının önünü geçecek maddeler düzenlenecek.

Başkanlık sisteminde başkan yardımcısı konusunda ise bir sayı yok. Taslak metinde, "Başkan yardımcıları ve bakanları cumhurbaşkanı atar" ifadesi yer alıyor.

Bakanların belirlenmesi konusunda, Meclis'ten atama veya dışardan atama olabilir. Eğer bakan Meclis'ten seçilecek olursa Meclisle ilişiği kesilecek. Bunun yanı sıra yedek milletvekilliği de olacak. Meclis'teki sandalye sayısının da 600 olması planlanıyor.

Başkanlık sistemi tartışmasında metin üzerinde çalışma aşamasına geçilirken, bu kritik sürecin dönüm noktaları da ortaya çıkmaya başladı. HABERTÜRK, AK Parti ile MHP arasında Anayasa değişikliği konusunda başlatılan sürece ilişkin Meclis kulislerinin nabzını tuttu. İşte, “Cumhurbaşkanlığı sistemi”ne giden sürecin aktörleri ve gelişen olaylar:

İLK ADIM

- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 15 Temmuz darbe girişimi sırasında hükümete verdiği destek, AK Parti’de “hayati” bulundu.

- Yenikapı mitingi ve ardından Bahçeli’nin “15 Temmuz’dan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyerek hükümete ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sert eleştirilerini rafa kaldırması, iki parti arasında yeni bir atmosfer yarattı.

- Hükümetin “çözüm süreci” ni sona erdirmesi ve terörle mücadele konusunda bir süredir ortaklaşan söylem, iki parti arasındaki en önemli sorun alanlarından birini ortadan kaldırdı.

- FETÖ ile mücadele, sınır ötesi operasyonlar ve Kürt koridoru konusunda eylem ve söylemde, Bahçeli ile Erdoğan birleşti.

- Meclis’te Hakkâri ve Şırnak’ın il olmaktan çıkarılmasına ilişkin düzenlemeden vazgeçilmesinin ardından, bu adımın kararname kapsamında atılması gündeme geldi. Bu konu ile birlikte “başkanlık sistemi”nde bugüne gelinmesini sağlayan bir yol da açıldı.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Bahçeli’nin Hakkâri ve Şırnak düzenlemesine karşı çıktığı, hükümete destek veren Bahçeli’nin hiçbir isteğinin yerine getirilmediği yönünde sitemlerde bulunduğu duyumlarının alındığı aktarıldı. Böylece Hakkâri ve Şırnak’ın il olmaktan çıkarılmasından vazgeçildi.

BAHÇELİ’NİN ‘SUÇ’ ÇIKIŞI

 Bahçeli, sürpriz bir çıkışla fiili başkanlık uygulamasına son verilmesi çağrısında bulundu. “Anayasal suç işleniyor, bu konuda kararı millet versin” diyen Bahçeli’nin sözleri uzun süre tartışıldı.

- MHP kurmayları, anayasal suç işlemeye devam edilmesi durumunda yeni bir darbe girişiminin gündeme gelebileceğini, devletin kaybının söz konusu olabileceğini, buna karşı Bahçeli’nin çıkış yaptığını vurguladı.

‘BAŞKANLIK’A DESTEK YÜZDE 41 ÖLÇÜLDÜ

- MHP’de, “Cumhurbaşkanı” ifadesi, Bahçeli’nin “Bizim istediğimiz oldu” tezini kullanması açısından yararlı bir argüman olarak değerlendiriliyor. Bu ifade, MHP tabanında yapılan yoklamalar doğrultusunda önlem olarak getirildi.

- AK Parti, kamuoyu araştırmalarında başkanlığa desteği yüzde 41 civarında ölçtü. MHP tabanında ise destek bulamadı. Referandum sözü verildiği için hem genel kamuoyunun, hem MHP tabanının desteği açısından Cumhurbaşkanı ifadesi kararlaştırıldı.

- Böylece referandum sürecinde, “Bir şey değişmiyor, başkanlık gelmedi. Cumhurbaşkanı’na yetki veriliyor” tezi işlenebilecek.

3 METİN SUNULDU

-Sistemin de rejimin de değişmediği tezini öne çıkaran bir tablo ortaya konuldu.

- Anayasa’nın ilk 3 maddesi ile ilgili, üniter devlet, eğitim dili, Türk vatandaşlığı gibi konularda değişiklik yapılmayacağının sabitlenmesi, MHP’nin süreçte belirleyici olduğunu gösteren noktalar olarak kayda geçirildi.

- Resmi görüşmeler yapıldıktan sonra, AK Parti tarafından Bahçeli’ye 3 metin sunuldu. Bahçeli, mevut Anayasa’da Cumhurbaşkanı’nın partisiyle ilişiğinin kesilmesini öngören maddeyi kaldıran ve Cumhurbaşkanı’na Meclis dışından hükümeti atama yetkisi veren düzenlemeleri içeren sadece 2 maddelik teklifi, “2 maddelik anayasa değişikliği olmaz” diyerek kabul etmedi. MHP Lideri, geniş kapsamlı Anayasa değişikliği paketini ise acil durumu çözmeyeceği gerekçesiyle geri çevirdi, 12-15 arasında maddeyi içeren yeni yürütme ve yasama dengesini düzenleyen metin üzerinde çalışmayı kabul etti.

CUMHURBAŞKANI FORMÜLÜ

- MHP Lideri Bahçeli’nin başkanlık sistemine ilişkin açıklamasının ardından, iki parti arasında pazarlık görüntüsüne de izin verilmeden görüşmeler yapıldı, hassasiyetler zirvelerle paylaşıldı.

- Bahçeli’nin “başkan” ifadesine karşı çıktığı, bunun yerine “Cumhurbaşkanı” ifadesi kullanılırsa ikna olabileceği, Meclis’te de bu yöndeki bir değişikliğe destek verebileceği iletildi.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdinde, “Her yerde başkan var; tabip odaları başkanı var, esnaf odaları başkanı var. Ama Cumhurbaşkanı bir tane” tezi işlendi. Erdoğan, Cumhurbaşkanı ifadesinin kullanılması konusunda ikna oldu.

2019 FORMÜLÜ

- Yeni düzenleme referandumda kabul edilirse uygulamanın 2019’a bırakılması kabul gördü. Böylece, yumuşak bir geçiş yapılacak, mekanizmalar yeni sisteme uygun hale getirilecek, gerekli yasal değişikliklerin yapılması için zaman tanınmış olacak. Seçim de ötelenmiş oldu.

SALİHA ÇOLAK/GAZETE HABERTÜRK