Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD yönetiminin Suriye ve FETÖ'nün elebaşı Fetullah Gülen'in iadesi konularındaki politikaları nedeniyle hayal kırıklığına uğradığını bildirdi.

Erdoğan, ABD'nin CBS kanalında yayınlanan "60 dakika" programında, Ortadoğu'daki gelişmeler, FETÖ elebaşının iade süreci ve Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Mehter marşı eşliğinde, sunucu Steve Kroft'un İstanbul'daki izlenimleri ile başlayan programda, Türkiye'nin NATO için "Vazgeçilmez ancak kızgın" bir müttefik olduğu vurgulanarak, Türkiye'nin bulunduğu bölgenin, 2 bin yıldır savaş ve çatışmaların tam merkezinde yer aldığı kaydedildi.

Kroft'un, ABD-Türkiye ilişkilerine yönelik sorularını yanıtlayan eski ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, bu ilişkinin "Son derece önemli ve komplike" olduğunu, Donald Trump'ın gündeminin üst sırasında olacağını söyledi.

Bunun nedeninin sorulması üzerine de Jeffrey, "Öncelikle Türkiye'nin konumu. Konum her şeydir." dedi.

İncirlik askeri üssünün görüntüleri eşliğinde, "ABD'nin Türkiye'de kullandığı üslerin öneminin" sorulması üzerine de Jeffrey, "Bu üsler olmasa Kuzey Irak ve Suriye'de DAEŞ'e yönelik operasyonları yapamayız. ABD bu üsleri kaybetmeyi göze alamaz." diye konuştu.

Daha sonra programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kroft'a yaptığı açıklamalara yer verildi.

"ABD'nin Suriye politikası nedeniyle duyduğu üzüntünün" hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuları hem Başkan Barack Obama hem de Başkan Yardımcısı Joe Biden ile görüştüklerini ancak ABD yönetiminin bu sorunları ciddi olarak ele almada başarısız olduğunu, bunun da kendilerini üzdüğünü söyledi.

"ABD'nin politikaları nedeniyle kızgın göründüğünün" ifade edilmesi üzerine Erdoğan, "Şu anda açık net söyleyeyim çünkü açık sözlüyümdür, 'hayal kırıklığına uğramadım' dersem doğru olmaz, hayal kırıklığına uğradım." dedi.

FETÖ'NÜN DARBE GİRİŞİMİ

Programda, Türk halkının da özellikle 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından ABD'ye büyük kızgınlık duyduğu ve ülkede Amerikan karşıtlığının arttığı vurgulandı.

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin görüntüler eşliğinde anlatıldığı programda, daha önce hiçbir NATO ülkesinde görülmeyen bir şey olduğu ve parlamentonun TSK içindeki bir fraksiyon tarafından bombalandığı vurgulandı.

Darbe girişimi sırasında Erdoğan'ın ailesi ile tatilde olduğu belirtilen programda, "Kendiniz ve aileniz için korktunuz mu?" sorusuna Erdoğan, "Steve, bizim inancımızda bir şey var, biz teslimiyet içerisindeyiz, biz ölüme inanmış insanlarız fakat böyle bir olayda eğer siz liderseniz, her şeyden önce halkınıza ölümsüzlüğün mesajını vermeniz lazım çünkü şuna inanıyordum, lider bir taşın arkasına saklanırsa, millet dağın arkasına saklanır." yanıtını verdi.

Darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, olayla ilgili ABD'de yaşayan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve takipçilerini suçladığı aktarılan programda, Erdoğan'ın, "Daha önce Türkiye'nin ABD'ye suçluları iade ettiği, Türkiye'nin de aynısını ABD'den beklediğine" ilişkin sözlerine yer verildi.

Programda, ABD'nin iade sürecini mahkeme kararına bağlaması ve konunun gecikmesinin, "ABD hükümetinin Gülen'i koruduğu, ABD istihbarat örgütlerinin olaya dahil olduğu" söylentilerine yol açtığı vurgulandı.

Sunucunun "ABD'nin darbe girişimi ile ilişkisi olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, "Biz şu yaptı, bu yaptı, böyle bir şey diyemeyiz ama millet bunun değerlendirmesini böyle yapıyor. Bu adam sizde niye duruyor? Sen bunu orada sakladığın sürece kusura bakma Türkiye’nin ve Türk milletinin bakışı daha başka olmayacaktır." dedi.

Kroft'un "Cevabınızdan bu algının değişmesi için hiçbir şey yapmadığınızı anlıyorum." demesi üzerine de Erdoğan, "Halkımı aldatamam ki, halkımı bu noktada kandıramam ki. Ben dertliyim, Amerika dertli değil, benim 241 şehidim var." diye konuştu.

Sunucunun, darbe girişiminin ardından "Aşırı tepki gösterildiğine" ilişkin eleştiriler olduğunu hatırlatması üzerine de Erdoğan, "Bizde devletim benim yıkılacak ve bütün bunların karşısında tabii ki bizim suskun kalmamız mümkün değil. Bu önlemler savcılar ve hakimler tarafından hukukun üstünlüğü ile tam uyum içinde alınıyor." değerlendirmesinde bulundu.

"TERÖR ÖRGÜTLERİ ARASINDA İYİ, KÖTÜ DİYE AYRIM YAPAMAZSINIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda, ABD ile YPG'ye silah yardımı konusunda yaşanan anlaşmazlığa da değinerek, "DEAŞ ile savaşıyor diye başka bir terör örgütünü savunamazsınız. Terör örgütleri arasında 'iyi-kötü' diye ayrım yapamazsınız ancak bu konuda ABD ile anlaşamadık." ifadelerini kullandı.

Programda, Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerini geliştirmesi ve darbe girişiminin ardından bu ülkenin Türkiye ile dayanışma açıklaması yapmasına da işaret eden Kroft, "Acaba siz NATO ve Amerika Birleşik Devletleri ile olan ittifakınızı ve ilişkinizi yeniden gözden geçiriyor musunuz şu anda?" diye sordu.

Bunun söz konusu olmadığını bildiren Erdoğan, "Şu anda böyle bir durum söz konusu değil. Tabii NATO’nun yaklaşım tarzı nedir, ne değildir, bu konuda da bize gelen olumsuz bir şey yok. Şu anda biz ilişkilerimizi NATO’nun kuruluş sözleşmesindeki maddeler neyse bu istikamette yürütüyoruz ve NATO da aynı istikamette bunları yürütüyor." dedi.

Programın sonunda yeni ABD yönetimi ile Türkiye'nin ilişkilerinin daha farklı olabileceği vurgulanarak, Trump'ın ekibinin "Türkiye'yi hayati bir müttefik" olarak nitelediği ve "Fetullah Gülen'in iade edilmesi gerektiğini" dile getirdiği anımsatıldı.

Programda gazeteciler Soli Özel ve Ece Temelkuran'ın görüşlerine de yer verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Pakistan ziyareti kapsamında Ulusal Meclis ve Senato ortak oturumunda konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;

"Sadece son bir asırdaki gelişmelere baktığımızda aramızdaki dostluğun derinliğini görebiliriz. Çanakkele Savaşı sırasında binlerce Pakistanlı kardeşimizin yardımımıza geldiğini hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız. Kurtuluş Savaşı'mızda gördüğümüz desteği hatırımızdan çıkarmadık, çıkarmayacağız. 1999 depreminde en büyük desteği ve yardımı Pakistanlı kardeşlerimizden gördüğümüzü de hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız."

"Bu dayanışma ve kardeşlik ruhunu inşallah birlikte tüm dünyaya yayacağız."

"Türkiye'deki 15 Temmuz terörist darbe girişiminin ardından Pakistan'ın devlet yönetimi, meclisi ve halkıyla bizim yanımızda yer alan ilk ülke olduğunu da özellikle belirtmek istiyorum. Meclisinizin ve senatonuzun ayrı ayrı kabul ettiği destek kararlarını memnuniyetle karşıladık. Size şükranlarımı özellikle ifade etmek istiyorum."

"Pakistan FETÖ'nün faili olduğu darbe girişimi karşısındaki duruşuyla, ikinci kurtuluş savaşında Türk milletinin yanında yer aldığını göstermiştir."

"FETÖ sadece Türkiye için değil, faaliyet gösterdiği tüm ülkeler için tehdit teşkil eden eli kanlı bir terör örgütüdür. Mısır'da bir gazetede öyle diyor, kainatın imamı ve 170 ülkede faaliyet gösteren bir kişi. Pensilvanya'dan dünyayı yönetiyor. Rahatlıkla Vatikan'la dinler arası diyalog kurabiliyor. İslam'la diğer dinler arasında bir diyalogu nasıl ortaya koyabiliriz bu mümkün mü? Ama bu zat bunu yapıyor. O bize şah damarından yakındır diyecek kadar kendisine bağlılar oluşturuyor. Bize şah damarından daha yakın olan sadece Allah'tır. Başka hiçbir güç yoktur. Bunlar ise bunu söyleyecek kadar şirk içindedir."

"İSLAM'A BUNLARIN VERDİĞİ ZARARI KİMSE VERMİYOR"

"Bu terör örgütünün kardeş Pakistan'a zarar vermeden en kısa sürede bertaraf edileceğine yürekten inanıyorum. Pakistan hükümetinin aldığı son kararları yerinde buluyor, FETÖ ile mücadelemize verdiği güçlü destek için teşekkür ediyorum. El Kaide ve DEAŞ gibi terör örgütleri sadece Müslümanlara zarar veren, İslam'a karşı yürütülen savaşın aracı olan yapılardır. DEAŞ'a karşı çok ciddi bir mücadele veriyoruz Türkiye olarak. Hem içeride, hem Suriye'de, hem Irak'ta. Bu örgütün İslam'la uzaktan yakından alakası yoktur. İslam'a bunların verdiği zararı kimse vermiyor. İslam'da bizim dinimizde günahsız herhangi bir insanın kalkıp da başını vurmaya, onları öldürmeye hakkı yoktur. Bunlar bunu yapıyor."

"Batı DEAŞ'ın yanındadır. Ellerindeki silahların Batı menşeili olduğunu tespit ettik, görüyoruz. Bunlar İslam dünyasına karşı yapılıyor. Bölünen neresi? Suriye, Irak, Libya, Afganistan. Hep bu ülkeler. Afganistan'la Pakistan vuruşturuluyor. Pakistan terörle mücadele ediyor, terörden kendisini kurtaramadı, Türkiye kurtaramadı. PKK, PYD, YPG ile mücadelemizi sürdürüyoruz. O silahlar hep batı ülkelerinden çıkıyor. Müslüman bir sokulduğu yerden bir daha sokulmamalıdır diye inanıyorum. Müslüman kanı dökmekten başka hiçbir mahareti olmayan bu katil sürülerini en kısa zamanda İslam aleminden ve tüm dünyadan söküp atmalıyız. Aksi takdirde ne Türkiye, ne Pakistan ne İslam dünyası ne de insanlık huzura kavuşacaktır."

"İslam'la terörü iç içe ifade edenler İslam dinine en büyük zararı verenlerdir. İslam bir tevhid ve vahdet dinidir. En büyük gayesi yeryüzünde iyiliği hakim kılmak, kötülüğü ortadan kaldırmak olan bu aziz dinin mensubu olmakla hepimiz iftihar ediyoruz."

"Biz doğruyu emretmek, kötüden men etmek için çıkarılmış bir ümmetiz. Bu ümmetin mensupları olarak bunun gereğini yerine getirmekle mükellefiz."

"İSLAM ÇATISI ALTINDA BÜTÜNLEŞMELİYİZ"

"Terör örgütleri Müslümanların arasındaki tefrikaları kaşıyarak kendilerine taban bulmaya çalışıyorlar. İslam toplumlarının arasında kol gezen mezhepçilikten etnik ayrımcılığa kadar tüm istismarları ortadan kaldırmalıyız. Bizim dinimizde mezhepçilik yok. Herhangi bir mezhebin mensubu olabilirsiniz ama onların üstünde İslam vardır."

"Bizi parçalıyorlar, parçaladılar. İslam çatısı altında bütünleşerek yarınlara yürümeye mecburuz. İslam dünyasını nefretin, bozgunculuğun, fitnenin hakim olduğu bir coğrafyaya dönüştürmeye çalışanlara karşı birlikte mücadele etmeliyiz. Türkiye ve Pakistan hem konumları hem de kadim medeniyet miraslarıyla bu konuda öncülük edebilecek, dünyayı harekete geçirebilecek potansiyele sahip iki ülkedir."

"İLİŞKİLER SON YILLARDA CİDDİ BİR ATILIM YAŞIYOR"

"Ortak değerleri paylaşan kadim bağlara sahip bölgesel ve uluslararası konularda birbirlerini destekleyen ülkelerimiz arasındaki ilişkiler son yıllarda ciddi bir atılım yaşıyor. Dün akşam özellikle Sayın Cumhurbaşkanı'yla ikili görüşmemiz, bugün Sayın Başbakan'la dar kapsamlı ardından heyetlerarası görüşmelerle Türkiye-Pakistan arasındaki atacağımız ve atmakta olduğumuz adımları değerlendirme fırsatı bulduk. İnşallah yakında yapacağımız Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantımızla daha yoğun bir şekilde geleceğe yönelik adımları atmamız gerekiyor. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolara çıkarmaktır."

"Ticaret ve yatırım alanında da işbirliğimizi tahkim etmeliyiz. Türkiye-Pakistan araısndaki dayanışmanın güçlenerek devamı İslam dünyasına örnek teşkil edecektir. Konsey bünyesinde imzalanan 51 anlaşma ve belge hayata geçirilmek suretiyle çok ciddi mesafe kat edeceğiz."

"İnsanımıza istihdam sağlayacak yeni protokelleri hazırlayarak yeni ortaklıkları el birliğiyle hayata geçirmeliyiz. Hiçbir engelin bizim imkanlarımızı tam olarak kullanmaktan alıkoymasına izin vermemeliyiz."

"Yüksek öğretim kurulumuz ile Pakistan yüksek öğrenim kurulu arasında önümüzdeki ay imzalanacak her yıl 500 Pakistanlı öğrencinin ülkemizde doktora yapmasını öngören mutabakat zaptını da çok kıymetli buluyorum."

"Pakistan ve Afganistan'ın işbirliği geliştirmelerine önem veriyoruz. Yaklaşık 70 yıldır çözülemeyen Keşmir sorunu vicdanlarımızı yaralamaya devam ediyor. Keşmir'de son dönemde yaşanan gelişmeler, bu sorunun çözümünün ne derece önemli ve acil olduğunu bir kez daha göstermiştir. Gerilimin tırmanmasından derin endişe duyuyoruz. İİT dönem başkanı olarak bizler de şu anda genel sekreterlik seçimi yapıldığı bu dönemde arkadaşlarımız Keşmir sorununu dile getirmek suretiyle BM'ye ayrıca taşıyacağız. Bu meselenin hak ve hukuka uygun olarak çözülmesi için uluslararası toplum daha fazla çaba sarf etmelidir. Keşmir sorununun, doğrudan diyalog yoluyla çözüme kavuşmasını arzu ediyoruz. Türkiye bu hususta elinden gelen çabayı göstermeye hazırdır."

RESMİ TÖRENLE KARŞILANDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif tarafından resmi törenle karşılandı.

AA'nin haberine göre başbakanlık binasında gerçekleşen resmi karşılama töreninde, iki ülke milli marşlarının çalınmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını denetledi.

Daha sonra Erdoğan ve Şerif, heyetlerini birbirine tanıttı. Başbakanlık binasında Türk ve Pakistan bayrakları önünde tokalaşarak gazetecilere poz veren Erdoğan ve Şerif, daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

Törende Başbakan Yardımcıları Veysi Kaynak ve Tuğrul Türkeş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Türkiyenin İslamabad Büyükelçisi Sadık Babür Girgin de hazır bulundu.

Erdoğan, Şerif'le düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;

"Tüm Pakistanlı kardeşlerime tüm milletim adına en kalbi selam ve sevgilerimi iletmek isterim. Pakistan'la ilişkilerimiz başbakanlığım döneminden bu yana yaklaşık 14 yıldır artan bir dayanışma içerisinde gelişmektedir. Başbakanlığım döneminde tesis ettiğimiz yüksek düzeyli stratejik konsey çalışamlarıyla 5 yıllık süre içerisinde yaklaşık 50 bin anlaşma ve belge addettik. İnşallah konseyin 5'inci toplantısına kısa bir zaman içerisinde Türkiye'de ev sahipliği yapacağız.

"Aramızda siyasi askeri ekonomik ticari kültürel birçok çalışmalar devam ediyor. Bütün bu çalışmaların yanında savunma alanında, sağlık, enerji alanında olsun kaydettiğimiz birçok gelişme var. Az önce değerli kardeşimin de ifade ettiği gibi 2017 yılına girmeden serbest ticaret anlaşmasını tamamlamayı hedefliyoruz."

"Keşmir konusunda son dönemdeki gelişmeleri ele aldık. Keşmirli kardeşlerimizin yaşadıkları sıkıntılar gözardı edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Kontrol hattındaki gerilimi ve can kayıplarını endişeyle izliyoruz. Keşmir sorununu Pakistan ve Hindistan arasında diyalog yoluyla, BM çözümleri takip edilerek, Keşmir halkının talepleri dikkate alınarak bir çözüme ulaştırılması gerekiyor. Biz de ülke olarak İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olarak elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz."

"Başbakanlığım döneminde Türkiye-Afganistan-Pakistan üçlü zirve süreci çok önemlidir. Zirvenin meyvelerini verdiğini, iki ülke arasında diyalog mekanizmalarının kurulduğunu görmekten memnuniyet duyuyorum. Pakistan-Afganistan işbirliği terör belasının çözümü konusunda olmazsa olmazdır."

"PAKİSTAN'IN BU DURUŞUNU ASLA UNUTMAYACAĞIZ"

"Türkiye ve Pakistan en zor zamanlarda hep birbirlerinin yanında olmuştur. Tıpkı istiklal harbimizde olduğu gibi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında da milletimizin kara gün dostu olduğunu Pakistan çok net bir şekilde göstermiştir. Darbe teşebbüsünün hemen ardından gerek sayın Cumhurbaşkanı kardeşim gerek değerli değerli kardeşim Şerif hep birlikte bizleri aramak suretiyle hüzünlerini ifade etmişlerdir. Parlamentonun her iki kanadı da gerek ayrı gerekse oy birliğiyle aldığı destek kararları, ülkemize destek ziyaretleri bize güç vermiştir. Pakistan'ın bu duruşunu ve samimiyetini asla unutmayacağız."

"Bu darbe girişimnini arkasında FETÖ ve onun Pensilvanya'daki başının bulunduğu artık kesinlik kazanmıştır. Yıllardır hizmet, eğitim, diyalog gibi en masum kavramları kullanan bu yapının hedeflerine ulaşmak için kan dökmek dahil her türlü yola başvurabileceğini 15 Temmuz'da en acı biçimde gördük. Geçmiş itibariyle 40 yıla dayalı bir çalışmayla TSK başta olmak üzere polis teşkilatı, yargı teşkilatı, devletin tüm bakanlıklarına gayet sakin, bu masum kavramlar bahane edilerek sızma hareketini gerçekleştirmişlerdir. Bunun neticisinde de o gece bütün milletimizin vergileriyle almış olduğu F-16'lar başta olmak üzere helikopterlerle kendi sivil halkına bomba yağdırmış, TBMM'yi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi bombalamış, Boğaz Köprüsü'nü bombalamak suretiyle her türlü ihaneti yapmışlardır. O gece 248 şehit verdik, 2193 gazi vererek ülkemiz millet olarak bağımsızlığına sahip çıktı. Milletimiz şahadete yürüdü ve demokrasisine sahip çıktı. Şimdi tüm dostlarımızı, tüm kardeş toplumları bu örgütün karanlık emelleri konusunda uyarıyoruz."

"FETÖ ARTIK PAKİSTAN'DA DA BARINAMAYACAKTIR"

"Ülkemizdeki FETÖ kalıntılarıyla kararlı bir mücadele içerisindeyiz. Bugünki Pakistan gazetelerinde bazı köşe yazarlarının masum ifadeleri pek de kabul edilebilir ifadeler değildir çünkü onlar bu süreci bizimle yaşamadılar. Pakistan milli eğitim bakanlığıyla müşterek çalışmalarımızla buradaki tüm öğrenciler en ideal şekilde yetiştirilecektir. Bu konuda Pakistan yönetiminin gösterdiği dayanışmaya çok çok teşekkür ediyorum. Bu şer şebekesinin, katiller sürüsünün adalet önünde hesap vermeleri ve hak ettikleri cezayı almaları konusunda gerekenleri yapıyoruz. Pakistan'ın da güvenliğine karşı tehdit oluşturan terör örgütünün bertaraf edilmesi konusunda Pakistan yönetimi en başından beri gerekli önlemleri almıştır. Şimdi ise örgütle bağlantılı şahısların 20 Kasım'a kadar ülkeyi terk etmelerini istemiştir. Gördüğümüz kadarıyla bu örgüt artık Pakistan'da da barınamayacaktır. Bu kararlı tavrından dolayı Pakistan hükümetine şahsım milletim adına teşekkür ediyorum. Bu tutumun tüm dost ve kardeş ülkelere örnek olmasını tememnni ediyorum."

"Terörle mücadelede Pakistan'la ortak yanlarımız var. Pakistan da Türkiye gibi teröre çok büyük bedeller ödemiş bir ülke. Hala da ödemeye devam ediyoruz. Şuanda biz FETÖ, PKK, PYD, YPG, DHKP-C, DAEŞ gibi terör örgütleriyle yoğun bir mücadele veriyoruz. Aynı şekilde terörle mücadelede Pakistan'ı da bizler yalnız bırakmayacağız. Terörle mücadelede uluslararası bir mutabakat olmadıktan sonra netice almak mümkün değildir. Türkiye ve Pakistan kenetlendikçe refah ve huzuru da yakalayacaktır."

Amerikan CBS kanalında yayınlanan "60 Dakika" programına özel mülakat veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk-Amerikan ilişkilerinden Suriye'ye, Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı.

Erdoğan, programda Steve Croft'un Türk-Amerikan ilişkilerine dair sorularını yanıtladı.

Son dönemdeki bazı Amerikan politikalarından dolayı "hayal kırıklığına uğradığını" söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD başkanlığına seçilen Donald Trump yönetimine dair beklentilerini de anlattı.

FETÖ ELEBAŞI GÜLEN'İN İADESİ VE SURİYE

Darbe girişiminde bulunan FETÖ'nün elebaşı Fetullah Gülen'in ABD'de herhangi bir soruşturmaya tabi olmadan yaşamını sürdürmesi nedeniyle bu ülkenin yönetimini eleştiren Erdoğan, Gülen'in hala ABD'de kalmasının tüm Türk halkını rahatsız ettiğini vurguladı.

Barack Obama yönetiminin Suriye'deki krizi ele alma biçiminin de rahatsızlık kaynağı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bu politikaların, Türkiye'nin güney sınırlarında güvenlik tehditlerinin ortaya çıkmasında rol oynadığına işaret etti.

Suriye ile ilgili konuları hem ABD Başkanı Obama'ya hem de Başkan Yardımcısı Joe Biden'a aktardığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ancak bu konuları ciddi bir şekilde ele almada başarısız oldular ve bu bizi rahatsız etti." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuk olduğu program, ABD doğu saatiyle pazar akşamı 19.30'da (TSİ 21 Kasım Pazartesi 03.30) yayınlanacak.