Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
İHA

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, TBMM'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cinsel istismar tasarısı ile ilgili değerlendirmede bulunan Turan, "Gündemde olan ve çok iyi niyetle hazırlanmış olan, toplumun talepleri doğrultusunda düzenlenmiş olan malum yasa, toplumdan gelen bazı teklifler, değerlendirmeler, muhalefetin talepleri göz önünde bulundurularak az önce komisyona çekilmiş oldu. Komisyonumuz bugün veya yarın toplanarak CMK kanunundaki düzenlemeleri içeren 48 maddelik tasarıyı, cinsel istismar diye ifade edilen, biz çocuklar ve kadınlar için önemli olduğunu düşündüğümüz bu yasanın ayrılarak görüşülüp Genel Kurula inmesini sağlayacağız" ifadelerini kullandı.

Muhalefetten gelen tepkilerle ilgili de açıklamalarda bulunan Turan, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Şimdiye kadar ilk defa genel kuruldan bir kanun teklifi çekiliyor değildir. Aslında muhalefet kendi kimliğini ortaya koymuş oluyor. Düne kadar bu kanunu çekin diyen muhalefet bugün çekemezsiniz demeye başladı. Bu akla ziyan bir yaklaşımdır. Daha önceki uygulamalarda olduğu gibi genel kurulumuza bu konuda ilgili komisyon ve bakanlığın dilekçesi verildi. Komisyon başkanımızın talebi doğrultusunda da divan da okunarak artık bu işlem geride kalmış oldu.

Çekilir mi çekilmez mi tartışması geride kaldı ve CMK kanunundaki 48 maddelik düzenleme şuan itibaren çekilmiş ve komisyona havale edilmiş durumdadır. Tasarının tamamı çekildi. Bununla ilgili çalışmayı komisyonumuz yapacak ve tekrar revize ederek genel kurula gönderecektir."

"DERDİMİZİ İYİ ANLATAMADIK"

Toplumda küçük yaştaki çocukların, kadınların eşlerinin cezaevinde olmasından dolayı ortada bir mağduriyetin söz konusu olduğunu ve bunun için gelen talepler üzerine böyle bir düzenlemenin yapıldığına dikkat çeken Turan, "Gelen tepkiler, teklifler, değerlendirmeler bizi bu teklifi komisyona çekmeye zorunlu kıldı. Bundan sonra, kendisinin mağdur olduğunu iddia eden, eşini sevdiği halde erken evlendiği için eşine 10-15 sene cezaevine konmasından dolayı mağduriyeti olduğu kişilerin muhalefet partilerine teklif yapmasından başka alternatif kalmadı.

Biz istedik ancak derdimizi iyi anlatamadık. Mağdur olduğunu iddia eden ailelerin, muhalefet partilerine taleplerini iletmede fayda var. Eğer muhalefet bu konuda adım atar, bizim niyetimizi sorgulamaz ve makul olan teklifi verirse baş tacı geleni yaparız. Hiç hak etmediğimiz ithamlarla, suçlamalarla karşı karşıya kaldık. Bir derdimiz vardı. Yaşı büyümüş, çoluk çocuk sahibi olmuş, düğün dernek yapmış, resmi olarak da evlenmiş olmasına rağmen evliliği eski yıllarda olduğu için ceza alan insanların dışarıda olan ailelerinin mağdur olmaması için iyi niyetli bir adım attık. Fakat öyle bir ithamlarla karşılaştık ki, aklımıza gelmeyen suçlamalarla karşılaştık. Eğer muhalefet bu konuda aklıselime gelir ve meseleye soğuk akılla yaklaşırsa bu konu bir daha değerlendirilir" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun bugün grup toplantısında yaptığı konuşmaya ilişkin ise Turan şunları söyledi:
"Grup toplantısında Sayın Kılıçdaroğlu, akla ziyan bir yaklaşımda bulundu. '15 Temmuz şehitlerine ve ailelerine verilen değer, PKK ile savaşırken kaybedilen şehitlerimizin ailelerine verilmiyor' dedi. Bunu ben canlı izledim ve başımdan aşağı kaynar sular döküldü. 2012 yılında askerlik kanununda değişiklik yapıldı ve PKK ile mücadele ederken şehit olan askerlerimizin ailelerine askerlik yapmama hakkı verildi. Bugünkü KHK'da çıkartılan düzenleme, o haktan 15 Temmuz şehitlerinin de yararlanması teklifidir. Kılıçdaroğlu ya yalancı ya da cahil."

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, komisyona geri çekilen erken evliliklere ilişkin düzenlemeyle ilgili, "Eğer ileride siyasi partiler bu konuda geniş bir konsensüs sağlarlarsa yeniden gündeme gelebilir ama onun dışında bu konu artık kapanmıştır." dedi.

Bakan Bozdağ, "FETÖ soruşturmaları kapsamında 92 bin 607 kişi hakkında işlem yapıldı; 36 bin 951 kişi tutuklandı." şeklinde konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tartışma yaratan cinsel istismar önerisine sert tepki göstererek, "Bunu savunmak çocuklara kıymak, sapıkları selamlamak demektir. Çocuğun rızası olsa ne olsa olmasa ne olacak. Bu önergeyi veren AKP'lilerin hiç mi yüreği sızlamadı, yüreği titremedi? Kim aksini söylese de önerge tecavüzcülere af vaad etmektedir. Sabilere, körpe yavrulara göz koyan iğrenç yaratıklara can simidi uzatılmaktadır" dedi.

MHP lideri Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli'nin konuşmasının satırbaşları şöyle:

ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

2 gün sonra Öğretmenler Günü'nü idrak edip, saygı değer öğretmenlerimize gönül borcumuzu bir nebze yerine getirmiş olacağız. Öğretmen kör karanlıkların ışığıdır, cehaletin, önyargıların amansız düşmanıdır. Öğretmenlerimiz öğretim sürecinin öznesi, eğitim hayatının irfan hazinesidir. Öğretmenlerimiz büyük ve yüksek ahlakın sınıflara sığmayan simgeleridir. Öğretmenlerimize ne söylesek az, ne yapsak eksik ve yetersizdir. Yılın bir gününe öğretmenlerimizi sıkıştırmak, yalnızca bugünü anmak doğru olmadığı gibi, insaflı da değildir. Bunun sorumluluğu da hepimizin sırtındadır. Öğretmenlerimizin hepimizin üzerinde hakkı vardır. Bu hakkı ödemek de kolay ve mümkün değildir. Bize düşen öğretmenlerimize kulak vermek, sorunlarına eğilmek, içine düştükleri darboğazlardan çekip çıkarmaktır. Bugünkü ülke tablosu içinde öğretmenlerimizin mutlu ve memnun olduğunu hiç kimse iddia edemeyecektir. 15 Temmuz darbe girişimiyle milli eğitimin kimlerin eline düştüğü gün yüzüne çıkmıştır. Hainden öğretmen olmayacak, gerçek öğretmenden de hain çıkmayacaktır. Elbette FETÖ ile mücadelede suçu sabit görülenlerin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Bu ister FETÖ olsun, ister PKK olsun hiç fark etmeyecektir. Bunların milli eğitimden ayrılması milli namusun gereğidir. Öğretmene teslim edilen çocuklarımızdır, geleceğin kilidini açan anahtardır. Bu kadar önemli, bu kadar değerlidir. Bir terör örgütünün hesabına aktif çalışarak çocuklarımızın aklını karıştıranlar afsız suça iştirak etmiş sayılacaktır. Açığa alınan öğretmenler emanete hıyanet etmişlerdir. Malum bir banka ile zorunluluktan dolayı iş yaptığı gerekçesiyle, ya da bir dersanede çalıştığı gerekçesiyle ekmeğinden etmek haksızlıktır. Bir öğretmen Bylock kullanıyorsa gereği yapılmalıdır. Bir öğretmen FETÖ'nün emellerine alet olmuş ve örgüt üyeliği tescil edildiyse cezasını çekmelidir. Bunlara acırsak, tekrar acınacak hallere düşmekten kurtulamayız. Türkiye düşmanı hainlerin, katillerin, hainlerin yeri ya urgan ya da müebbet zindandır. Asılsız ihbar ve şikayetlerle, FETÖ ile bağlantısı olmayan öğretmen ve memurları mesleklerinden atmak hukuk devleti anlayışıyla ters düşmektedir.

Yurtta Sulh Konseyi'nin ele başları hakkında doyurucu açıklama yapılmamıştır. FETÖ'nün siyasi ayağına da dokunulmamıştır. Öğretmene güç yetiyor da FETÖ'nün siyasi ayağına niye dokunulmuyor? Odacı, çaycı, çorbacı biliniyor da hatırlı ve yüksek mevkilerde bulunan FETÖ'cülere niye sıra gelmiyor? Bu gecikmenin sebebi nedir? Bu savsaklamanın, bu sulandırma nasıl izah edilecektir? Yurtta Sulh Konseyi isimli melanetin tepe kadrosunu ne zaman öğreneceğiz? Bunları idam sehpasına ne gün çıkaracağız? 

ATANAMAYAN ÖĞREMENLERİN DURUMU

15 Temmuz'dan sonra milli eğitimin ne hallere düşürüldüğü ortaya çıkarılmıştır. Ekim ayında 18 bin 500 sözleşmeli öğretmen ataması yapılmıştır. Şubat'ta 30 bin ilave öğretmen ataması gündemdedi. Atanamayan öğretmen kalmamalıdır. Bu sorun kökten çözülmelidir. Sözleşmeli öğretmenlerin mülakatla alınması, KPSS'den yüksek puan öğretmenlerimizi de mağdur etmiştir. Öğretmen alımlarında kayırmacılığın revaçta olması, torpilli olanların öne çıkması milli eğitimi laçkalaştıracaktır. Sözleşmeli öğretmenlik güvencesi sistemdir. MHP olarak teştiş sisteminin tek çatı altına alınması, özür grubu tayinleri sorunlarının çözülmesi, ek ders ile eğitim ücretlerinin yükseltilmesini, terfi sisteminin liyakat ve başarı kriterine göre yapılmasını, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınmasını, emekli öğretmenlere kulak verilmesini, ekonomik durumlarını layık olduğu seviyeye yükseltilmesini bekliyoruz.

DOLARIN YÜKSELİŞİ

Ülkemiz uzun süredir karmaşık olayların baskısı altındadır. Güvenlik riskleri, ekonomik tedirginlikler Türkiye'nin önünü tıkamaktadır. Türk lirası değer kaybetmektedir. Dolardaki yükselişin tehlikeli boyutlara ulaştığını görmek ve buna önlem almak gerekmektedir. Meksika Pezosu, Brezilya Reali değer kaybediyorsa, Türk lirasına mazeret oluşturamayacaktır. FED'in faiz artırımı ya da ABD'nin yeni başkanının politikaları Türkiye'yi etkiliyorsa, ekonomik bağımsızlığımızın seviyesini konuşmalıyız. Fiyat ve finansal istikararın korunması zorlaşacaktır. İthalat pahalanacaktır, zam-vergi-hayata pahalılığı olacaktır. Dolardaki yangın sonuçlarını göstermeye başlamıştır. Maaşlar erimektedir. Cari açık azacak, bütçe açığı yeniden nüksedecektir. İşsizlik resmi olarak yüzde 11,3'e ulaşırken, gerçekte yüzde 20 eşiğine dayanmıştır. İnen refah,huzur, istikrardır. Buna karşı eşitsizlik, adaletsizlik, yokluk ve yoksulluk rekorlar kırmaktadır. 2016 yılı için hedeflenen büyüme ile 2017'deki büyüme hedefleri tartışmalıdır. 2018 ve 2019'daki yüzde 5'lik büyüme hedefine nasıl ulaşılacağı bilinmeyen bir konudur. Türkiye ekonomisinin temelleri sağlam, tereddüt yok demekle sorunlar yok olmayacaktır. Millietimiz ekonomik kayıplardan şikayetçidir. EKK dar alanda kısa paslaşmalarla vaziyeti idare etmiştir. Evdeki hesap çarşıya uymamaktadır. 24 Kasım'da toplanacak PPK çok şeye gebedir. Faiz artışı bile dövizdeki ilerleyişi durduramaya bilir. Ülkemizin güvenli liman olmaktan çıkması ekonominin dönen çarklarına çomak sokmaktadır. İhtiyacımız olan yerli ve milli ekonomik modeldir. Bağımsız ekonomi, bağımsız Türkiye demektir. Hükümet etkili olmak, önlem aldıktan sonra desteğimiz tamdır. Ekonomik yenilgemizi gözleyenlere, milletçe aynı refleks ve tepkiyi göstermekten başka yolu yoktur. Milli bir ekonomi FED'e göre açılıp kapanmayan, sağlam bir yapıdır. Artık milletimiz dolu kesesiyle, devletimiz dolu kasasıyla övünmelidir.

CİNSEL İSTİSMAR ÖNERGESİ

Allah korkusunun kalmaması, sosyal düzen ve dengeyi bozacak, insanları birbirine düşürerek anarşiyi teşvik edecektir. Ahlak mutlaka korunmalıdır. Milli onurdan uzak, haysiyet, insanlıktan mahrum toplumların yaşaması mümkün değildir. Suçlular aklanarak, kılıf hazırlanarak adalet sağlanmayacaktır. Günlerdir cinsel istismar konusunu tartışıyoruz. Verdikleri skandal öneriyi o günden beri konuşuyoruz. Bunu savunmak çocuklara kıymak, sapıkları selamlamak demektir. Çocuğun rızası olsa ne olsa olmasa ne olacak. Bu önergeyi veren AKP'lilerin hiç mi yüreği sızlamadı, yüreği titremedi? Kim aksini söylese de önerge tecavüzcülere af vaad etmektedir. Sabilere, körpe yavrulara göz koyan iğrenç yaratıklara can simidi uzatılmaktadır. Cinsel istismarın olduğu yerde mağdur kimdir? Cezaevinde yasayı bekleyen hangi hatırlı kokuşmuşlara destek verilmektedir? Son 10 yılda davalarda patlama yaşanmıştır. Çocuklarımızın istismarını önlemeliyiz. Çocukların da bir hakkı olduğunu asla unutmamalıyız. AKP'nin vicdan ve ahlak sahibi hiçbir milletvekili bu önergeye destek vermeyecektir. Kararımızdan dönmeyeceğiz diyen milletvekilinin pişmanlık duyacağını düşünüyorum. Zalim ve ahlaksızları değil affetmek, bunların kafalarına demir yumruğu indirmek milli ahlakın gereğidir. Çocuklarımızı soldurmayacağız. Buradan AKP'ye çağrıda bulunuyorum, bu önergeyi tümden geri çekin, daha fazla anlamsız boş tartışmalarla Türkiye'yi boğmayın. 

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

AKP'nin anayasa değişik taslağı partimize ulaştı. Çalışmalarımızı tamamladı. İtiraz edip düzeltilmesini istediğimiz konu başlıkları var. Fiili tıkanıkların hukuki müdahale ile aşılacağını düşünüyoruz. Metin üzerinde değerlendirme yapılıp bir orta yol bulunacağına inanıyoruz. Anayasa değişikliğinin dar kapsamda yapılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz. Türkiye'yi bir meselesinden kurtarabiliriz. AKP'nin değişiklik önerilerini genel olarak makul buluyoruz. Mutabakata inşallah varacağız. MHP milletinin sesini duymaktadır. Müfteri koalisyonun ne dediği önemsizdir.

"CHP, PKK'NIN BAGAJI HALİNE GELDİ"

CHP yöneticilerinin gıybet ve dedikoduya çakılmaları talihsizliktir. Ucube benzetmeler, mesnetsiz iddialar sahibine dönecektir. Sayın Kılıçdaroğlu bizi tanımıyor, tanımak istemiyor bu doğaldır. Doğal olmayan 47 yıllık bir hareketi kendi gibi görme hatasıdır. Sayın Kılıçdaroğlu şunu aklından çıkarmasın ki kavga gibi bir amacımız yoktur. Olursa da kendileri bizim klasmanımızda zaten değildir. Sakal bıyığa denk olmayınca berber ne yapsın? Söz eylemi doğrulamayınca adam neylesin? CHP vatanı böldürmeyeceğiz diyor, kendilerini alkışlıyor, Allah tamamına erdirsin diyoruz. Biz Adana'ya gideceklerini sanıyorduk, rotalarını şaşırmışlar Kartal'a gitmişler. CHP Adana bahane Kartal şahane dedi, HDP-PKK ile suçüstü basıldı. CHP düşe kalka, ine çıka PKK'nın bagajı haline geldi. Anladığımız kadarıyla HDP, CHP'nin içine kaçmıştır. CHP'deki PKK kalıntıları bünyeyi ele geçirmeye başlamıştır. PKK'lılara cici çocuk muamelesi yapan sicili bozuklar da ortadadır. Atatürk yerinden kalkıp bunların halini görse ya tekrar yatar, ya alayını İzmir'e kadar kovalar. Vatanı böldürmeyeceğiz demek kolaydır, buna imanla, sevdayla bağlanmak er kişinin harcıdır."