Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
İHA

Milli Savunma Bakanlığı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Grup Toplantısı'nda dile getirdiği "15 Temmuz şehitlerinin kardeşleri ve çocukları arzu ederlerse askerlik yapmayacaklar. Ama PKK'ya karşı mücadele eden şehitlerin çocukları ve kardeşleri askerlik yapacak" sözleri üzerine açıklama yaptı.

Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugünkü grup konuşmasındaki '15 Temmuz şehitlerinin kardeşleri ve çocukları arzu ederlerse askerlik yapmayacaklar. Ama PKK'ya karşı mücadele eden şehitlerin çocukları ve kardeşleri askerlik yapacak. Bu düzenlemeyi yapanlar haindirler. Şehitler arasında ayrımcılık yapan partiden ülkeye, kadınlara, çocuklara, esnafa, sanayiciye hayır gelmez' sözleri üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği gibi bir ayrım kesinlikle söz konusu değildir.

Hain darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi canını feda ederek ülkenin birliğini, bütünlüğünü ve demokrasisini koruyan aziz şehitlerimizin yakınlarının da 1111 sayılı Askerlik Kanununun 10'uncu maddesinin 9 numaralı bendinin (b) alt bendinin ikinci paragrafında var olan haklara sahip olması için bu düzenleme yapılmıştır" denildi.

Açıklamada, mevcut yasadaki değişiklikler ise şu şekilde açıklandı:

"Yürürlükte olan 1111 sayılı temel askerlik kanunun 10'uncu maddesinin 9 numaralı bendine göre, 'Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybeden yükümlülerin kendilerinden olma erkek çocukları ile aynı anne ve babadan olan kardeşlerinin tamamı, istekli olmadıkça silah altına alınmaz ve silah altındakiler istekleri halinde terhis edilir' hükmünü amirdir. 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12'nci maddesiyle yapılan düzenlemeyle de bahse konu muafiyet, 15 Temmuz şehitlerinin yakınları için de sağlanmıştır. 678 Sayılı KHK, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemlere, görevi olmadığı halde mukavemet ederken şehit olanların kendinden olma erkek çocukları ile aynı anne ve babadan kardeşlerinin tamamı hakkında, 10'uncu maddenin birinci fıkrasının (9) numaralı bendinin (b) alt bendinin ikinci paragrafında düzenlenen hükümler uygulanır."

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında şehit olanların çocukları ve kardeşleri, istekli olmadıkça silah altına alınmayacak, askerdekiler ise istemeleri halinde terhis edilecek.

Şehit yakınları hakkındaki askerlik düzenlemesinin kapsamına 15 Temmuz şehitlerinin yakınları da alındı.

Olağanüstü hal kapsamında çıkarılan 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kanun hükmünde kararname kapsamında Milli Savunma Bakanlığına yönelik düzenlemede, Askerlik Kanunu'na geçici madde eklendi. Böylelikle FETÖ'nün darbe girişimi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemleri, görevi olmadığı halde engel olmaya çalışırken şehit olanların çocukları ile kardeşleri, istekli olmadıkça silah altına alınmayacak. Bunlardan askerde olanlar ise istemeleri durumunda terhis edilecek.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, OHAL kapsamında yayınlanan kanun hükmünde kararnamedeki 15 Temmuz şehitlerinin yakınlarına askerlik muafiyeti getirilmesine "Bunlar ayrımcılık yapıyor" diye tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Şehirler arasındaki ayrımı derinleştiriyorlar. 15 Temmuz şehitlerinin yakınları isterlerse askerlik yapmayacaklar. Ancak PKK'ya karşı mücadele edenlerin kardeşleri askerlik yapacak. Bu düzenlemeyi yapan şehitleri yapan insanlar haindir" dedi.

CHP lideri partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları şöyle:

CİNSEL İSTİSMAR ÖNERGESİ

"Bugün AKP geri atmışsa, bu adımı attıran bu ülkenin yiğit kadınlarıdır. Çocuklarımızı siz yetiştiriyorsunuz. Türkiye tarihinin en ciddi krizlerinden birini yaşıyor. Freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor. Bunların tek bir düşüncesi var, tecavüzcüleri hapishaneden nasıl kurtarırız diye. Bu ülkenin bütün kadınlarına yürekten teşekkür ediyorum. Hiçbir ayrım yapmadan bütün kadın kardeşlerime yürekten şükranlarımı sunuyorum. İlk kez kadınlar güçlerinin farkına vardılar. Türkiye, eğitimden dış politikasına, savunmasından teröre kadar bir bataklığın içine sürüklenmiş vaziyette. Bu bataklıktan kadınlar kurtaracak. 

Sizler genellikle, televizyonda Genel Kurulu görürsünüz. Genel Kurul dışında komisyonlar vardır. Kanun teklif ve tasarıları komisyonda görüşülür sonra Genel Kurula gider. Bazen alt komisyonlar kurulur STK'lar ile milletvekilleri bir arada çalışırlar. Sizler Genel Kurul'a gelen kanun ve teklifleri görürsünüz. Bugün geri çekilen yasa önerisi bir gece yarısı önergesiyle metne girmiştir. Komisyonlarda görüşülmemiştir, STK'ların görüşü alınmamıştır, 3 siyasi partinin görüşü sorulmamıştır. Önerge CHP'nin girişimleri sonucu bugüne sarkmıştır. En büyük tepkiyi kadınlar vermiştir. 83 kadın örgütü ortak bir bildiri yayınlamıştır. Bu teklifin kabul edilmemesiyle ilgili olarak. Teklif geri çekilme konusunda, AKP içerisinde kabul görmüştür. Kadınlar gücünü göstermiştir. İktidardaki bir siyasal parti bu teklifi geri çekmek zorunda kalmıştır. Bugüne kadar Türkiye'de ne kadar ciddi sorunlar çıkmışsa, bunların temelinde gece yarısı verilen önergeler yatmaktadır. Biz karşı çıkıyoruz, bütün partilerin de karşı çıkması lazım. İnsan gibi görüşmek, tartışmak, uzlaşmak varken, yeni sorunlara kaynaklık yapan önergeleri kabul ettirmemeliyiz.

Sizin çalışmalarınızın, çocuklarınızın değerini bilmediler. Tecavüzcülere af getiriyorlar, şimdi o çatının altından ayrılmak zorundasınız, ayrılın ve gelin. Küçük bir çocuğun rızasından nasıl söz edersiniz? Elma şekeri vererek mi kandıracaksınız? Bazıları da bunu dini referans vererek bir anlamda kabul edilebilir noktaya getirmek istedi. Bu önerge kimin için verildi? Kimin hapisten çıkması ya da yurtdışındaki kişinin Türkiye'ye rahat gelmesi için getirildi? Bunu arkadaşlarımız soracaklar. Siz de sorun.

DÖVİZDEKİ YÜKSELİŞ

Türkiye'nin derdine bakın, bunların derdine bakın. Dolar almış başını gidiyor, işadamı yatırım yapmıyor. Doların 1 kuruş değer kazanmasının maliyeti 2 milyar 100 milyon lira. Buna çözüm üretmemiz gerekiyor. Esnaf siftah yapamıyor. Ekonomiyi güçlendirmemiz gerekiyor. Ama bunlar tecavüzcüyü nasıl hapisten kurtarırızın derdideler. Siyaset kurumunun bu sorunlara çözüm üretmesi gerekir. AKP'nin sorun çözme yeteneği ve kapasitesi yoktur. 

"ŞEHİTLER ARASINDA AYRIMCILIK YAPAN HAİNDİR"

Bugün KHK yayınlandı. Şehirler arasındaki ayrımı derinleştiriyorlar. 15 Temmuz şehitlerinin yakınları isterlerse askerlik yapmayacaklar. Ancak PKK'ya karşı mücadele edenlerin kardeşleri askerlik yapacak. Bu düzenlemeyi yapan şehitleri yapan insanlar haindir. Şehitler arasında ayrım yapılır mı? Evladını askere göndermiş bu ülkenin bağımsızlığı, huzuru için çocuğunu şehit veren annelerin gözyaşları arasına farklılık getirilir mi? AKP'yi şimdi hepiniz çok daha net, çok daha yakından tanıyorsunuz. Ayrımcılık, bölücülük yapıyor. Bu partiden ülkeye hayır gelmez, kadınlara, çocuklara hayır gelmez, esnafa sanayiciye hayır gelmez. 

BAŞKANLIK TARTIŞMALARI

Şimdi rejimi değiştirmeye kalkıyorlar. Parlamenter sistemden hoşlanmıyorlar. Gazi Meclis'ten, yargı bağımsızlığından, medya özgürlüğünden, üniversitelerin özerkliğinden hoşlanmıyorlar. Bütün yetkiyi bir kişiye verelim diyorlar. Bu ülkenin bütün kadınların sesleniyorum, çocuklarınız güzel bir Türkiye'de yaşasın istiyorsanız demokratik Türkiye'ye, hapisteki gazetecilere hep birlikte sahip çıkacağız. 'Rejimi değiştirmiyoruz' diyorlar. '1923'te kaldı' diyorlar. Sizi PKK, FETÖ, IŞİD kandırdı. Sanıyorlar ki bizi de kandıracaklar. Biz kandırılmayız. Binali Yıldırım'a açık çağrıda bulunuyorum, başbakansan başbakanlığını bil koltuğuna sahip çık.

FETÖ'NÜN SİYASİ AYAĞI

100 binin üzerinde kamu görevlisi ya işine son verildi veya açığa alındı. İçlerinde bir tane siyasetçi var mı? FETÖ terör örgütüyle aynı yatakta yatanlar neredeler? Paralel gidenler neredeler? Hesabını soracağız. Siyasi ayağını çıkarmak için hesabını soracağız. Sormazsak namerdim. 'FETÖ bizi kandırdı, saftık. Kılıçdaroğlu bunu biliyordu, yargılansın' diyorlar. Ben hazırım sen de gel, beraber yargılanalım. Gelemezler. Kendilerinin içinde dünya kadar FETÖ'cü var, Bylock kullananlar var. Bunların gücü öğretmene, ere, gazetecilere, üniversite hocalarına yetiyor. Çünkü onlardan intikam almak istiyorlar."