Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
İHA

Diyarbakır'da ikamet eden Mehmet Barış Akbaba, eşi ve kayınbiraderleri tarafından evinde silah zoruyla alıkonulduğunu ve şiddete maruz kaldığını ileri sürerek, karakola şikayette bulundu. Akbaba, "Eşim on dakikada bir gelip bana vuruyordu. Eşim arkadaşlarımı arayıp, '600 bin TL getirmezseniz Mehmet ölecek' diyordu. Feci şekilde dövüldüm" iddialarında bulundu.

Diyarbakır'da gıda ve inşaat işleriyle uğraşan Mehmet Barış Akbaba, 2 gün önce eşi G.A. ile kayınbiraderleri M.R.T. ve M.V.T. tarafından silah zoruyla evinde rehin alındığını ve saatlerce şiddete maruz kaldığını ileri sürdü. Karakola şikayette bulunan Akbaba, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıklamalarda bulundu. Kayınbiraderlerinin piyasaya yüklü miktarda borçlu olduğunu ve bu yüzden rehin alındığını öne süren Akbaba, eşinin de kayınbiraderleriyle birlikte hareket ettiğini ve kendisine şiddet uyguladıklarını iddia etti.

"600 BİN TL İSTEDİLER"

Rehin alınmadan önce evinin bulunduğu apartmanın altındaki bir kafede kayınbiraderiyle oturduklarını anlatan Akbaba, şu iddialarda bulundu:

"Evde de biri duruyormuş. Ona kapıyı eşim açmış. 'Yukarıda konuşalım' dediler. Eve çıktık. Kolumdan tuttular. Dayak, şiddet, tehdit. Evin içinde feci şekilde dövüldüm. Eşim de onlarla beraberdi. Toplam üç kişi. Bıçak ve silah vardı. Kendi eşimin bile şiddetine maruz kaldım. Kendisi de beni dövüyordu. İlk etapta çok zor durumda olduklarını söylediler. Başkaları tarafından tehdit edildiklerini söylediler. Benden 600 bin TL getirmemi istediler. Ben de bu paranın gelemeyeceğini söyledim. Kimse getirmez dedim."

"EMNİYET OPERASYON YAPTI"

Kayınbiraderlerinin, çektiklerini fotoğrafları, ailesi, arkadaşları ve iş ortaklarına göndererek, saat 12.00'ye kadar para göndermelerini istediğini aksi takdirde kendisini öldürecekleri yönünde ortaklarını tehdit ettiğini anlatan Akbaba, "Bu olaylar olurken eşim hep yanımdaydı. Saat 17.00'de ailem bu paranın gelemeyeceğini söyledi. Bunlar da 300 bine sonra da 100 bine kadar düştüler. Olaylar artık farklı bir boyuta gittiği için emniyete intikal etmişti. Sağ olsun emniyet güvenlik önlemlerini en iyi şekilde almıştı. Tam kabullenirken emniyet birimleri operasyon yaptı. Annem de gelmişti onları ikna etmek için. Emniyet bizi aldı evin içinden. Operasyon sırasında silah ve diğer şeyler de ele geçti. Hepsi zaten kayıtlarda da mevcut. Şikayetimi geri almayacağım" dedi.

"BOŞANMA DAVASI AÇMIŞTIM"

Akbaba, kayınbiraderlerine daha önce 1 milyon TL verdiğini de iddia ederek, "Ondan dolayı zaten aramız bozuktu. Eşime de boşanma davası açmıştım. Davamız halen devam ediyor" diye konuştu.

Bağcılar'da evlerinde bıçakla önce tartıştığı ağabeyini daha sonra ise annesini öldürdüğü iddia edilen bir kişinin yargılanmasına başlandı.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Selçuk İçer ile avukatı katıldı. Duruşmada savunma yapan sanık Selçuk İçer, çocukluğundan beri annesi Reyhan ve ağabeyi Oğuz ile birlikte oturduğunu, devamlı ailesinden çalışmadığı için şiddet gördüğünü, iş aradığını ancak bulamadığını, bu nedenle annesinin ve ağabeyinin kendisini devamlı dövdüğünü, her zaman şiddete maruz kaldığını söyledi.

"ANNEME DE BİR TANE SALLADIM"

Sanık İçer, son iki aydır kendisini iyi hissetmediğini ifade ederek, ''Olay günü ağabeyim televizyon izlerken karşı aynadan beni izliyordu, bana pis pis bakıyordu. Ben mutfağa birkaç kez girip çıktım, sonra onu mutfakta gördüm, bir anda kendisine saldırdım, nasıl olduğunu anlamadım, ağabeyimle kavga ettik, çık evden git dedim, kendimi iyi hissetmiyorum, git dedim, sonra tekrar kavgaya başladık. Ağabeyim masada bulunan bıçakla bana saldırmaya başladı, sol karnımın yan tarafından yaralandım, sonra ben odaya kaçtım. Odada ekmek bıçağını gördüm, sonra üzerine doğru gittim, çık evden git dedim. Bu sefer elindeki çaydanlıkla üzerime gelmeye başladı, beni dinlemedi, o sırada ben bıçağı sapladım. Annem de koltuk değnekleri ile üzerime gelirken, bende anneme bu olaylar hep senin yüzünden oldu dedim, sonra anneme bir tane salladım, yere düştü. Yere düşünce kaç kere daha bıçak vurdum bilmiyorum. Olay esnasında başka kimse yoktu. Kız kardeşim de bizimle aynı evde yaşıyordu. Olay günü evde yoktu. Önceki kavgaları komşularımızın hepsi biliyordu.'' dedi.

İş bulduğu zaman çalıştığını, psikolojik tedavi görmediğini ancak daha önce uyuşturucu hap kullandığını, ara sıra hayaller gördüğünü dile getiren İçer, 2007 yılında psikolojik tedavi için doktora gittiğini, yazılan ilacı kullandığını belirtti.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Bağcılar'da 15 Ağustos 2016'da işlenen çifte cinayet için şüpheli Selçuk İçer'in ''kasten öldürme'' suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.