Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

TBMM FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı Reşat Petek, FETÖ'nün dini bir cemaat, tarikat, sivil toplum kuruluşu olmadığının ortaya çıkmaya başladığını ifade ederek, "FETÖ, dini istismar eden bir terör örgütüdür." dedi.

Petek, komisyon toplantı salonunda düzenlediği basın toplantısında, yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını, toplantı yapmadıkları günlerde de uzmanlarla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Komisyonun çalışmaya başladığı ilk günlerden itibaren zaman zaman olumsuz değerlendirmelerin olduğunu anlatan Petek, "Bunlara ön yargılı yaklaşımlar diyebiliriz. 4 Ekim 2016 tarihinde başladığımız çalışmalar ile bugün itibarıyla 44 konuğumuzu misafir ettik ve bilgilerine başvurduk." diye konuştu.

Petek, farklı kesimlerden değişik görevlerde kamu görevlilerini veya FETÖ hakkında bilgisi olanları çağırarak, görüşlerini almaya gayret gösterdiklerini belirterek, darbe girişimi sırasında görevi başındaki bazı komutanları ve gazileri de dinlediklerini anımsattı.

Petek, komisyon olarak gelecek hafta çarşamba günü Türksat, Özel Harekat Daire Başkanlığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünü ziyaret edeceklerini söyledi. Reşat Petek, Perşembe günü de İstanbul İl Jandarma Komutanı Hüseyin Kurtoğlu ve Adana Emniyet Müdürü Osman Ak'ı komisyonda dinleyeceklerini ifade etti.

"FETÖ'NÜN SİYASİ BİR PARTİSİ YOKTUR"

Petek, şöyle devam etti:

"FETÖ'nün dini bir cemaat, tarikat, sivil toplum kuruluşu olmadığı ortaya çıkmaktadır. FETÖ, dini istismar eden bir terör örgütüdür. FETÖ, insanların merhamet, himmet, bağışlama, acıma ve iyi evlat yetiştirme gibi duygularını istismar ederek, finansının bir bölümünü sağlayan bir istismar örgütüdür. FETÖ'nün siyasi bir partisi yoktur. Kendi amacına ulaşmak için farklı ideolojileri, siyasi partileri veya STK'ları bir araç olarak kullandığına dair çok önemli tespitler komisyonumuzda değerlendirilmektedir."

FETÖ'nün en az 40 yıllık bir geçmişte başlayıp, 15 Temmuz'a kadarki süreçte devlete sızma çalışmalarının devam ettiğinin anlaşıldığını belirten Petek, "Öyle ki şu anda darbe girişiminden dolayı tutuklu olarak haklarında soruşturma yürütülen general rütbesindekileri sorduğumuzda bunların 80'li yıllarda silahlı kuvvetlere intisap ettikleri ve o zamandan beri sinsi bir şekilde kendilerini açığa vermeden örgütlü çalışmalarına devam ettikleri anlaşılmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Petek, FETÖ'nün ve 15 Temmuz darbe girişiminin her yönüyle araştırılmasında, aydınlatılmasında, TBMM'nin kendilerine verdiği görev çerçevesinde doğruları ortaya koymak için çalıştıklarını vurguladı. Petek, "Türkiye çok büyük bir badire atlattı, tabiri yerindeyse yeni bir Kurtuluş Savaşı vererek, istiklal ve istikbalin yeniden kazandı. Türkiye öyle bazı vatan hainlerinin dediği gibi cehennem felan değil. Türkiye hukuk devleti. Bütün milletimize kastetmiş olan darbecilerle, teröristlerle mücadele ediyor. Ama ne yazık ki beyninden ve miğdesinden satılmış, gazeteci kimliğini de maske edinmiş bir hain, gidip Avrupa'da 'Türkiye'nin bir cehennem olduğunu, bu cehennemden geldiğini' söyleyecek kadar ihanetini ifade etmekten çekinmiyor." diye konuştu.

SORULAR

Bir gazetecinin, "Talepler içerisinde Cumhurbaşkanı, Başbakan ve siyasi liderlerinin dinlenmesi de var. Bu konularda bir karar aldınız mı?" sorusu üzerine Petek, şu yanıtı verdi:

"Sayın Cumhurbaşkanımız, sayın Başbakanımız eğer kendileri uygun görürlerse komisyon olarak ziyaret edebileceğimizi, ancak Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın komisyona davet edilmesinin uygun olmadığı yönünde bir karar aldık. Önceki Cumhurbaşkanları ve Başbakanlara yazılı olarak bir talepte bulunacağız. Arzu edenlerin komisyonumuza gelerek bilgi verebileceği ama yazılı cevap verme seçeneği de kendi taktirlerinde. Özellikle mevcut Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızla ilgili tam bir mutabakat olduğunu söyleyebilirim. Bu konuda kendilerinden bir adım atıldığı ve davet geldiği taktirde böyle bir girişimde bulunulacak. Zira sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız, darbecilerin hedefindeki kişiler. O bakımdan ilk andan itibaren de görüşlerini sıkça değişik platformlarda paylaşıyorlar. Eğer, komisyonumuzla ilgili böyle bir görüşme olduğu taktirde biz bunu Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımıza bırakıyoruz."

Petek, gazetecilerin, "Ziyaret talebini ilettiniz, yanıt mı bekliyorsunuz?" sorusuna yönelik de "Bu yeni gelişme. Geçen gün yaptığımız toplantıda da bu noktada karar verdik ama tabii bu tek taraflı komisyonumuzun kararı değil, özellikle Cumhurbaşkanımız ve Başbakan hakkında. Bunu kendi taktirlerine sunacağız ve sonucuna göre hareket edeceğiz." açıklamasında bulundu.

Petek, cezaevlerinde darbe girişiminden dolayı tutuklu olanlarla ilgili bazı isimlerle görüşülmesi talebinin olduğunu, dün yaptıkları toplantıda, bu kişilerle ilgili adli süreç devam ettiği için görüşmeme kararı aldıklarını bildirdi.

FETÖ'nün siyasi ayağına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Petek, örgütün 40 yıllık Türk siyasi tarihinde farklı iktidarla kendi amacına ulaşmak için ittifak, iş birliği görüntüsünde çalışmalarını sürdürdüğünün, komisyonun dinlemelerinde ortaya çıktığını söyledi.

Bir soru üzerine Petek, komisyonun uzmanlarla ilgili çalışmalarının zaten bulunduğunu, ihraç edilen uzmanın kendilerinde çalışırken FETÖ'den ihraç edildiği gibi bir algının oluştuğunu, bunun böyle olmadığını belirtti.

Gazetecilerin, "Bylok kullanıcılarının listesi geldi mi?" sorusunu yanıtlayan Petek, listeyi istemediklerini ve istemeyi de düşünmediklerini, bunun doğrudan yargının konusu olduğunu ifade etti.

Eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Başsavcısı emekli Albay Ahmet Zeki Üçok, darbe girişimi sürecinin en önemli sorumlularının, TSK'daki komuta kademesi ve MİT Müsteşarı olduğunu söyledi. Bu kişilerin hala görevde tutulmalarının halk arasında farklı algılar oluşturduğunu savunan Üçok, "250 kişinin ölümüne, binlerce kişinin yaralanmasına yol açan ordunun komutanları TBMM Darbe Komisyonu'nda dinlenmelidir. Yoksa bu durum karanlık kalır ve toplumun vicdanı kanar" dedi.

Kamuoyunda 'Hipnoz davası' olarak bilinen ve Anayasa Mahkemesi'nin yeniden görülmesine karar verdiği davada tutuksuz yargılanan eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Başsavcısı Ahmet Zeki Üçok, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili gelişmeleri değerlendirdi. 40 yıl askerlik yaptığını ve 2013'de emekli olduğunu belirten Üçok, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın izniyle TSK nin üst kademesindeki komutanlar ve MİT müsteşarının TBMM Araştırma Komisyonu'na ifade vermesi gerektiğini söyledi. Üçok, bu konuda şunları söyledi: "TSK'daki emir-komuta kademesinin, bu sürece gelinceye kadarki yapmış olduğu hatalar zinciri de gündeme gelmeli. Genelkurmay Başkanı'nın emir subayı, Hava Kuvvetleri eski Komutanı'nın güvenlik görevlisi FETÖ'cü çıkıyor ve bu komutanları esir alıyor. Yine düşünün ki, 5 uçak Ankara üzerinde, 2 uçak da İstanbul'da uçuyor ve bombalıyor. Bizim 140 uçağımız var ve kimse müdahale etmiyor. Sabah saat 04.30'da ilk uçağı kaldırabiliyoruz. Yine Deniz Kuvvetleri Komutanımıza bakıyorsunuz, İstanbul'un ara sokaklarında kayboluyor. Jandarma Genel Komutanı'nın nerede olduğunu bugüne kadar hiç kimse öğrenemedi. Kara Kuvvetleri Komutanı emir subayları tarafından esir alınıyor. Bence ortada bir suç var. Düşünün 250 kişi ölüyor ve siz bu 250 kişiyi öldüren ordunun komutanısınız. Ama siz hala hiçbir şey olmamış gibi Genelkurmay Başkanı olarak devam ediyorsunuz. Meclisi bombalayan uçakların komutanı Hava Kuvvetleri Komutanı hala o görevini sürdürüyor."

'MİT MÜSTEŞARI NE İŞ YAPAR?'

Cumhurbaşkanının 'Darbe girişimini ben eniştemden öğrendim' sözünü hatırlatarak konuyu MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a getiren Ahmet Zeki Üçok, şöyle devam etti:"O zaman bu MİT Müsteşarı bizim ülkemizde ne iş yapar? Böylesine uluslararası güven sağladığını düşündüğümüz bir kuruluş, 7- 8 aya yayılabilecek bir darbe girişimi sürecinden hiç haberdar olmaz mı? Bu sürecin en önemli sorumluları, işte bu saydığım komuta kademesi ve MİT Müsteşarıdır. Bunlar ne yazık ki hala görevdeler ve bunların hala görevde olmaları, halk arasında da artık farklı algılar oluşturmakta. Bu nedenle, bence en kısa sürede bu komuta kademesi ve MİT Müsteşarı görevden alınıp, yargı karşısında hesap vermelidir. Bunların yerine, ordumuza komuta edecek ve MİT Müsteşarlığı yapabilecek çok değerli insanlarımız var."

Ahmet Zeki Üçok 4 yıl 10 ay süren tutuklulum döneminde Metris, Hasdal, Mamak, Maltepe, ve Sincan cezaevlerinde geçirdiği günleri ve başına gelenler ile TSK'da FETÖ'ye karışanları isim isim, tarih sırasına göre 'Tek Başına' adıyla yayımlayacağı kitapta yazacağını sözlerine ekledi.

Darbecilerin dinlenmesine ilişkin önergenin reddedilmesine tepki gösteren CHP İzmir Milletvekili ve Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu üyesi Aytun Çıray, "Oylamada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin komisyon üyelerinin buna 'hayır' demesini açıklayabilmek mümkün değil. Bunu 'Zaten hukuk yürüyor' diyerek açıklayamazsınız. O zaman meclise ihtiyaç yok. Kuvvetler ayrılığına göre hukuk kendi görevini yapacak, meclis kendi görevini yapacak. Eğer bu görevin önüne her kim geçerse, bu Türk milleti önünde adeta darbenin ortağı olur" dedi.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nun darbecilerin dinlenmesine ilişkin önergesi 7'ye karşı 5 oyla reddedildi.
CHP İzmir Milletvekili ve Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu üyesi Aytun Çıray, darbecilerin dinlenmesinin engelleyen herkesin darbenin ortağı olabileceğini savunarak, tepki gösterdi.

"KİM ENGELLERSE ADETA DARBENİN ORTAĞI OLUR"

AK Partili komisyon üyelerinin darbecilerin dinlenmesine itiraz etmelerinin Türk milletine hakaret olduğunu savunan Aytun Çıray, "Bu itirazı Türk milletinin hakkına, hukukuna tecavüz edilmiş kabul ediyorum. Türk milletinin şehit olduğu, canını verdiği bir konuda bilme hakkının elinden alındığını düşünüyorum. Türk milleti 15 Temmuz kalkışma gecesinde, o işgal girişimi gecesinde büyük bir travma yaşamıştı. Devletine olan güvenini kaybetmişti, kendisini koruyamayan bir devlet algısı yaratılmıştı. İşte bu komisyon çalışarak, şeffaf bir şekilde toplumu bilgilendirirse Türk milletinin devletine olan güveni tekrar geri gelecekti. Bu darbeciler Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin meclisini bombalamışlardı. Bu gazi meclis, milletin kendisine verdiği görevi sonuna kadar yerine getirmek, herkesi dinlemek ve bütün şeffaflığıyla bu konuyu açıklamak zorundadır. Bu, bu meclisin vazgeçemeyeceği ve inkar edemeyeceği bir görevdir. Eğer bu görevin önüne her kim geçerse, bu Türk milleti önünde adeta darbenin ortağı olur" dedi.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin komisyon üyelerinin itirazını açıklayabilmenin mümkün olmadığını belirten Aytun Çıray, bu süreçte dinlenmesi ve öğrenilmesi gereken en önemli noktanın 15 Temmuz günü ve 16 Temmuz sabahı yaşanan olduğunu kaydetti.

"ZATEN HUKUK YÜRÜYOR DİYEMEZSİNİZ"

Darbecilerin dinlenmesini engelleyen herkesin darbe ortağı olacağını savunan Aytun Çıray, şunları söyledi:

"15 Temmuz aktörleri gelip dinlenemeyecekse bu mecliste veya meclisin komisyonu gidip onları dinleyemeyecekse kimi dinleyecek. Bakınız Akın Öztürk, bu darbenin başı olduğu söyleniyor. Biz bunu talep ettik. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombalayan pilotun dinlenmesini istedik. General ve önemli aktörlerden birisi Mehmet Partigöç'ün dinlenmesini istedik. Darbenin başı olduğu söylenen fakat Genelkurmay Başkanı ile birlikte aynı helikopterden çıkan Mehmet Dişli'yi dinlemek istedik. Bu oylamada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin komisyon üyelerinin buna 'hayır' demesini açıklayabilmek mümkün değil. Bunu 'Zaten hukuk yürüyor' diyerek açıklayamazsınız. O zaman meclise ihtiyaç yok. Kuvvetler ayrılığına göre hukuk kendi görevini yapacak, meclis kendi görevini yapacak. Biz bu kalkışmanın sadece hukuki bir sorun değil aynı zamanda büyük bir siyasi sorun olduğunu düşünüyoruz. O nedenle bunun aydınlanmasının önüne geçen herkesi Türk milletine şikayet ediyorum. Bunu örtbas etmek isteyenler olursa eğer onları da bu kalkışmanın ortağı olarak kabul edeceğimizi söylüyorum. İnşallah geri adım atarlar."

"FİDAN VE AKAR DİNLENMEZSE SORUMLUSU BAŞBAKAN OLUR"

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın komisyonda dinlenmesine ilişkin ikinci bir önerge verdiklerini hatırlatan Çıray, "Bizden 7 günlük süre istediler ve bunu oylamadık. Ama biz bu 7 günlük sürenin sonunda oylanmasını isteyeceğiz. Eğer bu iki bürokrat meclise gelip, bu komisyonun önünde bildiklerini anlatmazlarsa bunun sorumlusu bu bürokratlar olmaz, bu bürokratların bağlı olduğu Başbakan olur. Çünkü Başbakan bu işin birinci derecede sorumlusudur. Bu devleti ve milleti yöneten onlardır. Seçimlere gidilmiş ve millet onları iktidar yapmıştır. Onlar hesap verme ve çözme makamındadır" ifadelerini kullandı.